Yıllar sonra Osmanlı arşivinden ortaya çıkan Kuvayı Milliyeci kahramanlığı

Adana'da Kurtuluş Savaşı kahramanı Ahmet Keleş'in 1971 yılında yaptığı madalya başvurusu cevapsız kalmıştı. Yıllar sonra ortaya çıkan Osmanlı arşiv belgeleri, Keleş'in Tumlu Kalesi'ndeki büyük zaferini belgeledi.

Yıllar sonra Osmanlı arşivinden ortaya çıkan Kuvayı Milliyeci kahramanlığı
Yıllar sonra Osmanlı arşivinden ortaya çıkan Kuvayı Milliyeci kahramanlığı
GİRİŞ 14.02.2026 13:59 GÜNCELLEME 14.02.2026 14:22

Adana’da Kurtuluş Savaşı’na katılan Kuvayı Milliyeci Ahmet Keleş’in 1971 yılında hükümete verdiği "madalya ve maaş bağlanması" konulu dilekçesine cevap verilmemesinin yansıması olarak Osmanlı arşiv belgeleri kaynaklı tarihçi Cezmi Yurtsever’in yazdığı "Arzuhalimdir" kitabının tanıtımı yapıldı.

"600 KİŞİLİK LEJYONER BİRLİĞİNİ BOZGUNA UĞRATTI"

Tanıtım toplantısında konuşma yapan Cezmi Yurtsever kitabının hikayesini şöyle anlattı:

"Osmanlı ordusunda jandarma çavuşu ve Fransızların Adana’ya işgalinde Kuvayı Milliye kumandanı olarak görev yapan Ahmet Keleş isimli amcamızın 1971 yılında askerlik şubesine madalya ve maaş verilmesi konulu dilekçesi kendisine iade edilmiş. Ahmet Keleş, 1984 yılında vefat emiş. Ama geriye hayatta iken okuduğu Osmanlıca baskılı kitapları içinde bir dilekçe bırakmış. Aradan geçen yıllar sonra ve 2024 yılı içinde bahsi geçen dilekçenin bir örneği torunu Vehbi Keleş tarafından Ahmet Keleş’in yazdığı dilekçe bana gönderildi. Osmanlı ve Genelkurmay Arşivi tarih belgeleri üzerinde konu ile ilgili araştırmalar yaptım. Padişah Abdülhamit tarafından yabancıların Çukurova’dan toprak satın almalarını engellemek amacıyla kurulan 1 milyon dönümlük tarihi çiftlik binasının toprakları içinde bulunan Tumlu Kalesi önünde 600 kişilik Ermeni lejyoner askerlerini ağır bir yenilgiye uğrattıkları bilgisine ulaştım. Elde ettiğim bilgi ve belgelerle "Arzuhalimdir" kitabı ortaya çıktı."

LONDRA'DAN GELEN TORUN DEDESİNİN İZİNDE

Ahmet Keleş’in torunu Vehbi Keleş ise Londra’dan gelerek katıldığı kitap tanıtım programında, dedesinin verdiği mücadele izlerine yaptığı araştırmalar sırasında elde ettiği bir kitapta ulaştığını anlattı.

KAYNAK: İHA
Ahmet Aydemir Haber7.com - Muhabir
Haber 7 - Ahmet Aydemir

Editör Hakkında

İstanbul Üniversitesi, “Gazetecilik” bölümünden mezun oldu. Gündem, siyaset, yaşam, magazin, spor ve SEO editörlüğü yaptı. Meslek hayatına Ocak 2024’ten beri Haber7’de devam ediyor.
YORUMLAR 17
  • Yorumcunun biri 1 ay önce Şikayet Et
    Osmanlı deyince eli ayağı titreyenler var
    Cevapla
  • Misafir 1 ay önce Şikayet Et
    1923 te ağaçkovuğundan çıktık ya.....
    Cevapla
  • Anadolu 1 ay önce Şikayet Et
    Geçmişimizle bağımızı koparmak için her şey yapmışlar, Osmanlı arşivleri yağmalanıp yakılmış, bunların tesadüfi olduğunu düşünmek ahmaklıktır, kökü olmayanın başı olmaz, kökü başı olmayanın dalı yaprağı meyvesi olmaz,
    Cevapla
  • Haydar 1 ay önce Şikayet Et
    okullarda bile Türk büyüklerine çok az yer verilmiş,mesela Fatihin suya batmayan top silahı bile anlatılmıyor..kültürel erezyon..
    Cevapla
  • YEMEZLER 1 ay önce Şikayet Et
    Benim dedem de savaş gazisiydi ama ne osmanlıcı, ne şuycu nede buycu veya aidiyetçi birisiydi, sadece vatanını ve milletinin namus ve şererfini korumak için cephede savaşmış birisiydi! Gazi madalyası nedir bilmeden de vefat etti.
    Cevapla
  • Cevheri29 1 ay önce Şikayet Et
    ,Dedene Allah rahmet eylesin, sana da akıl fikir versin
    Cevapla
  • Gözzz 1 ay önce Şikayet Et
    Sen nesin bilinmez ama dediklerin doğruysa dedn Osmanlı askeriydi kabul edip etmemen önemli değil , bu topraklarda Osmanlı mirasıdır kabul etsende etmesende :))))
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Pakistan'dan son dakika kararı! Körfez ülkeleri için harekete geçtiler! Şerif'ten talimat
Kara operasyonu sonrası savaşta korkunç bilanço! Ölü sayısı açıklandı