Yıllar sonra Osmanlı arşivinden ortaya çıkan Kuvayı Milliyeci kahramanlığı
Adana'da Kurtuluş Savaşı kahramanı Ahmet Keleş'in 1971 yılında yaptığı madalya başvurusu cevapsız kalmıştı. Yıllar sonra ortaya çıkan Osmanlı arşiv belgeleri, Keleş'in Tumlu Kalesi'ndeki büyük zaferini belgeledi.
Adana’da Kurtuluş Savaşı’na katılan Kuvayı Milliyeci Ahmet Keleş’in 1971 yılında hükümete verdiği "madalya ve maaş bağlanması" konulu dilekçesine cevap verilmemesinin yansıması olarak Osmanlı arşiv belgeleri kaynaklı tarihçi Cezmi Yurtsever’in yazdığı "Arzuhalimdir" kitabının tanıtımı yapıldı.

"600 KİŞİLİK LEJYONER BİRLİĞİNİ BOZGUNA UĞRATTI"
Tanıtım toplantısında konuşma yapan Cezmi Yurtsever kitabının hikayesini şöyle anlattı:
"Osmanlı ordusunda jandarma çavuşu ve Fransızların Adana’ya işgalinde Kuvayı Milliye kumandanı olarak görev yapan Ahmet Keleş isimli amcamızın 1971 yılında askerlik şubesine madalya ve maaş verilmesi konulu dilekçesi kendisine iade edilmiş. Ahmet Keleş, 1984 yılında vefat emiş. Ama geriye hayatta iken okuduğu Osmanlıca baskılı kitapları içinde bir dilekçe bırakmış. Aradan geçen yıllar sonra ve 2024 yılı içinde bahsi geçen dilekçenin bir örneği torunu Vehbi Keleş tarafından Ahmet Keleş’in yazdığı dilekçe bana gönderildi. Osmanlı ve Genelkurmay Arşivi tarih belgeleri üzerinde konu ile ilgili araştırmalar yaptım. Padişah Abdülhamit tarafından yabancıların Çukurova’dan toprak satın almalarını engellemek amacıyla kurulan 1 milyon dönümlük tarihi çiftlik binasının toprakları içinde bulunan Tumlu Kalesi önünde 600 kişilik Ermeni lejyoner askerlerini ağır bir yenilgiye uğrattıkları bilgisine ulaştım. Elde ettiğim bilgi ve belgelerle "Arzuhalimdir" kitabı ortaya çıktı."
LONDRA'DAN GELEN TORUN DEDESİNİN İZİNDE
Ahmet Keleş’in torunu Vehbi Keleş ise Londra’dan gelerek katıldığı kitap tanıtım programında, dedesinin verdiği mücadele izlerine yaptığı araştırmalar sırasında elde ettiği bir kitapta ulaştığını anlattı.
-
Yorumcunun biri 1 ay önce Şikayet EtOsmanlı deyince eli ayağı titreyenler varBeğen Toplam 11 beğeni
-
Misafir 1 ay önce Şikayet Et1923 te ağaçkovuğundan çıktık ya.....Beğen Toplam 24 beğeni
-
Anadolu 1 ay önce Şikayet EtGeçmişimizle bağımızı koparmak için her şey yapmışlar, Osmanlı arşivleri yağmalanıp yakılmış, bunların tesadüfi olduğunu düşünmek ahmaklıktır, kökü olmayanın başı olmaz, kökü başı olmayanın dalı yaprağı meyvesi olmaz,Beğen Toplam 32 beğeni
-
Haydar 1 ay önce Şikayet Etokullarda bile Türk büyüklerine çok az yer verilmiş,mesela Fatihin suya batmayan top silahı bile anlatılmıyor..kültürel erezyon..Beğen Toplam 26 beğeni
-
YEMEZLER 1 ay önce Şikayet EtBenim dedem de savaş gazisiydi ama ne osmanlıcı, ne şuycu nede buycu veya aidiyetçi birisiydi, sadece vatanını ve milletinin namus ve şererfini korumak için cephede savaşmış birisiydi! Gazi madalyası nedir bilmeden de vefat etti.Beğen Toplam 14 beğeni
-
Cevheri29 1 ay önce Şikayet Et,Dedene Allah rahmet eylesin, sana da akıl fikir versinBeğen Toplam 18 beğeni
-
Gözzz 1 ay önce Şikayet EtSen nesin bilinmez ama dediklerin doğruysa dedn Osmanlı askeriydi kabul edip etmemen önemli değil , bu topraklarda Osmanlı mirasıdır kabul etsende etmesende :))))Beğen Toplam 18 beğeni