DEM Parti heyeti İmralı görüşmesi sonrası Öcalan’ın mesajını paylaştı

DEM Parti heyetinin 27 Mart'ta İmralı'da Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmenin detayları paylaşıldı. Açıklamada, 'Terörsüz Türkiye' süreci değerlendirilirken, silahlı mücadelenin sona erdiği ve demokratik çözümün önemi vurgulandı.

GİRİŞ 31.03.2026 11:16 GÜNCELLEME 31.03.2026 11:39

DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Faik Özgür Erol, 27 Mart'ta İmralı Adası'nda PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşme gerçekleştirdi. Partiden yapılan görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada, 'Terörsüz Türkiye' sürecinde gelinen durumun değerlendirildiği belirtildi. 

Açıklamada, "Bu noktada, çözüm yolunun müzakere, demokratik irade ve tarihsel sorumluluk boyutlarıyla birlikte değerlendirilmesi gereken çok katmanlı bir konu olduğu ortaya konulmuştur. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bu süreçte üstlendiği tarihi görev ve sorumluluğa işaret edilmiş; komisyon raporu sonrasında yürütülecek çalışmaların zamana yayılmaksızın kapsayıcı ve bütünlüklü bir yasal çerçeveye kavuşturulmasının hayati önemde olduğu belirtilmiştir. Heyet olarak yaptığımız değerlendirmelerde, tarihsel fırsatların kaçırılmaması ve gerçek çözüm iradesinin hayat bulması için diyalog kanallarının açık tutulmasının ve demokratik siyasetin güçlendirilmesinin gerekli olduğu ortak bir görüş olarak öne çıkmıştır. Demokratik toplumun Türkiye'de yaşayan tüm halklar ve inançlar için geleceğin güvencesi olduğu bir kez daha vurgulanmıştır. Bu süreci doğru anlayan ve sorumlulukla yaklaşan herkesin yalnızca bugünü değil ortak geleceği de kazanacağına inanıyoruz" denildi.

Açıklamada yer alan İmralı'nın sürece ilişkin mesajları şu şekilde:

ORTA DOĞU'DAKİ DERİN PLANLAR VE İRAN SAVAŞI

  • "Çözmeye çalıştığımız bu büyük soruna dar yaklaşılmaması gerekir. 
  • Çünkü Orta Doğu üzerinde derin hegemonik planlar var. 
  • Suriye'de sancılı durumlarla birlikte belli ölçülerde olumlu gelişmeler yaşanırken, şimdi de İran savaşı gündemde. 
  • İran savaşında 3 çizgi ortaya çıkmıştır. 
  • Birincisi, ABD-İsrail çizgisidir. 
  • İkincisi, İngiltere’nin başını çektiği bazı uluslararası ve bölgesel güçlerin statükoyu korumaya dönük çizgisidir. 
  • Üçüncüsü ise geliştirdiğimiz barış ve demokratik toplum süreci ile savunduğumuz demokrasi ve ortak yaşam çizgisidir. 
  • İran'daki gelişmeler Türkiye'de yürütülen sürecin haklılığını ve önemini bir kez daha ortaya koymuştur. 
  • Biz Anadolu-Mezopotamya eksenli bir çözümü esas alıyoruz. 
  • Anadolu-Mezopotamya ilişkisi derin tarihsel köklere sahiptir. 
  • Tarihin ilk büyük barış anlaşması Hititler ile Mısırlılar arasındaki Kadeş Antlaşması'ydı. 
  • Orta Doğu'daki 4 bin yıllık siyasal tarih gösterdi ki Anadolu'nun güvenliği Orta Doğu'dan ve Mezopotamya'dan geçmektedir. 
  • Demokratik entegrasyon, Mezopotamya kültürünün demokratik bir varlık olarak katılımını ifade eder. 

“CUMHURİYET İLE BİR SORUNUMUZ YOKTUR”

  • Bizim Cumhuriyet ile bir sorunumuz yoktur.
  • Asıl mesele Cumhuriyet'in demokratik olmamasıdır.
  • Demokrasi Cumhuriyet'in güçlenmesini sağlayacak yegane çözümdür.
  • Toplumların ve ülkelerin tarihsel dönemlerindeki yanlışlıkları, aşırılıkları ve antidemokratizmi dile getirmek, kutsala dokunmak gibi yadırganmamalıdır.
  • Asimilasyoncu yöntemlerin pozitivist bir inançla savunulmasının, ülkeye giydirilmiş dar bir gömlek olduğunu söylemek gerekir. 

SİLAHLI MÜCADELE DÖNEMİ SONA ERMİŞTİR

  • 27 Şubat çağrımda da ifade ettiğim gibi silahlı mücadele dönemi sona ermiştir. 
  • Artık geriye dönüş mümkün değildir. 
  • Yaşadığımız süreç demokratik Cumhuriyet ile barışa geçiş sürecidir. 
  • Arzulanan süreç başarıya ulaştığında Cumhuriyet iki kat güçlenecektir. 
  • 'Demokratik toplum' dediğimiz, büyük oranda böyle bir çözümü esas alır. 
  • Kürtlerin devletle olan ilişkisini pozitif tarzda düzenleyen bir toplumculuk ve yurttaşlık anlayışı geliştirmeliyiz. 
  • Devlet de burada yıkıcı faaliyet ya da güvenlik tehdidi gibi bir durum olmadığını görmeli. 
  • Cumhuriyet’e katılım; kimliğiyle, ifade ve fikir özgürlüğüyle, örgütlenme özgürlüğüyle ve kadın özgürlüğüyle olmalıdır. 
  • Bunlar sadece Kürtler için değil, herkes için geçerli özgürlük alanlarıdır. 
  • Bu noktada, sürece ilişkin fikirlerimin doğru anlaşılması için uygun yöntemlerle tüm kamuoyuna ulaşmayı önemli görüyorum. 
  • Demokratik entegrasyon çözümü, toplum temelli bir yaklaşımı esas almaktadır. 
  • Toplum temelli çözüm ise toplumsal yapıların bütünsel ve kolektif demokratikleşmesini gerektirir."
KAYNAK: DHA
Ahmet Aydemir Haber7.com - Muhabir
Haber 7 - Ahmet Aydemir

Editör Hakkında

İstanbul Üniversitesi, “Gazetecilik” bölümünden mezun oldu. Gündem, siyaset, yaşam, magazin, spor ve SEO editörlüğü yaptı. Meslek hayatına Ocak 2024’ten beri Haber7’de devam ediyor.
YORUMLAR 6
  • Misafir 54 dakika önce Şikayet Et
    bu kafa değişmez en ufak bir zayıflık hemen fitne yayacaklar
    Cevapla
  • Misafir 1 saat önce Şikayet Et
    Sorun yok ama Sorun varmış gibi davranıyorsunuz
    Cevapla
  • Misafir 1 saat önce Şikayet Et
    geride bıraktıgınız kalan külfet ne olacak
    Cevapla
  • vatandaş 1 saat önce Şikayet Et
    asimilasyon mu? Yaklaşık 1000 yıldır sen kürtçe konuşabiliyorsan ve kürdüm diyebiliyorsan bunun neresinde asimilasyon ?
    Cevapla
  • ekrem 1 saat önce Şikayet Et
    siZ bı susun da Devletin size verdiği görevi yerine getirin , bu zamana kadar bu işe yaramadiniz bari bundan sonra susarak ve verilen görevi yerine getirerek bu millete borcunuzu ödeyin
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Et fiyatlarında manipülasyon soruşturması: 30 gözaltı
Casuslukla suçlanan İsmail Kaani'den bomba açıklama! Haftalar sonra ortaya çıktı