Vatan size minnettar: Darbeci komandolar Denizli'de nasıl durduruldu?
15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yılında, Denizli'nin Çardak ilçesinde 580 komandonun Ankara'ya sevkini durduran direnişi yeniden gündem oldu. Piste dökülen 11 ton yakıt ve karartma taktiği, askeri lojistiği tamamen çökertmişti.
HABER7 - ÖZEL
15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yıl dönümünde, Denizli'nin Çardak ilçesinde yaşanan olayların detayları yeniden gündeme geldi.
Darbe planı kapsamında Ankara'ya mühimmat ve personel desteği sağlamak üzere yola çıkan 580 komandonun sevkiyatı, halk ve yerel yöneticilerin müdahalesiyle durduruldu.
Denizli 11. Komando Tugayı'ndan hareket eden askeri konvoyun hedefi, Çardak Havaalanı'na ulaşarak Kayseri Erkilet Askeri Havalimanı'ndan gelecek C-130 ve C-160 tipi kargo uçaklarıyla Ankara'ya geçmekti.
Ancak Çardak, Bozkurt ve Honaz ilçelerinden havaalanına yönelen vatandaşlar ve yerel yönetimler, bu lojistik planı üç aşamalı bir stratejiyle engelledi.

'TAM 4 NAMLU BİZE DOĞRULTULMUŞTU'
Saat 22.30 sularında belediyelere ait iş makineleri ve sivil araçlarla havaalanı nizamiyesine giden yollar kapatıldı, paletli araçların geçişini engellemek için toprak zemine derin çukurlar kazıldı.
Olayların ilk anlarında konvoyun karşısına çıkan dönemin Çardak Belediye Başkanı Mahmut Öztürk, organize olma sürecini şu sözlerle aktardı:
"Denizli'deki belediye toplantısından ilçeye gelirken yolda devasa bir askeri araç konvoyu gördük. Durumu anlar anlamaz eşim ve şoförümün bulunduğu şahsi aracımı askeri konvoyun en önüne tam siper çektim. O esnada darbeci subaylar tarafından tam 4 namlu bize doğrultulmuştu. Öleceğimizi düşündük ama o durumdayken bile yoldan çekilmedik. Hemen telsizle ve telefonla belediyemizin ve Büyükşehir'in tüm iş makinelerini, kepçelerini piste çekme talimatı verdim. Uçaklar inemedi, konvoy ilerleyemedi. Halkımız arkamızda devleşti."

Karadan ilerleyişin durdurulmasının ardından saat 23.30 civarında havaalanı kulesinin ve iniş pistinin tüm ışıkları söndürülerek karartma uygulandı.
Gece yarısı ise en kritik hamle gerçekleştirildi. Kayseri'den havalanan nakliye uçaklarının yakıt ikmali yapmasını engellemek için havalimanı depolarındaki 11 ton 605 litre jet yakıtı toprağa boşaltıldı.
Yakıtsız kalan uçaklar iniş yapamayarak Kayseri'ye dönmek zorunda kaldı.
'KONTAKTAKİ ANAHTARI TEK BİR HAMLEDE ÇEKİP ALDIM'
Askeri araçların hareket kabiliyetini kısıtlayan bir diğer müdahale ise sivil vatandaşlardan geldi.
Askeri kamyonların ilerleyişini durdurmak için araçların içine giren Elif Dağdelen, o gece yaşananları şu ifadelerle dile getirdi:
"O gece şunu anladım ki mevzu vatansa insan devleşiyor. Başıma ne geleceğini hiç düşünmeden askeri konvoyun en önündeki büyük kamyona doğru koştum. Askerlerin şaşkın bakışları arasında kamyonun kapısını açıp içeri daldım. Sürücü koltuğundaki askerin elinden kontaktaki anahtarı tek bir hamlede çekip aldım. 'Siz kimsiniz, siz kime hizmet ediyorsunuz?' diye bağırdım. Beni itmeye, araçtan aşağı atmaya çalıştılar. Ama o sırada arkamdan bütün halk geldi. Arkadaşlarımızla kol kola girdik, kamyonların önüne etten duvar ördük. 580 komandoya geçit vermedik, anahtarlarını aldığımız araçları yerinden oynatamadılar."

Uçakların iniş yapamaması ve karayolunun tamamen kapatılmasıyla manevra alanını kaybeden rütbeli askerler, sabaha karşı emniyet güçleri tarafından savcılık talimatıyla gözaltına alındı.
Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve yaklaşık 1,5 yıl süren yoğun yargılama süreci, Ocak 2018'de nihai kararla sonuçlandı.
Dönemin Denizli 11. Komando Tugay Komutanı eski Tuğgeneral Kamil Özhan Özbakır ve sevkiyatı koordine eden eski Kurmay Albay Erol Akman, "Anayasal düzeni ihlal" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Onlarla birlikte hareket eden 4 eski subay ise müebbet hapis cezası aldı.

Mahkeme, darbe girişimine katılma konusunda "suç kastı bulunmadığı" ve sadece üstlerinin yalan beyanlarla verdiği emirlere uymak zorunda kaldığı anlaşılan aralarında rütbelilerin de bulunduğu 56 askeri personelin ise oy birliğiyle beraatına hükmetti.
Denizli’de 580 komandonun engellenmesi, o gece Ankara’da canı pahasına direnen sivillerin, Meclis’in ve emniyet güçlerinin üzerindeki baskıyı hafifleten en stratejik başarılardan biri olarak tarihe geçti.
Darbe girişiminin 10. yılında, Çardak’ta yazılan bu direniş destanı ve ardından tecelli eden adalet, Türkiye’nin demokrasi mücadelesindeki en önemli kilometre taşlarından biri olarak anılmaya devam ediyor.
-
Misafir 18 dakika önce Şikayet EtAllah razı olsunBeğen
-
birisi 20 dakika önce Şikayet Et10 yıl nasıl da geçti. O günleri ve kimlerin yaptığını ve kimlerin gönül verdiğini umarım unutmayız. Mesela kılıçdaroğlu ne yaptıBeğen Toplam 1 beğeni
-
Misafir 25 dakika önce Şikayet EtÇardak bundan sonra Kahraman Çardak ismi verilsin.Beğen Toplam 2 beğeni
-
Yakup 31 dakika önce Şikayet EtBu memlekette böyle gözü kara vatanperverler olduğu için rabbime şükrediyorum. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti. Ne mutlu Türküm diyeneBeğen
-
Abdulbaki Yesil 32 dakika önce Şikayet EtÖzgür Özel ve İmamoğlu na ve sonu oğlu le biten Müsavat Dervişoğlu, Karamollağlu Davutoğlu gibilere cumhuriyet gazetesi Halk TV Sözcü vs ye lafa gelince aslan kesilen bazı STK Lara onlar kendilerini bilir. 15 temmuz destanının ne anlama geldiğini anlatsa iyi olur çünkü hala hinlik peşindeler.Beğen Toplam 2 beğeni