Hayatınızdaki kısır döngülerin sebebi çocukluğunuz olabilir!
Gerek iş gerekse özel hayatta içinden çıkılamayan kısır döngülere girenlerin sayısı artıyor. Davranış Bilimi Uzmanı Sinem Genez Turan, uzun yıllar süren tıkanıklık hissine karşı uyarılarda bulundu.
Gerek iş, gerek özel hayatında içinden çıkılamayan kısır döngülere girdiğini hisseden insan sayısı artıyor.
Her insanın zaman zaman tıkanıklar yaşamasının normal olduğunu ifade eden Davranış Bilimi Uzmanı Sinem Genez Turan, ancak bunun uzun yılları kapsayan tarzda ve sürekli olmasına dair dikkat çekici tespitlerde bulundu.

"ÇOCUKLUĞUMUZDA YAŞADIĞIMIZ OLAYLAR HAYATIMIZA KİLİT VURABİLİYOR"
Çocukluğunda travmatik olaylara şahit olan veya süregelen olumsuz durumların içinde yaşayan insanların çok daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Turan, "Dışarıdan bakıldığında çok mantıksız gelse de bazı insanların göre göre yanlış yaptığına tanık olursunuz. Bu durum size göre çok basit bir hata olabilir. Ancak o kişi için karşı konulmaz bir döngü anlamına gelebilir" dedi.
İnsanın yapısı gereği zihninde güvenli bölgeler oluşturarak yaşadığına değinen Davranış Bilimi Uzmanı Sinem Genez Turan, "Kişi çocukluğunda yaşadığı travmatik olay sebebiyle toksik bir ilişkiyi veya uzun vadede kendisine zarar veren bir kişiyi sığınacak liman gibi görebilir. Bu çok acı bir şeydir ve o kişiye derhal yardım eli uzatılmalıdır" şeklinde konuştu.

"NEDEN HEP AYNI TİPLERE AŞIK OLUYORUM VEYA NEDEN HEP KÖTÜ PATRONLARLA ÇALIŞIYORUM?" CEVABI ÇOCUKLUKTA
İnsanoğlunun doğduğu andan itibaren en çok gereksinim duyduğu şeyin sevgi olduğunu kaydeden Turan, "Bir kişi, sevgi alışverişini dengeli ve sağlıklı düzene oturtamazsa, kendisine sevgi göstermesi gereken ana unsurlardan şiddet ve kötülük görerek büyüdüyse ve kötülüğün normal bir sevgi gösterisi olduğuna inandırılmışsa hayat boyu yanlış seçimler yapması kaçınılmazdır" dedi.
Can sıkıcı olan bu durumun özel hayatta da, iş dünyasında da, arkadaş çevresinde de mağduriyetlere sebep olacağına işaret eden Davranış Bilimi Uzmanı Sinem Genez Turan, "Çocuklarımızı sevgiyle büyütelim. Haklarını öğreterek gelişmelerini sağlayalım. Şiddetin ve kötülüğün bir sevgi gösterisi olmadığını söyleyelim. Bu bilinçli yetiştirelim. Onlar da büyüdüklerinde kendilerine şiddet uygulayan bir eşin veya kendilerine kötü davranan bir patronun bunu sevgiden dolayı yapmadığını bilsinler" dedi.