İçişleri Bakanı'na ağır suçlamada bulunan Can Bursalı savcılıkta 'başka' konuştu

Yargıya "sürgün" ve "delil yaratma" ithamlarında bulunan Can Bursalı'ya "sıkı adli kontrol tedbiri" uygulandı.

İçişleri Bakanı'na ağır suçlamada bulunan Can Bursalı savcılıkta 'başka' konuştu
İçişleri Bakanı'na ağır suçlamada bulunan Can Bursalı savcılıkta 'başka' konuştu
GİRİŞ 04.08.2026 18:07 GÜNCELLEME 04.08.2026 18:07

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı Çıkaramaçlı İmamoğlu Suç Örgütü’ne yönelik devam eden yargılamalar hakkında “kumpas”, “delil yaratılması”, “İBB Borsası”, “mallara çökme” ve “savcının tehdit ettiği” yönünde paylaşımlar yapan gazeteci Abdurrahman Can Bursalı, “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlamasıyla şüpheli sıfatıyla savcılığa ifade verdi.

Paylaşımlarında yargı mensupları ve kamu görevlileri hakkında kesinlik taşıyan ağır ifadeler kullanan Bursalı, sorgusunda iddiaların kendisine ait olmadığını, duruşmalardaki savunmaları ve kamuoyuna yansıyan haberleri aktardığını öne sürdü.

Savcılık “delil durumunu” dikkate alarak adli kontrol talep ederken mahkeme, Bursalı hakkında yurt dışı yasağı ile haftada üç gün imza yükümlülüğü uyguladı. Kararda, yükümlülüklerin ihlali hâlinde tutuklama kararı verilebileceği de ihtar edildi.

“SÜRGÜN YEDİ” İDDİASINA “KARARNAMEYE BAKIN” SAVUNMASI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada Can Bursalı’ya, Çıkaramaçlı İmamoğlu Suç Örgütü’ne ilişkin davalar ve bu dosyalarda görev yapan yargı mensupları hakkındaki sosyal medya paylaşımları tek tek soruldu.

Bursalı’nın, “Dosyayı bilirkişiye gönderen mahkeme başkanı sürgün yemiş, casusluk iddianamesini yapan savcı da Başsavcı Vekili yapılmış” şeklindeki paylaşımı da sorgu konusu oldu.

Paylaşımın kendisine ait olduğunu kabul eden Bursalı, yargı organlarını aşağılama kastı bulunmadığını savunarak sözlerinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararnamesine dayandığını ileri sürdü. Ancak paylaşımda görev değişikliğini doğrudan “sürgün” olarak nitelendirmesine ilişkin somut bir bilgi veya belge sunamadı.

Can Bursalı

“SAVCI TEHDİT ETTİ” İDDİASINI PAYLAŞTI

Bursalı’nın, Çıkaramaçlı İmamoğlu Suç Örgütü’ne savunma yapan Pınar Türker’in savcı tarafından çocukları ve mal varlığı üzerinden tehdit edildiği yönündeki iddialarını aktardığı paylaşım da dosyaya girdi.
“Çok ciddi bir iddia, üstelik ilk kez de söylenmiyor” ifadelerini kullanan Bursalı, savcılıkta ise söz konusu iddianın Pınar Türker tarafından duruşmada dile getirildiğini ve kendisinin yalnızca görüşünü açıkladığını savundu.

Bursalı, “Kimseye iftira atmadım” dese de hakkında soruşturma yürütülen paylaşımında, doğruluğu yargı kararıyla ortaya konulmamış bir iddiayı kamuoyuna kesinlik çağrıştıran ifadelerle taşıması dikkat çekti.

YARGILAMAYA “ERGENEKON VARİ KUMPAS” BENZETMESİ

Şüpheliye, “İBB davasında Ergenekon vari kumpas” sözleriyle başlayan paylaşımı da soruldu. Bursalı söz konusu mesajında, polisin bulamadığı yardım kartlarının bir itirafçı eliyle dosyaya konulduğunu öne sürmüş, yaşananları Ergenekon soruşturmalarındaki tartışmalı delil iddialarıyla karşılaştırmıştı.

Bursalı, ifadesinde bu sözlerin kendisine ait bir tespit olmadığını, sanıklardan birinin avukatının duruşmadaki savunmasını “haberleştirdiğini” iddia etti. Ancak paylaşımda sözlerin bir avukata ait olduğuna yönelik açık bir ayrım yapılmaması ve “kumpas” ile “delil yaratılması” ifadelerinin doğrudan kullanılması, savunmasıyla paylaşımın dili arasındaki dikkat çekici farkı ortaya koydu.

“İBB BORSASI”, “100 BİN DOLAR” VE “MALLARA ÇÖKME” SÖZLERİ

Soruşturma dosyasındaki bir başka paylaşımda Bursalı, “İBB Borsası 19 Mart’tan önce kurulmuş” diyerek Çetin isimli bir kişinin dosyadan bilgi sızdırmak karşılığında 100 bin dolar istediğini ileri sürdü. Bursalı aynı paylaşımda, “AKP’li İsmail Kaan, Murat Kapki’nin mallarına 19 Mart’tan önce çöküyor” ifadelerini kullandı ve adı geçen kişilerin ifadeye çağrılmadığını iddia etti.

Savcılık sorgusunda ise söz konusu iddiaların tutuklu sanık Murat Kapki’nin savunmasına ve kamuoyuna yansıyan dilekçesine dayandığını belirten Bursalı, “Bu benim kendi yaptığım bir haber değildir” dedi. Paylaşımındaki kesin ve suçlayıcı ifadelerle savcılıktaki “başkasının iddiasını aktardım” savunması arasındaki farklılık dikkatlerden kaçmadı.

İÇİŞLERİ BAKANI’NA AĞIR SUÇLAMA

Bursalı’ya, “Koskoca İçişleri Bakanı bir şirkete sözünü geçiremedi. Madencilerin kandırılmasına ortak oldu” şeklindeki paylaşımı da soruldu. Bursalı, madencilerin ücretlerini alamadığı için Ankara’ya yürüdüğünü, İçişleri Bakanı’nın taraflarla görüştüğünü ve şirketten ödeme sözü aldığını belirtti. Şirketin bu sözü yerine getirmediğini öne süren Bursalı, paylaşımında iftira kastı bulunmadığını savundu.

Ancak bir şirketin taahhüdünü yerine getirmediği iddiasından hareketle İçişleri Bakanı’nı “madencilerin kandırılmasına ortak olmakla” suçlaması, dosyadaki en ağır ifadelerden biri olarak kayıtlara geçti.

HER PAYLAŞIMA AYNI SAVUNMA: “KASTIM YOK”

Bursalı, İBB davasındaki tutukluluk sürelerine ilişkin paylaşımında “Beraat ederlerse ne olacak, yatsınlar gerekirse tazminat öderiz mi diyorsunuz?” ifadelerini kullandı. Savcılıkta ise kimseyi aşağılama veya yargılamayı etkileme amacı taşımadığını, haksız tutuklamalar nedeniyle devlet tarafından ödenen tazminatları kastettiğini söyledi.

Fatih Keleş’in cezaevinde itirafçılığa zorlandığı iddiasına ilişkin paylaşımında da sürecin işletilmediğini öne süren Bursalı, sorgusunda bunun yalnızca “işlem yapılmasını gündeme taşıyan bir haber” olduğunu savundu.

Dosyada yer alan paylaşımların tamamına yakınında “sürgün”, “kumpas”, “çökme”, “delil yaratılması”, “tehdit” ve “İBB Borsası” gibi ağır nitelendirmeler bulunurken Bursalı’nın ifadesinde sürekli olarak “haberleştirdim”, “değerlendirme yaptım” ve “suç işleme kastım yoktu” savunmasına başvurması dikkat çekti.

SAVCILIK ADLİ KONTROL İSTEDİ, MAHKEME HAFTADA ÜÇ GÜN İMZA VERDİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyadaki delil durumunu dikkate alarak Bursalı’nın Türk Ceza Kanunu’nun 288’inci maddesinde düzenlenen “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçu kapsamında adli kontrol altına alınmasını talep etti.

Savcılık sevk yazısında yurt dışına çıkış yasağı ile haftada bir gün imza yükümlülüğü talebinde bulundu. İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliği ise Bursalı hakkında yurt dışına çıkış yasağının yanı sıra her hafta pazartesi, çarşamba ve cuma günleri en yakın kolluk birimine giderek imza atma yükümlülüğü getirdi.

Mahkeme ayrıca Bursalı’ya, adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmemesi hâlinde CMK’nin 112’nci maddesi uyarınca hakkında tutuklama kararı verilebileceğini ihtar etti. Bursalı hakkındaki soruşturma devam ediyor.

Ramazan Dengiz Haber7.com - Muhabir
Haber 7 - Ramazan Dengiz
YORUMLAR 13
  • garip 6 dakika önce Şikayet Et
    tipine bakarsan tam örgütçü
    Cevapla
  • Muhittin 8 dakika önce Şikayet Et
    Maşalarıda toplayın. Alayı bu işin içinde.
    Cevapla
  • Vatandaş 12 dakika önce Şikayet Et
    Buna Şöyle güzel bir 10 yıl hapis verin.Ardindan Aynı kendisinin yaptığını yapın.10 yıl hapis verdik ama KASIT yok deyince ne diyecek merak ediyorum
    Cevapla
  • Misafir 14 dakika önce Şikayet Et
    iftira at izi kalsın
    Cevapla
  • Ahmet 19 dakika önce Şikayet Et
    tamam artık kendini kanıtladı karşı mahallenin elemanı olduğunu başka türlü aralarına almıyorlar nasılsa 1-2 gün sonra çıkıyorlar bunlarda yeni trend bizden olabilmen için kendini bu şeklide ispat zorunluluğu var
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Fitch'ten Türkiye açıklaması: 550 milyar dolara ulaşabilir!
En düşük emekli aylığı fark ödemelerinde tarih belli oldu