Marmara’da deprem hareketliliği: Uzman isimler son noktayı koydu!

Marmara Denizi'nde son günlerde kaydedilen mikro depremlerin ardından uzmanlar, Adalar Fayı'nın aktif olduğuna dikkat çekerek dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

GİRİŞ 19.08.2026 16:35 GÜNCELLEME 20.08.2026 09:51

Marmara Denizi'nde son günlerde kaydedilen ve Çınarcık Havzası çevresinde yaklaşık 10-13 kilometre derinlikte yoğunlaşan mikro depremler, fayların derinliklerindeki hareketliliği yeniden gündeme taşıdı. Sismik hareketlilik dikkat çekerken, uzman isimler Haber7'ye yaptıkları açıklamalarda deprem riskini ve Marmara'da yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi.

Söz konusu hareketliliğin olası bir deprem senaryosuna doğrudan etkisi olmadığını belirten Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, "Bu mikro deprem etkinliği olsa olsa Adalar önünden geçen fayın aktif olduğunu gösteren bir işaret olarak algılanabilir." diye konuştu.

"TEHLİKE HALA SÜRMEKTE"

Medyada genellikle Adalar Fayı'nın aktif olmadığı yönünde söylemler ileri sürüldüğüne dikkat çeken Tüysüz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunların pek doğru olmadığını, Adalar Fayı'nın aktif olduğunu, dolayısıyla Marmara'da uzun yıllardır beklenen tehlikenin hala sürmekte olduğunu gösteriyor. Bildiğiniz gibi 17 Ağustos 1999 depreminden bu yana arada geçen 27 yılda Marmara üzerinde çok sayıda araştırma yapıldı. Bunların sonuçları da uluslararası ya da ulusal dergilerde yayımlandı."

Yapılan yayınlara dikkatle bakıldığında Marmara'da bir deprem tehlikesi olduğu gerçeğinin ortaya çıktığını anlatan Prof. Dr. Tüysüz, "Özellikle Adalar Fayı ve onun biraz devamı olan Bakırköy, Avcılar civarına kadar olan kısımda bir deprem beklentisi var." şeklinde konuştu.

"HAZIRLIKLARIN EN KÖTÜSÜ OLACAKMIŞ GİBİ YAPILMASI EN DOĞRU YAKLAŞIM"

Depremin ne zaman olacağını bugünkü bilim seviyesiyle söylemenin mümkün olmadığını vurgulayan Tüysüz, şunları kaydetti:

"Bütün dünya için de bu geçerli. Depremin zamanını bilmek mümkün değil ama olası bir depremin buradan kaynaklanacağı, yani Adalar ve Avcılar bölümünden kaynaklanacağını söylemek mümkün. Dolayısıyla hazırlıklarımızı buna göre yapmamız gerekiyor. Öte yandan özellikle son yaşadığımız Venezuela depremi ve bizim 6 Şubat'ta yaşadığımız depremler, bazen beklemediğimiz şekilde fayların bir arada, çok parçanın bir arada kırıldığını gösteriyor. Böyle bir durumda da Marmara'da daha büyük bir depremin ortaya çıkması söz konusu olabilir. Bu bakımdan hazırlıkların en kötüsü olacakmış gibi yapılması en doğru yaklaşım olacaktır."

"FAY BOYUNCA BİRİKEN LOKAL GERİNİMLERİN SEMBOLÜ"

Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir ise sismik hareketliliğin beklenen büyük deprem senaryosuna etkilerini anlattı.

Çınarcık Havzası çevresinde kaydedilen mikrodepremlerin bölgedeki GONAF gibi derin kuyu sismometre ağları tarafından sürekli izlendiğini belirten Prof. Dr. Sözbilir, "Bu derinlik aralığı tesadüf değil. Adalar Fayı'nın asıl kırılma düzlemi de büyük ölçüde bu derinliklere yakın yerde yer alıyor. 1963'te 12 kilometre civarında meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki Çınarcık depremi, bu fayın o derinlikte büyük deprem üretebilecek kapasitede olduğunu zaten gösteriyor." ifadelerine yer verdi. 

Sözbilir, yeni kaydedilen mikrodepremlerin fay boyunca var olan kollarda biriken lokal gerinimler olarak değerlendirilebileceğini sözlerine ekledi.

"BÜYÜK DEPREMİN HABERCİSİ OLARAK DEĞERLENDİRMEK DOĞRU DEĞİL"

Yaşanan sismik hareketliliğin İstanbul'u bekleyen büyük deprem senaryosunu değiştirmediğine dikkat çeken Sözbilir, mikrodepremlerin kilitli bir fayın çevresinde sürekli görülen, gerinimin küçük parçalar halinde yerel olarak boşalmasından ibaret olduğunu vurguladı.

Bugün elde bir mikrodeprem kümesinin büyük depremin habercisi olduğunu önceden ayırt edebilecek güvenilir bir yöntem bulunmadığını anlatan Sözbilir, şöyle konuştu: 

"Bir depremin öncü şok olduğu, ancak arkasından büyük deprem geldiğinde geriye dönük olarak anlaşılabiliyor. Dolayısıyla bu hareketlilik senaryoyu değiştirmiyor. Zaten kilitli ve tehlikeli olduğu bilinen segmentin aktif olduğunu, izlemenin kesintisiz sürmesi gerektiğini bir kez daha teyit ediyor. Buradan yola çıkarak meydana gelen mikrodeprem aktivitesini, beklenen Marmara-İstanbul depreminin habercisi olarak değerlendirmek bilimsel anlamda doğru bir yaklaşım değildir."

"SOSYAL MEDYADAKİ SÖYLENTİLERİN BİLİMSEL DEĞERİ YOK"

Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara Denizi içindeki kolunun AFAD ve Kandilli Rasathanesi tarafından saniye saniye izlendiğini vurgulayan Prof. Dr. Sözbilir, vatandaşlara uyarılarda bulunarak, "Bu bağlamda sadece AFAD gibi devletin resmi makamlarının yayınladığı, dile getirdiği bilgi ve belgelere güvenmek gerekiyor. Benzer şekilde devletin resmi kurum ve kuruluşlarının dışında sosyal medya ortamında dolaşan hiçbir söylentinin bilimsel bir değerinin olduğunu düşünmüyorum." diye konuştu.

"BÜTÜN DEPREMLERİ TEK FAYA BAĞLAMAK DOĞRU DEĞİLDİR"

Bölgedeki sismik hareketliliğe dair konuşan yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise Marmara Denizi'nde meydana gelen her sarsıntının doğrudan fay hareketleriyle açıklanamayacağına vurgu yaparak, özellikle Batı Marmara'da gözlemlenen bazı küçük ölçekli depremlerin gaz çıkışları kaynaklı olduğunu ifade etti.

Marmara Denizi'nin Trakya Havzası'nı kesmesi sebebiyle gaz kapanlarının da kesintiye uğradığını ve açığa çıkan bu gazların küçük sarsıntılara yol açtığını söyleyen Görür, "Marmara Denizi, Trakya Havzası'nın bir kısmını kesmektedir. Dolayısıyla gaz kapanları da kesilmiştir ve bu çıkışlar küçük depremlere neden olmaktadır. Dikkatli olunmalıdır. Bütün depremleri tek faya bağlamak doğru değildir." değerlendirmesinde bulundu.

Nursena Akbaba Haber7.com - Muhabir
Haber 7 - Nursena Akbaba

Editör Hakkında

1997 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul'da tamamladıktan sonra 2019 yılında Sakarya Üniversitesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun oldu. 2018 yılında Hürriyet Gazetesi ve 2019 yılında TRT'de stajlarını tamamladı. 2021 yılından itibaren Kanal 7 Medya Grubu bünyesinde yer alan Haber7.com'da mesleki hayatına devam etmektedir.
YORUMLAR 9
  • Dünya uygun 2 hafta önce Şikayet Et
    Şener hoca korkulacak bir şey yok diyorsa dovrudur.tek gerçek bilim insanı odur
    Cevapla
  • Doğrusu Bu 2 hafta önce Şikayet Et
    Depremi yaşamayan bilmez . 6 şubat depremlerinde mucize kurtuldum . Bir sonraki depremde ölümü bekliyorum .
    Cevapla
  • Doğrusu Bu 2 hafta önce Şikayet Et
    Kimbilir hangi şehirdesin ve nasıl bir "maluk" sun sen .
    Cevapla
  • Pekmez 2 hafta önce Şikayet Et
    E hadi inşallah
    Cevapla
  • Misafir 2 hafta önce Şikayet Et
    Bundan tam 27 sene öncesi de ay tutulmuş kısa süreliğine karanlık olmuştu ve ardından 17 Ağustos debremi olmuştu inşaallah bu döngü tekrarlamaz
    Cevapla
  • Ahmet 2 hafta önce Şikayet Et
    Güneş diyelim Selamlar
    Cevapla
  • Umut 2 hafta önce Şikayet Et
    En son ki 6.1 çok kötü sallamıştı binalardan toz kalkmış tı, Allah'ım beterinden korusun.
    Cevapla
  • Alperr 2 hafta önce Şikayet Et
    Şener üşümezsoy hocaya sorun hepsinden daha doğru öngörüleri var
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Savaşta sıcak saatler: Türkiye ve İran'dan son dakika görüşmesi
5 ilde müstehcenlik operasyonu: Tuğba Ekinci gözaltına alındı