Deniz Feneri'nin yeni başkanı soruları cevapladı

Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Mehmet Cengiz, ümit ve beklentilerinin, Deniz Fenerinin yürütülen bu soruşturma kapsamından bir an önce bir yargı kararının tespiti suretiyle çıkarılması olduğunu söyledi.

Deniz Feneri'nin yeni başkanı soruları cevapladı
Deniz Feneri'nin yeni başkanı soruları cevapladı
GİRİŞ 21.07.2009 16:00 GÜNCELLEME 21.07.2009 16:00

Cengiz, derneğin Gevher Han Sultan Misafirhanesi'nde düzenlediği basın toplantısında, 11 Temmuz itibariyle derneğin yeni bir görev değişikliği yaptığını ve bunun sonucunda genel başkanlığa getirildiğini belirtti.

2007 yılında Almanya'daki Deniz Feneri e.V. hakkında açılan ve sonuçlanan bir dava  olduğunu ve bu davayla bağlantılı olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının da bazı isimler hakkında soruşturma başlattığını hatırlatan Cengiz, soruşturmanın başlatıldığı günden itibaren ısrarla Türkiye Deniz Feneri Derneğinin bu soruşturma kapsamı içinde bulunmadığını belirtmeye çalıştıklarını aktardı.

Cengiz, ''Ancak ana muhalefet partisi lideri Deniz Baykal ve medya alanında özellikle Doğan Medya Grubu, Türkiye Deniz Feneri Derneği sanki bu soruşturma dosyası kapsamında yargılanıyormuş gibi sürekli iftira kampanyaları düzenleyerek hakkımızda suçlayıcı birçok isnatlarda bulundular'' dedi.

Yapılan suçlamaları asla kabul ve hak etmediklerini ifade eden Cengiz, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmayı başlatmasından bugüne kadarki süreçte kendileri açısından iki önemli gelişme yaşandığını anlattı.

Soruşturmayı yürüten savcının talebi üzerine Ankara Sulh Ceza Mahkemesinin, hakkında soruşturma yürütülen kişiler aleyhine ihtiyati tedbir kararı verdiğini, ancak bu kişiler arasında Deniz Feneri yöneticilerinin isminin bulunmadığını kaydeden Cengiz, bunu kendileri ve kamuoyunun aydınlanması açısından önemli bulduklarını söyledi.

Soruşturmayı yürüten savcılığın, derneğin eski Genel Başkanı Engin Yılmaz'ın ifadesine müracaat ettiğini dile getiren Cengiz, Yılmaz'ın bu soruşturmada şahit olarak dinlenmesinin Türkiye Deniz Feneri Derneğinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada şüpheli, zanlı veya sanık olarak bulunmadığını açıkça ortaya çıkardığını ileri sürdü. Cengiz, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Ümidimiz ve beklentimiz, Deniz Fenerinin bu soruşturma kapsamından bir an önce bir yargı kararının tespiti suretiyle çıkarılmasıdır. Çünkü Deniz Feneri, kurulduğu günden bu yana iyilikten başka hiçbir şey yapmamıştır. İyilik yapan insanların iyiliklerine köprü olmuştur. Yaşanılan bu süreçte Deniz Feneri Derneği sürekli olarak bir şeylerin karşısına konulmak istenmekte ve en acımasız bir şekilde siyaset ve medyada hesaplaşma aracı olarak kullanılmaktadır. Bütün bu saldırıların bertaraf edilmesinin, bağışçılarımızın derneğimize her zamankinden daha çok sahip çıkmasına bağlı olduğunu söylemek istiyoruz.''

Yaşanılan bu süreçte bağışçıların kendilerine güvenmelerini istediklerini dile getiren Cengiz, yoksullara ulaştırmak üzere gönderilen emanetlere asla ihanet etmediklerini, tüm bağışları kanun, ahlak ve vicdan terazisinden geçirerek ihtiyaç sahiplerine gönderdiklerini anlattı. Cengiz, şu görüşleri dile getirdi:

''Deniz Baykal'ın hakkımızda yürüttüğü iftira kampanyalarına karşılık olarak, Baykal aleyhine dernek olarak tazminat davası açtık. Deniz Baykal, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada Deniz Feneri'nin olmadığının ortaya çıkması üzerine ağız değiştirme suretiyle eski ifadelerinin hepsini inkar etmek suretiyle bizim açtığımız tazminat davasına vermiş olduğu cevap dilekçesinde açıkça şunu ifade etmiştir. (Biz Türkiye Deniz Feneri hakkında herhangi bir beyanatta bulunmadık. Bizim eski beyanlarımızın tamamı Almanya'da hakkında dava açılan dernekle ilgilidir. Neden Deniz Feneri Derneği olarak sizler bunu üzerine alıyorsunuz) şeklinde mahkeme huzurunda beyanatta bulunmuştur.''

''ARAMIZDA HERHANGİ BİR ORGANİK İLİŞKİ YOK''

Bir gazetecinin ''Derneğinizin Almanya'daki söz konusu dernekle bir bağlantısı yok mu?'' diye sorduğu Cengiz, şunları söyledi:

''Almanya'daki dernek, Türkiye'deki Deniz Feneri Derneğine ayni ve nakdi yardımlar göndermiştir. Bunların hepsi Alman mevzuatı açısından ve Türk mevzuatı açısından resmi prosedürlerde yapılmıştır. Gelen ayni ve nakdi yardımlar İçişleri Bakanlığının izniyle gelmiştir. Türkiye Deniz Feneri Derneğinin faaliyetleri çerçevesinde kullanılmıştır. Bizim aramızdaki ilişki tamamen hukuki, uluslararası yardım  boyutunda bir ilişkidir. Bunun dışında aramızda herhangi bir organik ilişki yoktur. Biz bu olay ilk meydana geldiği tarihte de aynı şeyleri söyledik. İsminin benzerliğinin olması ayrı bir husus, ama bizim bu dernekle olan hukuki ilişkinin boyutu söylediklerimle sınırlıdır. O derneğin yönetimiyle, kuruluşuyla hiçbir bağlantımız yoktur.''

KAYNAK: (AA)
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Mersin'de zehirlenme şüphesi! 2 kardeş öldü, anne ve baba yoğun bakımda
İmamoğlu ve avukatlardan duruşmada provokasyon: Mahkeme başkanı saygısızlığı kabul etmedi