Keldaniler de selameti Türkiye'de buldu

Çağlar boyu, horlanıp. zorda kalanların sığındığı şevkat yurdu Türkiye, son olarak Keldanileri bağrına bastı. Kiliseleri basılıp öldürülen Iraklı Hıristiyanlar ülkeyi terk edip, Anadolu'ya sığındılar...

Keldaniler de selameti Türkiye'de buldu
Keldaniler de selameti Türkiye'de buldu
GİRİŞ 26.11.2010 07:55 GÜNCELLEME 26.11.2010 07:55

Nurdeniz Erken'in haberi

Sabah Aysif 58 yaşında, Iraklı bir baba. Önce, 5 çocuğunu ve eşini yanına alıp, Bağdat'tan bir otobüse binerek Kuzey Irak'a kaçtı. Ardından Silopi'ye geçip İstanbul'a geldi. Beyoğlu'nda bir apartmanın ikinci katındaki küçük bir kiliseye sığındı. Çünkü o ve ailesi; Irak'ta, Hıristiyan olduğu için şiddet gören azınlıktandı. Şimdi, Avustralya'ya iltica etmek için uğraşıyorlar. Ve onlar gibi Türkiye'ye sığınmış birçok Iraklı Hıristiyan var. Aysif'in eşi Fareda Kamel, yaşananları tek bir cümleyle özetliyor: "Memleketimde soykırım yaşanıyor." Irak'ta 1991'deki Körfez Savaşı'na kadar 1 milyon civarında Iraklı Hıristiyan yaşıyordu. 2003'teki işgal başladığında bu sayı 800 bine inmişti. Ancak ABD güçleriyle işbirliği yaptıkları gerekçesiyle radikal İslamcılar'ın hedef tahtası haline gelen Hıristiyanlar'ın 300 bini, son 7 yılda ülkeyi terk etti. Fakat, maruz kaldıkları şiddet bitmedi, tersine arttı. El Kaide militanları, son olarak 31 Ekim'de, başkent Bağdat'taki kiliseyi basıp, pazar ayinini gerçekleştiren 52 kişiyi öldürdü. Iraklı Hıristiyan aileler de, her şeylerini geride bırakıp Türkiye üzerinden Avrupa'ya geçmek için yollara düştü.

FABRİKASINI BIRAKTI

Aysif ailesi de bu ailelerden biri. Baba Sabah Aysif, "Maskeli 3 adam, ben işteyken evime girip iki kızımı ve eşimi dövdü. Ardından da burayı terk etmezsek bizi öldüreceklerini söylediler" diye anlatmaya başlıyor başlarına gelenleri. Yaşadıklarından öyle ürkmüş ki, ailesinin fotoğrafının çekilmesini ve deşifre olmasını istemiyor. "Bağdat'taki yemek fabrikamı, evimi, her şeyimi bırakıp, biriktirdiğim parayla yollara düştüm. Arkadaşların tavsiyesi ile Türkiye'ye gelip Keldani- Asuri Yardımlaşma Derneği'ne başvurdum" diyor. Kilise baskınında ölen 52 kişinin arasında dostlarının da olduğunu anlatan Aysif ve ailesi şimdi Kurtuluş'ta kiraladıkları tek bir odada yaşam mücadelesi veriyor. Biriktirdikleri paranın onları bir süre idare etmesini uman Aysif, Avustralya'da yaşayan erkek kardeşinin yanına yerleşmek istiyor. Saddam döneminde bile huzur ve barış içinde yaşadıklarını, hiçbir zaman tehdit edilmediklerini anlatan Sabah Aysif, "Şimdi ülkemi tam bir şeriat ülkesi haline getirmek istiyorlar. Sadece Müslümanlar'ın var olmasını istiyorlar" diye konuşuyor.

"SOYKIRIM YAŞANIYOR"

Aysif'in 21 yaşındaki kızı Sandra, "Okulumu özlüyorum. Avustralya'ya yerleşirsek üniversiteye gitmek istiyorum" diyor. 18 yaşındaki Sally de üniversite hayali kuruyor. 15 yaşındaki erkek kardeşi Salivan, "Hedefim futbolcu olmak" diye konuşuyor. 11 yaşındaki küçük kız kardeş Silvana ise, anne ve babasına sürekli "Biz şimdi ne olacağız?" diye soruyor. Anne Fareda Kamel, "Mahallemi, komşularımı çok özledim ama memleketim artık benim bildiğim, sevdiğim yer değil. Ölüm korkusuyla yaşıyor, her gün bir yakınımızın öldüğünü öğreniyorduk. Memleketimde soykırım yaşanıyor" diyor.

KAÇANLARA SAHİP ÇIKIYORLAR

Beyoğlu'nda bir apartman dairesinin ikinci katındaki küçük kilisesine sığınan aileye yardım eli uzatan Keldani-Asuri Cemaati'nin Ruhani Lideri ve Patrik Vekili Peder François Yakan da, her gün Türkiye'ye onlarca Hıristiyan ailenin geldiğini anlatıyor. Yakan, "Özellikle dul kadınlar ve çocuklar büyük travma yaşıyor. Geçtiğimiz gün gelen 3 çocuklu kadın olayları anlatırken hala titriyordu. Evini basanlar, kocasını çocuklarının önünde öldürmüş ve 48 saat içinde orayı terk etmelerini söylemiş. Ben de onunla birlikte ağladım" diyor. Yakan, 2005'te cemaatiyle kurduğu Keldani Asuri Yardımlaşma Derneği aracılığı ile, Iraklı mültecilerin üçüncü bir ülkeye gitmek için BM Mülteciler Yüksek Komiserliği nezdinde yaptıkları başvurulara yardımcı oluyor. Yakan, bazı aileleri, birlikte çalıştıkları Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği'ne (ASAM) yönlendirdiklerini, burada ailelerin İngilizce ve Türkçe ders aldığını ve temel ihtiyaçlarının karşılandığını belirtiyor. Yakan, "Bu hayatta hepimiz göçmeniz. Kapımız sadece Hıristiyanlar'a değil herkese açık. Cemaatimde pazar günü toplanan yardımlarla, çare olmaya çalışıyoruz" diyor. Şu ana dek 3 aileye yardım ettiklerini anlatan Keldani- Asuri Yardımlaşma Derneği çalışanı Hader Al-Khawaja, "Bizimle iletişim kuran birçok aile var. İstanbul'a gelenlerin dışında, Türkiye'nin farklı illerine yerleşen Hıristiyan Iraklılar da var. Onlara da yardımcı olmaya çalışıyoruz" diye konuşuyor. ASAM Saha çalışanı Gizem Demirci ise, "Her ay yaklaşık 400 sığınmacıyla yüz yüze görüşüyorum. Bunların yüzde 70'ini Iraklılar oluşturuyor. Son dönemde bir tek bavul ile kaçanların sayısı arttı. Bu insanlar evlerini, arabalarını satacak zaman bile bulamadan beş parasız geliyorlar ve sefalet yaşıyorlar. Özellikle ailesi öldürülmüş ve tek başına yola çıkmış 14- 15 yaşındaki çocuklar yürek burkuyor" diyor.

(sabah)

YORUMLAR 20
  • Mehmet Bodur 15 yıl önce Şikayet Et
    HAİNİ NASIL TANIYORSUN? ÖZEL BİR İŞARET VAR MI?. Bir Keldani gördün. Onun o işleri yapanlardan olduğunu nasıl anlıyorsun? Tipine mi bakıyorsun? Ya da tohumuna para mı verdim la, nasılsa Keldani deyip....(Aynı şey diğerleri için de geçerli. Hain bir Ermeniyi nasıl tanıyorsun? )
    Cevapla
  • suleyman d 15 yıl önce Şikayet Et
    İŞGALCİLERİ ÇİÇEKLERLE KARŞILAYANA KADAR İstanbuldaki ECNEBİ SAYISI... EVET! İŞGALCİ SÖMÜRGENLERİ COŞKUYLA KARSILAYAN ECNEBİLERİN SAYISI BAŞ KENTTE TÜRKLERDEN FAZLAYDI! Bu Millet ecnebiye haketmediği kadar adam muamelesini gösteren tek millettir.Saflığının kurbanı olduğunu işgal yıllarında uğradığı sayısız ihanetle görmüş ve ARTIK GÖZÜNÜ AÇMIŞTIR! ETKİ TEPKİDEN İBARET OLAN BU DURUMDAN KİMSENİN GOCUNMASINA GEREK YOKTUR! BİZDE DE HAİNE HAİN DERLER! Tuhaf olan ! ECNEBİ MUHİBBANLARININ tekerrür ettirilmek istenen tarihi bilmediğimizi sanmalarıdır.Bu Millet tarih yazdı.Yine Yazar!
    Cevapla
  • Mehmet Bodur 15 yıl önce Şikayet Et
    GİT OTUR LA!. Git oturla, gel otur arasındaki fark. Doğru yazılışı böyle. Git otur la dediğinde ( yani ayrı yazdığında) git otur lan demiş olursun. Senin problemin sadece mantık değil aynı zamanda da (bak bu bağlaç ayrı yazılıyor, bilgin olsun.) ifade edebilme yeteneğindeki zaafiyet....
    Cevapla
  • Mehmet Bodur 15 yıl önce Şikayet Et
    ZEYTİNYAĞI..... Üste çıkmaya çalışma. Suç üstü yakalandın işte. Sen orada görünmeyen bazı kelimesi kullandın demek ki. Aslında bazı Keldaniler yazdın ama o bazı kelimesi görünmedi...Mantık yok bari vicdan olsun...
    Cevapla
  • suleyman d 15 yıl önce Şikayet Et
    SON KEZ HEPİMİZİN İYİLİĞİ İÇİN bilmeyenleri MANTIK ÖĞRENMEYE ÇAĞIRIYORUM!. HER-bazı, ve-veya,ise,değil-değilin değili vs.vs. Bunlar arasındaki farkı bilmeyen GEL OTUR LA GİT OTUR ARASINDAKİ FARKI DA ANLAYAMAZ! Temel gibi: Çok centilmensiniz diyen bayanı her ihtimale karşı çekip vurur :) Eskimeyen bir söz: CAHİLLE ETME SOHBET KÜSTÜRÜRSÜN,CAM KIRIĞIYLA ETME TAHARET KESTİRİRSİN der :)) Ha ! tahsile de bitmez iş.Tahsil cahilliği alsa da EŞŞEKLİK BAKİ KALIR! Zannetme sana küstüm :) Türevlerinle sohbeti kestim :)
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Dünya Kupası'nda Türkiye'yi hayıflandıracak liste! Son 32 netleşiyor
CHP'den kongre kararı: Müslim Sarı açıkladı