Metiner, BDP'ye öyle sözler söyledi ki...
Başbakan Erdoğan tarafından açıklanan demokratikleşme paketi kimi çevreler tarafından olumlu karşılanırken özellikle MHP, CHP ve BDP tarafından ağır dille eleştirildi. AK Partililer, özellikle 'BDP kanadından gelen eleştiriler haksız mıydı?' sorusunun cevabını aradı...
Başbakan'ın açıkladığı 'demokratikleşme paketi' muhalefetin dengesini bozdu. Muhalefet partilerinden gelen eleştirilerin hiçbirinin iler tutar yanı yok, diye sözler sarfeden AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, açıklanan paketin çözüm süreciyle alakalı olmadığının altını çizdi.
BDP'ye ağır bir şeklide yüklenen Metiner, Yeni Şafak'taki köşe yazısında BDP'nin süreci sulandırma peşinde olduğunu iddia ederek şunları yazdı:
"Paketin açıklandığı gün kitleleri sokağa döken BDP hem söylem düzeyinde hem de eylem düzeyinde soğuk savaş döneminin partisi olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu. Bu süreçte BDP'nin tıpkı geçmiş demokratikleşme adımlarında olduğu gibi CHP ve MHP gibi ulusalcı-milliyetçi-statükocu partilerle aynı ret cephesinde yer alması eminim ki Kürtleri ziyadesiyle düşündürmüştür."
BDP'nin 'anadil' konusunda yaptığı eleştirilerin yersiz ve haksız olduğunu savunan Metiner, BDP'lilere bir örnek vererek, deyim yerindeyse, 'ders' niteliğinde bir yazı yazdı. İşte Metiner'in "Paket, çözüm süreciyle mi alakalı?" başlığıyla kaleme aldığı yazı:
"Sözgelimi, MHP, paketin PKK ile yapılan pazarlık neticesinde hazırlandığını söylüyor.
BDP ise paketin hiçbir şekilde kendileriyle danışılmadan hazırlandığını söylüyor.
Dahası, BDP daha açıklanmadan pakete karşı çıktığı gibi açıklandığı andan itibaren de CHP ve MHP'den daha ileri giderek suçlama üstüne suçlama getirdi.
BDP SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ PARTİSİ
Paketin açıklandığı gün kitleleri sokağa döken BDP hem söylem düzeyinde hem de eylem düzeyinde soğuk savaş döneminin partisi olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu.
Bu süreçte BDP'nin tıpkı geçmiş demokratikleşme adımlarında olduğu gibi CHP ve MHP gibi ulusalcı-milliyetçi-statükocu partilerle aynı ret cephesinde yer alması eminim ki Kürtleri ziyadesiyle düşündürmüştür.
Çünkü BDP'nin hem itiraz gerekçeleri haklı değil, hem de pakette ilan edilen hususların hepsi Kürtlerin lehine.
"BU BİR DEVRİMDİR"
Türkiye Cumhuriyeti'nde demokratik bir devrim gerçekleştiriliyor.
Ne mi yapılıyor?
Anadil eğitimine özel okullarda serbestlik getiriliyor.
Peki BDP ne yapıyor?
Tıpkı Kürtçe Tv olayında olduğu gibi karşı çıkıyor.
BDP resmi bir inkarı sonlandıran bu demokratik devrimi alkışlayacağına tutup sudan bahanelerle itibarsızlaştırmaya çalışıyor.
BDP'ninki apaçık bir bahane ve sulandırma.
BDP'LİLER BUNU BİLMİYOR MU?
Çünkü BDP'li siyasetçiler de pekâlâ biliyor ki anayasanın 42. Maddesi değiştirilmediği sürece devlet okullarında Türkçe'den başka bir dilde eğitim yapılamaz!
Öcalan'ın mahkûm ettiği 'Ya hep ya hiç!' sekterliğine tutunan BDP siyaseti Kürtlerin lehine değil!
BDP sözcülerinin kimi iddiaları var ki akla ziyan doğrusu.
BDP'LİLERE 'BAŞBAKAN ERDOĞAN' HATIRLATMASI
Mesela diyorlar ki, 'Başbakan anadilde eğitim bir insan hakkıdır deseydi sorun çözülürdü!'
Başbakan anadil eğitimin bir insan hakkı olduğuna inandığını uygulamayla göstermeye kalkışıyor, ama ne hikmetse BDP sözcüleri akla ziyan argümanlar üzerinden yüklenmeyi muhalefet addediyor!
Yahu Başbakan anadil eğitiminin bir insan hakkı olduğuna inanmazsa niye özel okullarda buna serbestlik tanıyacak bir yasal düzenlemeden yana olsun ki?
BDP'nin korkusu, siyaseten kaybetme korkusudur.
BDP KAYBETMEKTEN Mİ KORKUYOR?
Hükümetin demokratikleşme paketini olumlu gördüğünü açıklaması halinde yerel seçimlerde bunun kendi aleyhine dönebileceği korkusunu taşıyor.
Oysa AK Parti'nin yaptığı şey, Kürtlerin varlığını ve dilini inkar eden o eski devlet paradigmasını ebediyen tarihe uğurlamaktan ibarettir.
Bu inkar politikasını sonlandırdığı için belki siyaseten Başbakanı övmemek anlaşılabilir, ama CHP ve MHP ağzıyla Başbakan düşmanlığına soyunmak da neyin nesi?
"KILIÇDAROĞLU BİLE BİR GÜN BEKLEDİ"
Kılıçdaroğlu bile bir gün beklemeyi yeğlerken BDP'lilerin hemen anında hiddetli ve şiddetli tepkiler koymaları niye?
BDP'liler hep bir ağızdan şunu söylediler:
'Bu paket Kürtlerin beklentilerine cevap vermiyor!'
Allah aşkına sormak gerekmez mi: Hangi Kürtlerin?
Kürtler ne istiyordu?
'Varlığımızı kabul edin'
Edildi mi?
Evet.
'Anadilimizi her alanda özgürce kullanabilelim'
AK Parti iktidarında bu engellerin neredeyse hepsi kaldırıldı mı?
Kaldırıldı.
"EĞİTİM ÖNÜNDEKİ YASAL ENGEL DE KALDIRILACAK"
'Eğitim' diyordunuz işte eğitimin önündeki yasal engel de kaldırılacak...
Anayasadan kaynaklı engellerin kabahatini Başbakana yükleyen BDP siyaseti hakikaten can sıkıyor artık!
Öcalan yakalandığında 'İnkar biterse isyan da biter!' diyordu.
İnkâr bitti, ama isyan sürüyor.
BDP'nin derin memnuniyetsizliği ise kronik bir hale dönüştü nerdeyse.
Kürtler için atılan adımlar nedense BDP'yi rahatsız ediyor.
Oysa Öcalan, 'Küçük adımları bile önemseriz' diyordu.
PKK VE BDP'NİN AK PARTİ RAHATSIZLIĞI
Şimdi demokratik bir büyük devrim gerçekleştiriliyor anadil eğitimiyle ilgili, ama buna rağmen BDP memnuniyetsizliğini sürdürüyor!
Kandil anında tepki koyuyor!
Niçin mi?
Çünkü PKK/BDP sorunun kendileri muhatap alınmadan AK Parti eliyle çözülüyor olmasının siyaseten varlık nedenleri için tehdit oluşturduğuna inanıyor.
Kürt sorununun bizatihi çözümünü değil kendisi üzerinden çözümünü dayatan bir PKK/BDP sorunsalıyla karşı karşıya bulunuyoruz.
BDP'NİN AMACI FARKLI
BDP sanıldığı gibi saf Kürtlük iddiasındaki bir parti olmuş olsaydı, Kürt vatandaşlarımızın demokratik ve kültürel haklarının verilmesini herkesten çok desteklerdi.
Ama BDP'nin amacı farklı...
BDP'nin 'Kürtlere statü' sloganının arkasına sakladığı o ideolojik iktidar talebi, bizatihi sorunun kendisine dönüşmüş durumda.
Çelişkinin bini bir para...
Hatırlayınız, TRT Şeş'e BDP/PKK canibi devlet kanalı olduğu gerekçesiyle karşı çıkmıştı.
Şimdi ise niye devlet okulları değil diye karşı çıkıyorlar.
Sizce de ilginç değil mi?
KANDİL SÖZÜNÜ TUTTU MU?
Paketin çözüm süreciyle irtibatlandırması da ayrı bir yanlış.
PKK/BDP yöneticilerinin silahlı güçlerin tamamen ülke dışına çekilmesi sonrasında geçileceği öngörülen ikinci aşamayla ilgili bir paket değildir bu paket.
Çünkü Kandil sözünde durmayıp birinci aşamayı dondurdu.
Buna rağmen süreç devam ediyor.
Başbakanın çözüm konusundaki kararlılığı açıklanan paketin üzerine oturduğu zihniyetle ayan beyan ortada.
Açılan paket doğrudan süreçle alakalı değil ama süreci olumlu yönde ilerletecek bir içeriğe sahip.
KÜRTLER PKK'NIN SİLAH BIRAKMASINI İSTİYOR
Süreçle ilgili paketin hangi aşamada gündeme geleceğini BDP çok iyi biliyor.
O yüzden pakete süreç üzerinden suçlama yöneltmek büyük bir haksızlık ve yanıltmaca.
Devlet sorunun silahla çözülemeyeceği noktasına gelmişken, PKK hâlâ o eski soğuk savaş dönemine ait silahla siyasi sonuç devşirebileceği anlayışını sürdürüyor.
Sorun da burada zaten.
Oysa Kürtlerin beklentisi, PKK'nın da artık silahlarını kesinkes bırakması yönündedir.
BDP 'Kürtlerin beklentileri' konusunda duyarlı olduğunu göstermek istiyorsa asıl bu beklentiye uygun bir siyaset yürütmeli değil mi?
-
mayer12345 12 yıl önce Şikayet EtTAM MUHALEFETE DEVAM!!. Bizim muhalefet adı üstünde muhalefet ya...her şeye itiraz itiraz...Adamlar işlerini yapıyor yaa...Beğen Toplam 2 beğeni
-
ahmet akın 12 yıl önce Şikayet EtGERÇEKTEN GÜZEL VURGULAR YAPMIŞ. Yazının hepsini okudum. Her kelimesine katılıyorum. Güzel yazı olmuş.Beğen Toplam 3 beğeni
-
mehmet coşkun 12 yıl önce Şikayet Etşaka gibi . daha dün başbakana hariçten gazel okuyan adam dönekliğin kitabını yazan adam sevmesemde bdp ye laf söylüyor en azından adamların niyeti belli dün dediklerini bugün yalamıyorlar....andımızın kaldırılmasıyla demokratik olduysak helal olsun size....bir de kuzey ırakta okullarda hergün söylenen andımızın sözlerini oku bakalım adamlar ırkçılıgın kitabını yazıyor bizimkiler ise nerde Türk ibaresi varsa tabelalardan indiriyorlar utanın...Beğen Toplam 3 beğeni
-
Ben de haklıyım 12 yıl önce Şikayet EtNasıl Olacağını da Bir Anlatsanız. Anadilde eğitim isteyen arkadaşlar acaba bu işin uygulamada nasıl olacağını anlatabilir misiniz? Böyle bir uygulama olursa ülkenin neredeyse bütün illerinde ve ilçelerinde bütün dersleri Kürtçe veya başka bir anadilde verecek yüzbinlerce öğretmene ihtiyaç duyulmayacak mı? Bu kadar öğretmeni nereden bulacaksınız ve maaşlarını nereden ödeyeceksiniz? Sizce bu uygulanabilir mi? Peki anadilinde eğitim alan bir birey devlette işe başlarsa hangi dili kullanacak? Ben mi onun dilini öğreneceğim, o mu benim dilimi öğrenecek? Yoksa üçüncü bir dil (örneğin İngilizce) ile mi anlaşacağız? Biraz gerçekçi olun.Beğen Toplam 2 beğeni
-
bedirhan dağdelen 12 yıl önce Şikayet EtMETİNER?. Kürtler hakkında konuşacak son isim..Çünkü agzını yıkaman lazım..Önce şu zikzakları bırak çizgini bilelim sonra konuşursun..Tayyip beyin sayesinde vekil oldun..kendine güveniyorsan gel Adıyamanda kahtada muhtar adayı ol kazanırsan ben kendimi harakiri yapacagım..kazanmasan ya sen????Beğen Toplam 4 beğeni