Bilimin sessiz kahramanları gün yüzüne çıkıyor: Müslüman Bilim Öncüleri
Bilimin tek merkezli olmadığını hatırlatan Müslüman Bilim Öncüleri, yüzyıllar önce yapılan 50 önemli buluşun gerçek sahiplerini belge ve örneklerle ortaya koyarak, unutturulan bilimsel mirası yeniden gün yüzüne çıkarıyor.
Müslümanlar, Kur’an-ı Kerim’in ilk ayeti olan “Yaratan Rabbinin adıyla oku” emrini yalnızca bir okuma çağrısı olarak değil, aynı zamanda kâinatın okunması şeklinde yorumladı. Bu bakış açısı, İslam dünyasında yüzyıllar süren büyük bir ilim ve araştırma seferberliğinin kapılarını araladı. Matematikten astronomiye, tıptan coğrafyaya kadar birçok alanda ortaya konan eserler, insanlık tarihinin seyrini değiştirdi.
Ne var ki bu katkıların önemli bir bölümü zamanla gölgede kaldı. Bazı Batılı bilim insanları, Müslüman bilginlerin keşiflerini ve eserlerini kendi adlarına mal etti. Bu tarihsel boşluğu dolduran isimlerin başında Fuat Sezgin geliyor. Sezgin, İslam Bilim Tarihi’ne adadığı çalışmalarıyla Müslüman bilim öncülerinin yüzyıllar önce ortaya koyduğu birikimi dünya kamuoyuna tanıttı.
Müslüman Bilim Öncüleri, Sezgin’in açtığı bu yolda ilerleyen önemli bir çalışma olarak öne çıkıyor. Nurettin Taşkesen imzalı eser, farklı bilim dallarında gerçekleştirilen 50 önemli buluşu, bu buluşların gerçek sahiplerini ve hangi Batılı isimler tarafından sahiplenildiğini belge ve örneklerle ortaya koyuyor.
Kitap, yalnızca kronolojik bir tarih anlatısı sunmuyor; aynı zamanda bilimsel hafızanın iadesi niteliği taşıyor. Bilimin tek merkezli olmadığını, Müslüman bilginlerin insanlık mirasına yaptığı katkıları somut örneklerle görmek isteyen okurlar için güçlü ve güvenilir bir başvuru kaynağı olarak dikkat çekiyor.