'Ruslardaki Kars'ın öyküsü

Kars’ın Çarlık dönemindeki “kayıp tarihi”, Rus, Ermeni ve Osmanlı arşivlerinden aydınlatıldı

'Ruslardaki Kars'ın öyküsü
'Ruslardaki Kars'ın öyküsü
GİRİŞ 23.09.2010 11:26 GÜNCELLEME 23.09.2010 11:26

Oktay Ekinci'nin kitap kritiği

Tarihçi Dr. Candan Badem’in Birzamanlar Yayıncılık’tan çıkan Çarlık Rusyası Yönetiminde Kars Vilayetini elime alır almaz aklıma çok bilinen bir fıkra geldi:

Kars’taki Ruslardan kalma görkemli taş binalardan birinde yaşayan dedeye sormuşlar; Evinden memnun musun?

Yanıtını yerel dilde şöyle anımsıyorum:Bu evleri, bu şeheri çok gözel yapıplar ama hardalar (neredeler)? İnsan heç değilse on-on beş yılda bir gelip şehre bahmaz mı; gırılan, tökülenleri tamir etmez mi?

İşte o Baltık mimarisibinalarla ve birbirini dik kesen geniş caddeli planlıyerleşme olarak yeniden yaratılan Kars’ta, 1878’den 1918’e kadar süren Çarlık Rusyası yılları acaba nasıl yaşanmıştı?

Dr. Badem, aynı zamanda memleketiolan Kars’ın kayıp tarihi dediği 40 yıllık bu dönemi tüm özellikleriyle araştırmak için kolları sıvayınca, şoven saplantılardan uzak, çağdaş bir tarih belgeseli doğdu.

‘93 HARBİ’NİN ARDINDAN

Çarlık Rusyası Yönetiminde Kars Vilayeti
Bu kitapta, 93 Harbi olarak adlandırılan 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda Rusya'ya ilhak edilmiş olan ve 1918'e değin çarlık yönetiminde bir vilayet (Karsskaya oblast) oluşturan bugünkü Kars ve Ardahan illeri ile Erzurum'un Oltu, Olur, Şenkaya ve Narman ilçelerinin 1878-1914 yılları arasındaki öyküsü anlatılıyor.

Rusya, Gürcistan ve Ermenistan'da bulunan çarlık arşivleri ile Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nden belgelere dayanan bu araştırma o dönemde Kars vilayetinde meydana gelen demografik, etnografik, ekonomik, idari, siyasal ve kültürel değişimler, göçler ve toprak sorunu üzerinde duruyor.

Çarlık Rusyası’nın, Kars’ı adeta Rusyanın kenti kabul ederek, Kale’nin eteğindeki Osmanlı yerleşimini yıkıma terk edip Tahtdüzü’nde yeni bir garnizon kent kurmaya başladığı dönemi kavrayabilmek için, 93 Harbi denilen 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşını anımsamak gerekiyor.

Savaşın sonunda Rusya’nın kendi sınırları içine aldığı ve Rusçada oblast denen bir vilayeti oluşturan iki Osmanlı sancağının 1878-1914 yılları arasındaki öyküsü, kitabın ana teması...

Bu iki sancak Çıldır ve Kars’tır. Her ikisi de Kars Oblastında birleştirilirken, Ardahan ile Erzurum’un Oltu, Olur, Şenkaya ve Narman ilçeleri de aynı oblasta katılmıştı.

Çarlık Rusyası’na bağlı Kars vilayetinin bu kaderini değiştiren en önemli gelişme ise Rusya’daki 1917 Ekim’inde gerçekleşen Sosyalist Devrim’dir. Bolşevik hükümetinin 1918’de imzaladığı Brest-Litovsk Antlaşması ile Kars’taki Rus dönemi de sona erdi. Kitabın tanıtım metninde deniyor ki:1878 ile 1918 yılları arasındaki kırk yıllık sürede Rusyaya terk edilen bu Osmanlı topraklarında neler olup bittiği konusunda Türkçede kapsamlı bir monografi yoktu. Bademin kitabı bu boşluğu doldurma konusunda önemli bir adım.

ARDAHAN’IN KÖYLERİNDEN

Dr. Badem, 1970’te Ardahan’a bağlı Hanak ilçesinin Vardosan (Yamaçyolu) köyünde doğmuş. Börk köyü nüfusuna kayıtlı yazarımız BÜ İşletme Bölümü’nden 92’de mezun olduktan sonra 1995-2000 yıllarında Kazakistan’da bulundu. Birmingham Üniversitesi Rusya ve Doğu Avrupa Çalışmaları Merkezi’nde yüksek lisans yaptı. Doktorasını da Kırım Savaşıüzerine yazdığı teziyle Sabancı Üniversitesi’nde 2007’de tamamladı. Bu tez Brill Yayınevi’nce 2010’da The Ottoman Crimean War (1853-1856)başlığıyla yayımlandı. Halen Okan Üniversitesi’nde ders veren yazarımız Kars’la ilgili araştırmalarında ise Rusya, Gürcistan ve Ermenistan’da bulunan çarlık arşivleri ile Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulduğu çeşitli dillerdeki kaynakları değerlendirdi.

Çoğunluğunun ilk kez yayımlanan arşiv belgelerinden oluşması kitaba özel bir değer katarken, Türkiye’den bir tarihçinin Ermenistan devlet (ulusal) arşivinde araştırma yapan ilk Türk araştırmacı olması da aynı değeri arttırıyor. 

İSTATİSTİK BİLGİLER

Kitap sayesinde öğrendiğimiz ve Rusçada Karsskaya oblast denilen Kars vilayetindeki sosyal yaşamının ayrıntılarına gelince...

Askeri yönetimin halkla ilişkileri, Çarlığın iskân politikası, toprak sorunu, ekonomi ve vergiler, yargı organları ve asayiş sorunları, yerel yönetim, bayındırlık ve ulaşım, eğitim, kültür ve sağlık bölümleri, ayrıntılı belgeler, resimler ve örneklerle anlatılıyor.

Buna karşın, Kale eteğindeki Osmanlı kentinin adeta yok edilişi; hatta surlarının da tahribine neden olan 1878 öncesi kent dokusunun hemen hiç önemsenmemesine yönelik bir değerlendirmeye ise kitapta rastlamıyoruz.

Bu önemli eksikliğe rağmen, özellikle toplumsal yaşamla ilgili zengin bilgiler mevcut... Kitabın tanıtım metninde deniyor ki: İstatistik tablolar o zamanki Kars vilayeti nüfusunun köy ve şehir bazında çok ayrıntılı bir şekilde milliyet, mezhep, yaş, cinsiyet, zümre, mülkiyet, meslek, okuryazarlık, okullaşma, medeni hal, arazi dağılımı, hayvan varlığı, taşıtlar, işletmeler vb. dökümünü veriyor.

Yazarın temel tezleri arasında, o dönemde Rusya’nın Ermeni milliyetçi hareketini tehlikeli bulması ve Ermenilerin Kars vilayetinde ağırlık kazanmasını engellemesi çok önemli bir saptama. Dr. Badem, bir zamanlar çok kültürlü bir yer olan Kars vilayetinin tarihini tarafsız bir biçimde yazmaya çalıştığını şu ifadelerle belirtiyor:

Tarihçinin kılıcının her iki yanı da keskin olmalı; yani herkese; örneğin hem Osmanlıya hem de Çarlığa karşı keskin olmalıdır... Ben burada Karsın renklerini oluşturan bütün kültürel, etnik ve dinsel gruplara karşı önyargısız ve tarafgirlikten uzak hareket etmeye çalıştım. Hiçbir grup için mağdurluklarla veya zaferlerle dolu ‘görkemli’ bir tarih yazmaya çalışmadım, sadece hakikati anlamaya çalıştım. Bunun için her kaynağa karşı mesafeli olmak ve eleştirel yaklaşmak gerekiyordu, ben de bunu yapmaya çalıştım.

İşte bu hassasiyet içinde oluşan 480 sayfalık kitapta 74 fotoğrafın, 52 belgenin ve 6 haritanın da bulunduğunu anımsatalım.

(Cumhuriyet)

Kitapla ilgili teknik bilgiler ve internet üzerinden sipariş şartlarını görmek için bu linki kullanabilirsiniz...

YORUMLAR 3
  • Musab Ziyad 15 yıl önce Şikayet Et
    Helal olsun Ruslara Cami bile yapmışlar(!). Yukarıda yer alan ve geniş caddenin görüldüğü resimde cami dikkatimi çekti.Onu da ruslar yapmıştır(!) Kitap kapağındaki resim ise meydandan alınış bir fortğraf.Ben Karsta 3 yıl yaşadım öyle geniş caddesi falan yok. ancak Ruslardan kalma doğa şartlarına uygun bina sayısı çok fazla.Hatta Askerlik yaptığım doğu kışlasındaki binalar Ruslardan kalma idi. Karsın soğuk ikliminde bizi korumuştu. Yorum yazan arkadaşlar biraz objektif olalım. Gerçekleri abartmayalım.
    Cevapla
  • hakanasil 15 yıl önce Şikayet Et
    dikkat. Biz şehir fethetmeyi ruslarda şehir inşa etmeyi biliyorlar. Eminim istanbulun başında 40-50 yıl rus belediye başkanları olsaydı. Menderes bile Vatan caddesini küçük yaptığı için utanırdı. üstteki resme baktınızmı yüz yıl önce ne kadar geniş bir cadde yapılmış. Caddelerin genişliği ile övünülürken biz malesef boynu bükük kalıyoruz. Başbakanın yerinde olsam istanbul SUR içini komple yıkar eski istanbul derdim o semtlere. Eski mimari ile yeniden inşaa eder sadece turizm e acardım.tabi chp AYM ye gitmezse
    Cevapla
  • nuri3334 15 yıl önce Şikayet Et
    Unutturulmak istenen resmi tarih. Bir çok okuyucı arkadaş, eminim ki Karsın 40 yıl boyunca Rus işgali altında kaldığını bilmiyordur. Okullarda öğretilmez çünkü. Benim eşim Karslı. Karsa sayısız kereler gittim. Türk-Osmanlı mimarisi namına çok az şey vardır Karsda. Ama Rus mimarisi şehrin hemen her yerinde kendini belli ediyor. Ruslar, ellerinde tuttukları 40 yıl boyunca (o günün şartlarına göre) oldukça önemli binalar ve şehircilik anlayışı kazandırmışlar.
    Cevapla
DİĞER HABERLER
Savaşta son dakika ateşkes gelişmesi! İran, ABD'nin teklifini reddetti
Meteoroloji'den hafta sonu uyarısı: Yağış ve çöl tozu yurdu etkisi altına alacak