A'dan Z'ye seri katiller ve özellikleri
Bayramda önüne geleni katleden bir grup medyada seri katil diye lanse edildi. Peki bu ne kadar doğru bir tanımdı. Gerçekten bu psikopat caniler birer seri katil sayılabilir mi?
'Bunlar seri katil falan değil' diyor yazar Serdar Turgut, bugünkü yazısında ve ekliyor: 'Kısa sürede çok sayıda insanı birbiri ardına öldüren insana otomatik olarak 'seri katil' denmesi bir hatadır. Bu nitelendirme gazete manşetinde şık dursa da durum bundan ibarettir'
Serdar Turgut'a göre, 'Bizde birbiri ardına insan öldüren iki hapçı, serseriden başka bir şey değildir. Hapla bulanan beyinleri, sistematik cinayet işleyecek düşünme gücüne sahip değildir. Eğitimsiz beyinleri, televizyonda gördükleri filmleri taklit ederek sokağa çıkıp amaçsız ve tamamen tesadüflere bağlı cinayet işlemeye ancak yeter. Bu zavallı halleriyle seri cinayet denilen olayın bile karizmasını bozmuşlardır.'
Bir seri katille birlikte yıllarca yaşadığı halde gerçeği fark edemeyen Elizabeth Kendall'ın The Phantom Prince, My Life With Ted Bundy adlı kitabını öneriyor okurlarına Turgut.
***
SERİ KATİLLERİN GENETİK KODLARI!
Konuyla yakından ilgilenen bir başka yazar ise Ertuğrul Özkök. O da yazısında seri katillerin psikolojisi üzerinde duruyor ve yurt dışından getirdiği üç kitaptan söz ettikten sonra, Türkçe kaleme alınmış bir kitaptan ilginç bir ayrıntı sunarak, seri katilliğin genetik bir kodlama olabileceğine dikkat çekiyor. (Aslında Özkök, konuya bu açıdan bakınca kimi din adamlarının 'Allah'ın gönderdiği bela' şeklindeki kaderci yorumları da dikkate değer hale geliyor. Bu babda konunun 'irticai' bir açılımı olabileceğine de dikkat çekmeyi ihmal etmeyelim dedik..)
Önceki hafta Sevil Atasoy’un 'Labirent' adlı kitabı yayınlandı.
Kitabın 162’nci sayfasında 'Çocuklar Öldürünce' başlıklı bir bölüm var.
İnsan niye öldürür?
Avery A. Sandberg isimli bir doktor, 1961 yılında, 44 yaşında ve 1.83 m. boyunda bir erkekte 'Jacop' sendromunu bulduğunu açıklar.
Bu bir 'süper erkek' belirtisidir.
İnsanın 23 çift kromozomunun biri, cinsiyetini belirler.
Kız çocukları anne ve babadan birer X kromozomu, erkekler ise annelerinden X, babalarından Y kromozomu alırlar.
Sandberg’e göre Jacop sendromlu erkekler, babalarından bir yerine iki Y kromozomu alır.
Böylece kromozom yapıları XYY olur.
Cezaevlerinde ve yüksek güvenlikli akıl hastanelerinde yatan erkeklerin çoğunda XYY kromozomuna rastlanır.
Ayrıca geçmişte 8 hemşireyi öldüren bir seri katilde de bu tür kromozom yapısına rastlanması, Jacop sendromunu, seri katillerin prototipi haline getirdi.
* * *
Daha sonraki yıllarda her 1000 erkekten birinin bu tür kromozom taşıdığı saptandı ve XYY töhmet altında kalmaktan kurtuldu.
Ama insanoğlunun 'katil doğanlar' klişesine uygun DNA yapısını arama çalışmaları bitmedi.
Buna son aday ise monoaminoksidaz A(MAO-A).
Üç gündür konuştuğumuz genç katilleri anlamak istiyorsanız, bu kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
(*) Sevil Atasoy: 'Labirent: Adli Bilimlerin Gizemli Dünyası', Doğan Kitap, 2006
***
İNSANIN POTANSİYEL GADDARLIĞI'NIN ZİRVESİ
Türkçe'de bu konuda yayınlanan ve insanın potansiyel gaddarlığının sınırsızlığını gösteren en ilginç kitap Fikret Topallı'nın Seri Katilleri.
Fikret Topallı’nın çoğu ABD’de işlenmiş seri cinayetlerden yola çıkarak hazırladığı bu tüyler ürpertici kitapta yer alan tüm olaylar gerçekten yaşandı; katiller, kurbanlar, tanıklar ve dedektifler, hepsi de gerçek kişiler... İçinde her türlü şiddeti barındıran bu gerçek hayat hikayeleri, hem polisiye türe özgü merak ve heyecan duygusunu hem de korku ve gerilim romanlarına has bir ürpertiyi yaşatıyor okuyucuya.
Ünlü kitap eleştirmenlerinden A. Ömer Türkeş, 'Ama kitabın yarattığı ürperti vaka anlatımlarından, cinayet ve ceset tasvirlerinden kaynaklanmıyor' diyor bu kitap için ve düşüncelerini şu şekilde açıklıyor: 'Ürperiyoruz, çünkü şahit olduğumuz cinayetler modern toplum hayatının sıradan bir parçası. Dehşet o hayatın görünürdeki rasyonelliğinin hemen yanı başında, daha doğrusu tam içinde. Anlıyoruz ki burjuva toplumunun huzurlu yaşamının izleyeni yanıltan bir akışı var. Sistemin bütün ideolojik aygıtlarıyla dillendirdiği huzur ve güven ortamı söylemi de, aslında tehlikeleri ve çatlakları saklamak çabasından başka bir şey değil.”
Kaan Aslanoğlu ise bu kitap için, 'İnsan denen türü en çirkin yönleriyle görüp irkilecek, ama aynı zamanda bilinçleneceksiniz. Basit suçlar işleyenlere artık fazla kızmayacaksınız belki, sıradan insanları ise sanırım daha çok seveceksiniz.” diye ilginç bir açılım getiriyor.
Kim ne derse desin, okuyan ne düşünürse düşünsün ama bu konuda Türkiye'de kaleme alınmış en etkili, en tüyler ürperten kitabın Seri Katiller olduğu tartışılmaz bir gerçek.
SERİ KATİLLERİN PSİKOLOJİLERİ
Seri katiller üzerinde önde gelen bir uzman olan Harold Schechter ile David Everitt'in birlikte hazırladıkları bir başka kitap, konunun tüm boyutları hakkında bilgi sunma konusunda hayli iddialı. A'dan Z'ye Seri Katiller Ansiklopedisi adlı bu kitabı okuyanlar, kan donduran gerçek suç hikayeleriyle tanışıyor, bir insanı seri cinayete, yamyamlığa, hatta vampirliğe kadar götürebilecek sebepleri öğreniyor.
Kitapta yer alan ilginç başlıkları şöyle:
Akıllılık Maskesi: Seri katil, psikopatların en ürkütücüsüdür. Sizi kendisinin dünyadaki en sorumlu, duyarlı, sevimli insan olduğuna inandırır. Fakat bu tamamıyla göstermeliktir. Kendi açgözlü arzularından başka hiçbir şeye aldırmaz. En temel insani duyguların -sevgi, vicdan, merhamet- onun duygusal yapısında yeri yoktur. 'Akıllılık maskesi'nin altında mutlak bir kötü vardır, ama bunu aklamakta o kadar başarılıdır ki, gerçek ve canavarca yüzünü görmek neredeyse imkansızdır.
Albert Fish: Albert Fish'e 'Amerika'nın Öcüsü' adı verilmiştir ve bunun da iyi bir nedeni vardır. Sevimli bir ihtiyar görünümü altına gizlenmiş bu korkunç yamyam tüm ebeveynlerin karabasanıydı: çocukları hoşlarına gidecek bir vaatle kandırarak ortadan kaldıran bir iblis.
Böbrek: bu hayati organın suç meraklıları için özel bir önemi vardır, çünkü tüm zamanların gelmiş geçmiş en ünlü seri katilinin vakalarında önemli bir yer tutar: Karındeşen Jack!
Charles Manson: Manson, cani manyaklar arasında en özel olanıdır. Kendisi asla bir silah ateşlememiş veya bıçak kullanmamıştır. Bunun yerine köle gibi onu takip eden ve en kanlı emirlerini yerine getirmeye hazır olan müritlerini kullanmıştır.
IQ: Gerçek hayatta hiçbir psikopat Dr. Hannibal Lecter'ın şeytani dehasına erişemez olsa da, seri katiller genelde zekidirler. FBI'ın özel ajanları profil çıkarma programına başladıklarında, seri katillerin IQ'larının normal üstü olduğunu görmüşlerdi. Normalin üstü zeka, bu psikopatların en korkulacak taraflarıdır; zira onların yalnızca kurbanlarını kolaylıkla avlamaları değil, aynı zamanda bazen polisten sonsuza kadar kaçabilmelerini de sağlar.
Üç Temel Davranış: Küçük bir çocuğun büyüdüğünde bir seri katil olup olmayacağını tahmin etmek imkânsız olsa da, suçbilimcilerin büyük tehlike işaretleri olarak gördükleri üç çocukluk belirtisi vardır. Bunlar: 1. Altını ıslatma, 2. Kundakçılık, 3. Sadist eylemler.
***
BU DA BİR SERİ KATİL KOMEDİSİ
En bu kadar moral bozucu ve ürpertici kitaptan sonra biraz kasılan yüz hatlarımızı gevşetmeye ihtiyaç olduğu tartışılmaz. Onun için de, bu yazıyı aylar önce yazıldığında sizlere günün kitabı olarak duyurduğumuz Katil'in Şeyi adlı güzelim mizah öyküsünü önererek bitirelim
Polisiye dünyamıza katılan en matrak özel dedektif Vedat Kurdel, bir seri katil komedisini konu alan 'Katil'in Şeyi' adlı eserin baş kahramanlarından. Aslında bir de ortağı var Vedat Kurdel’in. Ancak ikilinin akıl yanını temsil eden Tefo’nun pek öyle ünde vitrinde gözü yok. Vedat’sa işin bu yönünü sevdiği için, yaklaşık on yıl önce başlayan meslek yıllarından seçme parçaları hikaye etmeye karar vermiş.
On yıl öncesi bugüne karşılık geliyor. Çünkü Vedat Kurdel, 2015 yılında yazıyor polisiye romanlarını.
Çok şükür gerçek hayatta pek az karşılaştığımız 'seri katil'lerden yola çıkarak kurgulanan Katilin Şeyi, ABD kaynaklı bu toplumsal olguyu bizim toplumumuza adapte etmeyi başarıyor...
***
Konu hakkında adı zikredilmeden geçilmemesi gereken iki kitap daha var:
Jeff Povey'in Seri Katiller Kulübü konuya edebi açıdan yaklaşmayı tercih edenler için iyi bir tercih.
Aykırı yayınevinin anarşist çizgiden ödün vermeden aykırı tezleri gündeme getirdiğikitaplarından bir tanesi de bu konuda ilginç bir tez içeriyor: Frank Lentricchia, Jody McAuliffe imzalı 'Katiller, Sanatçılar ve Teröristler' adlı bu kitapta 'Acaba katiller, sanatçılar ve teröristlerin birbirlerine ihtiyacı mı var? Biri olmadan diğeri varlık koşullarını önemli ölçüde yitiriyor mu?' sorusuna yanıt aranıyor...
***
İyi okumalar, bu kitapları okurken farkında olmadan hava kararırsa sakın ürpermeyin, çünkü kapı ve camlardan gelen ses rüzgarın eseridir...
(Kitaplar hakkında ayrıntılı bilgi ve satış koşullarını öğrenmek için kitap kapakları veya isimlerini tıklayabilirsiniz)
(Haber7)