Çağan Irmak, Issız Adam ile de ağlatacak
Babam ve Oğlum ile milyonları ağlatan Çağan Irmak, “Issız Adam” filmiyle yine iddialı geliyor. Başrol oyuncuları film için “Biz ağladık. Sinemaseverler de ağlayacak” diyor
Filmin başrol oyuncularından Melis Birkan , film ve oyunculuğu hakkındaki soruları yanıtladı:
- Ben de ’Babam ve Oğlum’u izleyip ağlayanlardanım. Issız Adam’ı seyrederken ağladım Benim yanımdakiler de ağladı...
- Filmin final sahnesi hem hazırlanırken hem de çekerken en zorlandığım sahne oldu Filmde beni en etkileyen sahne ise Yıldız Kültür’le olan final sahnesi.
- Filmde kendimden kattığım veya benzerlik taşıyan anlar var Ama tam olarak şu ya da bu diyemem.
- “Issız Adam” ilk başrolümdü diyebiliyorum. Ben çok şanslıyım. Çağan’ın bana güvenmesi çok muhteşem bir şey... Beni arayıp bu rol için ’Sadece seni düşündüm ve seni istiyorum bu role’dedi. Bu çok güzel bir şey ve aynı zamanda çok ciddi bir şey. Çünkü Çağan ciddi anlamda omuzlarımıza bir yük bırakıyor. Bunun altında kalamazsınız. Zaten kaldığınız zaman kendi vicdanınızda rahatsızlık hissedersiniz. Keyifli bir set tabii ama bu yönetmenle alakalı oluyor. Çünkü yönetmenden bu herkese yansıyor. Çağan her şekilde yanımdaydı. Cemal Hünal’la iyi çalıştık. Gerçekten güzel bir proje oldu. Hani tadı damağımda kaldı derler ya.
- Film bana şans getirdi. Aşığım ve 1,5 aydan beri beraberiz. Hiç beklemediğiniz zamanda beklemediğiniz biriyle karşılaşırsınız. Benimki de aynen öyle oldu.
IRMAK’A ÖVGÜ
Filmde Ada karakterini canlandıran Melis Birkan, Barda filmindeki tecavüz sahnesiyle adından söz ettirmişti. “Issız Adam” filmindeki rolünün hakkını vermeye çalıştığını söyleyen Birkan, yönetmen Çağan Irmak’tan büyük destek gördüğünü söyledi.
Cemal Hünal: Sette çay taşıyordum...
ISSIZ Adam filminin Alper’i Cemal Hünal 32 yaşında... Sinemaya set asistanı olarak Alinur Velidedeoğlu’nun yanında başladığını söylüyor. Hem de çay taşıyarak. Sean Connery’a bile çay taşıdığını söyleyen Hünal, oyunculuğa uzanan ilginç öyküsünü anlattı:
- Babam aslında mimar olmamı istedi. Ben ise çocukluğumda çok maymun iştahlıydım.
- Daldan dala atlıyordum. Bir ara itfaiyeci bile olmayı istedim. Oyunculuğu düşünmüyordum.
- Londra’da sanat tasarım okurken annem telefon etti ve onun baskısıyla Alinur Velidedeoğlu ile tanıştım. Onun reklam çekimlerinde set asistanlığı yaptım. Sette çay götürüp getiriyordum.
- Çekimler Londra’nın en büyük stüdyosunda oluyordu. Yandaki stüdyoda Sean Connery’in çekimi vardı. Ona da çay verdim. Onu görünce ilk defa “keşke boyum 1.89 olsa” dedim.
- İstanbul’a döndüğümde bir ajansa kaydımı yaptırdım. Oyunculuk aklımda yoktu, istemiyordum. Hatta 2 yıl boyunca ajansa gelen dizi ve reklam tekliflerini reddettim. Bu yüzden beni ajanstan attılar.
- Sonra bir arkadaşım vasıtasıyla şu anki menajerimle tanıştım. Çağan Irmak’ın Ulak filminde rol almayı kabul ettim. Çağan Irmak bana “Aklımda bir aşk hikayesi var, sana anlatmak istiyorum senin yapacağını düşünüyorum” dedi. Ağustos başında bana bir mesaj atarak “Sana hayatının rolünü yazdım, hazır ol” dedi. Bu mesajı hala saklıyorum. Gerçekten hayatımın rolü.
(Vatan)