Şair Ali Haydar Haksal vefat etti

Şair ve Yazar Ali Haydar Haksal vefat etti. Bir süredir Siyami Ersek Hastanesi'nde tedavi gören Haksal, 75 yaşındaydı.

GİRİŞ 28.08.2026 11:10 GÜNCELLEME 28.08.2026 11:48

Son dakika haberi: Şair ve Yazar Ali Haydar Haksal vefat etti. Bir süredir Siyami Ersek Hastanesi'nde tedavi gören Haksal, 75 yaşındaydı.

ALİ HAYDAR HAKSAL KİMDİR? 

16 Mayıs 1951'de Bingöl'ün Kiğı ilçesine bağlı Hasköy'de doğdu. 

Öykü çalışmalarına lise yıllarında başlayan Ali Haydar Haksal, bazı yazılarında Yasir Vurgun ve Mahmut Mustafaoğlu mahlaslarını kullandı.

Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi İslâm Düşüncesi Anabilim dalında yüksek lisans yaptı. “Kur’an-ı Kerim’de Güzel Kavramı” üzerine tez hazırladı.

1987'de arkadaşlarıyla birlikte Yedi İklim dergisini kurdu. Milli Gazete, Yedi İklim, Hece, Kaçak Yayın ve Yönelişler gibi dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. 

Haksal ayrıca bir dönem Haber7'de de köşe yazarlığı yaptı.

Sesim Bana Yetmiyor adlı öykü kitabı ile Türkiye Yazarlar Birliği 1987 yılı hikâye, Yitik Yaşamın Güncesi adlı romanıyla Tuzla Belediyesi Roman Yarışması’nda 2.lik, Yazarlar Birliği İstanbul şubesince Sezai Karakoç ile ilgili çalışmalarından dolayı, 2013 yılı Ömer Seyfettin Hikâye yarışmasında Güneşe Koşan Adam öykü kitabı, 2014 yılında Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi tarafından Üstad Sezai Karakoç ile ilgili çalışmalarından dolayı yılın ödüllerini aldı. Yedi İklim dergisi 1989-1992 arası yayımına ara verdi. Haksal, 1992’den itibaren yayımını sürdüren dergide yazar ve genel yayın yönetmeni olarak çalışmalarını devam ettirdi.

Öykü, eleştiri, inceleme, deneme, roman, gezi ve araştırma türlerinde çalışmaları sürüyor. Baskıya hazır öykü kitapları ve çok sayıda, deneme, eleştiri, inceleme, araştırmaları bulunmaktadır.

ALİ HAYDAR HAKSAL, HAYATINI HABER7'YE ANLATMIŞTI

Şair, yazar ve yayıncı Ali Haydar Haksal, Haber7’ye verdiği röportajda ailesinin kitaplarla iç içe geçmiş hikâyesini, dedesinden kalan mirası, eğitim hayatını ve İmam Hatip okuluna uzanan yolculuğunu anlatmıştı. Haksal, ağabeyinin dönemin etkisiyle sosyalist olduğunu da ifade etmişti.

“KİTAP TUTKUSU DEDEMDEN, AİLEDEN GELİYORDU”

Haksal, öğrencilik yıllarından itibaren güçlü bir kitap tutkusu olduğunu söylemiş, bu ilgisinin dedesinden ve ailesinden geldiğini belirtmişti.

Dedesinin Diyarbakır medreselerinde yaklaşık 5-6 yıl eğitim gördüğünü, ardından İstanbul’a gelerek Şemsi Paşa ve Fatih medreselerinde öğrenim gördüğünü anlatmıştı. Medrese müderrisi olan dedesinin daha sonra yaklaşık bin ciltlik kitabıyla memleketine döndüğünü aktarmıştı.

Köyde bin cilt kadar kitabı vardı” diyen Haksal, çocukluk yıllarının bu kitapların arasında geçtiğini ifade etmişti.

DEDESİNE GÖNDERİLEN YASAK YAZISI

Haksal, 1927 yılında dedesine devlet tarafından resmi bir yazı gönderildiğini de anlatmıştı. Yazıda dini faaliyetlerde bulunmasının yasaklandığını belirten Haksal, bu süreçle birlikte dedesinin medrese hayatının sona erdiğini söylemişti.

1940 yılında dedesinin vefat ettiğini aktaran Haksal, dedesinin kitaplarının dağıtılmaması yönünde vasiyette bulunduğunu belirtmişti:

Kitaplarımı dağıtmayın, ailemden birisi bunlara sahip çıkacak.

“ANNEM HAMİLE HALİYLE SIRTINDA TAŞ TAŞIYORDU”

Haksal, babasının da eğitimci olduğunu ve köyde ilkokul açtığını anlatmıştı. Babasının, daha önce aileleri tarafından yaptırılan ancak 1930’lu yıllarda yıkılan camiyi yeniden inşa etmeye karar verdiğini söylemişti.

Babasının çevresinden destek görmemesine rağmen cami inşaatına başladığını belirten Haksal, annesinin de kendisine hamileyken inşaatta çalıştığını aktarmıştı.

Annem hamile haliyle sırtında taş taşıyor ve cami inşaatına devam ediyorlar. Hatta iskeleden düşüyor, iskeleden düşünce de bir hafta 10 gün yatakta kalmak zorunda kalıyor” demişti.

“OKUMAK İSTEDİM, ANNEM GÖNDEREMEDİ”

Babasının 1960 yılında vefat ettiğini anlatan Haksal, annesinin beş erkek çocukla kaldığını belirtmişti.

İlkokulu pekiyi dereceyle bitirdiğini ancak eğitimine devam edemediğini söyleyen Haksal, “Gitmek istedim, annem gönderemedi” demişti.

Daha sonra dayısının yanında Kur’an-ı Kerim dersleri aldığını aktaran Haksal, dedesinden kalan kitapların bir bölümünün dönemin müftüsü tarafından alınmasının ise hayatındaki önemli dönüm noktalarından biri olduğunu anlatmıştı.

Müftünün kendisinin İmam Hatip okuluna gönderilmesini tavsiye ettiğini belirten Haksal, beşinci yılında Elazığ İmam Hatip Okulu’na kayıt yaptırabildiğini söylemişti.

“İMAM HATİP’E GİDİŞİM HAYATIMI DEĞİŞTİRDİ”

İmam Hatip okuluna başladıktan sonra kitap okumaya daha fazla yöneldiğini anlatan Haksal, okul kütüphanesinin yanı sıra şehirden de kitaplar almaya başladığını ifade etmişti.

Şimdi o bir tutkuya dönüştü bende” diyen Haksal, 1973 yılında Milli Gazete’de ilk öyküsünün yayımlandığını ve bundan sonra sürekli okuyup yazdığını belirtmişti.

İmam Hatip okuluna gitmesinin hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu vurgulayan Haksal, şu ifadeleri kullanmıştı:

Şükrediyorum ki annem beni gönderememiş. Göndermiş olsaydı orada bambaşka bir insan olarak çıkacaktım. Ama tabii benim İmam Hatip okuluna gidişim benim hayatımı da değiştirdi. Sadece benim değil; kardeşlerimin, çevremin, ailemin hayatını da değiştirdi. Yani biz biraz aslımıza uygun bir şeyde kendimizi bulduk.

“ABİM ORTAOKULA GİDİNCE İYİ BİR SOSYALİST OLDU”

Haksal, ağabeyinin ortaokula gitmesinin ardından dönemin eğitim ortamından etkilenerek sosyalist bir çizgiye yöneldiğini de anlatmıştı.

Abim ortaokula gidince onu da anlatayım; iyi bir sosyalist oldu çıktı o dönemde” diyen Haksal, köy enstitüsü mezunu öğretmenlerin etkili olduğu ortamı şu sözlerle aktarmıştı:

Tabii o ortam, köy enstitüsü mezunları öğretmenler, hepsi marksist, ateist, solcu vesaire... Abim de öyle oldu.

Kendisinin ise İmam Hatip okuluna gitmesiyle farklı bir istikamete yöneldiğini belirten Haksal, bunun yalnızca kendi hayatını değil, kardeşlerinin ve ailesinin hayatını da değiştirdiğini söylemişti.

40 BİN CİLTLİK KÜTÜPHANENİN TEMELLERİ

Haksal, İstanbul’a yerleştikten sonra ticaret hayatına atıldığını, kazancının önemli bölümünü kitap almaya ayırdığını anlatmıştı.

Harçlığımın büyük bir bölümünü kitaba yatırıyorum. Şu anda şu kütüphaneyi oluşturan nüve öyle oluştu.” diyen Haksal, kütüphanesinde yaklaşık 40 bin cilt kitap ve 1500 çeşit dergi bulunduğunu ifade etmişti.

Kütüphanede yaklaşık 5 bin cilt Osmanlıca eser ve 350 civarında yazma eser bulunduğunu da aktarmıştı. Dedesinden kalan kitapların yaklaşık 500 kadarının halen ellerinde olduğunu ve bu eserlerin üzerinde “Seyyid İsmail Hakkı” mührünün bulunduğunu belirtmişti.

YEDİ İKLİM'İN KURULUŞUNU ANLATMIŞTI

Haksal, Mavera dergisinde 1980-1986 yılları arasında yazdığını, daha sonra arkadaşlarıyla birlikte dergiden ayrılarak yeni bir dergi çıkarmaya karar verdiklerini anlatmıştı.

Ersin Nazif Gürdoğan, Alim Kahraman, Mustafa Çelik ve Osman Bayraktar gibi isimlerle yaptıkları toplantıların ardından yeni derginin kurulmasına karar verildiğini söyleyen Haksal, “Yedi İklim” isminin Marmara İlahiyat Fakültesi'nde o dönem asistan olan İlhan Kutluer tarafından önerildiğini belirtmişti.

Derginin 1987 yılının nisan ayında yayın hayatına başladığını, iki yıl ve 24 sayı devam ettikten sonra ara verdiğini, 1992’den itibaren ise kesintisiz yayımlandığını aktarmıştı.

KAYNAK: HABER7
İbrahim Can Haber7.com - Haber Şefi
Haber 7 - İbrahim Can

Editör Hakkında

İbrahim Can, 1993'te İstanbul'da doğdu. İnternet haberciliği kariyerine 2011’de başladı. İki yıla yakın küçük ölçekli sitelerde çalıştıktan sonra, 2012'nin Ekim ayında yenisafak.com'a başladı. 6,5 yıl çalıştığı yenisafak.com'da Gündem, Eğitim, Hayat, Dünya, Spor ve Video kategorilerinde çalıştı. Bir süre akşam sorumluluğu yaptı. Son olarak Ana Sayfa Editörü oldu. 2019'un Haziran ayında Haber7'de Gündem Editörü olarak göreve başladı. Hem Haber7 hem de Yeni Şafak'ta kültür sanat, eğitim ve siyaset alanları başta olmak üzere birçok alanda özel haber, infografik ve video hazırladı. Hala Haber7'de Haber Şefi olarak çalışmalarına devam etmektedir.
YORUMLAR 26
  • İSMAİL 7 dakika önce Şikayet Et
    Allah rahmet eylesin
    Cevapla
  • misafir 8 dakika önce Şikayet Et
    Allah Teala Rahmetiyle mağfireti ile muamele eylesin. Mekanı cennet makamı ali olsun çok yazısından istifade etmiş idik
    Cevapla
  • Mustafa Akçil, 11 dakika önce Şikayet Et
    Allah rahmet eylesin, iz bırakanlardan bir yıldız daha.
    Cevapla
  • Misafir 19 dakika önce Şikayet Et
    Amin
    Cevapla
  • Kozanoğlu.. 27 dakika önce Şikayet Et
    Güle güle kıymetli yazarımız Ali Haydar Haksal Allah'tan rahmet diliyorum mekanın cennet olsun.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Rusya'dan vazgeçtiler! Türkiye merkezli bölgede yeni bir ittifak doğuyor
Bingöl'de hafif ticari araç uçuruma yuvarlandı: 4 ölü, 5 yaralı