'Haber bulamayanlara şaşırıyorum'

Moralhaber Net’in Yayın Yönetmeni ve Moral FM sunucusu Emrah İriç ile medya, radyoculuk ve internet haberciliğini yorumladı. İriç, (haber bulamıyorum' diyenlere şaşırdığını söyledi.

'Haber bulamayanlara şaşırıyorum'
'Haber bulamayanlara şaşırıyorum'
GİRİŞ 11.09.2007 14:39 GÜNCELLEME 28.01.2021 16:53

Meryem Aybike Sinan'ın haberi

Moral FM, yıllardan beri toplumumuza hizmet eden bir kültür radyosu. Radyo bünyesinde bir yıl önce Moralhaber.net sitesi de kuruldu. Günlük olayların ve haberlerin ayrıntılı biçimde okuyucuya sunulduğu sitesinin Yayın Yönetmeni ve Moral FM sunucusu Emrah İriç ile medya, radyoculuk ve internet haberciliği üzerine konuştuk.

SİNAN: Sayın Emrah İriç, Sizi ilk olarak Moral FM’de tanıdık. Derken Moralhaber.net’le adınızı anar olduk. Bu serüven nasıl başladı Emrah Bey? Önce radyo sonra internet. Ve niçin Medya?

İRİÇ: Önce ‘niçin medya’ sorusuna cevap vereyim. Çocuklara sorarsınız ya ‘büyüyünce ne olacaksın’ diye. Bana da sorduklarında ben hep ‘radyocu’ olacağım derdim. Öyle doktor, polis gibi hayallerim hiç olmadı. Medya daha doğrusu radyo, benim çocukluk aşkımdı. Annem anlatır, ben doğduğum sene köyümüze elektik gelmiş. O da mahalle meydanına… O vakitler köyde TV ile tanışan yok. 2-3 yaşlarımda tahta kaşığı alır onu mikrofon yapar konuşur, türkü söylermişim. Düşünün, hayatında hiç mikrofon görmemiş bir çocuğun bunu yapması şaşırtıcı değil mi? Bu merak bende taaa okul yıllarıma kadar devam etti. Hiç hayalimden çıkmadı.

SİNAN: Radyoculuğa ilk nasıl başladınız?

İRİÇ: İlk sesimi duyurduğum radyo kendi radyomdu. 92-93 yıllarında özel radyoların ilk yayın hayatına başladığı yıllarda elektronik meraklısı bir ağabeyim bana büyüklüğü el kadar bir verici verdi. Bu vericiyi kullanarak kendi mahallemize yayın verdim. Hiç unutamam bakkalı manavı eve gelir bu işi nasıl başardığımı görmek isterlerdi. Tabii bu çok sürmedi. Liseden mezun olduğum sene Fatsa’da yayın veren yerel bir radyoda ‘sen bugüne kadar neredeydin’ diye bağıran heybetli bir sesin izniyle ilk kez gerçekten ciddi ciddi radyoculuk yapmaya başladım. Bu başlangıçtan önce aynı radyoya 3 defa başvurmuştum ama orada çalışanlar her seferinde beni kapıdan çevirmişlerdi.

SİNAN: Haber sunuculuğuna da yerel radyolarda mı başladınız?

İRİÇ: Yerel radyolarda çalışırken haberciliğe pek ilgim olmadı. Moral FM’de Sırrı Er, Oktay Mahşer’le tanıştıktan sonra bende ciddi değişim oldu. Onlardaki haber aşkı bana da bulaştı. Nitekim kurumumda çalışan diğer ağabeylerin de desteği ile haber spikeri olduk.

SİNAN: Ya İnternet haberciliği?

İRİÇ: Radyoda haber sunmaya çalıştığım sıralarda internet siteleri arasında haber sitelerinin hızlı büyümesi beni de arkadaşlarımı da kurumumu da cezbediyordu. Bu alanda yer almak fikri ilk olarak ben ve Oktay Mahşer’indi. Bu fikrimiz genel müdürümüz tarafından da destek buldu ve 1 Eylül’de moralhaber.net kuruldu. İnternet medyasında yer almam böyle başladı diyebilirim.

SİNAN: Moralhaber.net sitesinin genel yayın yönetmenisiniz. Bir haber sitesini yönetmenin ne gibi zorlukları var? İnternet’in hızına nasıl yetişebiliyor musunuz? .

İRİÇ: Bizim ki gibi haber sitelerinin özelliklerinden birisi hızlı ve sürekli haber vermesidir. Bu manada haberi en doğru, en hızlı ve haber sitemizin düşünce iskeletine en uygun şekilde verebilmek için ekibimizin bu manada çok iyi yetişmiş olması gerekiyor. Esas zorluğu burada yaşadık. İnternetin hızına yetişmek mümkün değil. Ama en azından çok geride kalmamak adına yine ekibimizin ve dışarıdan bize destek verenlerin sayesinde çok da geri kalmıyoruz.

SİNAN: Gelecekte yazılı ve görsel medya, internet medyası karşısında, nasıl şekillenecek? Söz konusu basılı ve görsel medya bu internetin hızına nasıl yetişecek ya da kendini nerede konumlandıracak? Bu konuda neler düşünüyorsunuz?

İRİÇ: İnternet haber siteleri haberi yazılı olarak verdiği gibi görsel yönden zengin hale de getirdi. İnternet hızının artışı video haberlerde ciddi bir artış sağladı. Ben şuna inanıyorum: ‘Gelecekte basılı yayıncılık dergi tarzı hale gelecek. Köşe yazarlarının yorumcuların değeri artacak. Haber vermekten çok haberi yorumlama ve araştırma yazıları öne çıkacak.’

Farkındaysanız son dakika gelişmeleri internette anında yer alıyor. Basılı yayıncılıkta manşetler dünün eski haberleri aslında. O nedenle internet kesinlikle haber vermede hem basılı yayıncılığı hem de habere her an her yerde tekrar tekrar ulaşılabilmesi açısından TV haberciliğini geride bırakacaktır.

SİNAN: Emrah İriç, bir çok haber sitesi yayın yönetmeni olarak gelecekte neler yapmayı planlıyor? Bu işi yaparken yapamadığınız ya da eksikliğini duyduğunuz işler var mı? Habercilik gibi çabucak tüketilen bir alanda sıkıldığınız anlar oluyor mu?

İRİÇ: Haber sitemizi haber siteleri arasında daha güçlü daha saygın bir konuma getirmek, sitemize bir kez gelen kişinin ikinci kez geldiğinde kalıcı bir okur olmasını sağlamak şu an birinci amacım. Tabi bu arada gerçek işim olan radyoculuğuma yeteri kadar zaman ve fedakarlık ayıramıyorum. Bu beni zaman zaman çok üzüyor.

Bazen arkadaşlar iyi haber bulamamaktan yakınıyorlar. Ben internet gibi okyanuslardan da büyük bir havuzda ‘haber bulamıyoruz’ demenin yanlış olduğu kanaatindeyim. Apayrı bir dünya ve bu dünya içinde yaşadığımız dünya yeniden şekilleniyor.

SİNAN: Emrah İriç, nelerden hoşlanır?

İRİÇ: Benim esas mesleğim radyo. Ben spikerden daha çok bir sunucuyum. İyi bir radyo program yapımcısı ve sunucusu yaşadığı çevre başta olmak üzere her şeyden her yerden azıcık da olsa bilmek zorundadır. Genel kültürü kuvvetli olmalı. Diliyle iş yaptığı için, dilinin arkasını yani beynini iyi şeylerle doldurmalı ki o dil doğru ve güzel şeyler söyleyebilsin. Bu anlamda her müzik dinlemeyi ne kadar seviyorsam, fil izlemeyi, gezmeyi, yeni insanlar tanımayı, her gün başta siyasi köşe yazarları olmak üzere magazin yazarlarına kadar herkesi, her şeyi okumayı (göz ucuyla da olsa) çok severim.

SİNAN: İnternet’in Türk Dili üzerindeki yıpratıcı etkisinden söz ediliyor. Özensiz kaleme alınan metinler, okuma yazma bilen herkesin yazı yazmaya soyunduğu böyle bir ortamda nasıl koruyacağız Türk dilini? Bu hususta neler düşünüyorsunuz. Yazı ve haberleri siteye koyarken böyle bir kaygınız oluyor mu?

İRİÇ: Elbette. Bu kaygı hep var. Olmak zorunda. Ancak internette bu kaygıyı ne kadar taşısak da maalesef internette Avrupa ve Amerika’ya göre geriden geldiğimiz için internetin dili ağırlıklı ingilizcedir. Bu da dilimizi ister istemez yobazlaştırıyor. Önüne geçmek neredeyse imkansız. Ama biz bu kaygıyı taşıyor ve ekibimize bu hassasiyeti
aşılıyoruz.

SİNAN: Sizin bir de radyocu tarafınız var. Moral FM’in haberlerini sunuyorsunuz. Radyoculuk Türkiye’de nasıl gidiyor? Radyo ve dinleyicileri arasındaki köprüler sağlam mı? Bu köprüyü nasıl kurmalı?

İRİÇ: Bakın. TV seyircileri o TV’ye bağımlı değildirler. Ama radyo öyle değildir. Moral FM daha çok haber sundum ama geçmişte yerel ve bölgesel radyolarda özellikle gece programları yaptım. Canlı yayında hüngür hüngür ağlayanlar, intihardan dönenler oldu. Radyo başka bir dünya… Radyo dinleyici ilişkisi gerçekten çok gizemli ve sadakatlidir. Tabi bunda o radyonun kalıcı ve gelişen çizgisi de önemli.

SİNAN: Radyoculuk nasıl olmalı? Radyo sadece bir müzik kutusu mudur? Radyonun asli işlevi neler olmalı? Dinleyen radyodan neler bekliyor? Bu ihtiyacı görebiliyor mu yapımcı ve sunucular?

İRİÇ: Elbette müzik kutusu değildir. Ancak ezici bir çoğunluğa göre radyo en başta müzik için bir tercihtir. Müziği iyi kullanmak çok önemli. Müziğin arasını güzel sözlerle iyi seslerle doldurmak da çok önemli. Bence ülkemizde herkese hitap eden radyolar ve sunucular var.

SİNAN: Sanatalemi. net hakkında neler düşünüyorsunuz? Bir haber sitesi yayın yönetmeni olarak ne düşünüyorsunuz bu sanat sitesi hakkında? İhtiyacı karşıladığını düşünüyor musunuz?

İRİÇ: Sanatalemi.net internette bir ilki başardı. Sürekli güncellenen sitesinde, sanat haberleri vererek bir ilki başardı. Önemli bir boşluğu doldurduğu kanaatindeyim.

SİNAN: Gelecekte habercilik anlamında neler yapmayı planlıyor Emrah İriç? Özellikle mesleğinizle yapmayı planladığınız şeyler neler?

İRİÇ: Dünyamda olmayan habercilik son 2 yıldır ciddi anlamda hayatımın akışına işledi. İlk önce Moralhaber.Net’i hakkettiği yere taşımak istiyorum. Enerjimi daha çok buna harcıyorum. Bu arada da kalan zamanlarda sesimle haberciliğimi bütünleştiren projelerimi de hayata geçirmeye çalışıyorum.

SİNAN: Bir haber sitesinin yöneticisi olarak her gün okuduğunuz onlarca köşe yazısı ve içinde mutlaka enleriniz vardır. En beğendiğiniz beş köşe yazarının isminin sorsak hangi isimleri sayardınız?

İRİÇ: Benim en en en diyebileceğim yazarım demokrasi kahramanım dediğim Hasan Cemal. Ardından Mehmet Barlas, Mümtazer Türköne, Emre Aköz, Nuh Gönültaş, Mehmet Altan, Perihan Mağden ve Yavuz Bahadıroğlu sırasıyla ilk aklıma gelenler…

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Pastanede kanlı kavga! Gençlere bıçaklı saldırı kamerada
SDG'ye ağır darbeler: Suriye'de harita değişti, Rakka ve Deyrizor kurtarıldı