Şentop, Ayasofya'nın ibadete açılacağı tam tarihi açıkladı

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Danıştay'ın Ayasofya kararı sonrası değerlendirmelerde bulundu. Şentop, "Ayasofya ibadete açıldı, yönetim Diyanet'e verildi. Ayasofya önümüzdeki hafta cumaya kadar ibadete açılacak." dedi.

GİRİŞ 10.07.2020 17:16 GÜNCELLEME 10.07.2020 18:55
Bu Habere 13 Yorum Yapılmış

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Şentop'un açıklamaları şöyle;

Aslında Ayasofya cami olarak ibadete açılmış oldu. Cumhurbaşkanımızın yayınlanmış olduğu kararname ile kararın uygulanma usulüne dair bir işlem bu. Bununla da bizim camilerin yönetiminde olduğu gibi Ayasofya'nın yönetimi Diyanet İşleri Başkanlığı'na geçmiş oluyor.

"ONUN DÖNEMİNDE AÇILMASI ANLAMLI"

Ayasofya bizim kuşağımızın, bizden önceki birçok kuşağın ideallerinde cami olarak açılması gereken bir yapı olarak her zaman yer almıştı. Hedef, rüya olarak yer aldı. 'Zincirler kırılsın, Ayasofya açılsın' bizim gençliğimizin sloganıydı. O dönemin gençlik liderlerinden Cumhurbaşkanımız gayret gösteren bir kişiydi. Onun döneminde Ayasofya'nın açılması hakikaten anlamlı.

"DİĞER CAMİLERİN DE VAKFİYELERİ VAR"

Danıştay kararı birçok bakımdan, uluslararası hukuk bakımdan değerlendirmeler içeriyor. Ayasofya Fatih Sultan Mehmet tarafından kurulan bir vakıfta cami olarak kullanılmasına yönelik hüküm var. Diğer camilerin de vakfiyeleri var. Dolayısıyla bu amacın değiştirilmesi doğru değil. Bu konu sadece Türkiye'nin değil başka ülkelerin de mesela Kıbrıs'ta İngilizlerin yönetiminde aslına uygun kullanılması yönünde düzenlenmiş.

"İLLA MÜZE OLMASI GEREKMİYOR"

İç hukuk çerçevesinde vakfiyenin amacına uygun olarak kullanılmasıdır. Uluslararası hukukta dünya kültür mirasına yapı olmasıyla ilgili ülkelerin yaptığı açıklamalar var. Dünya kültür mirasına ait olan Sultanahmet, Şehdazedebaşı Camii de var. İlla dünya kültür mirasına dair olması için müze olması gerekmiyor. Bütün insanlık için değerli, kıymetli eserin korunması konusunda bir yaklaşım, bir delegasyon, Türkiye'nin de buna katılması. Uluslararası sözleşmelere göre belirleneceği anlamına gelmiyor. Egemenlik hakları, iç hukuktaki düzenlemelere göre bu işlerin yürütüleceğine dair hükümler var.

"BUNLARIN HEPSİ SİYASİ MÜLAHAZADIR"

Türkiye'nin buraları nasıl kullanacağına dair karar verme yetkisi var. Bu açıdan da bir problem yok. Bunların hepsi siyasi mülahazalardır, şahsi fikirlerdir. Ayasofya'nın İstanbul'un fethi ile kıymeti var. Büyük düşünür, şair üstad şair Sezai Karakoç'un metafizik yaklaşımı var. Ayasofya'nın yapılış tarihi ile hazreti peygamber aleyhisselamın doğum tarihi ile ilişki kurularak, onunla metafizik bir irtibatının bulunduğuna dair yaklaşım var. Bu anlayış günümüze kadar birçok düşünür, fikir adamı tarafından paylaşılmıştır.

"ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA CUMA GÜNÜ..."

Milletimizin gönlünde Ayasofya'nın cami olması yönünde bir karar vardır. Bu kararla uzun zamandır milletimizin içinde, kalbinde, gönlündeki hasret sona ermiştir. Milletimiz için hayırlı olsun. Başta Fatih Sultan Mehmet olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Danıştay'ı tebrik ediyorum, Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum. En kısa zamanda hazırlıklar biter. Önümüzdeki hafta içerisinde Cuma'ya kadar bu konuda adım atılır.

İBADETE AÇILDIKTAN SONRA İSMİNDE BİR DEĞİŞİKLİK OLUR MU?

Yo Hayır bu isimler yıllardır 1453’ten beri beş asırdan fazla bir zamandır bu isimler Ayasofya Cami olarak kullanılmıştır. Bu isimlerden bir rahatsızlık yok bizim kültürümüzde sadece isimlerden değildi Ayasofya'nın içerisinde biliyorsunuz ilk dönemlerden kalma birçok resimler var yapılan işlemeler var bunları kırk dökmemişlerdir camiye çevirdikten sonrada bunları da koruyacak bir şekilde üzerlerine örterek özellikler İbadet edileceğine namaz kılınacağında başka zamanlarda bir engel teşkil etmesin diye hareket edilmiştir nitekim üzerleri kazıldığında eski yapılar yapılanlar ortaya çıkmıştır.

Yani bizim anlayışımızda Bu anlamda bir devamlılık bir bütünlük vardır bir önceki Kültür unsurların hep kırıp dökme yok etme şeklinde bir şey olsaydı Avrupa'nın birçok ülkesinde olduğu gibi camilerin İspanya'da Portekiz'de tahrip edilmesi gibi birçok yerlerde bizde de eskiye dair hiçbir eser kalmazdı. Hem onları günün şartlarına ve ihtiyaçlarına göre kullanma yönünde muhafaza ederek koruyarak kullanma yönünde bir eğilim vardır.

Ayasofya müze olduğu için bugüne kalmamıştır müze olmasından çok önce beş aşıra yakın 482 sene cami olarak kullanılmıştır ve korunmuştur dolayısıyla korumanın şart müze olması değil cami olması bu korumayı sağlamak sağlayacak bir durum da yapının tarihi beş asırlık bir sürü örneği var gerekçesi var.

Teşekkür ederim arkadaşlar belki bu konuyla ilgili de bir açıklama ilave edeyim ki malumunuz bu durum evvelki gün tavrı Baro başkanlarını Genel kuruldaki görüşmeleri izleyebilmesi için Meclis'e girmeleri yönünde çeşitli Milletvekillerimizin talepleri vardı. Bununla ilgili olarak Baro Başkanların meclise girmesi yönüyle kararı ben de güvenlikten sorumlu arkadaşlara ilettim dün bu kendilerine de ifade edildi söylendi ama dün gelen birkaç Baro Başkanı oldu fakat Baro Başkanların tamamı gelmediler başka bir yerde beklemeyi tercih ettiler.

Bugün gelmeleri yönünde tekrar bu çağrılar kendilerine de yapılıyor söyleniyor eğer hiç duymayan varsa çok megafonla anons yapıyorlar kendileri ben de çekimler var videolar var. Burada ben de kendilerine buradan seslenelim Baro başkanlarımız Meclise herkesin girdiği gibi gelebilirler yani kimliklerini bırakarak giriş kartı alarak meclise girebilirler Genel kuruldaki görüşmeleri izleyebilirler. Bunun için Milletvekili arkadaşımızın arabasının içerisinde illegal tırnak içerisinde tırnak içerisinde illegal bir yoldan içeriye girmelerine gerek yok.

Yani kimlik vermeden kayıt yaptırmadan giriş kartı almadan girmelerine gerek yok hepimiz hukukçuyuz onlarında hukuk kurallarına meclisin içtüzük dahil yönetmelikleri ve kurallarına uyması lazım ha ben kendi kuralımı kendim kuralım burayı istediğim gibi istediğim şekilde girerim diyen varsa o zaman hukuk kuralları buradaki kurallar devreye girer. Buna gerek yok arabanın arkasında işte yere yatarak falan saklanarak girmelerine gerek yok kimliklerini bırakıp Baro Başkanları girebilir. Ama biz Baro Başkanları olarak sade girmek istemiyoruz işte biz 1000 tane daha avukat arkadaşımız var hep beraber gireceğiz. 1000 avukatla beraber buraya girmek burada Meclis çalışmalarını o zaman etkilemeye yönelik engellemeye yönelik bir faaliyet gerçekleştirmek anlamına gelecektir niyet bu şekilde yorumlanabilir buna gerek yok.

Konulmuş kurallar var Meclisimizin görüşlerini herkese açıklayabilir kulislerde milletvekillerimiz de görüşebilir buna bir mani bir durum yok. Komisyonda ilgili aşamada giriş yasağı vardı meclisimizde halen vardır giriş yasama Komisyon’daki şartları hepiniz gördünüz mecliste görev yapan arkadaşlarsınız. Orada en büyük komisyon salonumuz olduğunda ona rağmen milletvekillerinin yoğun katılımıyla gerçekleştiği için bu salgın şartlarında yapılan her işte milletvekillerimiz dahil herkes şikayetçi oldu.

Birde oraya ilaveten 80 Baro Başkanımız ve yeni katılırsam Barolar Birliği Yönetim Kurulu üyeleri vesayre oradaki bu çalışmaların sağlıklı bir şekilde yürütme imkanı yoktur.

Bir de komisyon çalışmalarına katılabilmek için içtüzüğe göre komisyon tarafından bir şahsın davet edilmesi gerekir 30.maddesine göre ise bazı arkadaşlarımızın tuhaf tuhaf cahil cahil açıklamaları var. Daha önce falan kişi falan komisyona gelmiştir falan konuşalım bırakın Adalet komisyonundan bu kanun görüşülürken gelen Barolar Birliği temsilcileri var nasıl geldiler. İçtüzük 30.maddeye göre komisyon istediği kişileri o görüşülen mevzuatla ilgili olarak davet ederek onlarla onların görüşlerini alabilir.

İç tüzük 30’a göre davet edilen kişi olsa onları buraya girişle ilgili olan o yasaklı onlar açısından da bir istisna teşkil ediyor ve girebiliyorlar. Dolayısıyla Baro Başkanlarıyla ilgili böyle bir talep eğer olmuş olsaydı komisyonun onların da o dönemde girme imkanı olabilirdi bu bir istisnası olurdu uygulamamızın anlatabiliyor muyum İçtüzüğe göre daha önce komisyonlara gelip bilgi verenler olmuştur Adalet Komisyonu'nda Barolar Birliği temsilcileri bir girmiştir ama bunlar Komisyon’un daveti ile olmuştur. Komisyon davet ettikten sonra 80 Baro Başkan olsa onlar da girebilirlerdi ama böyle bir davet yok. Birkaç kişi için davet yapıldı gelmediler.

Ama Genel Kurul bu anlamda müsait Genel Kurul arka tarafında ki izleyici locası dediğimiz kısım geniş bir kısım orta mesafe kurallarına uygun olarak oturmak takip edebilmek mümkün onun için burada bu sınırlamayı arkadaşlarımızla talebi üzerine biraz gevşetmiş olduk bunu da burada ifade etmek isterim. 

Teşekkür ederim arkadaşlar tekrardan hayırlı olsun Ayasofya'nın açılmış olması camia olarak.

ETİKETLER
TBMM
YAZDIR
YORUMLAR 13
  • mahmut 1 yıl önce Şikayet Et
    evet fethin sembolü olan <FETİH >camii yakışır bee..
    Cevapla
  • Ercan 1 yıl önce Şikayet Et
    Ayasofya Ayayorgi gibi Hristiyan ismi. Adı FETİH CAMII olmalı. Konstantinopolis'in Istanbul olması gibi.
    Cevapla
  • Abdullah Er 1 yıl önce Şikayet Et
    Bize bugünleri gösteren RABBİME SONSUZ ŞÜKÜRLER OLSUN
    Cevapla
  • Kasim 1 yıl önce Şikayet Et
    Allah'ımıza binlerce şükürler olsun, bizlere bugünleri gösterdiği için. Allah'ım milletin ve ümmetin lideri sayın Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan'dan razı olsun.
    Cevapla
  • NUR02 1 yıl önce Şikayet Et
    Elhamdülillah.15 Temmuzda açılması anlamlı ve güzel olur..
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Son dakika: Gezi Parkı davasında Kavala ile ilgili kritik gelişme!
ABD'nin fonladığı muhalif kuruluşların yeni listesi yayınlandı