Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP'ye sert sözler!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ülkede darbeciliğin ve cuntacılığın kitabını CHP yazmıştır" dedi. Erdoğan, Özel'e ise, "Ağzı bozuk, ruh hali bozuk, önüne gelene hakaretler savuran dahası hakaretlerinden yüzü dahi kızarmayan bir karakter" dedi.

GİRİŞ 01.04.2026 12:29 GÜNCELLEME 01.04.2026 13:26

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu. 

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

Öncelikle 2026 Dünya Kupası play off finalinde Kosova’yı mağlup ederek Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanan Milli takımımızı, 'bizim çocukları' canı gönülden tebrik ediyorum. Ay yıldızlı bayrağımızı 24 yılın ardından futbolun bu en büyük sahnesinde dalgalandıracak olan milli takımımıza önce Avustralya, Paraguay ve Amerika’ya karşı oynayacağımız grup maçlarında, daha sonra inşallah finale kadar gideceğimizi ümit ettiğimiz mücadelelerde şimdiden başarılar diliyorum. Bizim çocukların her zaman olduğu gibi ay yıldızlı formayı zaferden zafere taşıyacağına, aziz milletimizin göğsünü kabartacağına yürekten inanıyorum. Tüm sporcularımızın alınlarından öpüyorum.

İslam aleminin huzura kavuştuğu, Gazze'den Lübnan'a Sudan'dan Yemen'e İran'dan Körfez'e bölgemizin dört bir yanında barış rüzgarlarının estiği, bayramların bayram gibi yaşandığı o güzel günlere Rabbim hepimizi eriştirsin.

Genişletişmiş İl Başkanları Toplantımızda detaylarıyla anlattığımız Ramazan faaliyetleri dolayısıyla sizleri ayrı ayrı tebrik ediyorum. Yine kırmadan, dökmeden, ayrıştırmadan, tam tersine gönüller kazanarak yola devam edecek, milletimizin hayır duasına mazhar olabilmek için geceyi gündüze ekleyeceğiz.

86 milyonu kendimize kardeş, kalemdaş bilecek, kardeşlik hukukumuzun zedelenmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Ramazan Bayramımızın tekrar kutlu ve mübarek olmasını, barışa ve huzura vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ediyorum.

Aynı şekilde Türkiye başta olmak üzere ortak coğrafyamızda baharın müjdecisi olan Nevruz Bayramınızı tebrik ediyorum. 5-10 provokatörün kundaklama girişimlerine rağmen Nevruz'u herhangi bir taşkınlık yaşanmadan kutlanmasından duyduğum memnuniyeti bir kez daha dile getiriyorum. Nevruz'un da hayırlara vesile olmasını diliyorum. 

Bakınız burada samimi bir durum tespitinde bulunmak istiyorum. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz bölgemizin içinden geçtiği sancılı dönemde üslubumuza çok özen gösteriyoruz. Kırıcı olmamaya özellikle dikkat ediyoruz. Sükuneti elden bırakmıyoruz. 

CHP'YE TEPKİ: SÜKUTUMUZ EDEBİMİZDENDİR 

Ramazan-ı Şerif boyunca muhalefetin partimizi hedef alan sözlerini kimi zaman görmezden geldik, kimi zaman belki kendilerine çeki düzen verirler umuduyla hareket ettik. Mecbur kalmadıkça, iş çığırından çıkmadıkça sataşmalarına cevap vermedik. Etrafımız ateş çemberine dönmüşken, sınırlarımızın ötesinde füzeler uçuyorken bizi meşgul edecek her türlü siyasi tartışmadan uzak durduk. Şunu herkes bilsin ki sükutumuz atılan iftiraları sineye çektiğimizden değildi. Tam tersine edebimizdendi. Vaktimizi israf etmek yerine sadece işimize odaklandık. 

"DEVRİM NİTELİĞİNDE BU TEKNOLOJİYİ YAYGINLAŞTIRACAĞIZ"

Bugün bir kez daha açık açık söylemek isterim biz 23 yıldır olduğu gibi bugün de taş üstüne taş koymanın çabasındayız. Biz coğrafyamızın farklı köşelerinde akan gözyaşlarını silmenin, mağdurlara el uzatmanın derdindeyiz. Milletimiz için koşturmaya devam ediyoruz. Muhalefetin köpürttüğü sanal gündemlere takılmadan emin adımlarla yürüyoruz. Dün İletişim ve Haberleşme alanında ülkemizde yepyeni bir dönemi başlattık. Türkiye bugünden itibaren 5G teknolojisi ile tanışmış oldu. Ülkemizin rekabet gücünü artıracak, enerji ve üretimimi yükseltecek, dijital bağımsızlığımızı perçinleyecek 5G teknolojisini ülkemize kazandırmanın bahtiyarlığını yaşadık. 5G inşallah ülkemizi dijital dönüşümünün merkezine taşıyacak. Devrim niteliğindeki bu teknolojiyi yaygınlaştıracağız. İlk etapta yoğun trafik bölgelerinden başlayacak, bu teknolojiyi ülkemizin her köşesine taşıyacağız. Çok geniş bir dönemin kapılarını açacak 5G teknolojisinin bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum. 

"BİZİM VAZİFEMİZ ÜLKEMİZİ BÖLGEMİZDEKİ YANGINDAN KORUMAK"

Size ve tüm teşkilatıma altını çizerek ifade etmek isterim ki bizim gerçekten çok büyük sorumluluklarımız var. Bizim bölgemizdeki yangından ülkemizi korumak gibi bir vazifemiz var. Milletimizin huzurunu temin etmek gibi ağır bir mesuliyetimiz var. Bunları hiçbir zaman unutmayacağız. Hedeflerimizle aramıza kimsenin girmesine izin vermeyeceğiz.

"HADSİZE HADDİNİ BİLDİRMENİN KIRK YETİME KAFTAN GİYDİRMEKTEN ÜSTÜN OLDUĞUNU BİLECEĞİZ"

Muhalefetin çirkin tavırları nedeniyle bunu sizlere hatırlatma gereğinde bulunuyorum. Bu milletin gözünü boyayamazsınız, bu milleti kandıramazsınız, bu millete siyasi cambazlığı siyaset diye yutturamazsınız. 

Ana muhalefet partisinin Ramazan da bile ara vermediği, son günlerde iyice çirkinleştirerek sürdürdüğü saldırgan söylemlerini benim vatandaşım takip etmekte, bunlara hak verdiği notu vermektedir.

İçinden geçtiğimiz hassas dönemde öfkenin, nefretin, çatışma ve kavga dilinin siyaseti zehirlemesine göz yummayacağız. Gerektiğinde hadsize haddini bildirmenin kırk yetime kaftan giydirmekten daha üstün olduğunu da çok iyi bileceğiz.

"BU ÜLKENİN CUMHURBAŞKANINA DİL UZATMAK KİMSENİN HADDİ DEĞİLDİR"

Bundan zerre kadar şüphe duymadım ve duymuyorum. Ellerine geçirdikleri her fırsatı şahsımıza ve partimize yönelik bir hakaret senfonisine dönüştürerek unutmasınlar ki bizi ve partimizi değil, sadece kendilerini küçük düşürürler. Biz bu oyuna hiçbir zaman alet olmadık, olmayacağız. Bilhassa içinden geçtiğimiz hassas dönemde öfkenin, nefretin, çatışma ve kavga dilinin siyaseti zehirlemesine göz yummayacağız. Fakat gerektiğinde haddini bildirmenin, kırk yama kaftan giydirmekten daha üstün olduğunu da çok iyi bileceğiz.

Şimdi değerli kardeşlerim, bu ülkenin cumhurbaşkanına, bu ülkenin iktidar partisine çok seviyesiz şekilde dil uzatmak, çok çirkin ifadelerle hakaret etmek, ana muhalefetin başındaki zat dâhil kimsenin hakkı da değildir, haddi de değildir. 

"BU ÜLKEDE DARBECİLİĞİN VE CUNTACILIĞIN KİTABINI CHP YAZMIŞTIR"

Çünkü bu ülkede darbeciliğin ve cuntacılığın kitabını CHP yazmıştır. Türk siyasi tarihini açıp bakın, orada darbecilerle kol kola yürüyen CHP’yi görürsünüz. Orada puslu havalarda darbecilere mihmandarlık yapan CHP ile karşılaşırsınız. Orada üniversite öğrencilerinin kıyma makinelerinden geçirildiği yalanıyla darbeye ortam hazırlayan CHP’yi bulursunuz. Ülkemizde darbe geleneğini başlatan 27 Mayıs’ın baş aktörü CHP’yi görürsünüz. 12 Mart muhtırasının arkasında CHP’nin silüeti vardır. 12 Eylül darbecilerinin ilham kaynağı aynı şekilde CHP ideolojisidir. 28 Şubat’ın müsebbibi en az devrin vesayetçileri kadar CHP zihniyetidir. 3 Kasım 2002’den beri Türkiye demokrasisini hedef alan provokasyonların tamamında CHP’nin parmak izi vardır. 27 Nisan bildirisi öncesinde toplumu ve siyaseti geren CHP’dir. Gezi olaylarında sokak darbesine yeltenenlerin sırtını sıvazlayan CHP’dir. 17-25 Aralık darbe teşebbüsünde darbecilere çanak tutan CHP’dir. 15 Temmuz ihanetine kontrollü darbe iftirası atarak darbecileri aklamaya çalışan yine CHP’dir. Kimse kusura bakmasın ama Türkiye’nin siyasi terimler sözlüğünde darbeci ve cuntacı sıfatının karşısında CHP yazar. Darbecilik CHP’nin karakteridir, ruhudur, kimliğidir. Darbeye ve darbecilere destek vermek CHP’nin, unutmayın, milli sporudur.

Bakınız burada CHP’nin darbe sever karakterini gözler önüne seren son derece ibretlik bir anekdotu sizlerle paylaşmak istiyorum. Özellikle CHP’nin sokaklarımızı ateşe vermek için öne sürdüğü gençlerimizin bu hatıratı çok ama çok iyi dinlemesini kendilerinden rica ediyorum. Bakın sevgili genç arkadaşlarım bir gün merhum Jandarma Yüzbaşı Ahmet Er’in yolu Davutpaşa Kışlası’na düşer. Darbenin ayak sesleri işitilmektedir. Niyeti arkadaşı Binbaşı Orhan Erkanlı’yı ziyaret etmektir. Daha sonra CHP sıralarında milletvekilliği yapacak olan Erkanlı, Davutpaşa’da tank tabur komutanıdır. Ahmet Er, iki sivil ile görüşme hâlinde olan Erkanlı’nın odasına girer. Odaya girince içeride bulunan iki yabancı bir anlık şaşkınlık yaşar. Binbaşı Erkanlı hemen duruma müdahale eder, onlara döner ve “Yüzbaşım yabancı değil, devam edin.” der. Bunun üzerine sivil şahıs konuşmaya, daha doğrusu Erkanlı’ya bilgi vermeye devam eder. “Efendim Saraçhane’de iki grubu birbirleriyle çatıştırdık. Kavga bütün şiddetiyle devam ediyor. Başka bir emriniz var mı?” diye de ekler. “Teşekkür ederim, böyle devam edin.” diyen Erkanlı bir süre sonra onları yolcu eder. Ahmet Er, şaşkınlıkla “Binbaşım, bu adamlar kimdir?” diye sormaktan kendini alamaz. Erkanlı’nın cevabı oldukça manidardır. “Bunlar Halk Partisi milletvekilleridir.” Bu duruma Ahmet Er, “Memleketin genç evlatlarını birbirlerine kırdırıyorlar. Bu ne haince iştir.” sözleriyle tepki gösterir. Erkanlı ise olaya “Öyle bakma, onlar ihtilale zemin hazırlıyor.” karşılığını verir.

"CHP’NİN GENLERİNE İŞLEMİŞ DARBECİ ZİHNİYETİ DEĞİŞMEZ"

Evet, işte CHP budur. CHP zihniyeti budur. CHP’nin demokrasiye, CHP’nin milli iradeye, gençlerimize bakışı budur. Kardeşlerim, bunların nazarında gençler kimi zaman darbelere ortam hazırlamak, kimi zaman yolsuzlukları aklamak için kullanılıp atılacak bir sarf malzemesidir. Tekrar söylüyorum. CHP bu ülkede darbeciliğin vücut bulmuş, somutlaşmış, tecessüm etmiş hâlidir. Nasıl tenekeyi sarıya boyamakla altına dönüşmezse CHP’nin genlerine işlemiş darbeci zihniyeti de değişmez. Eğer değişirse geriye CHP diye bir yapı kalmaz.

"AĞZI BOZUK, RUH HALİ BOZUK BİR KARAKTER"

Çok değerli kardeşlerim, karşımızda ne kalibremize, ne kalitemize ne de sıkletimize uygun bir siyasi rakip var. Maalesef ana muhalefet partisinin genel başkanlık koltuğunda ağzı bozuk, ruh hâli bozuk, önüne gelene hakaretler savuran, dahası hakaretlerinden yüzü dahi kızarmayan bir karakter bulunmaktadır. CHP’li vatandaşlarımızın da giderek pervasızlaşan bu söylemlerden, bu akıl ve ahlak tutulmasından rahatsızlık duyduğunu çok iyi biliyoruz. Ben bu seviyesizliği hiç kimseye değil, aziz milletime şikâyet ediyorum, aziz milletime havale ediyorum.

"BELEDİYE KAYNAKLARI CHP’Lİ BAŞKANLARIN HANI DEĞİLDİR"

Burada CHP’nin başındaki zata sadece şu hatırlatmayı yapmak istiyorum. Kabahat samurdan kürk olsa kimse üstüne almazmış. Bunu anlıyoruz. Siz de bugüne kadar yoldan geçen vatandaştan, havada uçan kuşa kadar ilgili ilgisiz herkese suç attınız, kabahat buldunuz, günah keçisi ilan ettiniz. Ama bir gün olsun “Hırsızın hiç mi suçu yok?” sorusunu sormadınız. Özellikle biz dik durduk. Yolsuzluğu ihbar edenlerle, rüşvet verdim diyenlerle uğraştığınız kadar rüşveti alanlarla, yolsuzluk yapanlarla, esnafı haraca bağlayanlarla, belediyeleri arpalığa çeviren karakter fukaralarıyla uğraşmadınız. Kusura bakmayın. Fakat bu ülke CHP’nin hanı yağması değildir. Belediye kaynakları CHP’li başkanların hanı değildir. Dolayısıyla hiç kimse size “Yiyin efendiler yiyin. Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin.” demez, diyemez, demeyecektir.

Türkiye Cumhuriyeti’nde kimsenin suç işleme, yolsuzluk yapma, milletin emanetine ihanet etme ayrıcalığı yoktur. Üstünlerin hukukunun egemen olduğu günler eski Türkiye’de kalmıştır. Çalanın, çırpanın, soyanın yanına kâr kaldığı günler artık geride kalmıştır. Daha önce defalarca söyledim, bugün tekrar ifade ediyorum. Biz bu sürecin tarafı değiliz. Sadece milletimiz adına hakkın yerini bulmasının takipçisiyiz. Bunun da hukukun temel ilkeleri çerçevesinde yapılmasını arzu ediyor, adil ve tarafsız bir yargılamayla gerçeklerin ortaya çıkarılmasını, suçu sübut bulanlardan hukuk önünde hesap sorulmasını, adaletin tecellisi ile birlikte Türkiye’nin safralarından kurtulmasını istiyoruz.

 "SAVAŞ, TEHDİT VE TEHLİKE DÜZEYİNİ ARTIRARAK DEVAM EDİYOR"

Aziz milletim, değerli milletvekilleri, bölgemizde 28 Şubat’ta başlayan ve bir ayını dolduran savaş, tehdit ve tehlike düzeyini artırarak devam ediyor. Önceliğimiz ülkemizin bu fırtınalı dönemi kazasız belasız atlatmasıdır. Türkiye’yi bu yangının uzağında tutmakta kararlıyız. Hükümet olarak muhalefetin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden, temkinli, itidalli, dengeli ve rasyonel bir zeminde bu süreci yönetiyoruz. İçişleri Bakanımız, İslamabad’da düzenlenen Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan dışişleri bakanlarının bir araya geldiği dörtlü toplantıya iştirak etti. Toplantıda endişelerimizi ve savaşı durdurmak için atılabilecek müşterek adımları dile getirdik.

KAYNAK: HABER7
Ayşe Çolpan Tan Haber7.com - Editör
Haber 7 - Ayşe Çolpan Tan

Editör Hakkında

1990 yılında İstanbul’da doğdu. Meslek hayatına Aydın Doğan Anadolu İletişim Meslek Lisesi’nde Gazetecilik bölümü okuyarak başladı. İlk stajını Hürriyet Gazetesi’nde yaptı. Üniversiteyi ise İstanbul Üniversitesi Radyo Televizyon Yayımcılığı bölümünde tamamladı. 2009 yılında Milliyet Gazetesi’nde internet haberciliğine başladı. 15 senelik kariyerinde çok sayıda gazete, haber portalı ve televizyon bulunmaktadır. Meslek hayatına Haber7.com’da “Gündem Editörü” olarak devam etmektedir. Evli ve 2 çocuk annesidir.
YORUMLAR 31
  • Akil Adam 11 dakika önce Şikayet Et
    Ya MUZİL Ya CEBBAR Ya KAHHAR zikirlerini bolca tesbih edip dua ile gönderelim gerisini ALLAH (c.c) halleder ... !
    Cevapla
  • Engin 28 dakika önce Şikayet Et
    Özgür özel tamamenngaza gelen küçük eniste.. Onunda daha neleri çıkacak bakalım.
    Cevapla
  • Ali 29 dakika önce Şikayet Et
    Zihniyet bozuk ağzı bozuk olmuş çok mu Reis
    Cevapla
  • Misafir 32 dakika önce Şikayet Et
    Hey Maşallah. Dünya Devlet Başkanım RTE Selanik Yahudisi 0zgur e hattini bildirmiş.
    Cevapla
  • Misafir 33 dakika önce Şikayet Et
    Ben, halâ anketlerde chp ye yüzde 30 dan fazla oy nasıl çıkıyor hayret ediyorum. Bu millet bu kadar da mı sapıtmış yaa...
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Son dakika... Trump: ABD'yi NATO'dan çıkarabilirim
Dünya Kupası'na katılan tüm ülkeler! İşte gruplar