Otelden 40 yaş küçük sevgili çıktı, CHP'den 'ihraç' çıkmadı: Kararlar kişiye 'özel'
Siyasi kulislerde ve basına yansıyan analizlerde, parti yönetiminin bu sessizliğinin arkasında yatan temel nedenin "itiraf zinciri" korkusu olduğu belirtiliyor.
- CHP’li bazı belediyelerde ortaya atılan yolsuzluk, taciz ve şantaj iddialarına rağmen parti yönetiminin disiplin süreçlerinde tutarsız davrandığı öne sürülüyor.
- Kulislerde bu durumun, soruşturma altındaki isimlerin “itirafçı” olup parti içindeki daha geniş ağları ifşa etme ihtimalinden kaynaklandığı iddia ediliyor.
- Farklı şehirlerdeki vakalarda benzer şekilde net yaptırımların uygulanmaması, kamuoyunda çifte standart ve etik zafiyet eleştirilerine yol açıyor.
HABER7 - ÖZEL
Son dönemde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yönetimindeki bazı belediyelerde patlak veren yolsuzluk, rüşvet, şantaj ve taciz skandalları, parti genel merkezinin kriz yönetimi ve etik ilkelerini ciddi şekilde tartışmaya açtı.
Uşak, Bolu, Giresun, Antalya ve Bursa'ya uzanan ağır iddialar karşısında CHP yönetiminin sergilediği tutarsız refleksler, kamuoyunda "parti içi ifşaat korkusu" olarak yorumlanırken, olaylara ilkesel değil, tamamen konjonktürel ve kamuoyu baskısına dayalı bir yaklaşım sergilendiği eleştirilerini beraberinde getirdi.
DİSİPLİN SÜRECİ "İTİRAFÇI" KORKUSUYLA KİLİTLENDİ
Kamuoyuna yansıyan ve adli soruşturmalara konu olan ağır suçlamalara rağmen, CHP yönetiminin söz konusu isimler hakkında ihraç dahil net bir disiplin adımı atmakta zorlanması siyasi kulisleri hareketlendirdi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetiminin, yargıya intikal eden bu süreçleri genellikle "siyasi operasyon" söylemiyle geçiştirmeye çalışması dikkat çekiyor.

Siyasi kulislerde ve basına yansıyan analizlerde, parti yönetiminin bu sessizliğinin arkasında yatan temel nedenin "itiraf zinciri" korkusu olduğu belirtiliyor.
İddialara göre genel merkez, soruşturma geçiren isimlerin konuşması, itirafçı olması ve parti içindeki diğer aktörlerin kirli çamaşırlarının veya daha büyük yolsuzluk ağlarının ortaya dökülmesi endişesiyle disiplin süreçlerini askıya almış durumda.
YALIM'DAN GENEL MERKEZ'E: "BİLDİĞİM HER ŞEYİ ANLATIRIM"
CHP yönetiminin çifte standartlı tutumu, özellikle Uşak ve Bolu belediyelerindeki soruşturmalarda belirginleşti.
Yolsuzluk ve rüşvet suçlamalarıyla tutuklanan Uşak'ın görevden uzaklaştırılmış CHP'li eski Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın (57) dosyası çarpıcı detaylar barındırıyor.
Evli ve üç çocuk babası olan Yalım'ın, 21 yaşındaki bir belediye çalışanıyla otel odasında gözaltına alındığı kayıtlara geçerken, soruşturma kapsamında genç kadına lüks bir ev aldığı, bir başka kişiye 1,5 milyon TL değerinde otomobil hediye ettiği ve pavyon çalışanlarını belediyede işe yerleştirerek SGK primlerini belediye bütçesinden ödettiği ortaya çıktı.

Bu ağır tabloya ve oluşan büyük toplumsal tepkiye rağmen CHP yönetimi disiplin sürecini başlatmakta uzun süre direndi.
Artan baskılar sonucunda Yalım disipline sevk edilse de süreç henüz sonuçlandırılamadı.
Üstelik Yalım'ın, "CHP benim arkamı kollamazsa bildiğim her şeyi anlatırım" şeklindeki sözleri, genel merkezin neden çekingen davrandığını gözler önüne serdi.
ÖZCAN'A 'ÖZEL' SAVUNMA: "MESAJLAR ONUN TELEFONUNDAN ÇIKMAMIŞ"
Öte yandan, Bolu'da "icbar suretiyle irtikap" (zorlayarak rüşvet alma/çıkar sağlama) suçundan tutuklu bulunan eski Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın dosyasında ise parti yönetimi tamamen savunmacı bir refleks gösterdi.
İddianameye göre Özcan, kendisinden 20 yaş küçük belediye çalışanı Öznur Çağalı ile, genç kadının eski sevgilisinin baskısı altında olmasından faydalanarak ilişki yaşadı. Özcan'ın Çağalı'ya cinsel içerikli mesajlar attığı ve bu yazışmaları yaymakla tehdit ederek şantaj yaptığı iddialarına rağmen CHP yönetimi herhangi bir disiplin süreci işletmedi.
Aksine, CHP Lideri Özgür Özel'in "Mesajlar onun telefonundan çıkmamış" şeklindeki savunması, iddiaların ciddiyetle ele alınmadığı yönünde kamuoyunda büyük tepki topladı.
16 YAŞINDAKİ ÇOCUĞU TACİZ EDEN BELEDİYE BAŞKANINI "DİK DUR EĞİLME" DİYE SAHİPLENDİLER
Parti içindeki tutarsızlığın en acı sonuçlarından biri ise Giresun'da yaşandı. Tutuklanarak Görele Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Hasbi Dede'nin, bir belediye çalışanının 16 yaşındaki kızı Tuana'ya WhatsApp üzerinden taciz içerikli mesajlar gönderdiği ortaya çıktı.
Skandalın patlak vermesinin ardından adliye önüne gelen bazı CHP'lilerin Dede'yi "Dik dur! Eğilme!" sloganları ve alkışlarla karşılaması vicdanları yaralarken, parti yönetiminin sürece müdahalesi de tartışma yarattı.
Basına yansıyan bilgilere göre, CHP'li kadın milletvekili Elvan Işık Gezmiş bizzat devreye girerek mağdur aileden şikayetlerini geri çekmelerini talep etti.
Sürecin en trajik detayı ise, tacize uğradığı belirtilen 16 yaşındaki Tuana'nın geçtiğimiz hafta şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmesi oldu.
Bu vahim tabloya rağmen CHP yönetiminin kamuoyunu tatmin edecek kurumsal bir adım atmaması, "parti içinde taciz ve etik ihlaller konusunda tutarlı bir politika bulunmadığı" eleştirilerini zirveye taşıdı.
"KONUŞABİLİRİM" DİYEN BÖCEK'E "ARKADAŞIMIZ ESİR" GÜZELLEMESİ
Skandalların sadece yerel düzeyde kalmadığı, parti üst yönetimiyle olan parasal ve siyasi ilişkiler ağına da uzandığı iddia ediliyor.
Görevden alınan Antalya'nın CHP'li eski Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in, Konyaaltı Belediye Başkanlığı döneminde Melek Kurukama ile yasak ilişki yaşadığı ve kendisine ev ile araba alarak maddi destek sağladığı iddiaları kayıtlara geçti.
Ancak bu vakada Özgür Özel'in Böcek'i "Arkadaşımız esir" söylemiyle savunmasının arkasında yatan nedenin oldukça farklı olduğu öne sürülüyor.
Kulis iddialarına göre Böcek, adaylık sürecinde Özel'e Manisa'da bir benzinlikte yüklü miktarda para verdi. Böcek'in bu durumu anlatarak "itirafçı" olmayı değerlendirdiği, parti yönetiminin de bu ifşadan korktuğu için ihraç sürecini işletemediği ifade ediliyor.
"HELAL OLSUN" DEDİĞİ BOZBEY GÜVENLİKÇİNİN EŞİYLE EVLENDİ
Benzer bir devasa iddia ise Bursa'dan geldi. 16 milyar TL'lik dev bir yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan görevden uzaklaştırılıp tutuklanan CHP'nin eski Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in dosyasına özel hayatına dair detaylar da girdi.
İddiaya göre Bozbey, Muhittin Böcek'in özel ricası üzerine, güvenlik görevlisi Y.Ö. ile evli olan Seden Baştimur'u belediyede işe aldı. İlerleyen süreçte Bozbey ile Baştimur arasında başlayan ilişkinin ardından her iki isim de eşlerinden boşanarak evlendi.
Özel, geçtiğimiz günlerde CHP Grup Toplantısı'nda yaptığı açıklamada Bozbey'i savunarak, "Mustafa Bozbey'in duruşundan da o kadar övünüyoruz. Helal olsun diyoruz" demişti.
-
niksarlı 16 dakika önce Şikayet EtCHP tam çamura saplandı kurtuluş yok çırpındıkca batıyor...Beğen
-
Aksin 17 dakika önce Şikayet EtGeriye dönük aracın nerden ne zaman kaç km geriden kaç saat/ dk da kaza yerine ulaştığını bulmak çok zor değil kaza mı cinayet mi. Kesinlikle belli olur savcılar olayı aydınlatmalıBeğen
-
Dede1453 22 dakika önce Şikayet EtBuda yerel Epstein mı? Eline diline beline sahip olcaksin hep söylerim.Beğen
-
ahmet 22 dakika önce Şikayet Etözgür özel ualıma gebe yalım bütün kirli çamaşırlanı atar ortaya delikanlıysa ihraç etsinBeğen Toplam 1 beğeni
-
Kamal 26 dakika önce Şikayet EtHala anlamadınız mı? Mesele başka. Yeter ki tayyip gitsin. Yoksa arzı mevud gerçekleşmez.Beğen Toplam 1 beğeni




