1915 olayları belgelerle anlatılacak
Gelecek yıl 100. yılına girecek olan 1915 olayları, içerisinde akademisyenler, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve siyasetçilerin yer alacağı büyük bir projeyle dünya kamuoyuna anlatılacak.
Gelecek yıl 100. yılına girecek olan 1915 olayları, içerisinde akademisyenler, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve siyasetçilerin yer alacağı büyük bir projeyle dünya kamuoyuna duyurulacak."Karabağ Meselesi Örneğinde Bölgesel Anlaşmazlıkların Olumsuz Sonuçlarının Çözümlenmesi" başlıklı proje kapsamında, 1915 olayları ilk defa tarihsel belegelerle ele alınacak.
Pojenin tanıtım konferansı olan "Karabağ Sorunu; Nereden Nereye" başlıklı çalıştay 20 Ocak'ta Ankara'da düzenlenirken, başkanlığını Safi'nin yürüttüğü Avrasya Sivil Toplum İşbirliği Derneği ve Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği (Eko Avrasya) yürüttüğü bu projeye Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Sivil Toplum Kuruluşlarına Devlet Desteği Şurası ve Azerbaycan'ın Ankara Büyükleçiliği destek verecek. Projeye Ermeniler tarafından gerçekleştirilen Hocalı katliamı nedeniyle yine sembolik bir gün olan 26 Şubat'ta, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinde başlanacak. Programa, Abdullah Gül Üniversitesi, Adana, Mersin, Trabzon, Giresun, Konya, Erzurum, Erzincan ve Yozgat'ta bulunan üniversitelerle devam edilecek.
KKTC, Almanya ve Hollanda'da projenin yurtdışı ayağı yürütülürken, konferanslarda görev alan akademisyenler, siyasiler ve STK temsilcileriyle program sonunda iki günlük bir kamp yapılacak. Burada somut çözüm önerileri görüşülecek va hazırlanacak rapor bir kitap haline getirerek bilim çevreleri ve uluslararsı kamuoyu ile paylaşılacak.
"PROJENİN AMACI ULUSLARARASI KAMUOYUNU AYDINLATMAK"
Projeye ilişkin AA muhabirinin sorularını cevaplayan AK Parti İstanbul Milletvekili ve Avrasya Sivil Toplum İşbirliği Derneği Başkanı İsmail Safi, projenin hedefinin uluslararası kamuoyunu aydınlatmak olduğunu belirtti. Safi, "Asırlık bir mesele olan sözde Ermeni soykırımına karşı Türkiye'nin tezlerini güçlendiren bu projeyi önemli kılan, ilk defa uzmanlar tarafından arşivlerden derlenen bilgilerle ele alınmasıdır" dedi.
Mevcut çalışmaların zamanla güncelliğini yitirdiğine işaret eden Safi, "Bu programda ortaya konulacak öneriler, uygulanabilir, gerçekçi öneriler olacak. 100 yıl önce gerçekleştiği veya gerçekleşmediği veya nasıl gerçekleştiği tam olarak ortaya konulamayan bir mesele... Yaşayan şahitleri de olmadığı için elimizde tek kalan Osmanlı ve Rusya'nın Moskova'daki belgeleridir" diye konuştu.
Tarihi belgelere bakılmaksızın mesnetsiz iddialar yöneltildiğine dikkati çeken Safi, Türkiye'nin isteğinin, bu meselenin tamamen tarihçilere bırakılması olduğunu ancak karşı tarafın buna yanaşmadığını vurguladı.
Belgeler incelendiğinde, söz konusu sözde soykırımın yaşandığına dair bir belge olmadığının altını çizen Safi, "Rusya'daki belgeleri yerinde inceleyen arkadaşlarımız, bu belgelerde soykırım yaşandığına dair hiçbir bilgi bulamadılar. Tarihi belgelere bakılmaksızın kabaca hesaplarla mesnetsiz iddialarda bulunuyorlar" değerlendirmesini yaptı.
"ERMENİLERİN HEP BİR SIFIR EKLEME HASTALIĞI VAR"
Ermeniler'in 1,5 milyon insanın katledildiği iddialarını ortaya attığını hatırlatan Safi, Osmanlı Devleti'nin, arşiv sistemi çok güçlü bir devlet olarak bilindiğine işaret etti. Osmanlı kayıtlarına göre tüm Anadolu'da yaşayan Ermeni nüfusunun 1 milyon 234 bin olduğunu vurgulayan Safi, "1 milyon 234 bin kişi yaşıyorsa nasıl 1,5 milyon insan katledilebilir. Bu mantıken ve matematiksel olarak mümkün değildir" dedi.
Akademisyenlerin konuyla ilgili çalışmlarına da değinen Safi, şunları kaydetti:
"Bizim yaptığımız hesaba göre 150 bin civarında Ermeni vatandaşımız hayatını kaybetti. Bu rakam, Rusların teorilerine de uyuyor. Bir sıfır ekleyerek 1,5 milyona yükseltiyorlar. Bu tamamen bir propagandanın parçasıdır.
Ruslar hazırladıkları belgelerde, 'Ermenilerin hep bir sıfır koyma hastalıkları olduğunu' söylüyorlar. 10 bine 100 bin diyorlar. Rus kayıtlarında, bu olayın yaşanmasından sonra 376 bin Ermeni'nin Rusya'ya göç ettiği belirtiliyor. Bildiğimiz gibi ABD'ye, Avrupa'ya, Ermenistan'a geçen birçok Ermeni oldu. Ermenilerin azınlık olduğunu Ruslar belgelerinde yazıyorlar."
BU ÖLÜMLERE SOYKIRIM DEĞİL MUKATELE DİYORUZ
Rus kışkırtmaları sonucu bölgede Ermeni ve Türk komşular arasında karşılıklı çatışmalar başladığına dikkati çeken Safi, o dönem yaşananlara ilişkin şunları söyledi:
"Bunun sonucunda Osmanlı Devleti, Ermenileri, Ruslara destek olmamaları ve bölgede karışıklık çıkarmamaları için yine Osmanlı toprağı olan başka bölgelere gönderiyor. Kötü hava şartları, hastalıklar ve yolculuk esnasında yaşanan çatışmalar nedeniyle göç edenlerin yarıya yakını öldürülüyor veya kayboluyor. Bu ölümlere soykırım değil, mukatele diyoruz. Çünkü karşılıklı bir çatışma söz konusu. Bu olayın soykırım sayılabilmesi için BM'de belirtildiği gibi bir devletin bir toplumsal gruba karşı etnik, dinsel ve diğer sebeplerle sistematik bir şekilde öldürülme amacı olması gerekir."
Osmanlının, geniş etnik yapısı sayesinde yüzyıllar boyunca devam eden bir imparatorluk olabildiğini belirten Safi, "Ermeniler tarihimiz boyunca İstanbul dahil olmak üzere Osmanlı topraklarının değişik bölgelerinde yaşamıştır. Eğer iddia edilen kin ve nefret, insanlarımız arasında olsaydı bu, tarihin birçok döneminde ortaya çıkardı. Bizim insanımızın yapısında kin gütmek yoktur" diye konuştu.
AK Parti İstanbul Milletvekili ve Avrasya Sivil Toplum İşbirliği Derneği Başkanı İsmail Safi, meseleye tarafsız olarak yaklaşan her otoritenin Türk milletinin böyle bir amacının veya icraatının olmadığını göreceğini sözlerine ekledi.