Savaş Türkiye'nin yağmurlarını mı kurtardı? "Bulut Hırsızlığı" iddiasının perde arkası

Türkiye ve Azerbaycan’daki yağış artışı “bulut kısırlaştırma” iddialarını tekrar gündeme taşıdı. Uzmanlar arasında görüş ayrılığına neden olan bu konu tartışmaları alevlendirdi.

GİRİŞ 02.04.2026 10:21 GÜNCELLEME 02.04.2026 16:03
HABERİN ÖZETİ
ÖZETİ DİNLE
  • Son günlerde Türkiye ve Azerbaycan'da artan yağışlar, sosyal medyada "ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş, bulut tohumlama operasyonlarını durdurdu ve Anadolu yağmurlarına kavuştu" iddialarını gündeme getirdi.
  • Araştırmacı yazar Mustafa Uzun, hava modifikasyonunun yıllardır bilinen bir teknoloji olduğunu ve bu süreçte bulutların içindeki nemin zorla yere indirilerek yağış oluşturulabileceğini belirtti.
  • Meteoroloji uzmanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Türkiye'deki yağışların batıdan geldiğini ve bölgedeki hava müdahalelerinin Türkiye'yi etkilemeyeceğini, bu iddiaların bilimsel bir temeli olmadığını ifade etti.

Haber7-ÖZEL

Son günlerde Türkiye ve Azerbaycan'da artan yağışlar, sosyal medyada ve bazı yayın organlarında çarpıcı bir iddiayı gündeme taşıdı: " ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş, Tel Aviv ve Dubai'nin bulut tohumlama operasyonlarını durdurdu ve Anadolu yıllardır çalınan yağmurlarına kavuştu." Gökyüzünde gerçekten bir "atmosferik savaş" mı yaşanıyor, yoksa bu durum meteorolojik gerçeklere aykırı bir komplo teorisi mi? İşte "bulut kısırlaştırma" iddialarının bilimsel anatomisi ve uzmanların çarpıcı yanıtları.

Kuvvetli yağış

Ortadoğu'da artan jeopolitik gerilimler ve peş peşe ateşlenen füzeler, sadece sahadaki sınırları değil, gökyüzündeki tartışmaları da alevlendirdi. Özellikle Anadolu topraklarının uzun zamandır hasret kaldığı suya ve berekete son dönemde kavuşması, kamuoyunda "Yağmurlarımızı mı çalıyorlardı?" sorusunu yeniden gündeme getirdi.

UÇUŞA YASAK YAĞIŞLARA SERBEST BÖLGE         

Gündeme bomba gibi düşen teorinin askeri ve stratejik ayağı ise oldukça dikkat çekici. İddiaya göre; İsrail ve Dubai, bölgenin en gelişmiş hava modifikasyon sistemlerine sahip. Ancak İran ile yaşanan sıcak çatışmalar, füze savunma sistemlerinin aktifliği, yoğun İHA hareketliliği ve elektronik harp (sinyal karıştırma) faaliyetleri, İsrail ve Körfez hattındaki hava sahasını tam anlamıyla bir ‘yasak bölgeye’ çevirdi.

Araştırmacı yazar Mustafa Uzun

MODERN ZAMANIN YAĞMUR HIRSIZLIĞI İDDİASI: BULUT TOHUMLAMA

Araştırmacı yazar Mustafa Uzun, “Bilimsel literatürde Hava Modifikasyonu olarak bilinen süreç aslında on yıllardır bilinen bir teknolojidir. Arnett Dennis tarafından 1980 yılında detaylandırılan Bergeron-Findeisen teorisine göre, Atmosferdeki süper soğumuş su damlacıkları bir "çekirdek" bulduğunda hızla buz kristaline dönüşür ve yere yağış olarak düşer. İşte bu noktada devreye giren gümüş iyodür veya tuz kristalleri, bulutun içindeki nemi adeta 'zorla' yere indirir.

Yer Tohumlama Sistemleri ve Yer Gümüş İyodür Roket Sistemleri

“Akdeniz’den kalkıp Anadolu’ya gelmesi gereken bereketli bulutlar, yolda birileri tarafından tohumlanarak içindeki suyu bırakmaya zorlanıyor ve Türkiye'ye sadece boş gri bulut tabakaları ulaşıyor. Roddy Rhodes Roger 1979 yılında yazdığı kitapta, uçaklardan atılan kuru buzun havayı soğutarak yağışı nasıl tetiklediğini ispatlanırken, bu teknolojinin 1940'lardan beri var olduğu belirtiyor” şeklinde konuştu.

YÜKSEK KOORDİNASYON GEREKLİ

Bulut tohumlama

"Yang Ku ve Orville gibi isimler araştırmalarında bu tür faaliyetlerin yüksek koordinasyon ve istikrarlı hava sahası koşulları olmadan sürdürülemeyeceği vurgulanıyor. Bu sistemlerin çalışması için uçakların bulutun tepesine veya içine girmesi, yer jeneratörlerinin ve roketlerin hassas bir şekilde koordine edilmesi gerekiyor. Bugün bölgedeki yoğun füze savunma sistemleri, İHA hareketliliği ve elektronik harp (sinyal karıştırma) faaliyetleri nedeniyle bu operasyonel programlar "risk" kategorisine girdi.

"Pruppacher ve Klett 1979'da kaleme aldıkları makalede yapay yağış için nem oranı yüksek bir bulutun mevcudiyetinin şart olduğunu söyler. İşte o bulutlar artık özgür! Yol üzerindeki 'teknolojik haramilere' yakalanmayan nemli hava kütleleri, rotasını şaşırmadan Anadolu’ya ulaşıyor. Özellikle Cotton tarafından 1982 yılında yazılan makalede vurgulanan konvektif bulutlar, müdahale edilmediğinde doğal döngüsüyle iç kesimlerimize kadar sokulabiliyor.

Yağmur damla çapını ölçen sistem ve uçaktan gümüş iyodür dumanı püskürterek gerçekleştirilen bir bulut tohumlama işlemi

"ARTIK LEHİMİZE DÖNDÜ"

"İran'ın bölgedeki askeri hamleleri İsrail ve Dubai'nin gökyüzündeki musluklarını kapattı. Bölgedeki savaş uçağı trafiği ve savunma sanayi gerilimi, bulut tohumlama uçaklarını yere çiviledi. DeFelice (2013) yılında arkadaşlarıyla yazığı makalede uyarıda bulundu. 'Hedef dışı bölgelerin etkilenmesi' riski artık bizim lehimize dönmüş durumda."

 Uçak kanadına takılmış bulut tohumlama fişekleri ve 50 gr gümüş iyodür içeren bulut tohumlama fişekleri

Kısacası; Tel Aviv ve Dubai, savunma refleksiyle hava modifikasyon sistemlerini çalıştıramaz hale geldi. Gökyüzündeki o teknolojik 'barajlar' yıkıldı" ifadelerine yer verdi.

HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ TOHUMLAMA UÇAKLARINI ÇİVİLEDİ

Uzun, “Bilim insanlarının çalışmalarında vurguladığı üzere, bulut tohumlama sistemlerinin çalışması için uçakların bulutun tepesine veya içine girmesi, yer jeneratörlerinin ve roketlerin hassas bir şekilde koordine edilmesi gerekiyor.

Savaş uçağı trafiği ve savunma sanayi geriliminin bulut tohumlama uçaklarını yere çivilediğini, böylece konvektif bulutların müdahaleye uğramadan doğal döngüsüyle Anadolu’ya ulaştığını iddia ediliyor.”

Hava, su, iklim ve afet yönetimi uzmanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu

UZMANLAR ARASINDA GÖRÜŞ AYRILIĞI: "YAĞIŞLAR DOĞUDAN DEĞİL, BATIDAN GELİR"

Ancak bu çarpıcı iddialar, meteoroloji bilimi cephesinde sert bir duvara çarpıyor. Hava, su, iklim ve afet yönetimi uzmanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, “Bize Türkiye'de yağan yağmurlar batıdan gelir. Dünyanın dönüşü batıdan doğuya doğrudur, hava hareketleri de genellikle batıdan doğuya doğru hareket eder. Yani Körfez'de havaya yapılan, müdahale falan zaten bizi hiçbir zaman etkilemez. Çünkü bizim doğumuzda kalıyor o bölge. Bize hep yani eskiden televizyonlarda söylerlerdi ya Balkanlar'dan gelen yağışlı hava, Balkanlar'dan gelen soğuk hava dalgası. Yani bizim yağışlarımız Balkanlar'dan gelir. İsrail, Ortadoğu vesaire onlar Balkanlar'da değil. Oldukları o bölgede ne yapıyorsa yapıyorlardır. O bölgedeki şeylerin batıdan gelen, Avrupa'dan gelen, Atlantik'ten kalkıp Avrupa'yı geçip gelen veya Akdeniz'den gelen yağışlı sisteme bir alakası yok. Bunlar tamamen saçmalık yani bir mantığı, bir anlamı olmayan boş şeyler. Zaten lafa değil adama bakacaksın bunu söyleyen kişinin havayla, meteorolojiyle, iklimle bir alakası yok, anladığı bildiği bir konu değil. Sonuç olarak bunun herhangi bir bilimsel alakası yok. Komplo teorisi desem de bir teorisi de yok yani bunun. Bu tamamen bir boş beleş laflar, işler” şeklinde konuştu.

KAYNAK: HABER7
Mücahit Çetin Haber7.com - Editör
Haber 7 - Mücahit Çetin

Editör Hakkında

1993 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun olduktan sonra Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve Gazetecilik bölümünde yüksek lisansını tamamladı. Medya kuruluşlarında gündem ve özel haber editörü olarak görev aldı. Halen Haber7’de özel haber editörü olarak çalışıyor. ‎
YORUMLAR 110
  • Senin 1 ay önce Şikayet Et
    Yağmur geldiğine göre CHP'li belediyeler gidici! Heh hehhh hehhh! Zina haram bereketi kaçtı şehirlerin!
    Cevapla
  • Bircihan 1 ay önce Şikayet Et
    Şimdi beyin bedava tamam dünya batıdan doğuya doğru dönüyor doğudan geçen bulut havada kayboluyor mu batıda ya doğru yol almıyor mu sürekli bir döngü var doğudan geçti batıya doğru gider batıdan geçen doğuya doğru geçer yani Doğu'da İsrail ve Dubai de yapılan bu bulut tohumlama ordaki bulutlara yapılan müdahale o bulutların batıdan geçerken yağmur bırakmasına engel oluyor demektir
    Cevapla
  • bübü 1 ay önce Şikayet Et
    suriye kurtarıldı bu yagmurlarda bize rabbimin ikramıdır
    Cevapla
  • İbrahim Titiz 1 ay önce Şikayet Et
    MUGAYYEBÂT-I HAMSE: Beş bilinmeyen, bizce gaib olan beş şey. 1- Kıyamet vakti,-2 Yağmurun ne zaman yağacağı, 3- Ana rahmindeki çocuğun mahiyeti ve ceninin isti'dadı ve manevi simasının ne olduğu, 4- yarın insan hayır ve şer olarak ne kazanacağını, 5- İnsanın nerede öleceğini Allah bildirmedikçe kimse bilemez. Bunlara mefâtih-ül gayb da denir.
    Cevapla
  • GALATALI 1 ay önce Şikayet Et
    Savaştan önce ege ve marmara bölgesini sel bastı. Uçaklar o zaman neden kalkamamış?
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Kurbanlıkta yaş, sağlık ve hisse şartı! Diyanet açıkladı: İşte 5 kritik kural
Komşu paniğe sürüklendi! Türkiye'den F-16 hamlesi