Erdoğan: Kürt sorunu yoktur

Erdoğan Muş'taki mitinginde'Benim için Kürt Sorunu yoktur, Kürt kardeşimin sorunu vardır' dedi. Apo'yu peygamber ilan edenlere fena çattı...

Erdoğan: Kürt sorunu yoktur
Erdoğan: Kürt sorunu yoktur
GİRİŞ 30.04.2011 15:35 GÜNCELLEME 30.04.2011 15:35
Bu Habere 22 Yorum Yapılmış

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bu ülkede kardeşi kardeşe düşürenlerle biz bir yerlere varamayız. Bu ülkeyi bölmeye çalışanlarla biz bir yerlere varamayız. Bu ülkede bölücü terör örgütü ile biz bu ülkeyi ayağa kaldıramayız. Benim halkımın, benim milletimin demokratik iradesine hükmetmek isteyenlerle hiçbir yere varamayız'' dedi.

Erdoğan, Muş Belediye Meydanı'nda düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti.

Yaptığı konuşmada, 18 Aralık 2010 tarihinde de Muş'a geldiklerini belirten Erdoğan, 106 farklı eserin, hizmetin resmi açılış törenini yaptıklarını hatırlattı. 8,5 yıllık AK Parti iktidarı döneminde 8 defa Muş'a geldiklerini kaydeden Başbakan Erdoğan, Muş'u kendi kaderine terk etmediklerini ve etmeyeceklerini ifade etti.

Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

''Diyor ki Ahmede Hani; 'İnsan, en büyük kalemin çizdiği nakıştır'. Mevlana diyor ki; 'Yaratıktan şikayet, Yaradandan şikayettir'. Yunus Emre diyor ki; 'Yaradılanı severim, Yaradandan ötürü'. Ahmede Hani ne diyorsa, Yunus da işte onu diyor. Mela Ceziri ne diyorsa, Mevlana da aynısını söylüyor. Faki Tayra ne diyorsa, Hacı Bektaş da, Ahmet Yesevi de onu söylüyor.

Bu topraklar, hep beraber bizim topraklarımız. Bu vatan bizim vatanımız. Ayrım yok, bölücülük yok. Biz bir ve beraberiz. Bir olacağız, beraber olacağız, iri olacağız, diri olacağız.

Biz bir tarağın dişleri gibiyiz. Biz, et ile tırnak gibiyiz. Biz, bu topraklar üzerinde dost değil, akraba değil, birbirimizle ezelden kardeşiz, ebediyen kardeşiz.

Şu Dicle ile Fırat ne kadar kardeşse, biz de o kadar kardeşiz. Şu Süphan'la Ağrı ne kadar kardeşse, biz de o kadar kardeşiz.

Yer ile gök ne kadar ayrılmaz bir bütünse, ne kadar kardeşse, bizde işte o kadar kardeşiz. Kim bunun aksini iddia ediyorsa, biliniz ki tarihi reddediyor, gerçeği katlediyor, kendini inkar ediyordur.

Kim ki kardeşlerin arasına husumet sokmak, ayrılık sokmak, fitne tohumları ekmek istiyorsa, biliniz ki kendisine, milletine, ruhuna ihanet ediyordur.

Doğu'daki, Güneydoğu'daki kardeşim, yanlış politikaların, inkar politikalarının neticesinde mahrum bırakıldı, mağdur bırakıldı. Buradaki kardeşlerimize hizmet getirilmedi, buraya yatırım yapılmadı.'' 

''BU ÜLKEDE KARDEŞİ KARDEŞE DÜŞÜRENLERLE BİZ BİR YERLERE VARAMAYIZ'' 

Başbakan Erdoğan, o dönemleri ellerinin tersiyle ittiklerini ve bir daha geri dönmemek üzere kapattıklarını vurguladı.

Muş'la birlikte 81 ili mahrum ve mağdur şehirler olmaktan çıkardıklarını kaydeden Erdoğan, mamur ve mağrur şehirler yapmak için gece gündüz çalıştıklarını dile getirdi.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Biz oy peşinde değiliz. Biz, seçim sandığı göründüğünde demokrat olanlardan, seçim sandığı göründüğünde bu bölgeyi, Muş'u, Muşlu kardeşlerimi hatırlayanlardan değiliz. Biz, söz verip, vaat edip, umut simsarlığı yapıp, seçim sandıkları kapanınca sırtını millete dönenlerden hiç değiliz.

Bu bölgenin acısı, sızısı, derdi, meselesi her zaman bizim derdimiz oldu. Burada bir tek can yere düştüğünde, bizim canımızdan can gitti. Burada dökülen her gözyaşı yüreğimize, vicdanımıza, ruhumuza aktı.

Silahlar konuştukça, kurşunlar vızıldadıkça, dağlarda gençler yere düştükçe, bizim ciğerimiz yandı, yüreğimiz yandı. İşte 8,5 yıldır biz bu acıyı dindirmenin mücadelesini veriyoruz.

Bu ülkede kardeşi kardeşe düşürenlerle biz bir yerlere varamayız. Bu ülkeyi bölmeye çalışanlarla biz bir yerlere varamayız. Bu ülkede bölücü terör örgütü ile biz bu ülkeyi ayağa kaldıramayız.

Benim halkımın, benim milletimin demokratik iradesine hükmetmek isteyenlerle hiçbir yere varamayız. Niye dayatıyorsunuz, niye tehdit ediyorsunuz?

Bırakın benim vatandaşım kendi iradesiyle oyunu kullansın. Bunu yapıyorlar mı? Bakıyorsunuz, tehditler... Demokrasi bu değil, özgürlük bu değil, temel haklar bu değil.''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Açık konuşuyorum bakın. Apo'yu peygamber ilan edenlerle bizim işimiz olamaz'' dedi.

Erdoğan, Muş Belediye Meydanı'nda vatandaşlara hitap etti.

Kendisinin bu ülkede 74 milyon vatandaşın hepsini aynı şekilde sevdiğini ve sevmeye devam edeceğini vurgulayan Erdoğan, ''Benim için artık bu ülkede Kürt sorunu bitmiştir. Artık bu ülkede benim Kürt kardeşlerimin sorunu vardır ama Kürt sorunu yoktur'' diye konuştu.

Kürt vatandaşların sorunları neyse bu çözmek için hizmetkar olduklarını belirten Başbakan Erdoğan, Muş'a yapılan hizmetlere değindi.

Muş havaalanının yapıldığını, Muş'u diğer şehirlere bağlayan karayollarının hizmete açıldığını kaydeden Erdoğan, ''Bu yollarla nasıl şehirleri birbirine bağlıyorsak, 74 milyon vatan evladının gönüllerini de böyle birbirine bağlıyoruz. Bizim derdimiz budur'' dedi.

Ferhat'ın dağları deldiği gibi dağları delerek Muş ile Bitlis'i tünellerle birbirine bağladıklarını anlatan Başbakan Erdoğan, bunun bir aşk meselesi olduğunu dile getirdi.

''Bu bölünme kampanyaları yapanlara karşı bir olunsun, yekvücut haline gelinsin biz bu işleri bitiririz. Bazıları bir oyun oynuyor. Bu oyunu beraber bozacağız' diyen Erdoğan, AK Parti'yi kurarken ''Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek millet'' dediklerini hatırlattı.

Tek millet derken, milletin Türk, Kürt, Laz, Gürcü, Çerkez, Abhaza, Boşnak ve Romanlardan oluştuğunu söyledi.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Tek bayrak derken, rengi şehit kanlarından oluşuyor. Hilal bağımsızlığımızı, yıldız şehitlerimizi ifade ediyor. Bu birilerini niye rahatsız ediyor. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.

Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Onun için tek vatan diyoruz. Hepimiz bu vatan için varız.

İşte Malazgirt'te Sultan Alparslan... Unutabilir miyiz? Onunla Anadolu'nun destanını yazdık. Unutabilir miyiz? Öyleyse niçin birileri buralarda ameliyat yapmak istiyor?''

''BU OYUNA GELMEYECEĞİZ''

Kendisinin milletin efendisi değil, hizmetkarı olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, bunun böyle bilinmesi gerektiğini ifade etti.

Halka hizmetin Hakka hizmet olduğunu bildiklerini kaydeden Erdoğan, bu yola böyle koyulduklarını dile getirdi.

Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

''Birliğimizi zedelemeye gayrete edenler var. Cuma, cuma namazı bizim birlik sembollerimizdir. Biz köy camileri, köy mescitlerinde bile cuma kılmayız.

İlçelere veya il merkezlerine gideriz. Niye? Çünkü birlik ve beraberlik orada oluşur. Şimdi terör örgütü ne diyor:

'Devletin imamlarının arkasında namaz kılmayın'. Allah Allah... Ya zaten sizin namazla falan ne alakanız var? Terör örgütünün böyle bir derdi var mı? Açık konuşuyorum bakın. Apo'yu peygamber ilan edenlerle bizim işimiz olamaz.

Onun için bizi aldatanlara, benim Kürt kardeşlerimi aldatanlara karşı hep beraber olacağız. Onlara 12 Haziran'da sandıkta gereken cevabı vereceğiz.

50 metre ötede Cuma kılınıyor, arka tarafta birileri ayrıca Cuma kılıyor. Birileri de onları seyrediyor, bu işte bölücülüktür, ayrımcılıktır. Bu oyuna gelmeyeceğiz, bu oyunu hep beraber bozacağız.''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bayrağımızı ayakları altına alıp yakıyorlar, bunu bunlar yapıyor. Bir çok yerlerde son zamanlarda bunu çoğaltmaya başladılar'' dedi.

Erdoğan, Muş Belediye Meydanı'nda düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti.

Başbakan Erdoğan, artık Muş'un dağlarına, tepelerine, köylerine, mezralarına, Muş Ovası;na bahar gelsin, Muş'a huzur gelsin diye yola koyulduklarını belirterek, şunları kaydetti:

''Muşlu anaların gönlüne sürur gelsin istiyoruz. Bizim bu noktada ne kadar samimi olduğumuz ortada. 8,5 yıldır, önce kaldırılması tartışma konusu dahi yapılmayan, yasakları biz kaldırdık.

Buralara partiyi kurmaya geldiğimizde. Bana ne demiştiniz? 'Şu olağanüstü hali kaldırın yeter' Gelir gelmez kaldırdık mı? 'Şu çekiç gücü bir kovun gitsin yeter' Hemen çekiç gücü gönderdik mi?

Düşünebiliyor musunuz? Bu ülkenin televizyonlarında Kürtçe konuşulmuyordu. Yarım saat konuşulsun mu konuşulmasın mı bu tartışılıyordu? Biz, şimdi 24 saat TRT Şeşle yayın yapıyor muyuz?

Anneler cezaevlerinde yavrularıyla Kürtçe konuşamıyordu. Kaldırdık mı? Konuş kardeşim konuş istediğin gibi konuş. Yaptık mı bunları? Şarkı, türkü konuşulamıyordu, konuş. Kurs açılamıyordu Kürtçe.

Kurs aç, açıldı. Şu anda üniversitelerimizde Kürtçe bölümler açtık. Git öğren kardeşim. Bizim böyle bir endişemiz yok düşüncesine güvenen, düşünce hürriyetinden korkmaz biz bu yola böyle çıktık.''

Bölgeye büyük bir eğitim seferberliği başlattıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, okullarla, hastanelerle, adalet saraylarıyla, yollarla TOKİ ve DSİ ile bunun devam ettiğini söyledi.

''4 YIL İÇİNDE ELEKTRONİK KİTAPLARINIZI DA DAĞITACAĞIZ''

Eğitim alanında yaptıkları çalışmalara da değinen Erdoğan, öğrencilerin hepsine ı Pad büyüklüğünde elektronik kitap dağıtacaklarını bildirdi. Erdoğan, ''Okullarımızı 4 yıl içinde bu akıllı tahtalarla donatacağız.

4 yıl içinde elektronik kitaplarınızı da dağıtacağız. ABD'de, Japonya 'da ne kullanıyorlarsa benim Muş'daki kardeşim de onu kullanacak'' dedi.

Başbakan Erdoğan, alandaki bir kadının işsizlikle ilgili talebi üzerine, ''Anacığım onlar da olur yavaş yavaş. Sevgili anacığım sana bir şey söyleyeyim. Anam, anacığım bak, sizi aldatanlara pek kanmayın.

Size birileri gelip, 'ben gelince şöyle yapacağım, bir tane işsiz kalmayacak' der. Bunlara aldanmayın, Amerika'da bugün yüzde 9 işsizlik var. Tamam mı anacağım. Biz göreve geldiğimizde işsizlik neyse şu anda da o'' diye konuştu.

''İŞLERİNE GELMEDİĞİ ZAMAN DA TEHDİT SAVURUYORLAR''

''Bugün Ergenekon...Bu yolsuzluklara bulaşmış olanları yanında taşıyanlar var mı?'' diye soran Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

''Var. Onlarla iktidara geleceğini zannedenler var mı? Var. Ama benim milletim onlara yol vermeyecek. Evet mi? Siz zaten 12 Eylül'de de yüzde 92 ile 'Evet' demiştiniz. Evelallah Muş bu.

Bu ülkede çok enteresandır. PKK terör örgütünün lider kadrolarından 8 tanesi uyuşturucuya, uyuşturucu kaçakçılığına bulaştığı için bunların Amerika'daki mal varlıklarına, Amerikan hazinesi tarafından el konuldu, donduruldu.

PKK neyle uğraşıyor gördünüz mü? Bakınız bunlar Türkiye'de neyle ilintili. Ne yazık ki BDP ile ilintili çalışıyorlar. Bunları artık açıkça söylemeye mecburuz, memuruz bazı gerçekleri ben, millet olarak bilmenizi istiyorum. Yani halkımızı nasıl aldattıklarını bilelim.

Soruyorum sizlere benim Kürt kökenli kardeşlerime, Kürt kardeşlerime acaba bu BDP bu bölgede ne getirdi? Bana söyler misiniz? Alt yapı mı getirdi? Kanalizasyon mu, içme suyunu mu, okul mu, yol mu getirdi? Ne getirdi. Sadece belli tutturdukları bazı şeyler var...

Bunun dışında hiç bir şey yok. Bunlara bakın işlerine gelmediği için, bu işi başaramayacaklarını anladıkları için dinimizle, imanımızla, kutsal değerlerimizle adeta dalga geçiyorlar, ayakları altına alıyorlar. Bayrağımızı ayakları altına alıp yakıyorlar, bunu bunlar yapıyor.

Bir çok yerlerde son zamanlarda bunu çoğaltmaya başladılar. Bu bayrak, sizi niçin bu kadar rahatsız ediyor? Bu bayrak sizi rahatsız ediyorsa, o zaman sizin bu ülkede demokratik mücadele diye bir şansınız zaten olamaz. İşlerine gelmediği zaman da tehdit savuruyorlar.''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Şimdi tutturmuşlar baraj, biz de bu barajla geldik'' dedi.

Erdoğan, Muş Belediye Meydanı'nda düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti.

''Muş'ta üniversiteyi kim kurdu'' diye soran Erdoğan, ''Soruyorum beyler... Cevap verin de Kılıçdaroğlu da duysun, BDP de duysun. Üniversiteyi kurduk, fakülteleriyle, meslek yüksekokullarıyla zenginleştirdik, zenginleştiriyoruz. Daha da iyi olacak.

İnşallah, yeni binası üniversitemizin yapılıyor. Muş Alparslan Üniversitesi inşallah farklı bir güzellik ortaya koyacak. Çünkü Muş ilmin şehridir, Muş alimlerin şehridir, Muş evliyalar şehridir'' diye konuştu.

Muş'un, kutsal değerleri ayaklar altına alanları, kutsal değerlerle dalga geçenleri affetmeyeceğini, sandıkta hesabını da soracağını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

''Ben buna böyle inanıyorum. Bunlar apaçık şekilde gençlerin kanından besleniyorlar, annelerin gözyaşından besleniyorlar, bunlar yoksulluğun istismarından, terörün, acının devamından besleniyorlar.

Bunların ne yapmak istediklerini, kime hizmet ettiklerini, kimin ekmeğine yağ sürdüklerini görmenizi, oynanan oyunu 12 Haziran'da bozmanızı istiyorum. Buna hazır mıyız? 12 Eylül halk oylamasında ne yaptılar? Gittiler bu BDP, CHP ile birleşti. Öyle değil mi? Ne diyordu BDP?

'Bizim partimiz devamlı kapatılıyor.' 'Tamam' dedik, 'Kapanmasın. Bak hazırlık yaptık. Gel beraber anayasa değişikliğinde bu paketin içine bunu da koyalım.' Ne oldu biliyor musunuz? Zaten anayasa için geldiğimde de anlatmıştım size. Oylamaya BDP'liler giremediler, girmediler.

Ne yazık ki, bizim içimizden de üç beş kişi ki, bunlar da şimdi MHP'nin içinde, onlarla da birleştiler ve 330'un iki oy altında kaldığımız için paketten düştü. Şimdi de çıkmış sağda solda konuşuyorlar bu BDP'liler; 'bizim partimiz devamlı kapatılıyor.'

Sen kapatılmamasını istemiyorsun ki zaten, oradan besleniyorsun. 'Ne olur kapanırsa bir tane yenisini daha açarız' diyor. Şimdi tutturmuşlar baraj. Hep bunu konuşuyorlar değil mi?''

''YÜZÜ MASKELİ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN MENSUPLARI YANINDA...''

AK Parti'nin iktidara geldiği zaman da seçim barajının bulunduğuna işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:

''Biz de bu barajla geldik ama ne oldu? Biz Türkiye'nin tamamını kucakladık. Biz sadece bir etnik yapıyı kucaklamadık. 74 milyonun tamamını kucakladık. 780 bin kilometrekareye hitap ettik.

Bunu yaptığımız için de bize halkımız yüzde 34 oy verdi. Parlamentoda yüzde 65 milletvekili çıkardık. Ondan sonra yüzde 47 oy verdi. Niye? Çünkü bizde ayrım yoktu.

Biz vatanımızı da seviyoruz, vatandaşlarımızın tamamını da seviyoruz, hiçbir ayrım yapmıyoruz. Çünkü yaradılanı Yaradan'dan ötürü sevmek bizim medeniyet projemizdir, onun için seviyoruz. Dinimizin de gereği bu.

12 Haziran seçimleri yaklaştı. Ne tutturdular bu ara? 'Sivil itaatsizlik' diye bir şey. Yeniden mağdur rolüne soyunuyorlar, çadırlar kuruyorlar. Miting mi yapacaksın? Gel aynen böyle miting yap.

Yürüyüş mü yapacaksın, bildir valiye, git yürüyüşünü de yap. Bunların hiçbirine mani yok ama dertleri ne? Bunlar yol kesmeye alışmışlar. Hiçbir şey bunlarda hak ve özgürlük içinde değil.

Bunlar yasa masa tanımazlar. Yol kesecek, caddenin üzerine çadır kuracak, bilmem nereye çadır kuracak. Arkadaş miting mi yapacaksın, gel yap. Bak ben de böyle yapıyorum mitingimi.

Sen de gel yap, gel böyle yap. Yani bu ülkede her şeyimizi demokratik parlamenter sistem içinde, yasalar çerçevesinde yapsak olmaz mı?

Sen de gel yap ama düşünebiliyor musunuz; BDP'nin milletvekili, yüzü maskeli terör örgütünün mensupları yanında ellerinde molotofkokteylleri, onlarla yan yana fotoğraf karesinde.''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Ey Kılıçdaroğlu, abdest nerede alınır biliyor musun? Abdesti biz sadece namaz kılarken alırız. Bir de Kitabullah'ı okurken elimize aldığımızda. Olay budur'' dedi.

Erdoğan, Muş Belediye Meydanı'nda düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti.

Muş'a yapılan sağlık yatırımlarını anlatan Başbakan Erdoğan, bu yatırımların en kısa zamanda bitirileceğini söyledi.

''Buradan soruyoruz sayın Kılıçdaroğlu, sen 8 yıl SSK'da genel müdürlük yaptın. Ben de o zaman sigortalıydım. Sigorta hastanesine gittiğimiz zaman kuyrukta az mı bekledik? İlaçlarımızı alabiliyor muyduk? Sen genel müdürken bu işi halledemedin. Bir SSK genel müdürüyken bu işi halledemedin, şimdi kalkıp kuru sıkı atıyorsun o da ayrı tabii. Bunlar dürüst değil'' diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

''Kalkıyor meydana geliyor, gidiyor benim çarşaflı kardeşime rozet takıyorlar. Rozeti takıyorlar, ondan sonra da otobüsten aşağı atıyorlar. Bunu Baykal da yaptı, bu da yapıyor. Ya bırakın hür bırakın bu milletin evlatlarını. Ne uğraşıyorsunuz?

Geldi referandumda, 'gel' dedi hemen yapalım. Ben de hemen 'hodri meydan' dedim. 13 Eylül günü gel bir araya gelelim oturalım hemen bu işi halledelim.

Ankara'da TESK'in toplantısı var. Kendisiyle orada bir araya gelme durumu oldu. Dedim ki, var mısın bu işi yapmaya? Baktık biz hazırız hemen gel bu işi yapalım. Başladı böyle çeşitli derelerden su getirmeye. Bak dedim, biz bir şeyi konuşmayız, biz bir şeyi yaşarız. Biz bu işi yaşıyoruz. Sen lafını yapıyorsun. Dürüst ol. Akşam başka, sabah başka konuşma, dürüst ol.''

''ABDEST NEREDE ALINIR BİLİYOR MUSUN?''

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun aile başına 600 lira vereceğini söylediğini anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Belediyeler, üniversiteli çocuklarımıza burs veriyordu. Aldınız bunu Anayasa Mahkemesi'ne götürdünüz ve belediyeler çocuklara artık burs veremiyor. Bunu CHP yaptı, Kılıçdaroğlu sen yaptın, siz yaptınız, beraber yaptınız. Aldatmayın milleti, benim milletim artık bunları yutmuyor ama bu gerçekleri anlatacağız, bunları bilin.

Şimdi yanına da bir tane yine almış bakıyorsun, şimdi merhum Ecevit'in koltuğuna sığınıyor, gelmiş bana burdan laf atıyor. Diyor ki 'merhum Ecevit'in ismini ağzına alması için' diyor, 'abdest alması lazım.' Şecaat arz ederken sirkatin söylüyor. Ey Kılıçdaroğlu, abdest nerede alınır biliyor musun? Abdesti biz sadece namaz kılarken alırız. Bir de Kitabullah'ı okurken elimize aldığımızda. Olay budur.

Bunun dışında, 'filancanın ismini ağzına alırken abdest al', yok böyle bir şey. Bu konularda biz rahatız sen kendine bak. Senin ne denli bu işlerle alakan var bilemem ama ben sadece Hacı Bektaş'ı Veli'nin hitabıyla sesleniyorum sana; eline, diline, beline hakim ol.

Bak senden öncekinin bir kasedi çıktı, o kasetle geldin genel başkan oldun. Şimdi sen de elle, dille fazla ileri gidiyorsun. Bilesin ki 12 Haziran'da benim halkım seni de bir yerlere gönderecek.''

MUŞ'A YAPILAN YATIRIMLAR

Erdoğan, tüm devlet hastanelerini modern cihazlarla donattıklarını dile getirerek, Muş'ta 6 olan diyaliz cihazının 22'ye, uzman hekim sayısının da 30'dan 117'ye çıktığını anlattı.

Erdoğan, ''Bir tane 112 istasyonu vardı, bugün bu sayı 9 oldu. Ambulans sayısı koskoca Muş'ta birdi, şimdi 23. Artık bölgede helikopter ambulanslarımız var. Artık eğer kışın sıkıntılı yerler varsa oraya çıkan paletli ambulanslarımız var'' dedi.

Konuşması sırasında ''Sağlıklı ve müreffeh bir Türkiye için devam mı? İstikrar sürsün mü'' diye soran Erdoğan, alanda bulunanlardan 'evet'' yanıtını aldı.

TOKİ'nin Muş ve ilçelerinde bugüne kadar 463 konut yaptıklarını, bu konutları tamamladıklarını, sahiplerine teslim ettiklerini dile getiren Erdoğan, ayrıca 1366 konutla ilgili projede ihale çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.

Erdoğan, ''Doğalgazda biraz sıkıştık, geciktik ondan dolayı biraz üzgünüm ama doğalgazın da Muş'a arzı inşallah bu yılın planlamasında var. Bu yıl onu da veriyoruz'' diye konuştu.

2002'ye kadar 79 yılda Muş'ta 16 kilometre bölünmüş yol yapıldığını, sekiz yılda 77 kilometre yol yaptıklarını anlatan Erdoğan, ''Yani biz Cumhuriyet tarihinde yapılanın 5 katını yaptık. Eğer AK Parti iktidarda olsaydı bu ne demek biliyor musunuz? Biz Muş'a 770 kilometre yol yapardık. Bu, bu demektir'' dedi.

''ARTIK MUŞLU KARDEŞİM DE HALKIN YOLUYLA UÇUYOR''

Muş Havaalanı'nın daha önce 17 bin 200 yolcusunun, şu an ise 2010 rakamlarıyla 179 bin 808 yolcusunun bulunduğunu belirten Erdoğan, ''Elhamdülillah. Artık benim Muşlu kardeşim de halkın yoluyla uçuyor. Ne dedik biz? Havaalanı belli bir azınlığın olmayacak, halkın yolu olacak, dedik ve bunu başardık. KÖYDES çalışmaları devam ediyor. Aynı zamanda Muş'u hava, karayoluyla Türkiye'ye ve dünyaya bağlamaya devam ediyor'' diye konuştu.

Tarımda 2003-2010 yılları arasında Muş'a 338 trilyonluk destek verdiklerini, 2002'nin tamamında 15 trilyon olan tarımsal destek miktarını, bu senenin ilk üç ayında iki kattan fazla artırarak 35 trilyon liraya çıkardıklarını dile getiren Erdoğan, bunların yanında mazot ve gübre desteklerinin bulunduğunu da ifade etti.

Erdoğan, şunları söyledi:

''Ziraat Bankası benim çiftçi kardeşime yüzde kaç faizle veriyordu krediyi? Yüzde 59 faizle. Ah benim çiftçi kardeşim. Biz onu kaça indirdik? Şu anda yüzde 5'e indirdik. Ne diyorlar? Çiftçiyi şöyle yaptı, böyle yaptı. Yalan söylemeyin, dürüst olun. Bir de ayrıca esnaf ve sanatkara yüzde 46 faizle Halk Bankası kredi veriyordu, onu da yüzde 5'e indirdik.

2002'de 19 bin lira kredi sağlanmışken, 2010 yılında yüzde yaklaşık 540 kat artışla esnaf krediyi söylüyorum, 10 milyon 247 bin liraya yükseldi. Yani 10 trilyon. Bütün bunların hepsi yapılırken, bunları görmemezlikten gelebilirler, varsın görmesinler ama biz bunu artırarak devam edeceğiz.

Biz diyoruz ki, istikrar bu ülkede sürsün mü? Şu anda size şunu sesleniyorum; Türkiye hazır, hedef 2023. İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün diyorum.''

Muş'ta yedinci mitingini yaptığını, daha sonra Iğdır'a geçeceğini belirten Erdoğan, ''Fakat sadece bu kardeşiniz mi çalışacak? Siz çalışmayacak mısınız? Kapı kapı dolaşacağız, kÖy köy dolaşacağız. Bu Tayyip'in davası değil, milletin davası, hepimizin ortak davası. Sandıklara sahip çıkacağız değil mi? Sabah erkenden gideceğiz, oylarımızı, oy pusulasının en başında hangi parti var, oylarımızı inşallah AK Parti'nin altına basacağız. Buna hazır mıyız'' dedi.

''Beraber yürüdük biz bu yollarda'' şarkısını söyleyen Erdoğan, açılışların kutlu olması ve 12 Haziran seçimlerinin millet, demokrasi ve ülke için hayırlı olmasını temennisinde bulundu.

Miting meydanında asılan ''Hoşgeldin Büyük Usta/ Tu bi xer hati hosta ye mezin'' ve ''Başımız, gözümüz üstüne geldiniz/ Tu li ser seranmı ser çavanra hati'' pankartlarının Türkçe ve Kürtçe olması dikkat çekti.

Meydanda ayrıca, ''Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır'' , ''Yurtta sulh, cihanda sulh'' ve ''Bu millet sana hasta, hoşgeldin büyük usta'' pankartları da yer aldı.

Bu arada alanda bulunan vatandaşlarla Başbakan Erdoğan arasında ilginç diyaloglar da geçti. Erdoğan, sesini duyurmak isteyen bir vatandaşı ''öne gel öne'' diyerek çağırdı.

KAYNAK: AA
YAZDIR
YORUMLAR 22
  • zorbey bozkurt 7 yıl önce Şikayet Et
    şaşırdı artık. kürt sorunu yokta niye açılımla ugraşıyorsun vermedigin tavizler niçin
    Cevapla
  • İHSAN BULUT 7 yıl önce Şikayet Et
    ilk önce.... kurt varmiydi osmanli zamaninda evet vardi ama kurtce yoktu yani kendi dilleri yoktu.peki kurtce nasil cikti ortaya. bunlarin arajtirilmasi gerekiyor.cahil ve bilincsiz insanlar dağa çıkıyor.kusura bakmayın ama sayin başbakan kurt sorununu ortaya atansizsiniz kimse demesin bu olay özal zamanindada vardidiye.Tek yok araştirmak...
    Cevapla
  • abdullah erol 7 yıl önce Şikayet Et
    Bu Ülkede Sadece Türkler Yaşamıyor, Bilin Artık. Bu ırkçı söylemi terkedin artık. Bu ülkede Osmanlı'da olduğu gibi çeşitli ırkdan insanlar birarada yaşıyor. Fakat herkese Türk ismini verme densizliğini bırakın artık. Herkes hangi kavimden ise onu öyle kabul edin. Peygamberimiz "Kavmini inkar eden deyyuzdur" demiştir. Siz insanları deyyuz olmaya mı zorluyorsunuz. Bırakın bu ırkçılığı. Bu şekilde asıl ayrımcılığı siz yapıyorsunuz.
    Cevapla
  • suleyman d 7 yıl önce Şikayet Et
    BAŞBAKAN DOĞRU SÖYLEDİ; ARTIK KÜRT SORUNU DEĞİL,TÜRK SORUNU VAR BİRİLERİNİN SAYESİNDE!. Dün bir seçim konuşmasında "2010 da bir tek işkence şikayeti yok" diye kostaklanan eski içişleri bakanı; hiç linç edilen polislerden,tokatlanan emniyet müdürlerinden bahsetmiyordu. Dahası var da,patos yine çok aktif :)
    Cevapla
  • ADİL TERAZİ 7 yıl önce Şikayet Et
    YOK YOK ALİ CENGİZ SORUNU VARDIR.NOT: HABERİ OKUMADIM BİLE ÇOK UZUN ABARTI VERİLMİŞ.. ister kürt kardeşinin sorunu de ister kürt sorunude ister rus ermeni yugoslav mars güneş ay sorunu de ne dersen de ama şu kürt kelimesini ANAYASAYA KOY VARLIĞINI KABUL ETMENİN TEK YOLU BUDUR. PEYGAMBERİMİZ DERKİ HERŞEYİ YAZIN YOKSA UNUTURSUNUZ. SİZDE ÖYLE YAPIN SAYIN BAŞBAKANIM YAZILARLA MİLETE MESAJ VERİN. sözler artık yetersiz.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
 Kaşıkçı'ya pıhtı ilacı enjekte edildi!
Ekipler seferber oldu! Uçurumun dibinde...