Muhsin Yazıcıoğlu kimdir? Muhsin Yazıcıoğlu nasıl öldü?

Karlı, fırtınalı bir hava... Keş Dağı’nın eteklerinde, Türk siyasetinde iz bırakan Muhsin Yazıcıoğlu aramızdan ayrıldı. Derdiyle dertlendiği milletiyle son kez hasbihal etmiş, helikopter yolculuğunda şehadete yürümüştü. Toprağı örten soğuk kar, şehadetinde onun bedenini üşütmedi, ısıttığına inandırdı bizi.

GİRİŞ 19.02.2021 12:13 GÜNCELLEME 23.02.2021 16:57 KAYNAK HABER7

Zorlu, çileli geçen bir ömür. İslam’a ve Müslümanlara hizmet, ayağı tökezlemiş, dirilişini bekleyen Türkleri yeniden ayağa kaldırma hayaliyle geçen bir ömür. Anadolu’nun bağrından çıkan ve yine Anadolu’nun bağrında sonlanan ve içinde bulunmasına rağmen siyasetin sivri dilinden uzak, naif bir ömür. Soğuk hapishanelerde üşüyerek geçen ama ülküsünden vazgeçmeyen, ülküsü uğrunda nice zorluklara hiç tereddüt etmeksizin göğüs geren bir ömür.

Evet, 11 sene önce aramızdan ayrılan Muhsin Yazıcıoğlu’ndan bahsediyoruz. Şehadet kendisine nasip olduğunda henüz 55 yaşındaydı. Peki nasıl bir hayat yaşadı, anlatmak istedikleri neydi, hayalleri neydi? Kısaca anlatmaya çalışalım... 

31 Aralık 1954'te Şarkışla'da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Veteriner fakültesini bitirdi. Eşi ile burada tanışın evlenen Muhsin Yazıcıoğlu, iki çocuk babasıydı.

1968'de Genç Ülkücüler Hareketi'ne katıldı. Aktif rol altığı ülkücü hareketinde, giderek yükseldi. Ülkü Ocakları Genel Başkanlığında bulundu. 1978'de Ülkücü Gençlik Derneği'nin kurucuları arasında yer aldı.

1980 darbesi sonrası baskıcı cunta, ülkenin üzerine kara bulut gibi çökmüş, sağ-sol ayırt etmeden gençleri ölüm makinesi gibi yutuyordu. Muhsin Yazıcıoğlu da hapishane çilesini çekti. Beş buçuk yılı hücrede, toplam yedi buçuk 'soğuk' yılın ardından suçsuz bulunarak beraat etti. Cezaevinde yazdığı “Üşüyorum” adlı şiiri oldukça dokunaklıdır...

 

ÜŞÜYORUM

Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi, süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum.

Beraattan sonra siyasette aktif rol aldı. Milliyetçi Çalışma Partisi’ne girdi. 1991’deki genel seçimlerde Refah Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi’yle oluşturulan ittifakta Sivas’tan milletvekili seçildi.

1992’de ‘siyasi anlayışta uyuşmadığı’ gerekçesiyle beş arkadaşıyla birlikte partisinden ayrıldı. 1993’te Büyük Birlik Partisi’ni kurdu ve partinin genel başkanı oldu.

1995’te yeniden Sivas’tan milletvekili seçildi. Vefatına kadar BBP’nin genel başkanlığını üstlendi. 2007’de bağımsız olarak Sivas’tan milletvekili seçildi.

Siyasi hayatı boyunca günlük münakaşalardan uzak kalmaya özellikle gayret eden Yazıcıoğlu, hal diliyle de davasının milletin davası olduğunu, siyasette tek gayesinin hizmet etmek olduğunu açıkça gösterdi. Kalplere dokunan şu konuşması, anlatmak istediğimizi özetliyor:

Ve takvim yaprakları 25 Mart’ı gösteriyordu. Yıl 2009. Kahramanmaraş’ta halka hitap eden Muhsin Yazıcıoğlu, vatandaşla vedalaşıp Yozgat’a gitmek üzere helikoptere bindi. Helikopter, bilinmeyen bir sebeple düştü. 48 süren arama çalışmaları sonrasında helikopterde bulunan diğer kişilerle beraber Yazıcıoğlu’nun cenazesine ulaşıldı. Enkaz, arama çalışmalarının yapıldığı yerden 115 kilometre uzakta bulundu.

Yazıcıoğlu’nun vefatında FETÖ izi olduğu yıllar sonra ortaya çıktı. Arama çalışmalarının bilerek başka yerde yapıldığı, bazı belgelerin karartıldığı ve Yazıcıoğlu’na suikast düzenlenmesi talimatlarına ilişkin birçok kritik bilgi medyada yer aldı.

Arama kurtarma çalışmaları devam ederken Kayseri Valisi Mevlüt Bilici, Yazıcıoğlu'nun yaşadığını ve ayağının kırık olduğunu, ekiplerin bölgeye intikal ettiğini açıklamıştı. Ancak gerçekte Yazıcıoğlu hayatta değildi ve bölgeye intikal eden bir ekip de yoktu. Yıllar sonra Bilici, kendisine bu bilginin Emniyet tarafından verildiğini söyledi. Bilgiyi veren Emniyet İstihbarat Müdürü Dursun Özmen'in, FETÖ'nün Emniyet'teki en bilinen isimlerinden olan Ramazan Akyürek'le bağlantısı ortaya çıktı.

Sıkça tartışılan konulardan biri de Yazıcıoğlu'nun kayıp eşyaları. Helikoptere binerken yanında olan siyah çantası, sim kartı ve silahı bir türlü ortaya çıkmadı.

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in, kazadan 5 gün sonra yaptığı konuşma ise oldukça dikkat çekiciydi. "Alperen ve Liyakat" başlıklı bir konuşma yayımlayan FETÖ elebaşı, "Aldanırsanız böyle kurban gidersiniz. Bir perşembe akşamı vefat edersiniz, bir cuma günü cenazenize ulaşırlar" dedi. Gülen'in bu sözleri, suikastı itiraf olarak değerlendirildi.

15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kaldığı Marmaris'teki otele düzenlenen saldırıda da yer alan Astsubay Üstçavuş Aydın Özsıcak'ın, Muhsin Yazıcıoğlu içindeyken düşen helikoptere kısa sürede ulaşıp bunu diğer ekiplere iletmeyen ve helikopterin GPS cihazını sökerken görüntülendiği de iddialar arasında.

Yazıcıoğlu’nun vefat ettiği kazaya ilişkin soruşturmalar ve dava süreçleri halen devam ediyor.

Muhsin Yazıcıoğlu, 31 Mart'ta Kocatepe Camii'nde yaklaşık 700 bin kişinin katıldığı cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı. Vasiyeti üzerine cenazesi Taceddin Dergahı'na gömüldü.

Her kesimden insanın saygıyla andığı ve birliğe önem veren duruşunu takdir ettiği Muhsin Yazıcıoğlu’nu biz de rahmetle anıyoruz...  

ETİKETLER
biyografi kim kimdir
YAZDIR
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL