KDP-PKK gerginliği çatışmaya dönüşür mü?

Terör örgütü PKK’nın Irak’taki varlığı, başta Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) olmak üzere Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde (IKBY) artan bir oranda tepki çekiyor.

KDP-PKK gerginliği çatışmaya dönüşür mü?
KDP-PKK gerginliği çatışmaya dönüşür mü?
GİRİŞ 06.11.2020 16:39 GÜNCELLEME 06.11.2020 17:33
Bu Habere 28 Yorum Yapılmış

Irak merkezî hükümeti ile IKBY arasında 9 Ekim’de Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde imzalanan ve terör örgütünün Musul’un Sincar ilçesindeki varlığını sonlandırmayı hedefleyen anlaşma, Bağdat ve Erbil yönetimleri açısından da PKK’nın bölgede istikrarsızlık kaynağı olduğunu gösterdi. IKBY’de uzun yıllardır yüzlerce köyü işgal eden, halktan haraç alıp keyfi kontrol noktaları kuran ve geçen sene bir Türk diplomatı Erbil’de şehit eden terör örgütü, bölgeyi istikrarsızlaştırma girişimini ileri aşamalara taşıyor. 8 Ekim’de Türkiye sınırında bulunan Duhok’taki Serzer sınır kapısı asayiş müdürlüğü görevini yürüten ve KDP’li eski bir Peşmerge olan Gazi Salih İlhan’ın PKK tarafından öldürülmesi, IKBY’li yetkililerce terör eylemi olarak nitelendirildi ve karşılıksız bırakılmayacağı bildirildi.

 

Ayrıca 26 Ekim’de KDP’li IKBY Başbakanı Mesrur Barzani’nin başkanlık ettiği IKBY Güvenlik Ajansı’nın, Erbil’deki yabancı bir diplomatik misyona, üyelerine ve o ülkenin şirketlerine yönelik terör saldırısı hazırlığındaki çok sayıda PKK’lının yakalandığını duyurması, KDP-PKK gerginliğini had safhaya çıkardı. Son olarak ise IKBY’nin, PKK’nın Erbil yönetiminin enerji ihracatını inkıtaa uğratmak için petrol boru hattına saldırdığını duyurması bu gerginliğin çatışmaya dönüşme ihtimalini akıllara getirdi.

KDP- PKK ANLAŞMAZLIĞI GÜN YÜZÜNE ÇIKTI

 

KDP-PKK arasında (kısa süreli konjonktürel temaslar haricinde) geçmişten bugüne kadar gerginlik ve çatışma arasında seyreden ilişkiler, terör örgütü DEAŞ’ın Ağustos 2014’te Sincar’a saldırmasıyla birlikte yeniden gerilmeye başladı. Arap Baharı’nın etkisiyle Suriye’nin kuzeyinde oluşan yönetim boşluğunu değerlendirerek bölgeye konuşlanan terör örgütü, buradaki “kanton” projesini Irak ve IKBY arasındaki tartışmalı bölgelerden Sincar’a ve IKBY’nin sınır köylerine kadar genişletme çabası içine girdi; Suriye’nin kuzeyinde kendisine muhalif ve KDP yanlısı Kürtleri bastırarak bölgeden uzaklaştırdı. KDP peşmergelerinin 2014’te DEAŞ’ın Kobani saldırısını engellemek üzere bölgeye gelip geri dönmesine rağmen, PKK DEAŞ’la mücadele bahanesiyle yerleştiği Sincar’da “KDP’nin Ezidileri DEAŞ saldırısında yalnız bıraktığını” iddia ederek buradaki “kanton” projesini hayata geçirmeye çalışıyor. Sincar’daki yerel güçleri Irak’taki İran yanlısı Haşdi Şabi tarafından maaşa bağlanan PKK, ABD’nin Suriye’de kendisine sağladığı lojistik ve askeri destek-koruma sayesinde, IKBY özelinde KDP üzerindeki baskısını da giderek artırıyor.

2013’te duyurduğu “Siyasi Tutum Belgesi”ne göre IKBY’de alternatif aktör olmayı planlayan PKK’nın Irak genelindeki siyasi uzantılarının halk nezdinde bir desteğe ulaşamamaları, terör örgütünün Suriye savaşında ilişkisini geliştirdiği İran ve Haşdi Şabi ile yakınlaşmasına ve KDP karşıtı eylemlere odaklanmasına yol açtı. Eski IKBY Başkanı ve KDP lideri Mesut Barzani’yi geçmişte “diktatör” olmakla ve KDP’yi “DEAŞ’la işbirliği yapmakla” itham eden ve IKBY’de yaklaşık 650 köyü işgal ettiği belirtilen terör örgütünün, eş zamanlı olarak ABD ve İran’la geliştirdiği ilişkiler ve Irak’ın kuzeyi ile Sincar’daki etkinliği üzerinden KDP’yi çevreleme faaliyetlerini artırması, IKBY’nin Türkiye’nin PKK karşıtı operasyonlarına önce zımni sonra ise açıktan destek vermesine neden oldu. Terör örgütü “Sincar İnşa Meclisi” adlı yapısı üzerinden Ocak 2015’te bölgede “kanton” ilan ederken, IKBY yönetimi de PKK’yı halkın iradesi dışında “karton idareler” kurmak ve bunu halka dayatmakla suçladı. Kasım 2015’te Sincar ilçe merkezi ve çevresinin Uluslararası Koalisyon ile peşmerge güçleri tarafından DEAŞ’tan temizlenmesine rağmen DEAŞ’a karşı zaferi sahiplenmeye çalışan terör örgütünün Sincar’daki varlığı devam ediyor. Türkiye karşıtı eylemlerini Sincar üzerinden de organize eden terör örgütü, böylelikle hem Sincar-Kandil arasında hem de Suriye’nin kuzeyiyle koridor oluşturmaya çalışıyor.

SİNCAR ANLAŞMASI PKK'NIN VARLIĞINI ZORA SOKABİLİR

BM himayesinde imzalanan ve Batılı ülkeler ile Türkiye’nin destek verdiği Bağdat ile Erbil arasındaki Sincar anlaşmasından sonra PKK’nın Irak’taki varlığı zora girdi. Enerji gelirleri, bütçe dağıtımı, tartışmalı bölgeler ve maaş ödemeleri gibi birçok konuda kalıcı bir uzlaşmaya varamayan Bağdat ve Erbil yönetiminin PKK’nın bölgedeki varlığını sonlandıracak Sincar anlaşmasında hemfikir olması ve bu anlaşmanın uluslararası destek görmesine rağmen, terör örgütü anlaşmaya açık bir şekilde karşı çıkıyor.

Terör örgütünün Sincar’daki varlığı nedeniyle, DEAŞ saldırısı sonrası evlerini terk eden birçok Ezidi yurtlarına geri dönemezken, bölgenin yeniden imarı da engelleniyor. Buna rağmen terör örgütü, bölgedeki yayılmacı politikasının ve “kanton” projesinin boşa düşeceğini ve Kandil ile Suriye’nin kuzeyindeki varlığının da akamete uğrayacağını düşünerek söz konusu anlaşmayı tanımadığını söylüyor. Öte yandan, Sincar anlaşması dolayısıyla, Bağdat-Erbil-Ankara arasındaki ilişkilerin güçleneceği ve bölgede daha önce PKK karşıtı operasyonlar yaparak Sincar’ın “ikinci Kandil” olmasına izin vermeyeceğini belirten Türkiye’nin operasyonlarının hem Irak genelinde hem de uluslararası kamuoyundaki meşruluğunun artacağı söylenebilir.

KDP, IRAK'IN PKK'YI TERÖR LİSTESİNE ALMASINI GÜNDEME GETİREBİLİR

PKK’nın yüzlerce köy işgal ettiği ve halkı göçe zorlayarak haraç aldığı IKBY’de bir istikrarsızlık unsuru olduğu ve faaliyetleriyle bölge halkı için tehdit teşkil ettiği uzun yıllardır Erbil yönetimi tarafından artan bir tonda dile getiriliyor. IKBY’nin terör örgütüne karşı muhalefeti artarken PKK da Temmuz 2019’da Erbil’de Türk diplomat Osman Köse’yi şehit ederek hem Türkiye’yi hem de Irak’ın geri kalanına kıyasla uluslararası kurumlar ve misyonlar tarafından güvenli bir kent olarak görülen IKBY’nin başkenti Erbil’i ve kenti yöneten KDP’yi hedef almış oldu. Irak’ın Duhok kentinde, Türkiye sınırında bulunan Serzer sınır kapısı asayiş müdürü Gazi Salih İlhan’ın PKK tarafından öldürülmesi ise bölgede terör örgütünün faaliyetlerine engel oluşturan KDP’lilerin hedef alındığını ve PKK’nın KDP ile çatışmaktan imtina etmeyeceğini gösterdi. IKBY Başbakanı KDP’li Mesrur Barzani’nin başkanlık ettiği IKBY Güvenlik Ajansı’nın, ölüm tehditleri alan İlhan’ın “karanlık elli teröristlerce öldürüldüğü” ve “sorumluların bunun bedelini en ağır şekilde ödeyeceği” yönündeki açıklaması ise KDP-PKK arasındaki gerilimi tırmandırdı. Yine IKBY Güvenlik Ajansı’nın, Erbil’deki bir yabancı diplomatik misyona saldırmayı ve üyelerine suikast düzenlemeyi planlayan, PKK ile bağlantısı olan en az 12 şüphelinin yakalandığını duyurması ise KDP’nin terör örgütünün bölgedeki faaliyetlerini yakından izlediğini gösterdi. Geçtiğimiz günlerde ise IKBY’li yetkililerin, terör örgütünün Erbil yönetiminin enerji ihracını engellemeye yönelik olarak, petrol boru hattına saldırdığını belirtmesi, Sincar anlaşmasından rahatsız olan PKK’nın IKBY’nin ekonomik kaynaklarını hedef aldığı şeklinde yorumlandı.

Son dönemde KDP ve PKK arasında artan gerginliğin devam etmesi halinde, IKBY’nin Türkiye’nin terör örgütüne karşı operasyonlarına desteğini artıracağı, PKK’nın ise başta BM olmak üzere Batılı ülkelerin de destek verdiği Sincar anlaşması çerçevesinde bölgeden çekilmesine yönelik daha fazla baskı altında kalacağı söylenebilir. Ayrıca bu gerginliğin bir parçası olarak, Irak’ın kuzeyinde terör örgütünün konuşlandığı muhtelif bölgelerde, KDP güçleri ile lokal çatışmalara girişmesi de olasılıklar arasında. Buna ek olarak, PKK-KDP gerginliğinin arttığı bir dönemde, IKBY peşmergelerinin gövde gösterisi yaptığı tatbikat videolarının basına servis edilmesi de bölgede söz konusu gerilimin arttığının bir başka işareti olarak değerlendirilebilir. Terör örgütünün IKBY’de artan eylemleri ve KDP ile yaşanan geriliminin, aynı zamanda Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi’nin Irak’ın egemenliğini öne çıkaran politikasını da rahatsız etmesi nedeniyle, Erbil yönetiminin, Irak’ın PKK’yı terör listesine alması yönünde bir maddeyi gündemine alması söz konusu olabilir.

PKK'NIN FAALİYETLERİ IKYB HALKI İÇİN TEHDİT OLUŞLUŞTURUYOR

Irak'ta Mesut Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi (KDP), terör örgütü PKK'nın Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde (IKBY) memurları öldürdüğünü ve bölgedeki faaliyetleriyle halk için tehdit oluşturduğunu belirtti.

KDP Sözcüsü Mahmud Muhammed, yaptığı yazılı açıklamada, PKK'nın IKBY'deki varlığını sert şekilde eleştirdi.

PKK'nın IKBY ile rekabet içine girdiğine, halkın yaşamı ve bölgenin çıkarları için tehlike oluşturduğuna dikkati çeken Muhammed, "PKK, uzun yıllardır haraç alarak ve halkın mallarına el koyarak yüzlerce köyün inşasını ve sivil halkın bölgelerine dönmesini engelliyor." ifadelerini kullandı.

Muhammed, örgütün eylemlerinin bedelini IKBY halkının ödediğine işaret ederek, PKK'nın IKBY'deki memurları öldürdüğünü ve faaliyetleriyle halk için tehdit oluşturduğunu kaydetti.

515 KÖY PKK İŞGALİNDE

KDP, Mart 2017'de paylaştığı bir veride PKK'nın Duhok'ta 304, Erbil'de 177, Süleymaniye'de 34 olmak üzere toplam 515 köyü işgal ettiğini bildirmişti.

PKK'nın söz konusu köyleri yaklaşık 29 yıldır üs olarak kullandığı ve köy sakinlerinin bölgelerine dönüşüne izin vermediği biliniyor.

"PKK BÜYÜK BİR BAŞ AĞRISI"

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Dış İlişkiler Dairesi Sorumlusu Sefin Dizayi, terör örgütü PKK'nın Peşmerge güçlerine yönelik saldırısının tüm taraflarca kınanması gerektiğini belirterek, "(PKK) Bölgedeki siviller için büyük bir baş ağrısı, zarar ve ziyandır." dedi.

Dizayi, Türkiye'nin Erbil Başkonsolosluğu’nda, eski başbakanlardan Mesut Yılmaz için açılan taziye defterini doldurup, başsağlığı dileğinde bulundu.

Taziye ziyaretinin ardından AA muhabirine konuşan Dizayi, terör örgütü PKK'nın Duhok kentinde Peşmerge güçlerine yönelik saldırısı ile Erbil-Bağdat arasında 9 Ekim'de imzalanan ve PKK'nın Sincar’daki varlığını sonlandırmayı öngören anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

PKK'nın IKBY'nin resmi gücü olan Peşmerge'ye yönelik çok çirkin ve haksız bir saldırı gerçekleştirdiğini söyleyen Dizayi, bu saldırının tüm taraflarca lanetlenmesi gerektiğini vurguladı.

Dizayi, PKK'nın Peşmerge güçlerine yönelik saldırısının yayılmasının önüne geçilmesi gerektiğine işaret ederek, "O bölgelerin korunması görevi asıl olarak resmi bir güç olan Peşmerge'ye aittir." diye konuştu.

IKBY'nin Irak Anayasası'nda tanındığını hatırlatan Dizayi, "PKK'nın o bölgelerde olmasının bir bahanesi yoktur. (PKK'nın oradaki varlığı) Bölgedeki siviller için büyük bir baş ağrısı, zarar ve ziyandır." ifadesini kullandı.

"İNSANLARIN EVLERİNE DÖNMESİNE ENGEL OLUNMASI KABUL EDİLEMEZ"

Terör örgütü PKK'nın Sincar'daki varlığını sonlandırmayı öngören anlaşmaya ilişkin değerlendirmede bulunan Dizayi, "Kamplardaki 100 binlerce iç göçmenin bölgelerine dönmesi, bölge güvenlik ve ortak çıkarları için resmi muhataplar olan Bağdat ve Erbil'in yaptığı iyi bir anlaşmadır" dedi.

Dizayi, "Gayriresmi bir gücün (PKK) insanların evine dönmesine engel olması kabul edilir bir durum değildir." diyerek, söz konusu güçlerin bölgedeki varlığını biterecek bir zeminin sağlanmasının gerekliliğine dikkati çekti.

Sefin Dizayi, sözlerini şöyle tamamladı:

"Halkın evine dönmesi ve ekonomik altyapılarını yeniden inşa etmeleri de uluslararası destekle mümkündür. Eğer anlaşma projesi hayata geçirilirse, oradaki halk için büyük bir iş fırsatı doğacaktır. Bu yüzden Erbil ve Bağdat'ın üzerinde mutabık kaldığı anlaşma hayata geçirilmelidir."

Peşmerge Genelkurmay Başkanı: PKK Kürt savaşı istiyor!

Peşmerge Genelkurmay Başkanı Tuğgenerel Cemal Muhammed Eminki, PKK’nin Peşmerge birliğinin geçtiği yola mayın döşediğini ve ardından Peşmergelere ateş açtığını söyledi.

Rûdaw’a konuşan Tuğgeneral Cemal Eminki, PKK’nin iddialarının aksine bölgede operasyon yapılmadığına dikkat çekerek, Peşmerge 80’inci Piyade Tugayına bağlı bir birliğinin, Duhok’un Amedi ilçesine bağlı Çemanke kırsalındaki diğer Peşmerge birliğini ziyarete gittiği esnada yola döşenen mayının askeri araçta patlatıldığını söyledi.

Eminki, “Çemanke kasabası kırsalındaki Aşağı Berwari bölgesinde, Bebade ve Sere Kanika köyleri arasında yola döşenen mayın Peşmerge aracında patlatılmış, ardından PKK’liler tarafından ateş açılmıştır. Olayda bir Peşmerge şehit düşmüş, ikisi de yaralanmıştır. Daha sonra  olay bölgesine giden Zerevani Peşmergelerine de benzer bir saldırı yapılmıştır” dedi.

YAZDIR
YORUMLAR 28
  • Alis 1 yıl önce Şikayet Et
    Besle kargayı oysun gözünü
    Cevapla
  • Rotterdam 1 yıl önce Şikayet Et
    Sizin basiniz degil her yerinizde agrisin. Akillanmazsiniz vesselam.
    Cevapla
  • Mehmedim 1 yıl önce Şikayet Et
    O zaman Ametika’ya yalakalık yapmayın. Çünkü PKK, ABD nin çocuğudur. Amerika neyi emrederse onu yaparlar. Kısaca Amerika’nın İtidir bunlar. O nedenle bölgesel Kürt yönetimi , Merkezi Irak Hükümeti ile işbirliği yspmalıdır. Zaten Türkiye sağolsun-varolsun PKK yı bitirmek üzeredir. Az kaldı ...
    Cevapla
  • Hüseyin 1 yıl önce Şikayet Et
    İt iti ısırmaz. Düne kadar birbirine destek çıkan gruplar bunlar.
    Cevapla
  • Cahit 1 yıl önce Şikayet Et
    Yıllarca beraber can cigerdiniz ne oldu türkiye havliyordunuz kusurabakmayin yilanla ayni çuvala girersen sokulmayi goze alican beter olun
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
İBB'nin skandal satışını mahkeme durdurdu!
Son dakika! Ortaya çıktı: 5 banka döviz piyasalarında kartel oluşturdu