Son dakika.. Bakan Fidan'dan Suriye ve İran için peş peşe mesajlar
Son dakika... Yıllık değerlendirme toplantısında konuşan Bakan Fidan "Türkiye olarak bu husustaki kararlı ve net politikamızı 2026 yılında da sürdüreceğiz" diyerek SDG'ye uyarıda bulundu. Fidan, İran konusunda ise diyalog çağrısı yaptı.
- Bakan Fidan Yıllık Değerlendirme Toplantısı'nda İsrail'in nihai amacının Filistinlileri Gazze'den çıkarmak olduğunu ve Gazze'nin yeniden imarı için çalışmalara devam edeceklerini belirtti.
- Fidan, Suriye'deki dönüşüm ve SDG sorununa değinerek, Türkiye'nin kararlı politikalarını sürdüreceğini ifade etti. Ayrıca, İran'a askeri müdahaleye karşı olduklarını vurguladı.
- Bakan Fidan, Türkiye'nin bölgedeki güvenlik iş birliklerine önem verdiğini ve Yunanistan ile ilişkilerde sorunları çözmek için irade gösterileceğini belirtti.
Son dakika... Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul'da yıllık değerlendirme toplantısında konuşuyor.
"İSRAİL'İN NİHAİ AMACI FİLİSTİNLİLERİ GAZZE'DEN ÇIKARMAK"
Bakan Fidan, Gazze'nin yeniden imar edilmesi ve Filistinlilerin kendi devletlerinin çatısı altında barış ve huzur içinde yaşayabilmeleri amacıyla çalışmaya devam edeceklerini belirtti. İsrail'in nihai amacının Filistinlileri Gazze'den çıkarmak olduğunu ifade eden Fidan, uluslararası toplumun ve bölge ülkelerinin baskısıyla bu noktanın aşıldığını, ancak İsrail Başbakanı Netanyahu hükümetinin barış planını uygulamaya çok istekli olmadığını bildiklerini söyledi.
RUSYA UKRAYNA SAVAŞI VE 2026 HEDEFİ
Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa'nın güvenlik mimarisini ve kimliğini sorgulattığını belirten Fidan, 2026 yılında savaşın sona erdirilmesi konusundaki gayretlerin, ideal çözüm ile gerçekçi çözüm arasındaki farkı kapatmaya odaklanacağını ifade etti. Fidan, Avrupa güvenlik mimarisi tartışmalarının uzun yıllar ana gündem maddelerinden biri olacağını öngördüklerini dile getirdi.
SURİYE'DEKİ DÖNÜŞÜM VE SDG SORUNU
Suriye'nin içinden geçtiği büyük dönüşümün ve uluslararası topluma entegrasyonunun 2025 yılının olumlu gelişmelerinden biri olduğunu vurgulayan Fidan, bölge ülkeleri, Avrupa devletleri ve ABD'nin ortaya koyduğu yapıcı iradenin devam etmesini temenni etti. Fidan, SDG meselesinin ise Türkiye ve bölge için sorun olmaya devam ettiğini belirterek, "İnşallah bu yıl bu sorun da çözülür" dedi. Fidan açıklamalarının devamında "SDG meselesi ise takip ettiğiniz gibi yine Suriye, Türkiye ve bölgemizin geri kalanı için bir sorun olmaya devam ediyor. İnşallah bu yıl bu sorun da çözülür. Türkiye olarak bu husustaki kararlı ve net politikamızı 2026 yılında da sürdüreceğiz." şeklinde konuştu.
İRAN UYARISI: BÖLGENİN KALDIRMA KAPASİTESİNİN ÇOK ÜSTÜNDE OLUR
Soru-cevap bölümünde gazeteci Sevil Nuriyeva'nın ABD'nin İran'a yönelik olası operasyonu ve bölgedeki gerilim hakkındaki sorusunu yanıtlayan Bakan Fidan, İran ile ilgili gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirtti. Bölgesel istikrarın öncelikleri olduğunu veİran'a askeri bir müdahaleye karşı olduklarını vurgulayan Fidan, şu uyarılarda bulundu:
"İran'da olacak geniş çaplı bir istikrarsızlık, bölgenin kaldırma kapasitesinin çok üstünde olur. Bizim önceliğimiz hiçbir şekilde güç kullanımına yol açacak bir duruma gelmemek. Sorunların diyalogla çözülmesini istiyoruz. İnşallah Amerika ile İran kendi arasında bu konuyu çözerler."
GAZZE PLANINDA İKİNCİ AŞAMA VE BARIŞ KURULU HAYATA GEÇİRİLİYOR
Gazeteci Özel Şendir'in Gazze planının ikinci aşaması ve Barış Kurulu'nun oluşturulmasıyla ilgili sorusuna da yanıt veren Fidan, ikinci aşamaya geçildiğini doğruladı. Süreç hakkında bilgi veren Fidan, önceliğin Filistinli teknik komitenin Gazze'nin idaresini alması olduğunu belirtti. Fidan, "Daha sonra Barış Kurulu ilan edilecek ve Barış Kurulu adına gündelik icraatı yürütecek yönetim kurulu belirlenerek çalışmaya başlayacak. Önümüzdeki birkaç hafta içerisinde bunun organlarının hayata geçeceğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
GELECEK DÖNEM ZİRVELERİ
Türkiye'nin diplomatik kanalları açık tutmaya devam edeceğini belirten Fidan, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin NATO Zirvesi, Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi ve BM İklim Değişikliği Zirvesi'ne ev sahipliği yapacağını duyurdu. Fidan, Türkiye'nin kriz anlarında tavsiyesi aranan ve ara buluculuğu talep edilen bir konuma geldiğini sözlerine ekledi.
SDG OYUNU! "KANDİL'DEN ONAY ALMADAN BUNUN HAYATA GEÇMEYECEĞİNİ HERKES BİLİYOR"
Bakan Fidan, SDG'nin (Suriye Demokratik Güçleri) terör örgütü PKK'nın merkezi Kandil ile olan bağının Batılı muhataplar tarafından zaman zaman "yeni keşfedilmiş bir bilgi" gibi sunulmasına tepki gösterdi. Bu durumun "iki artı iki dört eder" kadar net bir gerçeklik olduğunu vurgulayan Fidan, asıl sorunun Suriye Kürtlerinin otantik yapısının ötesinde, örgütün Suriye'deki uzantısı olan bir yapıyla karşı karşıya olunması olduğunu belirtti.
Fidan, "SDG adına kim görüşmeye giderse gitsin, Kandil'den onay almadan bunun hayata geçmeyeceğini herkes biliyor. Bu işleri sürekli zora sokan bir husus. Bizim temennimiz, 10 Mart mutabakatının uygulanarak ülkede istikrarın sağlanmasıdır" ifadelerini kullandı.
HALEP VE FIRATIN BATISINDAKİ HAREKETLİLİK: "TÜRKİYE GÜVENLİĞİ İÇİN GEREKEN ADIMLARI ATMAKTAN ÇEKİNMEYECEK"
Halep ve Fırat'ın batısında terör örgütü unsurlarının tahkimat girişimlerine ilişkin soruyu yanıtlayan Fidan, Türkiye'nin bu konudaki tavrının ve geçmişteki operasyonlarının (Afrin, Resulayn) ortada olduğunu hatırlattı. Bölgedeki illegal yapıların tahkimat döngüsüne dikkat çeken Fidan, "Gidiyoruz, diyoruz ki burada duruşunuz illegal. Direniyorlar, sonra güç kullanılıyor, geri adım atıyorlar. Bu şablondan çıkılması lazım" dedi.
Fidan, 2024 yılı sonrasında işgal edilen yerlerin iyi niyet göstergesi olarak boşaltılması ve unsurların doğuya çekilmesi gerektiğini belirterek, aksi takdirde Türkiye'nin güvenliği için gereken adımları atmaktan çekinmeyeceği mesajını verdi. Diplomasi ve diyaloğun zaman kazanma aracı olarak kullanılmaması gerektiğini vurgulayan Fidan, "Diyalog içindeymiş gibi gözüküp dünyaya böyle bir imaj verip zaman kazanmak gerçeklikle bağdaşmaz" değerlendirmesinde bulundu.
SURİYE İÇİN ALTIN ORAN: ANAYASAL VATANDAŞLIK
Suriye'deki farklı etnik ve inanç gruplarının sisteme entegrasyonu ve anayasal hakları konusundaki sorusunu da cevaplayan Fidan, çözüm için "altın oran" tanımını yaptı. Suriye rejiminin azınlıkları dışlamaması gerektiğini belirten Fidan, modern zamanların formülünün anayasal vatandaşlık olduğunu söyledi.
Fidan, Suriye'nin geleceği için ayrılıkçı yapılar yerine bütünleştirici bir model önererek şunları kaydetti:
"İnsanlar kendi kimliklerini, kültürlerini, inançlarını yaşarken aynı zamanda bir bayrağın altında o ülkenin vatandaşı olmalı ve ülkenin bütün menfaatinden, gücünden, refahından yararlanmalı. Ancak inanç gruplarının veya etnik azınlıkların yönetime dahil olmasıyla, kendilerini ayrı bir küme olarak belirleyip siyasal bir entiteye (varlığa) dönüşmesi iki ayrı şeydir. Etnik kökene göre adacıklar oluşturmak, ülkeyi siyasal entitelere bölmek bölünmeye davetiye çıkarmaktır. Bizim istediğimiz, Suriye'de istikrarın sağlanması ve Suriyeli Kürtlerin de refah içinde olmasıdır."
MUHTEMEL RUSYA-UKRAYNA BARIŞINDA 3 TEMEL HUSUS
Ukrayna'daki savaşın sona ermesi durumunda ortaya çıkacak tablonun sadece Rusya ile Ukrayna arasında değil, Rusya ile Avrupa arasında bir barış olacağını belirten Fidan, ABD'deki yönetim değişikliğine dikkat çekti. Trump'ın iktidara gelmesiyle ABD'nin Rusya-Ukrayna savaşındaki öncü rolünü değiştirip nötr bir pozisyona geçmesinin, Avrupa güvenliği açısından tarihi bir sorumluluk değişimi yarattığını ifade etti.
Olası bir barış anlaşması durumunda üç temel hususun öne çıkacağını belirten Fidan, bunları şöyle sıraladı:
- Anlaşmanın takibi ve doğrulanmasının nasıl yapılacağı.
- Ukrayna'nın caydırıcılık gücünün nasıl devam edeceği.
- Bir ihlal durumunda hangi tedbirlerin alınacağı.

"KARADENİZ'DE KOMUTA TÜRKİYE'DE OLACAK"
Barış anlaşması sonrası askeri unsurların yapılanmasına değinen Bakan Fidan, Karadeniz'in güvenliği konusunda net konuştu. Ukrayna'nın deniz alanı olarak sadece Karadeniz'e kıyısı olduğunu hatırlatan Fidan, NATO üyesi olarak Türkiye'nin bölgedeki rolüne vurgu yaptı.
Fidan, "Deniz gücünün komutasını, Cumhurbaşkanımızın da müzakere talimatıyla öteden beri biz almak istiyorduk. Şimdiki planlamalarla bu sorumluluk bize verilmiş durumda. Burada gönüllü olan diğer ülkelerle beraber biz bu sorumluluğu alacağız" ifadelerini kullandı.
"İNŞALLAH BU SENE CAATSA'NIN KALKTIĞINA ŞAHİT OLURUZ"
ABD ile yürütülen F-35 görüşmelerine de değinen Fidan, konunun sadece uçak alımı değil, CAATSA yaptırımlarının genel olarak kaldırılması olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasında Eylül ayında yapılan görüşmede bu sorunun çözülmesi yönünde bir irade oluştuğunu belirten Fidan, "Bu iradenin hayata geçmesindeki teknik zorlukların ve problemlerin ortadan kaldırılması için çalışıyoruz. İrade burada mevcut, inşallah bu sene CAATSA'nın kalktığına şahit oluruz" dedi.
"ÜLKEYE YABANCI GİRİŞİ ARTIK AVRUPA'DA SİYASETİN BİR NUMARALI SORUNU HALİNE GELDİ"
Türk vatandaşlarının Avrupa ülkelerinden vize alırken yaşadığı zorlukları iki ana başlıkta değerlendiren Fidan, idari sorunların yanı sıra meselenin siyasi boyutuna dikkat çekti. Avrupa Birliği'nin vize politikasını giderek merkezileştirdiğini belirten Fidan, asıl sorunun Avrupa'da yükselen aşırı sağ ve göçmen karşıtlığı olduğunu söyledi.
Fidan, Avrupa siyasetinde göçmen konusunun bir numaralı sorun haline geldiğini belirterek şu uyarıda bulundu: "Benim korkum, ülkeye yabancı girişi artık Avrupa'da siyasetin bir numaralı sorunu haline gelmiştir. Artık dışarıdan göç almanın değil, içeride bulunanı tekrar göndermenin siyaset malzemesi yapılacağı bir noktaya Avrupa evrilebilir. Remigration (tersine göç) dedikleri kavramı artık ağır ağır gündeme getiriyorlar."
"VİZE SERBESTİSİ İÇİN DAHA SİSTEMLİ ÇALIŞMA YÜRÜTECEĞİZ"
Vize sorununun köklü çözümünün Vize Serbestisi Anlaşması'nın yürürlüğe girmesi olduğunu belirten Fidan, bu yıl bu konuda daha sistemli bir çalışma yürüteceklerini sözlerine ekledi.
DEPREM BÖLGESİNDE BOŞA ÇIKAN 220 BİN KONTEYNER GAZZE'YE GÖNDERİLEBİLİR Mİ?
TV100 Ankara Temsilcisi Hacı Yakışıklı'nın, deprem bölgesinde boşa çıkan yaklaşık 220 bin konteynerin kış şartlarının ağırlaştığı Gazze'ye gönderilip gönderilemeyeceğine ilişkin sorusunu yanıtlayan Bakan Fidan, işgalci İsrail'in engellemelerine dikkat çekti.
Gazze'deki insani durumun öncelikli gündem maddeleri olduğunu belirten Fidan, konteyner konusunu koordinasyon toplantılarında gündeme getirdiklerini ancak İsrail'in katı bir tutum sergilediğini ifade etti.
Bakan Fidan, İsrail'in tutumunu şu sözlerle açıkladı:
"İsrailliler uzun zamandır içeriye giren insani yardım malzemelerinde, içinde metal olan unsurları hiçbir zaman için kabul etmek istemediler. Tıbbi malzemelerde bile. Çünkü bunları çift kullanımlı malzeme olarak görüyorlar. Oradaki direnişçilerin, işgale karşı direnenlerin bundan silah yapacağını hep öne sürdükleri için burada ortaya koydukları bir tavır var"
İşgal güçlerinin etkisini azaltmak için Birleşmiş Milletler kurumlarının devreye girmesiyle direncin azalacağını umduklarını belirten Fidan, konteynerlerin metal olması nedeniyle içeri alınmasında problemler yaşandığını, bu sorunu aşmak için Türkiye'nin bölgeye çadır gönderdiğini belirtti.
SUUDİ ARABİSTAN, MISIR VE PAKİSTAN'LA GÜVENLİK İTTİFAKI OLUR MU?
Toplantıda söz alan bir diğer gazetecinin, Suudi Arabistan ve Mısır gibi bölge ülkeleriyle Türkiye arasında bir güvenlik ittifakı veya paktı kurulup kurulmayacağına dair sorusunu da yanıtlayan Fidan bölgedeki kronik sorunların başında bölge ülkelerinin birbirine güvenmemesinin geldiğini vurguladı.
Bakan Fidan, çözüm önerisi olarak şunları kaydetti:
"Bölge ülkelerinin hepsi artık bir araya gelerek, güvenlik konusunda bir iş birliği platformunun oluşturulması gerekiyor. Bu dışarısı için değil. Bölge ülkeleri birbirlerinin güvenliğine bir taahhütte bulunmaları gerekiyor. Bölge ülkelerinin hepsi birbirinden emin olduktan sonra sorunun yüzde 80'i zaten çözülmüş oluyor"
Henüz imzalanmış bir anlaşma olmadığını ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonunun kapsayıcı, daha geniş, dayanışma ve istikrar üreten bir platform olduğunu belirten Fidan, bu konudaki görüşmelerin sürdüğünü ifade etti.
"İRAN'A ASKERİ MÜDAHALEYE KARŞIYIZ"
Bir gazetecinin, ABD'nin yeni dönem politikaları ve bölgedeki olası gelişmeler ışığında "Türkiye uzun vadede yeni bir Çekiç Güç görüyor mu?" sorusunu yanıtlayan Bakan Fidan, Türkiye'nin tavrını net bir şekilde ortaya koydu. Fidan, "Biz İran'a yönelik bir askeri müdahaleye karşıyız" diyerek, İran'ın kendi içindeki sorunları kendisinin çözmesi gerektiğini ifade etti.
Uluslararası ilişkiler boyutunda yaptırımların etkisine değinen Fidan, İran'ın küresel nükleer konudaki sorunlarını diplomasi yoluyla çözmesi gerektiğini vurguladı. Fidan, "Ekonomik zorluklara neden açan yapısal birtakım problemler ortadan kalksın. Uluslararası izolasyon altında olduğunuz zaman ekonomik hizmetleri verme imkanınız giderek sınırlanıyor" değerlendirmesinde bulundu.
"İRAN'A DÜŞMANLIK ÜZERİNDEN İŞTAH KABARTACAK BİR DURUM YOK"
İran'ın dinamik ve sofistike bir halka sahip olduğunu belirten Fidan, halkın belli konulardan mahrum edilmesinin sıkıntılar doğurduğunu söyledi. Ekonomik güçlüklerin rejime karşı ideolojik bir başkaldırı gibi algılanmasının gri bir alan yarattığını ifade eden Fidan, bölge ülkelerinin İran'a düşmanlık üzerinden iştahını kabartacak bir durumun olmadığını da sözlerine ekledi.
Trump politikalarına ilişkin bir değerlendirme de yapan Fidan, "Trump politikalarına baktığınız zaman karadan güç kullanmayı şu ana kadar çok fazla tercih ettiğini görmedik" dedi.
ÇİNLİ GAZETECİNİN SORUSUNA CEVAP: AB GİBİ ÇİN'LE DE YAPMAK İSTİYORUZ
Toplantıda Çin devlet televizyonu CCTV muhabirinin Türkiye-Çin ilişkilerinin 55. yılı ve vize serbestisi ile ilgili sorusunu da yanıtlayan Fidan, Çin ile ilişkilere büyük önem verdiklerini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Çin vatandaşlarına vize muafiyeti getirilmesinin, ilişkileri ilerletme arzusunun bir yansıması olduğunu söyledi.
İki ülke arasındaki ticaret hacminin 50 milyar dolara yaklaştığını ancak büyük bir dış ticaret açığı bulunduğunu hatırlatan Fidan, bu dengesizliğin giderilmesi gerektiğini vurguladı. Fidan, "Avrupa Birliği ile çok dengeli bir dış ticaretimiz var. Bunu aynısını biz Çin'de de yapmak istiyoruz. Elimizde enstrüman çok fazla var" şeklinde konuştu.
Dış ticaret açığının kapatılması için Çin'in Türkiye'deki yatırımlarını artırması gerektiğini belirten Fidan, özellikle elektrikli araç üreticileri başta olmak üzere Çinli yatırımcıları Türkiye'ye davet etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın bu konuda yoğun mesai harcadığını aktaran Fidan, Çinli yatırımcıların tereddütlerini gidermek için siyasi iradenin mevcut olduğunu dile getirdi.
"UYGUR TÜRKLERİ KONUSUNDA TÜRKİYE'NİN DURDUĞU YER BELLİ"
Uygur Türkleri meselesine de değinen Bakan Fidan Türkiye'nin durduğu yerin belli olduğunu ve konuların açıkça konuşulduğunu ifade etti.
Fidan ayrıca Çin'in bölgedeki yapıcı rolünü desteklediklerini belirterek, İran ile Suudi Arabistan arasındaki normalleşme sürecinde Çin'in oynadığı arabuluculuk rolünü örnek gösterdi. Türkiye'nin Orta Koridor projesi ile Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'nin uyumlaştırılması konusundaki çalışmaların da sürdüğünü sözlerine ekledi.
"LİDERLER ZİRVESİ RAMAZAN ÖNCESİ PLANLANIYOR"
Yunan Open Televizyonu muhabiri Maria Zacharaki'nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Miçotakis arasındaki görüşmenin tarihine ilişkin sorusunu yanıtlayan Bakan Fidan, görüşmenin Ramazan ayından önce, yani şubat ayı ortalarında gerçekleşmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti.
Yunan mevkidaşı Yorgos Yerapetritis ile yakın zamanda görüştüğünü ve Paris'teki liderler zirvesinde Miçotakis ile de ayaküstü konuşma fırsatı bulduğunu aktaran Fidan, Yunan tarafının da görüşmeyi Ramazan öncesinde yapma isteğinde olduğunu ifade etti. Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın programının uygunluğuna göre tarihin netleşeceğini söyledi.
YUNAN MUHABİRE CEVAP: SORUN ÇÖZÜLENE KADAR MASADAN KALKMAYACAĞIZ. TEK BİR ADIM VAR
Skai Televizyonu muhabiri Manolis Kostidis'in ilişkilerdeki beklenti ve bir sonraki adıma dair sorusu üzerine Bakan Fidan, Türkiye'nin niyetinin sorunları ötelemek değil, çözmek olduğunu vurguladı. Fidan, "Tek bir adım var; var olan sorunları çözmek için bir niyetle, bir iradeyle gelip oturacağız ve sorun çözülene kadar masadan kalkmayacağız. O da Ege'deki sorunun, başta Ege olmak üzere çözülmesi" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu meseleyi çözme konusunda büyük bir vizyon ve iradeye sahip olduğunu belirten Fidan, sorunu karşı tarafa atma niyetinde olmadıklarını, ancak Yunanistan'daki iç siyasi dengelerin çözüm sürecini zorlaştırdığına dikkat çekti.
"MİÇOTAKİS'İN SİYASİ BEDEL ÖDEMESİ GEREKİYOR"
Yunanistan'daki siyasi liderlerin, Türkiye ile olan sorunları çözüp altına imza atmasının iç politikada zorluklar yarattığını belirten Fidan, Miçotakis'in son seçimlerde aldığı güçlü desteğin bu konuda bir fırsat penceresi aralayabileceğine işaret etti.
Fidan, "Yunanistan iç politikasında Türkiye'nin tehdit olarak algılanması meselesi, her zaman için siyasette bir itici güç oynamakta. Yani Türkiye ile ilgili birisi bir şey yapmaya çalıştığı zaman muhakkak ve muhakkak bir siyasi bedel ödemesi gerekiyor. Şimdi bir siyasi liderin Yunanistan'da Türkiye ile sorunları çözüp bölgeye barış getirmekle, kendi siyasi kariyerini riske atma arasında bir tercihte bulunması gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin sadece istikşafi görüşmeler yapmaya değil, konuyu kalıcı olarak çözmeye hazır olduğunu defaatle ilettiklerini belirten Fidan, bunun için karşılıklı irade konulması gerektiğini söyledi. İç politika ile dış politikanın birbirinden ayrılması gerektiğinin altını çizen Fidan, güven artırıcı önlemlerin hayata geçirilmesinin ve halkların etkileşiminin önemine değindi.
"İT DALAŞI AZALDI İŞ BİRLİĞİ ARTTI"
Son iki yılda Ege'de gerilimin düştüğünü, "it dalaşı" olarak tabir edilen olayların azaldığını hatırlatan Bakan Fidan, göçmen sorunu başta olmak üzere çeşitli konularda iş birliği mekanizmalarının çalıştığını belirtti.
Fidan sözlerini, "Bu tarihi fırsatı heba etmeden bu Ege sorununu kalıcı olarak çözelim. Ben bunun mümkün olduğuna inanıyorum. Yunanistan'ın milli menfaatini esas alan, Türkiye'nin milli menfaatini esas alan bir çizgide, bu konunun rasyonel bir zeminde tartışılması gerekiyor" diyerek tamamladı.
"İRAN KONUSUNDA KONSOLOSLUK TEDBİRLERİ ALINDI"
Bakan Fidan, İran'daki olaylarla ilgili olarak Türkiye'nin gerekli tüm tedbirleri aldığını belirtti. Senaryolara yönelik konsolosluk vakalarıyla ilgili hazırlıkların tamamlandığını ifade eden Fidan, vatandaşlar, diplomatlar, iş insanları ve öğrenciler için planlamaların yapıldığını söyledi. Fidan, İran'daki olayların en kısa zamanda yatışmasını ve daha büyük bir dram yaşanmamasını temenni ettiklerini dile getirdi.
"MÜLTECİ MESELESİNDE KRİZ BEKLENTİSİ YOK"
Mülteci konusuna da değinen Fidan, Türkiye'nin bu konuda yeni bir aksiyona ihtiyaç duymayacağını düşündüğünü belirtti. Türkiye'nin büyük bir ülke olduğunu ve tarihsel tecrübesiyle bu tür durumları yönetebileceğini vurgulayan Fidan, şu an için kriz noktasına gelineceğini öngörmediğini ifade etti.
ÇİN'LE KAZAN KAZAN MODELİ VE 30 MİLYAR DOLARLIK STRATEJİK PROJE
Toplantının ana gündem maddelerinden biri Çin ile ilişkiler ve Orta Koridor projesi oldu. Çin'in büyük bir üretim merkezine dönüştüğünü belirten Fidan, Pekin yönetiminin iki temel ihtiyacı olduğuna dikkat çekti. Bunlardan ilkinin enerji arzı, ikincisinin ise üretilen malların satılması ve ham madde temini için büyük ulaştırma altyapıları olduğunu söyledi. Fidan, Çin'in Kuşak ve Yol ile Orta Koridor gibi projelerle stratejik hedeflerini hayata geçirdiğini belirtti.
Türkiye'nin Çin ile ilişkilerde kazan kazan modelini benimsediğini vurgulayan Fidan, Çin'e yönelik bir menfaat alanı açtıklarını ifade etti. Fidan, Türkiye'nin Orta Koridor'u hayata geçirme iradesini ve altyapı yatırımlarının önemini vurgulayarak, demir yollarına yapılacak 30 milyar dolarlık yatırımın hem Türkiye hem de Çin'in stratejileri için kritik olduğunu belirtti.
"ÇİN TÜRKİYE ÜZERİNDEN GEÇEN DEMİR YOLLARINA BEKLENEN İLGİYİ GÖSTERMEDİ"
Bakan Fidan, Çin'in bugüne kadar liman projelerine büyük önem verdiğini ancak Türkiye üzerinden geçen demir yollarına beklenen ilgiyi göstermediğini dile getirdi. Geçmişte bu konuda çalışmalar yapıldığını hatırlatan Fidan, projenin tekrar hayata geçirilebileceğini ve her iki tarafın da bu konuda ciddi mesai harcadığını söyledi. Ulaştırma Bakanlığı'nın elinde hazır evraklar bulunduğunu belirten Fidan, limanların yeterli olması için demir yolu bağlantısının şart olduğuna dikkat çekti.
Çin'in üretim merkezlerini sadece kendi ülkesinde tutmak yerine başka ülkelere kaydırma politikası izlediğini belirten Fidan, bu çerçevede Türkiye ile iş birliği yapılabileceğini ifade etti. Fidan, karşılıklı menfaate dayalı ve başka ülkeleri rahatsız etmeyen her türlü iş birliğine açık olduklarını vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da Çin ile iş birliğine verdiği önemi hatırlatan Fidan, sürecin olumlu yönde ilerlemesi için çalıştıklarını sözlerine ekledi.
-
Kamil 25 dakika önce Şikayet EtÇin ile ittifak kurmaya mecburuz . Başkan Trump ve AB bile projelerini , Çin'in küresel endüstri ve teknoloji devi oluşuna göre dizayn ediyor . Şayet , Çin , Amerika ve Avrupa'ya hizmet eden Endüstriyel yatırımlar yapan , Ticaretini onların hizmetine sunan , % 150 Gümrük Vergisi ödeyen bir ülke olsaydı . Başkan Trump , Panama Kanalını ele geçirmeye gerek görmezdi .Beğen
-
ben 30 dakika önce Şikayet Etlaf laf lafBeğen
-
Misafir 43 dakika önce Şikayet EtHani bu yılın sonuna kadar süre verilmisti pkk sdg ypg adı ne haltsa teröristlere kökü kaziniyordu baska baharamı kaldı.Beğen Toplam 4 beğeni
-
ismet 45 dakika önce Şikayet EtTürkiye mısır ve suudi arabistan arasında bir ittifak olur pakistan da katılırsa çok gğzel olur ve ortadoğuda artık kümse istedipini yapamaz hake gelir .çık dua edelimki olsun bu şslam ummetinin uyanışı ve kurtuluşu olurBeğen Toplam 2 beğeni
-
Sali 47 dakika önce Şikayet EtGoreve gelfigi yaptigi bir is yok.bos laflar hepBeğen Toplam 1 beğeni