Nükleer facianın yaşandığı Çernobil'e getirilen 33 kromozomlu atlar hayatta kaldı

Tarihin en büyük nükleer felaketinin yaşandığı Çernobil, insan yaşamı için tehlikesini korurken yaban hayatına sığınak oldu. Bölgeye 1998'de getirilen Przewalski atları radyasyona ve savaşın etkilerine rağmen hayatta kalmayı başarıyor.

GİRİŞ 19.04.2026 09:48 GÜNCELLEME 19.04.2026 10:11
HABERİN ÖZETİ
ÖZETİ DİNLE
  • Çernobil felaketi sonrası terk edilen bölgede insan yaşamı hâlâ riskliyken, kurtlar, ayılar ve Przewalski atları gibi türlerle yaban hayatı beklenmedik biçimde yeniden canlandı.
  • Bilim insanları bu durumu “şaşırtıcı bir toparlanma” olarak değerlendirirken, radyasyonun bazı hayvanlar üzerinde etkileri sürüyor.
  • Ancak savaş kaynaklı yangınlar ve askeri faaliyetler, bölgedeki bu hassas ekosistem için yeni tehditler oluşturuyor.

                    
HABER7

Ukrayna'da 26 Nisan 1986 tarihinde meydana gelen ve "tarihin en kötü nükleer felaketi" olarak kayıtlara geçen Çernobil patlamasının üzerinden 40 yıl geçmesine rağmen bölge insan yaşamı için tehlikesini koruyor.

Ancak Lüksemburg'dan daha büyük olan bu radyasyonlu bölge, dünyanın en vahşi atlarına ve çeşitli yaban hayvanlarına ev sahipliği yapıyor.

İnsanların tahliye edilmesinin ardından kurtlar, vaşaklar, geyikler ve yüzyılı aşkın süredir bölgede görülmeyen boz ayılar Ukrayna ile Belarus arasındaki bu insansız topraklara geri döndü.

Moğolistan'a özgü olan ve bir dönem nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalan Przewalski atları ise 1998 yılında bir deney amacıyla bölgeye getirildi.

Moğolcada "ruh" anlamına gelen "takhi" adıyla bilinen bu atlar, evcil türlerden farklı olarak 32 yerine 33 çift kromozoma sahip.

Przewalski atları 32 yerine 33 çift kromozoma sahip

KÜÇÜK BİR MUCİZE

Bölgedeki dönüşüm her yerde göze çarpıyor. Ağaçlar terk edilmiş binaların içinden büyüyor, yollar ormana karışıyor.

Gizli kameralar, atların zorlu hava koşullarından ve böceklerden korunmak için yıkılmaya yüz tutmuş ahırlara ve terk edilmiş evlere sığındığını gösteriyor.

Bilim adamları, devam eden radyasyona rağmen hayvanlarda yaygın bir toplu ölüme rastlamadı.

Ancak yüksek radyasyonlu alanlardaki bazı kurbağaların derilerinin koyulaştığı ve kuşlarda katarakt oluşma ihtimalinin arttığı gözlemlendi.

ORMAN YANGINLARININ ÇOĞU DÜŞÜRÜLEN DRONLARDAN KAYNAKLANIYOR

Yaban hayatındaki bu toparlanmaya rağmen bölgede yeni tehditler ortaya çıkmış durumda.

Rusya'nın 2022'deki işgali sırasında askerlerin Kiev'e doğru ilerlerken radyasyonlu topraklarda siperler kazması ve askeri hareketlilik orman yangınlarına yol açtı.

Yangınlar, radyoaktif parçacıkların yeniden havaya karışma riskini taşıyor. Günümüzde Çernobil, yaban hayatı için tesadüfi bir sığınak olmanın ötesine geçerek beton bariyerler, dikenli teller ve mayın tarlalarıyla çevrili, sıkı korunan bir askeri koridora dönüştü.

İnsanlar için nesiller boyu yasak bölge olarak kalması beklenen bu alan, bilim insanları için benzersiz bir laboratuvar işlevi görüyor.

KAYNAK: HABER7
Ramazan Dengiz Haber7.com - Muhabir
Haber 7 - Ramazan Dengiz
YORUMLAR 1
  • TürkİranPakistan 48 dakika önce Şikayet Et
    Üçüncü Dünya savaşına hazırlık lazım nükleer kullanımı dahil olacak. Japonyayi teslim aldıysa Amerika atom bombasıyla, olası bölgelerimiz ilerisi için incelenmeli yaşama elverişlilik bakımından mars'a gidemeyecegimize göre.
    Cevapla
DİĞER HABERLER
İki komşu ülke lideri arasında restleşme! 'Savaş ilanı' krizi büyüyor
Savaşta korkunç görüntüler! İsrail ateşkesi bozdu! Peş peşe kanlı saldırılar