Külliye'ye hayranlıkla uzun uzun bakmıştı: İzlanda Başbakanı tehdit altında
Başkent Ankara'da düzenlenen NATO zirvesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne "hayranlıkla" bakışı ile gündeme gelen İzlanda Başbakanı Kristrun Frostadottir, ülkesinin stratejik konumu nedeniyle bir süredir tehdit altında.
- İzlanda Başbakanı Kristrun Frostadottir, Ankara’daki NATO Zirvesi’nde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne hayranlıkla bakışıyla gündeme gelirken, ülkesinin stratejik konumu nedeniyle artan güvenlik tehditleriyle karşı karşıya.
- Rusya’nın Kuzey Atlantik ve Arktik’teki askeri faaliyetlerinin yanı sıra denizaltı, kritik altyapı ve hibrit saldırı riskleri, ordusu bulunmayan İzlanda’nın güvenlik politikasını yeniden şekillendiriyor.
- Reykjavik, bağımsız bir ordu kurmak yerine NATO’nun bölgedeki caydırıcılığını güçlendirmeye, hava gözetleme ve savunma altyapısını geliştirmeye odaklanıyor.
Türkiye'nin ikinci kez ev sahipliği yaptığı NATO zirvelerinin sonuncusu 7-8 Temmuz tarihlerinde başkent Ankara'da düzenlendi.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne akın eden üye ülke liderleri arasında İzlanda Başbakanı Kristrun Frostadottir de vardı.

38 yaşındaki genç lider, makam aracından iner inmez Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne "hayranlıkla" ve "uzun uzadıya" bakmasıyla viral olmuştu. Ancak şimdilerde Frostadottir'in "savaş kaynaklı yeni bir tehdit altında" olduğu belirtiliyor.
Kuzey Atlantik'in ortasında yer alan İzlanda, Rusya ile Batı arasındaki askeri rekabetin Arktik ve Kuzey Atlantik'e yayılmasıyla birlikte güvenlik politikasını yeniden şekillendiriyor.
Yaklaşık 400 bin nüfuslu ülkenin daimi ordusu ve savaş uçağı filosu bulunmuyor. İzlanda'nın savunması büyük ölçüde NATO üyeliğine ve 1951'de ABD ile imzalanan savunma anlaşmasına dayanıyor.
Ancak Rusya'nın Ukrayna savaşı sonrasında Kuzey Atlantik'teki askeri faaliyetlerini artırması ve Arktik bölgesinin stratejik öneminin yükselmesi, Reykjavik'in güvenlik politikalarını yeniden değerlendirmesine neden oluyor.
İZLANDA'NIN STRATEJİK KONUMU
İzlanda'nın güvenlik açısından önemini artıran temel unsur, Grönland-İzlanda-Birleşik Krallık (GIUK) hattı üzerindeki konumu.
Kuzey Atlantik'teki bu hat, Rusya'nın Kuzey Kutbu'ndaki üslerinden Atlantik'e açılan deniz yollarının takip edilmesi açısından NATO için kritik öneme sahip.
İzlanda'nın hava sahası, radar sistemleri ve çevresindeki deniz alanları, NATO'nun Kuzey Atlantik'teki faaliyetlerinde önemli rol oynuyor.
Bu nedenle ülke, kendi askeri kapasitesi sınırlı olmasına rağmen NATO'nun kuzey savunmasının önemli unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.
ORDUSU YOK, NATO SAVAŞ UÇAKLARI KORUYOR
İzlanda'nın daimi ordusu bulunmuyor. Ülkenin hava sahasının korunması ise NATO'nun dönüşümlü hava polisliği görevleriyle sağlanıyor.
Müttefik ülkeler dönemsel olarak savaş uçaklarını Keflavík Hava Üssü'ne konuşlandırıyor.
Böylece İzlanda, kendi savaş uçağı filosunu bulundurmak yerine NATO ülkelerinin askeri kapasitesinden yararlanıyor.
Ancak bölgedeki güvenlik ortamının değişmesiyle birlikte bu modelin daha fazla kaynak ve hazırlık gerektirdiği değerlendiriliyor.

NORTHERN VIKING 2026 TATBİKATI İZLANDA'DA
İzlanda'nın güvenlik hazırlıkları, bölgede gerçekleştirilen askeri tatbikatlara da yansıyor.
Northern Viking 2026 tatbikatı 20 Ağustos'ta İzlanda'da başladı. ABD, İzlanda ve diğer NATO ülkelerinin katıldığı tatbikat 3 Eylül'e kadar devam edecek.
Tatbikatta denizaltı savunma harbi, mayın temizleme, arama-kurtarma, insani yardım ve çok uluslu kuvvetlerin ortak harekat kabiliyetleri test ediliyor.
Tatbikat kapsamında GIUK hattındaki deniz yollarının korunması ve İzlanda'nın savunulmasına yönelik senaryolar da çalışılıyor.
ABD'nin yanı sıra Belçika, Danimarka, Fransa, Norveç ve Polonya'nın katıldığı tatbikatta Keflavík'e NATO hava polisliği görevi kapsamında savaş uçakları da konuşlandırıldı.
NATO ARKTİK'TE HAREKETLİLİĞİ ARTIRDI
İzlanda'nın güvenlik endişeleri, NATO'nun Arktik bölgesindeki faaliyetlerinin artırıldığı döneme denk geliyor.
NATO, Şubat 2026'da Arktik Güvenliği faaliyetini başlatarak Arktik ve yüksek kuzey bölgesindeki caydırıcılık ve savunma faaliyetlerini güçlendirdi.
İttifak, Rusya'nın bölgede askeri faaliyetlerini artırdığını ve yeni askeri kapasitelere yatırım yaptığını belirtiyor.
NATO'ya göre Arktik bölgesi, Kuzey Atlantik'e açılan stratejik bir geçiş noktası olmasının yanı sıra Avrupa ile Kuzey Amerika arasındaki kritik iletişim, ulaşım ve ticaret hatlarının bulunduğu bölge olması nedeniyle giderek daha fazla önem kazanıyor.
Bu gelişmeler, İzlanda'nın NATO'nun kuzey savunma planlarındaki önemini de artırıyor.
FROSTADOTTIR: 'NAİF OLAMAYIZ'
İzlanda Başbakanı Kristrun Frostadottir, ülkesinin değişen güvenlik ortamına karşı daha fazla sorumluluk alması gerektiğini savunuyor.
Frostadottir, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmelerde İzlanda'nın savunma ve güvenlik alanındaki katkılarının artırılmasına yönelik politikaları destekledi.
İzlanda hükümetinin yaklaşımı ise ülkenin klasik anlamda bir ordu kurmasından ziyade mevcut savunma kapasitesinin güçlendirilmesi yönünde.
Bu kapsamda hava gözetleme ve güvenlik altyapısının geliştirilmesi, NATO faaliyetlerine daha fazla katkı sağlanması ve stratejik tesislerin güçlendirilmesi öne çıkıyor.
Frostadottir, Kuzey Atlantik ve Arktik'teki gelişmeler karşısında “naif” olunmaması gerektiğini belirterek bölgedeki güvenlik ortamının yakından takip edilmesi gerektiğini vurguluyor.
İZLANDA'NIN ASIL ENDİŞESİ RUSYA
İzlanda yönetiminin güvenlik değerlendirmelerinde Rusya önemli bir yer tutuyor.
İzlanda Dışişleri Bakanı Katrin Gunnarsdottir, İngiltere menşeli haber ajansı Reuters'a yaptığı açıklamada ülkesinin “asıl endişesinin Rusya'nın faaliyetleri” olduğunu söyledi.
Gunnarsdottir, Ukrayna savaşı sonrasında Rusya'nın Kuzey Atlantik ve İzlanda çevresindeki deniz faaliyetlerine dikkat çekti.
İzlanda yönetiminin değerlendirmelerine göre mevcut tehdit doğrudan bir Rus işgali ihtimalinden ziyade Rus denizaltılarının faaliyetleri, askeri hareketlilik, kritik altyapı ve deniz ulaşım hatlarına yönelik tehditler ile hibrit saldırı ihtimalleri üzerinden şekilleniyor.
ABD'NİN GRÖNLAND POLİTİKASI DA GÜVENLİK HESABINA GİRDİ
İzlanda'nın güvenlik politikalarını etkileyen bir diğer gelişme ise ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'a yönelik politikası oldu.
Trump'ın Grönland'ın ABD kontrolüne geçmesi yönündeki açıklamaları, Kuzey Atlantik'teki güvenlik dengeleriyle ilgili tartışmaları artırdı.
İzlanda'nın savunmasının uzun yıllardır ABD ile yaptığı savunma anlaşmasına ve NATO üyeliğine dayanması nedeniyle Washington'ın bölgedeki politikaları Reykjavik tarafından yakından takip ediliyor.
Buna rağmen İzlanda yönetimi, NATO üyeliğinin ve ABD ile savunma anlaşmasının ülkenin güvenliğinin temel unsurları olmaya devam ettiğini vurguluyor.
“SAVAŞ KAPIDA” DEĞİL, ANCAK HAZIRLIK ARTIYOR
İzlanda'ya yönelik yakın ve doğrudan bir Rus saldırısı olduğuna ilişkin güvenilir bir işaret bulunmuyor.
Ancak Kuzey Atlantik ve Arktik'teki askeri hareketlilik son yıllarda belirgin şekilde arttı.
NATO'nun Arktik Güvenliği faaliyetini başlatması, İzlanda'daki Northern Viking tatbikatı, Keflavík'e dönemsel olarak savaş uçaklarının konuşlandırılması ve Rusya'nın bölgedeki askeri faaliyetlerinin yakından takip edilmesi, İzlanda'nın güvenlik politikasındaki değişimi ortaya koyuyor.
Bu tablo, ordusu bulunmayan İzlanda'nın güvenliğini NATO'nun kolektif savunma kapasitesine daha fazla bağladığını gösteriyor.
Frostadottir hükümetinin önündeki temel mesele ise Rusya'nın artan askeri faaliyetleri ile ABD'nin bölgedeki politikaları arasında değişen güvenlik dengelerine uyum sağlamak.

İzlanda'nın mevcut politikası, bağımsız bir ordu kurmak yerine NATO'nun Kuzey Atlantik ve Arktik savunmasındaki rolünü güçlendirmek üzerine kuruluyor.
Reykjavik böylece, kendi askeri kapasitesi sınırlı olsa da stratejik konumunu NATO'nun caydırıcılığının bir parçası haline getirerek değişen güvenlik ortamına hazırlanıyor.
