Başkan Erdoğan'dan son dakika 'İstanbul' açıklaması

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Kızılcahamam'da gerçekleştirilen 28. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda konuştu...

GİRİŞ 27.04.2019 13:10 GÜNCELLEME 27.04.2019 13:26
Bu Habere 73 Yorum Yapılmış

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları; 

 

 

Her seçim bir imtihandır. Bir mücadeledir, bir muhasebe vesilesidir. 31 Mart seçimlerinde bu imtihanı hamd olsun, bütünüyle demiyorum; büyük oranda başarıyla verdik. Bu mücadeleden bir kez daha anlımızın akıyla çıktık. Milletimizden ibranemizi bir kez daha almayı başardık. Aday adaylığından seçim kampanyasına kadar bu süreçte emeği geçen, katkısı olan tüm arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Türkiye genelinde AK Parti olarak yüzde 44,4'lük bir oy oranına ulaştık. Bundan önceki yerel seçimlerde böyle bir oyu yakalayamamıştık. 

'BAHÇELİ'YE, EKİBİNE VE TÜM MHP'Lİ KARDEŞLERİMİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM'

Cumhur İttifakı olarak da toplamda yüzde 51,7 gibi hem 16 Nisan halk oylaması hem de 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle uyumlu bir sonuç elde ettik. Karşımızdaki dörtlü ittifakın toplamı ise yüzde 44,5'ta kaldı. Oy oranları üzerinden baktığımızda AK Parti'nin ve Cumhur İttifakı'nın tartışılmaz bir başarısı vardır. Sayın Bahçeli'ye, ekibine ve tüm MHP'li kardeşlerimize bir kez daha buradan teşekkür ediyorum. 

Oranlamayı belediye sayısına göre yaptığımızda başarı çıtamızın yüzde 54,2 gibi çok daha yüksek bir noktaya çıktığını görüyoruz. 

Her seçimde olduğu gibi bu seçimde de kaybettiğimiz ve kazandığımız yerler olmuştur. Mesela 3 büyükşehir, 12 büyük il, 89 belde belediyesini maalesef kaybetmiş bulunuyoruz. Buna karşılık 6 il, 125 ilçe 89 belde belediyesini de kazandık. Özellikle doğu ve güneydoğu Anadolu'da pek çok il ve ilçe belediyesinin yönetimini devraldık. 

Tabi itirazlar sebebiyle seçimin yenilenmesi kararı verilen 3 ilçe bunun dışındadır. Ayrıca İstanbul seçimleriyle ilgili süreci de sonuna kadar takip ediyoruz, takip edeceğiz. 

'SEÇİMLERİ KAYBETMEDİK TAM TERSİNE KAZANDIK'

Tüm bu fotoğraf içinde İstanbul ve Ankara önemle üzerinde durulması gereken yerler olarak öne çıkıyor. Esasen biz İstanbul ve Ankara'da kaybetmedik. Tam tersine seçimi kazandık. Sayın genel başkan ne diyor diyenleriniz çıkabilir? Arkadaşlar, her şeyden önce kazanmak nedir kaybetmek nedir? İstanbul'da 39 ilçenin 24'ünde AK Parti, birinde MHP; 25 ilçeyi Cumhur İttifakı olarak almış bulunuyoruz. Kalan 14 ilçede de muhalefet ipi göğüslemiştir. 25'e 14 ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki toplam 312 üyeden 176'sı AK Parti'ye, 4'ü MHP'ye 132'si ise diğer partilere mensuptur.

Ankara'da da durum farklı değildir. 25 ilçe belediyesinden 19'unu AK Parti, 3'ünü MHP aldı. Ne kaldı onlara? 3 tane. 

'TRAJİKOMİK BİR DURUMDUR'

CHP demokratik hakların kullanılmasında daima sınıfta kalmıştır. CHP'liler, seçimlere gölge düşürmeye çalışıyor. Halk oylamasını iptal ettirmek için AYM'ye başvurmuşlardır. AYM onlar için en önemli müracaat kapısıdır. Hızlarını alamayıp seçim sonuçlarını AİHM'e kadar götürmüşlerdir. Tabi CHP'nin bu hukuk tanımazlığı hem AYM'de hem de AİHM'de karşılık bulamamıştır. Aynı CHP'nin bugün seçim kanunumuzda yeri olan itiraz yollarını kullandığımız için bizi hedef alması tam anlamıyla trajikomik bir durumdur. 

'İSTANBUL' AÇIKLAMASI

İstanbul'da verdiğimiz mücadele sayesinde, 15 bin oyu gasp edilmekten kurtarmamız dahi itirazlarımızın ne kadar yerinde olduğumuzu göstermiştir. 30 bin fark diyorlardı, bu düşe düşe 13 bin küsüre kadar düştü, daha da düşecek. Son yaptığımız itirazlarla, son verilerle düşmeye devam ediyor. Yani burada çok ciddi bir örgütlü organizasyon söz konusu. Elimizdeki belgeler bunu gösteriyor. Kamu yöneticiliği bu vasfı taşıyanların memur sıfatıyla orada olması gerekirken, ama kamu yöneticisi olmadığı halde birçok bankalardaki adeta işçi statüsünde diyebileceğimiz kişilerin sandıklara memur gibi sokuşturulması yenilir yutulur bugüne kadar uygulanmış bir şey değildir. İş Bankası, Şeker Bank, Garanti Bankası gibi bu bankaların yüzlerce binlerce mensubu buralarda memur statüsünde görev almıştır.  

'MİLLETİMİZ DİYOR Kİ İÇİME SİNMEDİ ŞAİBE OLDUĞU KESİN'

İçimize sinse de sinmese de YSK'nın kararına duyacağız. Şöyle bir şey konuşuluyor. "AK Parti umudunu kesti" Şunu çok açık net söyleyeyim. Son ana kadar biz hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu bir normal yargı mücadelesi olmaktan aslında seçim hukuna yönelik bir mücadeledir. Bunu da sonuna kadar sürdürmekte kararlıyız. Zira öyle bir şey burada var ki, milletimiz diyor ki bu İstanbul benim içime sinmedi, burada bir şaibe olduğu kesin. Ve bu şaibenin giderilmesi şart ki rahatlayalım.  

'BUNUN ÇALIŞMASININ YAPILMASI LAZIM'

Daha ilk andan itibaren belediye başkan vekillerinin odalarındaki kilitlerinin göbeğini sökecek kadar bir hırs... Yahu zaten kazandıysan buralar size teslim edilecek. Ama dur bakalım, daha Meclis'te yapılacak seçimler var. E ne oldu? Meclis'teki seçimlerde İstanbul'da tüm belediye başkan vekilliklerini bizim arkadaşlarımız kazandı. 

Dolayısıyla encümende atanmışlar mı hakim olacak seçilmişler mi? Tabi ki seçilmişler... Bunun çalışmasının yapılması lazım. Bu yanlışı düzeltmemiz lazım. 

Biz 'artık bu iş bitti kaybettik' noktasında değiliz. Hakkımızı arayacağız ve bunun çalışmasını da sürdürüyoruz. Ben her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. 

'DEĞİŞİMLERİ ADIM ADIM GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ'

Değişim hayatın gerçeğidir. Değişimleri adım adım gerçekleştireceğiz. Tabi bu adımları birileri istediği için değil, kendi ihtiyaçlarımız için atacağız. Değişim demek her şeyi tepe taklak etmek anlamına asla gelmez. Bizim hareketimizin mayasında ahde vefa vardır. Hiçbir emeği, hiçbir birikimi, hiçbir potansiyeli heba etmeyeceğiz. Aynı zamanda yeni değerlerle, yeni kadrolarla saflarımızı genişletip güçlendireceğiz. 

'SIRTINI TERÖR ÖRGÜTLERİNE DAYAYANLAR ANLAYAMAZ'

AK Parti; kökleri Söğüt'e Malazgirt'e kadim bir geleneğin olduğu kadar geleceğin de partisidir. AK Parti 1071'den 1453'ten 1923'ten 1950'den ilham aldığı kadar 2023'ye 2071'e ilham veren, ruh katan, istikamet çizen bir partidir. Biz kadro olarak sadece şehit ve gazilerimizin emaneti olan kutlu bir davayı sırtlamadık. Aynı zamanda büyük ve güçlü Türkiye sevdasına can verdik. Devletimizin 2200 yıllık köklü geçmişinden aldığı güçle, ülkemize yeni bir vizyon kazandırdık. Ekonomik siyasi ve diplomatik olarak içerde ve dışardaki belli odaklar tarafından söndürülmeye çalışılan milletimizin umut ışığını tekrar canlandırdık.

Sırtını terör örgütlerine dayayanlar anlayamaz. İkbalini siyaset mühendisliğinde görenler bizi idrak edemez. Türkiye karşıtı senaryoların figüranlığına razı olanlar bizim mücadelemizi kavrayamaz. Esen rüzgara göre yön değiştirenler bizim verdiğimiz kavganın sırrına eremez. Şu gerçeği tekrarlamak istiyoruz. AK Parti milletin partisidir. Bunun için de 82 milyon her bir ferdinin çatısı olmaya taliptir. 

Ülkemizi ve milletimizi hedeflerine ulaştırmak için herkese kucak açıyoruz. 2001'de nasıl aziz milletimizin umudu olarak vücut bulmuşsak, inşallah bundan sonra da can borcumuz olan insanımız için çalışmayı sürdüreceğiz. 

'TABİ Kİ SEÇİM DÖNEMLERİNDE TANSİYON YÜKSELİR, SÖYLEMLER KESKİNLEŞİR' 

Eğilmeyeceğiz, bükülmeyeceğiz, dört bir yanda mevzilenmiş fırsatçılara bu meydanı bırakmayacağız. Saflarımızı sıklaştırarak, kardeşliğimizi perçinleyerek dostluğumuzu daha da güçlendirerek yolumuza devam edeceğiz. Tabi ki seçim dönemlerinde tansiyon yükselir, söylemler keskinleşir. Ancak bizim siyaset kültürümüzde, sandıklar kapanıp oyların sayılmasıyla beraber seçim dönemi de geride bırakılır. 

'ONUN DIŞINDA BİR KUTUPLAŞMA BİLMİYORUZ'

Zihnini terör örgütlerine vermemiş herkesi Türkiye ortak paydasında buluşmaya davet ediyoruz. Bu ülkedeki tek kutuplaşma, Türkiye ortak paydasında buluşma ile terör örgütü safında yer alanların kutuplaşmasıdır. Onun dışında bir kutuplaşma bilmiyoruz. 

'ARŞİVLERİMİZİ AÇIYORUZ, HODRİ MEYDAN'

Bu konuyla alakalı olarak Türkiye'nin pek çok devletin aksine utanacak bir geçmiş yoktur. Bin yıllık yurdumuz Anadolu'da hep ahlakımızla, vicdanımızla, irfanımızla, imanımızla ve gücünü bunlardan alan bileğimizle var olduk, büyüdük. Bir asır önce bu topraklarda yaşananların bir mağduru varsa o da bizim milletimizdir. Balkan Savaşları sırasında ve sonrasında kadınıyla, çocuğuyla, yaşlısıyla 2 milyon kardeşimizi maalesef kurban verdik. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Rus ve Ermeni işgalleri sırasında bir bu kadar daha sivil vatandaşlarımız katledildi. Çanakkale, Filistin, İstiklal harbimiz gibi, terörle mücadele gibi çok ciddi askeri kayıplar verdiğimizi saymıyorum. Burada sözünü ettiğimiz kayıplar tamamen sivil kayıplardır.

Ermeni tehciri işte bu büyük acıların önünü kesmek için başvurulan bir yöntemdir. Yani bir hicrettir. Ermenilerin iddia ettiği gibi bir yola başvurmuş olsaydık, dünyanın dört bir yanında yaşayan milyonlarca Ermeni'den söz edilemezdi. Tehcir, bir mecburiyet olarak uygulandığı için elbette ciddi acılar yaşanmıştır. Ama tüm bunların konuşulacağı yer ülkelerin yönetim binaları, parlamentolar değildir.

Bu hakikatlerin aranacağı yer arşivlerdir. Bunu yapacak olanlar da tarihçilerdir. Bizim arşivlerimiz her konuda olduğu gibi Ermeni meselesi hususunda da tüm araştırmacılara açıktır. Hodri meydan; üçüncü ülkelerde varsa onlar da açsınlar. Ama gelmiyorlar. Biz yıllardır bunları ta Başbakan olduğum andan itibaren hep söyledik gelmiyorlar. İşlerine gelmiyor, arşivde nelerin olduğunu biliyorlar. Onun için gelmiyorlar. Parlamentolar vasıtasıyla buralarda çevirdikleri yalan dolan birçok şeylerle bunu yapmanın gayreti içine giriyorlar. 

'700 BİN ERMENİ BAY MACRON SENİ KURTARMAYACAK'

Fransa Cumhurbaşkanı sayın Macron önce bu işleri öğrenmesi lazım, bu işleri bilmiyor. Ve yanlış kılavuz seçtiği için yanlış konuşuyor. Fransa'da 700 bin Ermeni var diye onlara mesaj vermek Bay Macron seni kurtarmayacak. Önce siyasette dürüst olmayı öğren, dürüst olmadıkça kazanman mümkün değil, kaybedeceksin. Bunu defalarca şahsına söylediğim için burada açıkça söylüyorum. Soykırıma tabii tutulmuş nice halklar biliyoruz. Afrika'nın her köşesinde veya Güney Amerika'da birbirine kırdırılan, yok edilen nice toplumlar vardır. 

'GERİ ADIM ATMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL'

İtham edilemeyecek tek ülke Türkiye'dir. Tüm bu gerçekleri her fırsatta muhataplarımıza ve uluslararası kamuoyuna anlatmayı sürdürdük, sürdüreceğiz. Bundan geri adım atmamız da mümkün değil. 

'ABD İLE S-400 MESELESİNDE GÖRÜŞ AYRILIKLARI İÇİNDEYİZ'

ABD ile S400 meselesinde ciddi görüş ayrılıkları içindeyiz. Amerika'nın ısrarla bölücü terör örgütüyle birlikte hareket etmeye kalkmasını üzüntüyle takip ediyoruz. Kim ne derse desin. Bizim için asıl önemli olan ülkemizin ve milletimizin istiklali ve istikbalidir. Bu uğurda 15 Temmuz'da canını ortaya koymuş bir millet olarak, Suriye'deki terör bataklığına dönük adımları atmayı sürdüreceğiz. Şu şöyle demiş, bu böyle demiş; hep bir kenara biz ne diyoruz o önemli.

AB MESAJI: 'İSTEMİYORUZ' DEYİN İŞİ BİTİRELİM...

AB tam üyeliği, Türkiye'nin 1963'ten beri arzu ettiği bir statüdür. Bu konuda tüm kriterler yerine getirilmiştir. Buna rağmen ülkemizin hala tam üye olamamasının yegane sebebi birliğin izlediği tutarsız politikalardır. Konuştuğumuz zaman 'çok teşekkür ediyoruz, çok önemli işler başardınız' E iyi güzel de verdiğiniz sözleri de tutun... Yok. Türkiye AB ilişkilerinin geliştirilmesi ve sonlandırılması konusunda bir adım atılması gerekiyorsa bunu yapacak olanlar artık Avrupalılardır. Türkiye'yi istemiyor musunuz? Tamam, 'istemiyoruz' deyin işi bitirelim. Yok bize bir faydanız zaten. Sürekli olarak önümüzü kesiyorsunuz. Sürekli olarak, havadan sudan bahaneler uyduruyorsunuz. Arkadaşlar Türkiye, AB müzakereleriyle ilgili çok kan kaybetti. Hala bunlar oyalama taktiği güdüyorlar. Vize meselesinde, gümrükle ilgili aynı şeyi yaptılar. Biz verilen sözlerin yerine getirilmesini sabırla beklemeye devam ediyoruz, ancak bir yere kadar.

Filistin ve Kudüs meselesi son dönemde yine alevlendi. Bölgemiz adeta barut fıçısına çevrilmiştir. Kudüs'ün mahremiyetne el uzatan, Filistin topraklarını işgal eden, Golan tepelerini ihlak eden İsrail yönetimi bu tehlikeli politikalarından vazgeçmelidir. Golan tepeleri Suriye'nindir, İsrail'in değil. 

Filistinlilerin haklarını teminat altına alan, Doğu Kudüs'ü de bu ülkenin başkenti olarak tanıyan kapsamlı bir anlaşmaya kadar bu sorunlar çözülmeyecektir. 

YORUMLAR 73
  • Denizli 2 yıl önce Şikayet Et
    Reis hep desdeklesidim ve tam desdek diyorum birde reis denizli şehir hastanesini soruyoruz ve denizli halkı bunu konuşuyor ne zaman başlayacak Allah yolunu açık etsin ayağınıza taş değmesin.
    Cevapla
  • Dadas 2 yıl önce Şikayet Et
    Türkiyenin 800 milyar lira bütçesi var bu paradan halka ne düşüyor üçün biri para zengin ailelere değil halka eşit dağıtılsin
    Cevapla
  • Kral 2 yıl önce Şikayet Et
    Konuşma yap artık reis Avrupa Birliği konusunda sadece konuşuyorsun son 5 yıldır konuşuyorsun bu adamlar bizi almıyck işte yap bir referandum bitsin bu iş yada kabul et biz Avrupa Birliğine mecburuz konuşarak tehdit kar konuşarak kahve dedikodusundan ileri gitmiyor
    Cevapla
  • Miran Aslanbey 2 yıl önce Şikayet Et
    AB sevdasından vazgeçmeli kendi gücğmüzün farkında olmalıyız. Biz dışarıya değil dışarısı bize bağımlı olmalı. Turizm i çok iyi kullanmalı sanayimizi en az kendimize yetecek kadar geliştirmeliyiz. Dünyada olanı değil olmayanı biz üretmeliyiz. Yol yapmayın artık diyenlerden olmamalı sanayi ve turizm için vazgeçmemeliyiz. Başkan elindeki gücü en verimli şekilde ülke yararına kullanmalıdır Halk daha fazla kucaklanmalıdır. Bir de şunu söyleyim Erdoğanı yalnızlaşırmaya çalışanlar bilsin ki o yalnız değildir... Başkanına halkın güveni tamdır...
    Cevapla
  • cafer19 2 yıl önce Şikayet Et
    hırsızlık tescillenmiştir mazbata ekrem gorevden acilen alınmalıdır
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
TFF geri adım atmadı! İşte yabancı kuralı
Haluk Bayraktar açıkladı: Polonya'dan sonra bu ülkeler de sırada