Yanan orman alanlarına dokunursak daha çok zarar veririz

Prof. Dr. Doğanay Tolunay, yanan alanların ağaçlandırılması yerine koruma altına alınarak bir sonraki baharın beklenmesini önerdi. Tolunay, başka tür fidanların kullanılmasının da genetik kirliliğe neden olabileceği uyarısında bulundu.

Yanan orman alanlarına dokunursak daha çok zarar veririz
Yanan orman alanlarına dokunursak daha çok zarar veririz
GİRİŞ 01.08.2021 07:38 GÜNCELLEME 01.08.2021 07:42
Bu Habere 60 Yorum Yapılmış

Türkiye'nin ciğerini yakan yangın felaketlerinin ardından yanan ormanların eski durumuna nasıl geleceği merak konusu olurken, ağaçlandırma çalışmaları için de kampanyalar başlatıldı.

"İŞ MAKİNELERİYLE YANAN AĞAÇLARI SÖKMEK EKOLOJİK DENGEYE DAHA ÇOK ZARAR VERİR"

Kızıl çam ve makilik alanlarda meydana gelen yangın felaketlerinin ardından küle dönen yerlerin yeniden yeşil örtüye kavuşması için ne yapılması gerektiğini anlatan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay, "Yanan alanları sadece korumaya almamız yeterli, yanan yerlere iş makineleri sokup yanan ağaçları sökmek, toprağı eşelemek ekolojik dengeye daha çok zarar verir. Ekolojik sistem kendi kendini tamir edecektir" dedi.

"KIZIL ÇAM VE MAKİ, YANDIĞI YERDE KENDİLİĞİNDEN YEŞEREBİLİYOR"

Prof. Dr. Tolunay, yanan ormanların yeniden nasıl yeşereceğini şöyle anlattı:

"Kızıl çam ve maki, yangına uyum sağlamış iki türdür. Bu türler insan öncesi dönemden beri varlığını sürdürürken, binlerce yıldır doğal veya insan eliyle oluşan yangınlar sonrası gençleşmiş yani yandıkları yerlerde yeniden yeşermişlerdir. Kızıl çam tohumları doğal döngüde toprağa döküldükten sonra toprakla bütünleşip köklenir ve yıllar içinde ağacın büyümesi gerçekleşir. Ancak normal şartlarda kızıl çam alanlarının olduğu toprak tabakası kalın yaprak örtüsüyle kaplanır ve tohumlar kuru yaprakların içinden toprağa ulaşıp çimlenemez. Dolayısıyla bu durumda orman gençleşemez. Orman yangınları ise kuru yaprak tabakasını ortadan kaldırır ancak kozalakların içindeki tohumlar yanmazlar. Bu tohumlar toprağın içine karıştıktan sonra bir sonraki bahar çimlenir ve yanan bölgede 5-8 santime ulaşmış fidanlar oluşur. Hatta yangında küle dönen ağaçlarda kalsiyum, potasyum, magnezyum, fosfor, sodyum, potasyum bulunduğundan gübre görevi görürler. Altını çizerek belirtmek isterim ki, bu bahsettiğim doğal seleksiyonun işleyişidir. 10 bin yıl önce doğal sebeplerden yanan kızıl çam ormanları da bu süreçler sonrası yeniden canlanmıştır. Yanan yerlere ağaçlandırma yapılması için iş makineleri sokulup toprağın kazınmaması hatta hiçbir şey yapılmaması ekolojik döngü açısından daha sağlıklıdır. 20 yıl sonra genç fidanlar 10-15 metreye ulaşacaktır."

"DOĞAL SELEKSİYON İŞLESİN"

Yanan ormanların bir kısmında tohum bile kalmadığının tespiti durumunda doğal sürecin taklit edilerek ağalandırma yapılması gerektiğine de değinen Prof. Dr. Tolunay, şöyle devam etti:

"Yapılacak en önemli iş, yanan alanların başarılı ve titiz şekilde korunmaya alınmasıdır. Şayet ekolojik döngüyü sağlayacak tohum yoksa çevredeki yanmamış doğal ağaç veya tohumlar, toplanıp toprağa serilebilir. Bir sonraki bahar ekilen tohumların durumu ve çimlenme olup olmadığı kontrol edilir. Ağaçlandırma adı altında yapılan bir takım yanlış uygulamalar söz konusu. En büyük yanlış yanan ağaç ve makilerin kökleri ile topraktan sökülmesi. Bu ağaç ve bitkiler yangına uyum sağlamış türlerdir, orman kendini yenileyecektir. Toprağın sadece birkaç santimlik kısmı yangından etkilendiğinden zarar görmez. Bırakalım, doğal olarak kızıl çam ormanları ve yanan makiliklerde doğal seleksiyon işlesin. Yanan alanlara boşu boşuna dozerleri sokarak, toprağı işleyip daha çok zara vermeyelim. Kaldı ki Manavgat'a İzmir, Adana ve Eskişehir'den getireceğiniz fidanlar genetik eşitliği bozar. Antalya'daki kızıl çam ile Eskişehir'deki aynı genetik yapıya sahip ağaçlar değildir. Ağaçlandırma için her zaman yüz yıl sonrasını düşünerek hareket edilmesi gerekir. Yüz yıl sonra Ege ve Akdeniz daha sıcak, daha kurak olacak. Bu bölgede yetiştirilecek tek ağaç türü kızıl çam ve maki türleri. Kalkıp bu bölgelere söğüt, meşe, çınar dikerseniz bir süre sonra ölür. İklim değişikliğine uyum için genetik türün korunması şart."

"MEYVE AĞACIYLA ORMAN KURULMAZ"

Tolunay, yanan yerlere meyve ağacı dikimi önerisine ilişkin ise şunları söyledi:

"Ceviz, badem, zeytin gibi meyve ağaçları ile orman kurulmaz, olsa olsa meyve bahçesi oluşturulur. Bu türler sulama, gübreleme yapmadan gelişemezler. Aynı zamanda geniş aralıklarla dikildiği için erozyon önleme, karbon tutma, oksijen üretme gibi ekosistem hizmetleri de düşük olur. Yaban hayvanlarına habitat oluşturma fonksiyonları da olmaz. Aynı zamanda bu meyve ağaçlarının altlarına gelen otsu çalı türleri de meyve verimini artırmak için kesildiği için bitkisel biyoçeşitlilik de az olur."

KAYNAK: MİLLİYET GAZETESİ / MERT İNAN
YAZDIR
YORUMLAR 60
  • TOPRAK 1 ay önce Şikayet Et
    Ateşe daha dayanıklı kara servi, mavi servi, zakkum, akasya, ahlat, kuşburnu gibi türler ekilebilir. Ya da n hızlı büyüyen ağa, olarak bilinen Paulownia Ağacı da ekilebilir. Öyle ya da böyle, artık çam ağaçlarından vazgeçmeliyiz.
    Cevapla
  • adem emre 1 ay önce Şikayet Et
    iş makinalarıyla yanan ağacı sökmek ahmaklıktan ve hamallıktan başka bişey değil. 1-2 yıl içinde ya çürür ya da tekrar yeşerir.
    Cevapla
  • alperen 1 ay önce Şikayet Et
    zeytin cevi badem dikin
    Cevapla
  • Murat 1 ay önce Şikayet Et
    Hadi ordan orman olmadan ulke mahvolur
    Cevapla
  • Hikmet 1 ay önce Şikayet Et
    Diyelim meyve ağacı dikilse, ileride bahçe yeri açmak isteyenlere bu teşebbüs kötüye kullanılabilir.
    Cevapla
  • Hakkı An 1 ay önce Şikayet Et
    HELAL HOCAM. Nihayet AKİL bir adam sesi yüreğime serinlik verdi. EVET çok doğru; ormanları tekrar ve daha gür çıkarmak için BİLEREK orman yakılır. Geçen sene Trump talimatı ile böyle yangınlar çıkarıldı; baş edemedikleri ve ormanları kurutan böcekler için yaptılar. Orman yangından sonra kendini yeniler sadece ORMANA DESTEK VERMEK yeterli...ORMAN TOPRAK GÖL gördüğününüz her doğal yapı CANLI. İnanın buna; sizin canınızın bir parçası. Denemesi bedava, yangının kıyısına gidin, ciğerinizin kenarı yandığını hissetmiyorsanız; kalbiniz TAŞLAŞMIŞTIR. Acırım size.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yurt cevabı: Hayatınız yalan!
Libya'da dengeleri değiştirecek tercih: Sisi Hafter'i Türkiye için bırakıyor