Rapordan kritik başlıklar: İşte Terörsüz Türkiye'nin yol haritası... Kayyum detayı
Meclis’te kurulan komisyon, 4 bin sayfalık raporuyla terör örgütlerine ve destekçilerine ‘yolun sonu’ mesajını verdi. Devletin teyit etmediği hiçbir silah bırakma beyanının ciddiye alınmayacağı raporun en başına nakşedildi.
- TBMM bünyesinde kurulan Milli Dayanışma Komisyonu, 21. toplantısında 4 bin 199 sayfalık kapsamlı raporunu tamamladı. 137 farklı kurum ve kişinin dinlendiği süreçte, terörün Türkiye gündeminden tamamen çıkarılması için Meclis zemini ana merkez olarak belirlendi.
- Hazırlanan raporda Türkiye’nin üniter yapısı, toprak bütünlüğü ve resmi dilinin Türkçe olduğu vurgulanarak kırmızı çizgiler netleştirildi. Silah bırakma sürecinin herhangi bir pazarlık içermediği ve şehitlerin emanetine bağlı kalınacağı resmen ifade edildi.
- Komisyon raporunda, terör örgütünün silah bıraktığının devletin güvenlik birimlerince ölçülebilir kriterlerle teyit edilmesi ön şart koşuldu.
- Terörle mücadelede demokratik standartları yükseltmeyi hedefleyen rapor, kayyum uygulaması yerine yeni bir yöntem sundu.
TBMM bünyesinde çalışmalarını tamamlayan “Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi” Komisyonu, terörün Türkiye gündeminden tamamen çıkarılmasını hedefleyen raporunun öne çıkan başlıklarını kamuoyuyla paylaştı. Bugüne kadar 137 kurum ve kişinin dinlediği, toplantılar boyunca 88 saat çalışıldığı ve 4 bin 199 sayfa tutanak tutulduğu vurgulandı.
Güvenliği, demokrasiyi ve toplumsal bütünleşmeyi eş zamanlı birer sütun olarak konumlandıran raporun öne çıkan başlıkları şöyle...
MEŞRUİYETİN MERKEZİ TBMM VE KURUMSAL AKIL
Raporun giriş bölümünde, Terörsüz Türkiye sürecinin geçmişteki benzer teşebbüslerden en büyük farkının “Meclis zemini” olduğunu vurgulandı. Siyasetin ilk kez bu denli güçlü inisiyatif alarak meseleyi millî iradenin gözetimine sunduğu ifade edildi.

PAZARLIK YOK, ŞEHİTLERİN EMANETİNE TAM SADAKAT
Raporda, Terörsüz Türkiye sürecinin temel parametreleri net dille çizildi. Üniter devlet yapısı, toprak bütünlüğü, Türkçe’nin resmi dil statüsü ve Cumhuriyet ilkesi ortak temel değerler olarak korundu. Ayrıca, silah bırakma sürecinin kesinlikle pazarlık sonucu olmadığı, şehitlerin emanetine sadakatle bağlı kalınacağı belirtildi.
Sürecin anayasal düzlemde taviz değil, devletin egemenlik haklarını koruyarak yürüteceği toplumsal barış projesi olduğu yansıtıldı.
GÜVENLİK VE ÖZGÜRLÜK DENGESİNDE DÜNYAYA EMSAL MODEL
Terörsüz Türkiye hedefi başarıldığında bu yaklaşımın literatüre “Türkiye Modeli” olarak geçeceği belirtildi. Modelin merkezinde, silahların tamamen susturulmasıyla birlikte hak ve hürriyetlerin genişletilmesi, adalet duygusunun tahkimi yer aldı.
Türkiye’nin bu büyük sorunu kendi öz kaynakları ve milli iradesiyle çözerek dünyaya örnek olması raporun nihai hedefi olarak öne çıktı.

SİLAH BIRAKMAYA ÖLÇÜLEBİLİR KRİTERLERLE SAĞLAM MEŞRUİYET ZEMİNİ
Rapora göre sürecin en kritik noktası, münfesih terör örgütü PKK’nın bütün unsurlarıyla silah bıraktığının devletin güvenlik birimlerince ölçülebilir kriterlerle tespit ve teyit edilmesi olduğu vurgulandı. Silah bırakma tespitinin ardından yürütme içerisinde süreci izleyecek mekanizma kurulması önerildi.
Devletin teyit mekanizmasını ön şart koşması, sürecin belirsizliklerden arındırılmasını ve sahada somut neticeler üzerinden ilerlemesini garanti altına almayı amaçladığı belirtildi.
MÜSTAKİL VE GEÇİCİ KANUN
Münfesih terör örgütünün silah bırakma sonrası Terörsüz Türkiye sürecini yönetmek amacıyla müstakil ve geçici mahiyette kanuni düzenleme yapılması raporda tavsiye edildi. Söz konusu düzenlemenin toplumda “cezasızlık veya af” algısı oluşturmaması ve örgüt mensupları hakkında mutlaka adli işlem yapılması gerektiği vurgulandı.
Böylelikle “pişmanlık” mekanizmalarını daha kapsayıcı ve topluma uyumu kolaylaştırıcı çerçeveye oturtmak, aynı zamanda hukuki boşluk oluşmasını engellemek hedeflendi.

KAYYUM YERİNE MECLİS SEÇİMİ
Devlet silahlı grupların yanı sıra sistemin demokratik standartlarını yükselterek terörü besleyen toplumsal ve siyasal zeminleri ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Bu kapsamda raporda, terörle mücadelenin demokratikleşme adımlarıyla desteklenmesi gerektiğini savunuluyor. Terör iltisaklı belediye başkanlarının yerine kayyum atanmaması da öneriler arasında. AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararları, yargılama reformu, basın ve siyaset ile yerel yönetimler başlıkları altında tavsiyeler şöyle sıralanıyor:
-
AİHM ve AYM Kararları: Bu kararlara eksiksiz uyumu sağlayacak yeni mekanizmaların kurulması öneriliyor.
-
Yargılama Reformu: Tutuksuz yargılamanın esas alınması, hasta ve yaşlı mahkumlar için infaz ertelemesi ve şiddet içermeyen fiillerin terör suçu sayılmaması gerektiği belirtiliyor.
-
Basın ve Siyaset: Basın hürriyetini kısıtlayan kanunların yeniden ele alınması ve siyasi partilerin uzlaşısıyla yeni Siyasi Partiler ve Seçim Kanunu hazırlanması tavsiye ediliyor.
-
Yerel Yönetimler: Belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması durumunda, yeni başkanın sadece belediye meclisi içinden seçilmesi yönünde mevzuat değişikliği öneriliyor.
-
Misafir 2 saat önce Şikayet Etöcalanın şartları neden şart yok diyorsunuzBeğen
-
Demokrasi. 2 saat önce Şikayet Ethepsi bu mu hani diğer maddeler. ?????Beğen
-
Sirri 3 saat önce Şikayet EtAsla teröristlere af olmamalı.yuz verirsen astarıni isterlerBeğen Toplam 22 beğeni
-
Akıncı 3 saat önce Şikayet EtKayyımı kaldırdınız diyelim, devlete millete hizmet edeckler mi, asla, ki; ne yaptıkları aleni ortada. Hal böyle iken kuzu çakallara teslim edlir mi, mümkün mü bir düşünün.Beğen Toplam 23 beğeni
-
Tek mermi 3 saat önce Şikayet EtTürkiye'de PKK sorunu var Kürt sorunu yok bu ülkede türk Arap Laz kürt hepsi aynı hakka sahip deyilmi bir fark varmı yokBeğen Toplam 2 beğeni