6 yıldır kayıptı! Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: 13 şüpheliye gözaltı kararı
6 yıldır kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasında 7 ilde 13 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ‘güçlüye dokunulmuyor, algısını yıkacağız’, sözlerinin ardından “6 yıldır kayıp” denilen Gülistan Doku dosyasında önemli gelişmeler yaşanıyor.
Gülistan Doku ailesinin avukatı: Baş şüpheli kaçabilir!
DÖNEMİN VALİSİNİN OĞLU DAHİL 13 KİŞİYE GÖZALTI KARARI
2020’den bu yana süren soruşturmada, cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyon başlatıldı. Aralarında dönemin Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu 13 şüpheli hakkında gözaltı talimatı verildi.
Dönemin Tunceli Valisinin oğlu Mustafa Türkay S. ve Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal A'nın da aralarında olduğu Engin Y, Cemile Y, Uğurcan A, Erdoğan E, Gökhan E, Savaş G, Süleyman Ö, Celal A, Nurşen A. ve Şükrü E. olmak üzere şüpheliler gözaltına alındı.

GÜLİSTAN DOKU’DAN 5 OCAK 2020’DEN BU YANA HABER ALINAMIYOR
Tunceli'de üniversitede okuyan kızları Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuştu. 21 yaşındaki genç kızın arkadaşlarıyla görüşen ve cep telefonu sinyallerini izleyen ekipler, arama başlatmıştı. Aramalardan bir sonuç elde edilememişti.
HUKUKÇU ZEKİ ARITÜRK: RAFTAKİ DOSYALAR İNDİRİLİYOR
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan ve 6 yıldır kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında 7 ilde 13 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, şu ana kadar 11 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. CNN Türk ekranlarında yayınlanan programa katılan Hukukçu Zeki Arıtürk, operasyonun hukuki boyutunu ve arka planını değerlendirdi.
Günümüz teknolojisinde kusursuz cinayet olamayacağının altını çizen Arıtürk, konuya şu sözleriyle işaret etti: "Mutlaka cinayet mahalline maktulün katili çağırdığı söylenir. Muhteşem bir suç, kusursuz bir suç kavramı asla olamaz. Hele günümüz dünyasında HTS kayıtları, PTS kayıtları, veriler, DNA'lar ve diğer materyaller bir araya geldiği zaman aydınlanamayacak bir şey söz konusu olamaz."

"HİÇ KİMSENİN KANUNLAR ÖNÜNDE ÜSTÜNLÜĞÜ YOKTUR"
İntihar veya kayıp gibi görünen birçok olayın arkasında farklı güç odaklarının olabileceğini anlatan Arıtürk çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Maalesef şunları görüyoruz; birtakım saygın iş adamları denilen iş adamları var, aşiretler var, kanaat önderi insanlar var, siyasetçiler var, Türkiye'nin önüne gelmiş kudretli, kuvvetli insanları var. Sayın Akın Gürlek'in bu yapmış olduğu durumda şunu anlıyoruz ki, bu ve bunun gibi dosyalar raftan indiriliyor artık. Varsa burada bir şüphe, faili meçhul diye kapatılmış olan bir şey varsa, her ayrıntı yeniden gözden geçirilerek suçluların bulunması noktasında bir irade konduğunu görüyoruz." diye konuştu.
Adaletin tecellisi için kararlı bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurgulayan Arıtürk, "Peygamber Efendimiz (s.a.v) döneminde bir hırsızlık hadisesi yaşanıyor. Devreye aşiretler giriyor, 'Bu soylu bir ailenin kızıdır.' deniyor. Peygamberimizin çok güzel bir sözü var, 'Kızım Fatıma olsa bile elini keseceğim.' diyor. Dolayısıyla burada önemli olan bu iradeyi koyabilmek. Hiçbir kişinin kanunlar önünde, anayasa önünde üstünlüğü söz konusu değildir." ifadelerini kullandı.
Cezaların asıl amacının suçun işlenmesini önlemek olduğunu belirten Arıtürk, Singapur'daki katı kuralları örnek göstererek şunları kaydetti: "Singapur'da kurallar yeterince işlerse hiç kimsenin çiğnemediğini görüyorsunuz. Orada sakız çiğnemek yasak. Ben orada gelmiş olan iş adamlarıyla birlikte şunu gördüm, herkes sakızlarını sakladı. Sadece bir sakızdan bile bu kadar çok hukukun işlediğinde insanlar gereğini yapıyorsa, bu tip olayların sonucunda da suçluların azalacağını rahatlıkla görebiliriz."
Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı ifade verdi: Kaybolmadan bir gün önce mesaj attı
Gülistan Doku'nun ailesine ilişkin iddialara Emniyet'ten açıklama
Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme! Şüphelinin annesi CİMER’e dilekçe yazdı