Bilal Erdoğan 2. İstişare Kampı'nda konuştu: Bu hepimizin derdi olmalı!

İlim Yayma Vakfı’nın Silivri’de düzenlediği “2. İstişare Kampı”nda “Bilim Diplomasisi” bildirgesi açıklandı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan toplantıda önemli açıklamalarda bulundu.

GİRİŞ 04.05.2026 12:22 GÜNCELLEME 04.05.2026 12:47

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, "Eğer birileri, Türkiye'deki uluslararası öğrencilerle ilgili algıları bozmaya, onlara karşı bir kamuoyu oluşturmaya çalışıyorsa bilin ki milletimize ihanet ediyor veyahut da başka birilerinin maşası olarak hareket ediyor." dedi.

Bilal Erdoğan, "Bu konuda Türkiye'de uluslararası öğrenci sayısının 1 milyona çok hızlı bir şekilde çıkması, bütün milletimizin derdi olmalı." ifadelerini kullandı.

İlim Yayma Ödülleri sahibi akademisyenlerin katılımıyla 1 Mayıs'tan beri Silivri'deki otelde devam eden "2. İstişare Kampı" tamamlandı.

İstanbul'daki kampın ardından Türkiye ve bölgenin geleceğinin bilimsel vizyon ve ortak eylem planı etrafında ele alındığı "Bölgesel İstikrar için Bilim Diplomasisi" başlıklı bildirge, basın açıklamasıyla kamuoyuna duyuruldu.

Bilal Erdoğan, yaptığı konuşmada, İlim Yayma Ödülleri'nin, Türkiye'deki akademik çalışmaların düzeyinin yükseltilerek ülkenin daha güçlü bir oyuncu olması için hem özendirme hem de ödüllendirmeyi teşvik etme görevlerinin olduğunu söyledi.

Ödül sahibi akademisyenlerin çalışmalarının kamuoyunca daha iyi bilinmesi için çeşitli çalışmalar yaptıklarını belirten Erdoğan, bir yandan da onların her yıl bir araya gelerek ortak kanaat geliştirdikleri alanda bir bildiriyi kamuoyuyla paylaşmalarını, daha sonra da bunu karar vericilere gidip teslim etmeyi metot olarak benimsediklerini anlattı.

Bilal Erdoğan, geçen yıl çalışmanın ilkinde "Sağlıkta Teknolojik İstiklal" Bildirgesi'ni kamuoyuyla paylaştıklarını dile getirerek, "Bunların tesirli olduğunu, hayırlı olduğunu da görüyoruz, görmeye devam edeceğiz inşallah. Bu sene de yine ödül sahibi hocalarımız, bu hafta sonu bir araya gelerek bir bildiri hazırladılar. Ben de bu bildirinin içeriğine bu hafta muttali oldum. Çok da isabetli bir alanda olduğunu söyleyebilirim. Biz de bu bildiriyi yine ilgili hedef karar vericilere gidip aktaracağız. Onlarla oturup istişare edeceğiz, görüşlerimizi ve neler yapılabileceğini paylaşacağız." diye konuştu.

Türkiye'de 350 binden fazla misafir öğrencinin bulunduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Sanki bunların hepsi Türkiye'ye devletimizin burslarıyla geliyor gibi de bir yanlış bilgi var. Türkiye, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) aracılığıyla bunların sadece 15 binini şu anda burslandırıyor. Geri kalan tamamı, kendi imkanlarıyla geliyorlar. Bu işin ekonomisini konuşacak olursak, biraz sığ düşünürsek bir öğrencinin en az 10 turist kadar ekonomisinin olduğunu kabul etmek lazım. Bütün yılını Türkiye'de geçirdiği için hem üniversiteye para veriyor hem yaşam masraflarına vesaire... Türkiye, daha yakın zamana kadar 30-40 bin öğrencilerdeydi. Son 5-6 yılın hızlı bir gelişmesi bu. Hocalarımızın bahsettiği ülkelerin en parlak öğrencileri Türkiye'ye geliyorlar. Gerçekten Türkiye'de başarılı akademik çalışmalar yapıyorlar. Türk akademik ekosistemine katkı sağlıyorlar.

Eğer birileri, Türkiye'deki uluslararası öğrencilerle ilgili algıları bozmaya, onlara karşı bir kamuoyu oluşturmaya çalışıyorsa bilin ki milletimize ihanet ediyor veyahut da başka birilerinin maşası olarak hareket ediyor. Bu konuda Türkiye'de uluslararası öğrenci sayısının 1 milyona çok hızlı bir şekilde çıkması, bütün milletimizin derdi olmalı. Hem ekonomik olarak hem Türkiye'nin merkez ülke rolünü güçlendirmesi itibarıyla hem de Türkiye'nin bilimsel ekosistemini güçlendirmesi itibarıyla... Dolayısıyla bütün basın mensuplarının dikkatine bunu sunmak isterim. Birileri bu işleri kurcalıyorsa, abuk sabuk haberler yapılıyorsa bilin ki onun arkasında bir düşmanlık var, bir art niyet var. Bunu muhakkak bilmemiz gerekiyor."

Yabancı öğrencilerin ekonomik değer bakımından da önemine değinen Erdoğan, ABD'nin uluslararası öğrencilerden 40 milyar doların üzerinde ekonomik kazanç elde ettiğini söyledi.

Bilal Erdoğan, bu konuda dolaylı kazançların da bulunduğuna dikkati çekerek, önemli bir bilim insanının ülkeye kazandırılmasının da ekonomik katkılarının olduğunu fakat bunun hesaplanamadığını dile getirdi.

Bazı kesimlerin geçmişteki tavırlarının Türkiye'deki turistlere, yabancılara ve uluslararası öğrencilere karşı menfi bir ekosistemin oluşmasına yol açtığına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin Afrika üzerindeki etkinliğinde Türkiye'deki Afrikalı öğrencilerin büyük bir katkısı var. Türkiye mezunu olan Afrikalı öğrenciler, bugün ülkelerinde önemli yerlere geliyor, önemli iş insanları, kanaat önderleri, siyasetçiler, karar vericiler oluyorlar. Bu da Afrika kıtasında Türkiye'nin etkinliğini artırıyor. Bunu istemeyenler kimler? Onları da biliyoruz. Biraz daha kamuoyunun da bu konuda doğru bilgilendirilmesine ve dirençli olmasına ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Bunları başarırsak Türkiye'nin sağlık ve eğitim ile ekonomik olarak en az turizm kadar geliri olabilecek potansiyeli var."

İlim Yayma Cemiyeti Genel Başkanı Yusuf Tülün de çalışmayla, milletçe ve devletçe kalkınmaya katkısı olacak ve problemli alanlardan kurtaracak şekilde ülkeyi, bilim ve iş dünyasını buluşturmayı amaçladıklarını söyledi.

Tülün, bu bildirgeyle beraber değerlendirilmek üzere ön hazırlık mahiyetinde gayretleri ortaya koyduklarını belirtti.

Toplantıda "Bölgesel İstikrar için Bilim Diplomasisi" Bildirgesi, Prof. Dr. Zekeriya Kurşun tarafından okundu.

İlim Yayma Ödülleri Ödül Komisyonu Başkanı Prof. Dr. İdris Sarısoy ile 2019, 2021, 2023 ve 2025 yıllarında İlim Yayma Ödülleri'ni alan akademisyenler de toplantıya katıldı.

AKADEMİSYENLER, BİLDİRGEYİ İMZALADI

Bilim diplomasisi alanında kapsamlı stratejik dönüşümlerin ele alındığı toplantıda "Bölgesel İstikrar için Bilim Diplomasisi" Bildirgesi'ni Prof. Dr. Özcan Erel, Prof. Dr. Barış Bayram, Prof. Dr. Şener Aktürk, Prof. Dr. İdris Sarısoy, Prof. Dr. Fikrettin Şahin, Prof. Dr. Mehmet Zahmakıran, Prof. Dr. İlyas Kemaloğlu, Prof. Dr. Zekai Şen, Prof. Dr. Mustafa Soylak, Doç. Dr. Hümeyra Özturan, Prof. Dr. İbrahim Akduman, Prof. Dr. İlhami Gülçin ile Prof. Dr. Zekeriya Kurşun imzaladı.

Bildirgede bölgesel istikrarı kalıcı kılmak adına atılması gereken stratejik adımların önemi ve aciliyeti vurgulandı.

Bu kapsamda bölgeler arası "İlmi Çalışmalar Daimi Komisyonu"nun tesisi, "bilim ataşelikleri"nin oluşturulması, gıda, su ve enerji güvenliği için "bölgesel akademik kurullar"ın inşası, ortak savunma AR-GE ağlarının kurulması ile öğrenci değişim programlarının stratejik araç olarak daha etkili kullanılması gerektiğinin altı çizildi.

Bahadır Alemdar Haber7.com - Editör
Haber 7 - Bahadır Alemdar

Editör Hakkında

Trabzon’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Bahçelievler Anadolu Ticaret Meslek Lisesinde ‘Web Programcılığı’ bölümünden mezun oldu. Yüksek öğrenimini, Atatürk Üniversitesinde ‘Yeni Medya ve Gazetecilik’ mezunu olarak tamamladı. Gazeteciliğe ilk adımını 2011 yılında attı. 13 yıllık profesyonel meslek hayatında SEO içerik ve muhabirlik de dahil olmak üzere ağırlıklı olarak gündem, dünya, ekonomi, spor ve teknoloji kategorilerinde birçok haber ve röportaja imza atarak galeri ve video hazırladı. Bahadır Alemdar, meslek hayatına Haber7.com'da aktif olarak devam etmektedir.
YORUMLAR 1
  • vatandaş 36 dakika önce Şikayet Et
    universitelerde özellikle tıpta mobing kaldırılmadığı çalışkanların önü kapatıldığı sürece ilerlemek zor.kıdemliler kendileri başarılı olmasa bile kıdemliliğini kullanıp altındaki daha başarılının önünü kesebiliyor.
    Cevapla
DİĞER HABERLER
Geleceği kurmak için dijital alanda çocukları korumak
UEFA Şampiyonlar Ligi'ni garantileyen takımlar belli oldu: İşte o takımlar...