Yeşil, Mumcu ailesini ziyaret etmiş!
Adı birçok faili meçhul cinayete karışan 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım'ın gazeteci Uğur Mumcu suikastından 3 yıl sonra Mumcu ailesini iki kez ziyaret ettiği ortaya çıktı.
Uğur Mumcu'nun eşi CHP Milletvekili Güldal Mumcu'nun 'İçimden Geçen Zaman' isimli yeni kitabında yer alan iddiaya göre, aile, ziyaretin 'Yeşil' tarafından yapıldığını Susurluk kazasından sonra anlamış.
Güldal Mumcu, eşi gazeteci-yazar Uğur Mum-cu'nun aracına konulan bombanın patlaması sonucu öldürüldüğü tarih olan 24 Ocak 1993'ten sonra yaşadıklarını, 'İçimden Geçen Zaman' isimli kitapta topladı. Mumcu'nun kitapta yer verdiği ve iki gazetede yer alan çarpıcı bilgilerin başında, 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım'ın, Mumcu ailesine yaptığı ziyaret geliyor. Kitapta yer alan ve Güldal Mumcu'nun kaleminden yansıyan iddiaya göre, Yıldırım tarafından yapılan ziyaret 1996 yılında bir bayram sabahı gerçekleşiyor. Yıldırım, ziyarette, yurtdışında olduğu için gelemediğini ve Mumcu ailesine başsağlığı dilemek istediğini söylüyor.
Güldal Mumcu bir bayram sabahı gerçekleşen ziyareti şu ifadelerle anlatıyor: "Bayram için o aralar çok ziyarete gelen olmuştu. Hem taziye, hem bayram kutlaması yapıyorlardı. Biraz tedirgin olmakla birlikte 'Bakalım kimmiş?' dedim. Açtık sokak kapısını. Biri kız, biri erkek, üç dört yaşlarında iki çocuğun ellerinden tutmuş bir adam bizim kapının önüne geldi. Sakallı, benim boyumda, biraz ince, lacivert bir ceket ve gri bir pantolon, ceket özensiz, pantolon ütüsüz, hafif eskimiş... Böyle bir kılık. Biraz aksanlı, 'Sokaktaki caminin adının ti camii olarak değiştirilmesi gerekir. Bunu sizin sağlamanızı istiyorum.' dedi. Salonda karşılıklı ayakta duruyoruz. 'Yanlış yere gelmişsiniz. Burası camilere isim veren veya isimlerini değiştiren bir yer değil.' dedim. O da, 'Olayın failini bulsak, sizin için yeterli olur mu?' dedi. 'Ben gerçeği istiyorum.' dedim. Buna karşılık, 'Siz hepsini istiyorsunuz. O zaman üç tane gül alacağım. Birini Başbakanlık'a, birini Çeçenistan'a, birini de Uğur Bey'in öldürüldüğü yere koyacağım.' dedi. Adam çıktı çocuklarla birlikte. Sonra apartman içinden bağırmalar duyduk: 'Bütün gerçekler açığa çıksın! Artık yeter! Buraya gerçek adımı da yazıyorum. Gerçek adım Mahmut Yıldırım.' Merak etmiştik, yukarı çıktık. Taziyeye gelenler için koyduğumuz deftere, 'Buraya yazıyorum' hakikaten söylediklerini yazmıştı. Ertesi sabah 'Defteri alıp saklamam gerekir' diye düşünerek çıkıp baktım; ama artık defter yoktu." Güldal Mumcu, Mahmut Yıldırım'ın aslında kim olduğunu ise Susurluk kazasından sonra öğrendiğini belirtiyor. (Zaman)