Güçlü liderlik arayışı ankete yansıdı: AK Parti yükselişe devam ediyor
GENAR’ın Mart 2026 raporuna göre AK Parti yüzde 34,2 ile lider konumda. Güvenlik kaygıları seçmen tercihlerinde belirleyici. AK Parti seçmen sadakati %92,9 ile en yüksek, İYİ Parti seçmeninin %22,2’si CHP’ye kayabiliyor.
- GENAR araştırma şirketinin 2026 Mart ayı Türkiye Raporu'na göre, AK Parti'ye oy vereceklerin oranı yüzde 34,2, CHP'ye oy vereceklerin oranı ise yüzde 31,8 olarak belirlendi. Diğer partilerin oy dağılımı ise DEM Parti yüzde 8,9, MHP yüzde 8,6, İYİ Parti yüzde 5,2, Zafer Partisi yüzde 3,1, Anahtar Parti yüzde 2,5, Yeniden Refah Partisi yüzde 2,1, Saadet Partisi yüzde 1,1, Türkiye İşçi Partisi yüzde 1,0 ve diğerleri yüzde 1,3 şeklinde sıralandı.
- Seçmen sadakati anketine göre, AK Parti'nin seçmen sadakati yüzde 92,9 ile en yüksek orana sahipken, CHP'nin seçmen sadakati de yüzde 90 olarak belirlendi. İYİ Parti seçmeninin yüzde 22,2'sinin CHP'ye yönelme eğiliminde olduğu, MHP seçmeninin ise büyük ölçüde kendi partisinde kaldığı gözlemlendi.
- Türkiye'nin dış politikada oynadığı rol, güvenlik kaygıları ve liderlik kapasitesi talepleriyle şekilleniyor. Türkiye'nin diplomatik çabaları ve çok katmanlı jeopolitik tavrı, onu bölgedeki diğer ülkelerden ayırarak önemli bir aktör haline getiriyor.
Haber7-ÖZEL
GENAR araştırma şirketi 2026 Mart ayı GENAR Türkiye Raporu sonuçlarını yayımladı.
AK Parti'ye oy vereceklerin oranı yüzde 34,2 olarak ölçüldü. GENAR'a göre seçimlerde CHP'ye oy vereceklerin oranı yüzde 31,8 olarak ölçüldü.
Ankete göre Milletvekili Genel Seçimi için partilerin oy dağılımı şu şekilde:
-
AK Parti: 34,2
-
CHP: 31,8
-
DEM Parti: 8,9
-
MHP: 8,6
-
İYİ Parti: 5,2
-
Zafer Partisi: 3,1
-
Anahtar Parti: 2,5
-
Yeniden Refah Partisi: 2,1
-
Saadet Partisi: 1,1
-
Türkiye İşçi Partisi: 1,0
-
Diğer: 1,3
SEÇMENİN İSTEDİĞİ LİDERLİK KAPASİTESİ: ADRES AK PARTİ
Geçtiğimiz şubat ayında bölgemizde patlak veren savaş, siyasal eğilimleri etkileyen bir faktör olarak öne çıktı. Saha verileri, güvenlik kaygısının arttığı dönemlerde seçmenlerin yönelimlerinin ekonomik beklentilerden ziyade “devlet aklı” ve “liderlik kapasitesi” talepleri etrafında toplandığını gösteriyor.

İran Savaşı bağlamında Türkiye’nin rolü üç düzlemde anlam kazanıyor:
İlk olarak Türkiye’nin çatışmanın en sert anlarında dahi diplomasiyi ayakta tutma iradesi, İran Savaşı boyunca öne çıkan gelişmelerden biri oldu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yürüttüğü çok yönlü temaslar, savaşın mutlak bir kader olmadığını, siyasî iradenin hâlâ
belirleyici olabileceğini gösteriyor.
İkinci olarak Türkiye’nin çok katmanlı jeopolitik tavrı onu tüm diğer bölge ülkelerinden ayırıyor. NATO üyeliği, İran ile olan komşuluk ilişkisi ve Körfez ülkeleriyle kurulan dengeli ilişkiler, Türkiye’yi farklı güç havzaları arasında eşzamanlı hareket edebilen nadir aktörlerden biri hâline getiriyor.
Üçüncü olarak son yirmi yılda inşa edilen kurumsal kapasite özellikle ordunun ve savunma sanayiinin ulaştığı askerî yetkinlik Türkiye’nin krizler karşısında yalnızca reaksiyon veren değil, aynı zamanda yön tayin eden bir ülke olmasını mümkün kılıyor.

Netice itibarıyla Türkiye siyaseti, bugün klasik iç politika parametreleriyle okunamayacak bir derinliğe sahiptir. Güvenlik, liderlik ve diplomasi ekseninde şekillenen bu yeni dönem, Avrupa başkentlerinin gözlerini Türkiye’nin bölgede sergilediği siyasi liderliğe çevirmelerini gerekli kılıyor.

SEÇMEN SADAKATİ
Seçmen sadakati anketine göre en yüksek seçmen sadakat oranı yüzde 92,9'la AK Parti'ye ait.
Seçmen geçişleri incelendiğinde parti sadakatinin özellikle büyük partilerde oldukça yüksek olduğu görülmektedir. Araştırmaya göre AK Parti seçmeninin yüzde 92,9’u yeniden AK Parti’ye oy verecektir. CHP seçmeninde de benzer şekilde yüksek bir sadakat oranı bulunmaktadır (%90). Buna karşılık, İYİ Parti seçmeninin önemli bir bölümünün yüzde 22,2 ile CHP’ye yönelme eğilimi gösterdiği dikkat çekmektedir. MHP seçmeninin ise büyük ölçüde kendi partisinde kaldığı, ancak küçük bir kısmının AK Parti’ye yöneldiği görülmektedir. Bu durum Türkiye’de seçmen davranışının büyük ölçüde bloklar içinde hareket ettiğini ve ideolojik yakınlıkların oy geçişlerini belirlediğini göstermektedir.
-
ılgaz 19 dakika önce Şikayet EtMemleket de hırsızların yanında duran halen çokBeğen
-
ziyaretci 30 dakika önce Şikayet EtBu kadar yolsuzluk ve ahlasizligaraneb secmenin partisnde kalmasi cok ilginc. Bu da secmenin karateriki yansitiyorBeğen Toplam 1 beğeni
-
Artvinli 53 dakika önce Şikayet EtCHP belediyelerinde yolsuzluk ve hırsızlık var ama devlet bulup çıkarıp cezalandırıyor. ya devletide chp yönetseydi. hangi savcı hakim bunlara engel olabilirdi. devletin kasasını boşaltıp ımf den borç alırlar onuda yerlerdi. olan halka olurdu. seçmen aklını başına alsın lütfen.Beğen Toplam 3 beğeni
-
erbu 53 dakika önce Şikayet Et25 senedir hep aynı %34, bu kadar hizmete rağmen hiç çıkmıyor, Demek ki hizmet siyaseti oy getirmiyor. chp %24 lerden %31 lere gelmiş, yalan talan taciz tecavüz hırsızlık arsızlık itibar görmüş, buna iyi parti ile demin oylarını da koy, esas tehlike buBeğen Toplam 11 beğeni
-
Muhalif4321 38 dakika önce Şikayet EtOnlar da YERLİ MİLLİ. Tek iktidarın 25 senede getirdigi noktadan memnun olan, devam der.... Vebali unutmasınlar, yeterBeğen
-
aaa 54 dakika önce Şikayet Etbu ankettte chp ye oy verenlerin gerçek olup olmadığı incelenmeliBeğen