Siber tehditle etkin mücadele

II. Ulusal Siber Güvenlik Çalıştayı’nın sonuç bildirgesinde, siber tehditlere karşı ulusal eylem planına ihtiyaç duyulduğuna ve kaynakların kullanımı için koordinasyonun şart olduğuna vurgu yapıldı.

Siber tehditle etkin mücadele
Siber tehditle etkin mücadele
GİRİŞ 03.10.2011 14:15 GÜNCELLEME 03.10.2011 14:15

Siber tehditlere karşı koymak için Türkiye’de yeterli bilgi birikimi, donanım ve insan kaynağı potansiyelinin olmasına rağmen kaynakların verimli kullanılamadığı belirtildi. Kaynakların kullanılabilmesi için koordinas-yonun zorunluluğuna dikkat çekildi. Gazi Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu işbirliği ile bu yıl ikincisi düzenlenen ve ana sponsorluğunu ASELSAN’ın yaptığı II. Ulusal Siber Güvenlik Çalıştayı’nın sonuç bildirgesi Bilgi Güvenliği Derneği’nin yazılı açıklaması ile duyuruldu.

Tüm kurum ve kuruluşların birçok hizmetlerini internet ortamında sunmaya başlamasıyla birlikte bu ortamda yaşanacak olumsuzlukların sosyal ve ekonomik hayatı önemli ölçüde etkileyebileceği, yaşanacak muhtemel siber güvenlik olaylarının kişisel ve toplumsal pek çok ekonomik ve sosyal olumsuz hususu beraberinde getirebileceği ifade edilen bildirgede şu başlıklara dikkat çekildi:

-Siber tehdit algısının siber ortamı yoğun olarak kullanan kurum ve kuruluşlarca kısmen var olduğu fakat kapsamlı risk değerlendirmesinin kısıtlı sayıdaki kuruluşlarca yapıldığı ve bu sayının arttırılmasının zaruri olduğu,

-Kritik altyapı güvenliği konusunda ilgili kurumların çalışma yapmalarının ve koruma seviyelerini arttırmalarının gerektiği,

-Siber güvenliğin temel unsurlarından olan güvenlik yazılım ve donanımlarının yerli üretiminin kısıtlı olduğu, bu durumun ülke güvenliği için stratejik öneme sahip olması nedeniyle yerli ürünlerin üretimine daha fazla teşvik verilmesinin gerekli olduğu,

-Gelişmiş ülkelerde siber güvenlik politika ve projelerinin büyük ölçüde tamamlandığı, bu konuda kurumsal altyapıların tamamlanarak ilgili kurumlarca Siber Güvenlik çalışmalarının yürütüldüğü, Türkiye’de de ivedilikle politika ve strateji belirleme sürecinin hızlandırılması ve beraberinde kurumsal yapılanmanın gerçekleştirilmesi gerektiği,

-Hızlı artan ve çeşitlenen tehditlere karşı etkin mücadelenin küresel ölçekte örgütlenmiş organizasyonlar eliyle yürütülebileceği, bu yönüyle siber saldırılara karşı uluslararası bilgi paylaşımı ve işbirliklerinin de önem arz ettiği, Türkiye’nin ilgili organizasyonlarla işbirliğini daha da güçlendirmesi gerektiği, hatta bu konuda bölgesel bir siber güvenlik organizasyonunun kurulmasına öncülük etmesinin çok yerinde olacağı ve bölgede lider ülke olma vizyonunu da güçlendireceği,

-Siber güvenlik tehditlerine karşı koymak için ülkemizde yeterli bilgi birikimi, donanım ve insan kaynağı potansiyelinin olduğu ancak mevcut kaynaklarının verimli kullanılabilmesi için koordinasyonun zorunlu olduğu,

-Kamu kurumları, STK;lar, sektör ve üniversitelerin beraber çalışarak siber güvenlik konusunda ihtiyaç duyulan strateji ve politikaları geliştirmesi,

-Ulusal ve uluslararası siber saldırıların izlenmesinin ve bunları kapsayan bir veritabanının teşkil edilmesinin muhtemel saldırıların tespiti noktasında fayda sağlayacağı,

-Siber saldırılarla mücadele ve gerekli savunma unsurlarının hazırlanması için gerekli yapısal düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiği,

- Kurumların bilgi varlıklarını savunmalarına destek olmak, gerektiğinde müdahale etmek ve toplu saldırılar karşısında gerekli savunmayı yapmak ve koordinasyonu sağlamak amacıyla ’Acil Kriz Yönetimi ve Müdahale Merkezi’ kurulmasının gerekliliği değerlendirilmiştir.

MİLLİYET

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Macaristan'dan AB'ye ret: Kabul etmiyoruz!
ABD'li Büyükelçi Huckabee: İsrail bütün vadedilmiş toprakları alsa da sorun olmaz