Prof. Dr. Gözler hakkındaki "hakaret" davaları

Uludağ Üniversitesi (UÜ) Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Gözler'in "Örnekleriyle Usulsüz Alıntı Sorunu" adlı kitabında Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ile Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı ve Anayasa Mahkemesi Üyesi Serdar Özgüldür'e "basın yoluyla hakaret ettiği" iddiasıyla Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davanın talimat duruşmaları Ankara'da yapıldı.

Prof. Dr. Gözler hakkındaki "hakaret" davaları
Prof. Dr. Gözler hakkındaki "hakaret" davaları
GİRİŞ 05.12.2014 13:14 GÜNCELLEME 05.12.2014 13:14

Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinde peş peşe görülen talimat duruşmalarına, sanık Gözler ve avukatı Metin Kayaçağlayan ile müştekilerin avukatı Oğuz Büyüktanır katıldı.

Duruşmalarda, kitaptaki iddialarda ismi geçen Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Anayurt ile Anayasa Mahkemesi Üyesi Engin Yıldırım "tanık" olarak dinlendi.

Anayurt, Haşim Kılıç'ın müşteki olduğu davadaki beyanında, kitapta konusu geçen dönemde Sakarya Üniversitesinde görev yaptığını bildirerek, şu beyanı verdi:

"Serdar Özgüldür'e tazminat davası açmıştım. Dava sürecinde olumsuz tepkiler aldım. Haşim Kılıç, Üniversite Rektörü ile İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanına telefon ederek, hakkımda ön malumat edinmiş. Ardından randevu talebi bana iletildi. Bir gün ayarlandı, rektör beyin odasında görüştük. Rektör bey de başlangıçta odadaydı. Ancak sonra bizi yalnız bıraktı. Yaklaşık bir saat görüştük. Aradan 7 yıl geçti. Konuşma içeriğini tam olarak hatırlamamakla birlikte Serdar Bey hakkında açılan davadan konuştuk. Serdar Bey'e açtığım davayı geri çekme konusunda ricacı oldu. Haşim Bey ile görüşmem neticesinde ikna oldum ve davadan vazgeçtim. Haşim Bey ile konuşmamış olsaydım, davadan vazgeçmezdim."

Davadan vazgeçmesine ilişkin, "Tehdit veya baskıyla değil, sadece ikna olmam neticesinde davadan vazgeçtim" diyen Anayurt, sanık avukatının, "davadan vazgeçme karşılığında para alıp almadığına" ilişkin soru üzerine, "Onun davayla ilgisi yok, ama yaptığım masrafların giderleri için bir ödeme yapıldı" ifadesini kullandı.

Anayurt, Kılıç ile görüşürken, dönemin Sakarya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Engin Yıldırım'ın yanlarında olmadığını bildirdi.

Yıldırım ise dava konusu kitapta 8-9 kişi hakkında intihal iddialarına yer verildiğini belirterek, "Bu şahıslardan biri mahkememiz üyesi, diğeri başraportör olarak görev yapan arkadaşımızdır" bilgisini verdi.

Soru üzerine Yıldırım, Haşim Kılıç ile Ömer Anayurt'un görüşmesine katılmadığını, konuya ilişkin bilgisi de bulunmadığını belirtti. Bir diğer soruyu yanıtlayan Yıldırım, Kılıç'ın, görüşmeden önce Anayurt hakkında kendisinden bilgi aldığını aktardı.

Hakim Mehmet Akif Öndaş, tanık olarak dinlenmesi talep edilen Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın dilekçe sunduğunu tutanağa geçirmesi sonrasında sanık avukatı Kayaçağlayan söz aldı.

Kılıç'ın, Anayasa Mahkemesinin antetli kağıdıyla dilekçe gösterdiğine işaret eden Kayaçağlayan, "Bunu, mahkemeye baskı olarak değerlendiriyoruz" ifadesini kullandı ve Kılıç'a, tanık olarak dinlenmesi için yeniden çağrı kağıdı gönderilmesini istedi.

Kayaçağlayan, Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı ve Anayasa Mahkemesi Üyesi Serdar Özgüldür'e de tanıklık için tekrar çağrı kağıdı gönderilmesini talep etti.

Kılıç'ın avukatı Büyüktanır ise müvekkilinin iki davada da müşteki olduğunu kaydederek, "Muhtemelen davalar birleştirilecek. Dilekçe ve beyanlar ile yetinilmesini talep ediyoruz" dedi.

Sanık avukatı Kayaçağlayan ise Kılıç'ın iki davada da müşteki olmadığını söyledi.

Özgüldür'ün şikayetçi olduğu davada da tanık olarak dinlenen Anayurt ve Yıldırım, önceki duruşmadaki beyanlarını aynen tekrarladılar.

Hakim Öndaş, Kılıç ve Özgüldür'ün tanık olarak dinlenmesi konusunun tekrar değerlendirilmesi için talimatın mahal mahkemeye gönderilmesine karar vererek, duruşmaları kapattı.

Duruşmaları, CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da izledi.

Kılıç'ın beyanı

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, mahkemeye yolladığı beyanda, dava konusu kitapta şahsına, Anayasa Mahkemesinin üyelerine ve Mahkemenin manevi kişiliğine karşı hakaret içeren, gerçek dışı beyanların yer aldığını belirterek Gözler'den şikayetçi olduğunu hatırlattı.

Kılıç, beyanında şu ifadelere yer verdi:

"Sanığın cezalandırılmasına ilişkin talebim, yayımlanmış olan kitapta yer alan şahsıma ve Anayasa Mahkemesi üyelerine yönelik haksız itham ve hakaretlerle ilgilidir. Anayasa Mahkemesinin tüm üye ve raportörlerine gönderilmiş, internet ortamında yayımlanmış ve ayrıca yargı mercileri ve üniversitelere de gönderilmiş bulunan kitapta yer alan, haksız itham ve hakaretlerle öncelikle şahsım hedef alınmıştır."

Davaların geçmişi

Kılıç'ın şikayetçi olduğu davanın iddianamesinde, Gözler'in "Örnekleriyle Usulsüz Alıntı Sorunu" kitabında, "kitabın ana konusu olan intihal olayıyla doğrudan ilgisi bulunmamasına rağmen 'O da intihal ile başkan oldu' ve 'Dava geri çekildi, Kılıç başkan oldu' başlıklı gazete haberleri ile Kılıç'ı kasteden ve fotoğrafını içeren iki haberi yayımladığı" kaydediliyor.

Özgüldür'ün şikayetçisi olduğu davanın iddianamesinde ise kitapta, usulsüz alıntıyla doğrudan ilgisi bulunmayan ve Özgüldür'ün, "şantajla AK Parti hakkındaki kapatma davası ile Anayasa Mahkemesi Başkanlığı oylamasında baskı altına alınmak suretiyle" farklı ya da istemediği şekilde oy kullandığı iddiasının dile getirildiği, bunların bir bölümünün bazı gazetelerden doğrudan alıntılandığı belirtiliyor.

Kemal Gözler'in, iki davada da "basın yoluyla alenen hakaret" suçundan cezalandırılması isteniyor.

KAYNAK: AA
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
CHP yandaşı Sedef Kabaş'tan 'yalan' itirafı! 'Kitleleri yönlendirmek istiyorsanız...'
ABD’deki Türk sivil toplum kuruluşlarından Biden’a 24 Nisan çağrısı