Demirel hangi takımın ligde kalması için emir verdi?
Süleyman Demirel, yıllardır sakladığı sırrını ilk kez açıkladı ve tuttuğu takımın adını verdi... Demirel, ilk başbakanlığı döneminde hangi takımın küme düşürülmemesi için emir verdiğini de açıkladı.
Hürriyet Gazetesi yazarı Tufan Türenç'in köşe yazısı...
Beşiktaşlı Demirel'den Futbol anıları
Süleyman Bey ilk kez şöyle göğsünü gere gere Beşiktaşlı olduğunu söyledi. Oysa hangi takımı tuttuğunu yıllarca bir sır gibi saklamış, kimselere bu konuda renk vermemişti. Bu kuralı Beşiktaş Yönetim Kurulu üyelerini kabulünde bozdu. Sonra da İstanbul Teknik Üniversitesi öğrenciliği dönemindeki anılarını anlattı.
Nasıl arkadaşlarıyla Şeref Stadına indiklerinden, kışta kıyamette Hakkı Kaptanı, Şeref Beyi izlemek için saatlerce açık tribünde donduklarından söz etti.
Sonra o yıllarda (1940lı yılların başları) Beşiktaşın nasıl yenilmez bir armada olduğunu, bundan nasıl kıvanç duyduklarını anlattı.
Bu yıl yapılan transferleri beğendiğini, iyi ve güçlü bir kadro oluşturulduğunu, bundan memnunluk duyduğunu söyledi.
Belli ki, Demirel gidişattan mutlu. Bu yıl şampiyonluk bekliyor.
* * *
Demirel politikaya atılıp 1965te başbakan olduğu zaman başından geçen ilginç bir olayı da Beşiktaş yöneticilerine anlattı.
Ben Fikret Ercandan dinledim.
Demirel başbakan olur olmaz vatandaşların yoğun istekleriyle karşılaşır.
Bunun üzerine yardımcılarına bu istekleri önem sırasına göre tasnif etmeleri talimatını verir.
Bu isteklerden biri de o yıl birinci ligden düşen takımın yöneticileri ve taraftarlarından oluşan heyetin randevu talebidir.
Durum acil olduğu için hemen randevu verilir.
Heyet gelir ve yeni başbakandan takımlarının ligde kalması için emir vermesini ister.
Demirel bu isteği olumlu karşılar, Tamam hallederiz. Siz şimdi gönül rahatlığıyla gidin der.
Heyettekiler de sevinçle başbakana veda edip giderler.
Demirel ilgili bakana, hemen Futbol Federasyonu Başkanı Orhan Şeref Apakı çağırmasını söyler.
Orhan Şeref Apak Başbakanlığa gelir. Demirel, Apaka şu talimatı verir:
Bu yıl düşen takımı yeniden lige alınız. Bunun için gerekeni yapınız.
Orhan Şerefin yüzü asılır, Olmaz, yapamam diye diretir.
Demirel şaşırır. Bakana dönüp bakar. Sonra da Apaka şöyle der:
Nasıl yapamazsınız? Başbakan olarak talimat veriyorum. 16 takımlık ligi 17ye çıkarın, olsun bitsin.
Olmaz, yapamam efendim. Biz bir takımın düşeceğini ilan ettik. Bütün takımlar buna göre mücadele ettiler ve bir takım düştü. Ben şimdi ligi tekrar 17 takıma nasıl çıkarırım? Böyle şey olmaz. Rezil oluruz.
Demirel bir şey diyemez, Orhan Şeref Apak da çıkıp gider.
* * *
Başbakan, bakan arkadaşına döner ve Adam haklı der.
Bir süre sonra aynı heyet yine gelir.
Demirel heyeti karşılar, ellerini sıkar, sonra da şöyle der:
Bakın gardeşim, işte koltuk, işte başbakanlık. Bana verdiğiniz bu kuvveti isterseniz geri alın, ama benden takımınızı yeniden lige aldırmamı istemeyin. Ben bunu yapamam. Kusura bakmayın.
Olay bu. Şimdi Hasan Pulur üstadımızın kulaklarını çınlatarak bu anıdan bir kıssadan hisse de biz çıkartalım:
Bir başbakan, Erdoğan gibi yüzde 34le değil, Demirel gibi yüzde 52.87 ile iktidara gelmiş bile olsa demokratik bir ülkede her istediğini yapamaz.