'Eşim öyle demez, yanlış anlaşılmış'

Alevilere haraket ettiği öne sürülen Doç. Dr. İbrahim Öztürk’ün eşi de Alevi çıktı. Zeynep Öztürk, 'Biz yıllarca mezhepleri karalayanlarla savaştık, eşimi yanlış anlamışlar' dedi.

'Eşim öyle demez, yanlış anlaşılmış'
'Eşim öyle demez, yanlış anlaşılmış'
GİRİŞ 22.03.2008 06:44 GÜNCELLEME 22.03.2008 06:44

Ersin Çelik'in haberi

Ders esnasında 'Ben kendi ailemden biliyorum, bazı kesimlerin düşüncesine göre Alevi kadınları O…’dur' dediği öne sürülen İstanbul Ticaret Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. İbrahim Öztürk’ün Alevi olan eşi Zeynep Öztürk, 'Eşim toplumda var olan bir önyargıyı dile getirmiş. O bu düşüncenin sahiplerini eleştirirken, bu önyargının mağduru olanların haksız şekilde eşimi suçlamaları üzüntü verici' dedi ve evlilikleri konusunda ilginç açıklamalarda bulundu.

Kendisinin Tunceli Alevisi olduğunu söyleyen Zeynep Öztürk, eşine yöneltilen haksız ithamlar karşısında çok üzüldüğünü belirterek, “Biz yıllarca mezhep taasubu güden, mezhepleri karalayanlarla mücadele ettik ve aşkımızı engellemek isteyen insanların doğurduğu acıları çektik. Bu mücadeleyi veren birisinin böyle düşündüğünü iddia etmek büyük haksızlıktır” dedi.

“Biz yıllarca mücadeleyi ters yönde de yaptık. Eşim onu “Teşbihte hata olmaz” mantığı ile dile getirmiş. Fakat belli ki bir öğrencisi çirkin şekilde olayı saptırmış” diyen Öztürk, kendilerinin Alevi ve Sünni mezheplerini karalayanlarla savaştıklarını belirterek,  'Zaten evliliğimiz de bakış açısındaki yanlış anlamalara, düşmanlıklara karşı savaş açtığımızın en somut göstergesi' şeklinde konuştu.

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Mezunu olan ve şu anda Master yaptığını belirten Zeynep Öztürk, 14 senedir öğretmenlik yapıyor ve Doç. Dr. İbrahim Öztürk ile 15 yıldır evli.. Evlenmeden önce ailelerin tavırlarından dolayı çok sıkıntı çektiklerini söyleyen Zeynep Öztürk, “İki eğitimli insan olarak, bir şeylerin yıkılması gerektiğine inanıyorduk. 'Eğer feda edilmesi gereken bir şeyler varsa kendimizi feda etmeye hazırız' fikri ile herşeyi göze alarak evlendik” diye konuştu.

Huzurlarından ve düzenlerinin bozulmasına rağmen bu yola çıktıklarını ifade eden Öztürk, hedeflerine ulaştıklarını belirterek bunun göstergesi olarak da çocuklarını gösterdi.




Evliliklerinden iki tane erkek çocukları dünyaya geldiğini söyleyen Zeyne Hanım, evlilikleri ile ilgili ilginç bir ayrıntı verdi. Alevi anne ve Sünni baba olarak çocuklarına, Ahmet Furkan ve Ali Eren isimlerini verdiklerinin altını çizen Öztürk, “Burada bile topluma, ‘Biz birlikte yaşıyoruz. Hepimiz Müslüman’ız. İslam’ın dışında değiliz’ mesajını vermek istedik” dedi.

Alevi ve Sünni görüşüne göre isim verdikleri çocuklarının hangi mezhebe göre yetişmesi konusunda bir fikir ayrılığına düşmediklerini de belirten Zeynep Öztürk, “Mezhep konusunda açıkçası bir fikrimiz yok ama tabii ki Müslüman ahlakına göre yetişecekler...” diye konuştu.








Tuncelili bir Alevi kızı olan Zeynep Öztürk, Sünni eşi Doç. Dr. İbrahim Öztürk ve çocukları Ahmet Furkan ile Ali Eren...










Ailesinin, Sünni biri ile evlenmesi konusunda ciddi korkuları olduğunu belirten Öztürk, geçmişte Alevi oldukları için aile olarak siyasi sıkıntılar çektiklerini belirterek şunları söyledi: “Ağabeylerim sorgusuz sualsiz bir şekilde günlerce işkenceye maruz kaldılar. Bunları yaşayan bir aile olarak kokuları vardı fakat biz evliliğimizle bu korkuları bertaraf ettik. Ağabeylerimin farklı bir görüşleri olsa da şimdi çok mutlu ve mesut bire şekilde yaşıyoruz. Hiçbir problemimiz yok. Yıktık bütün her şeyi.”

Eşinin derste söylediklerinin çok doğru anladığını ve eşinin toplumun bazı kesimlerinde var olan önyargıyı haklı bir şekilde eleştiri maçlı olarak  dillendirdiğini söyleyen Öztürk, “Kendisinden hiç şüphe duymadım. Nasıl bir şey söylemiş olacağını hemen kavrarım. Aklımdan en ufak bir şey geçmedi. Öyle bir kaygım olsa, benim bu evliliği bitirmem gerekir.” şeklinde konuştu.

İlkokulda din dersi öğretmeninin Aleviliği sapık mezhep diye tanımlamasından dolayı ailesini 'neden aleviyiz?' diye suçladığını belirten Öztürk, 'Üniversitede de bu tür ithamlarla karşılaştım. Alevlilikte mum söndü denen şeyin var olduğunu dile getiren arkadaşlarıma böyle bir şeyin olmadığını anlatmak için günlerce mücadele ettim. Biz bunları yıllarca yaşadık. Şimdi ise aksi bir durum yaşıyoruz ve çok üzülüyorum' dedi..



Haber 7

YORUMLAR 6
  • Gülay şahin 9 yıl önce Şikayet Et
    Ben bu şahsı can Erzincan'dan izliyordum artık asla izlemem yazıklar olsun demelkki 50 tane üniversite de okusan bir şey değişmiyor yazıklar olsun kınıyorum
    Cevapla
  • dersimligenc 17 yıl önce Şikayet Et
    Öztürkten özür diliyorum.. Okulda bulunan arkadaslarım bana bu olayı anlattıklarında arkadaslarıma asırı güvenme sebebi ile İbrahim Öztürke agır bir elestiri yazısı yazmıstım. Sadece arkadas kurbanı oldum diyebilirim. Bu nedenle İbrahim Öztürkten özür diliyorum. İbrahim Öztürkün yazısını okuduktan sonra ne kadar büyük bir hata yaptıgımın farkına vardım. Esine gelince Tunceli Alevisi dedigine göre cocuklugundan beri Dersimin dısında burda yasayanlar Dersim Alevisiyim der de:):)
    Cevapla
  • satılmış karataş 17 yıl önce Şikayet Et
    ALEVİ SUNNİ AYIRIMI YAPANLARA ÖRNEK OLSUN. ben bir musluman olarak bir suni olarak çok sevindim çunku alevilerin ve sunilerin peygamberi aynıdır belki arada bir sunilerden ve alevilerden yobaz cahiler çıkabilir kur,anı inkar etmiyen kim olursa olsun herkes muslumandır artı yaradan hepimizi insan olarak yaratmış bizede insan olmak duşer yaradan isteseydi herkesi tek kalıp tek görüş tek din yapardı ona hiç bir engel yoktur gelin canlar hz muhamedin hz alinin yaptıklarını bizde yapalım çunku kur,an,ı kerimi onlar kadar biz anlamyız yol onların yolu
    Cevapla
  • selahattin demir 17 yıl önce Şikayet Et
    selam olsun tüm insanlara. sayın öztürk yerden göğe kadar haklısın.bende tunceli li alevi bir bayanla evliyim.fazla derine inmiyorum ama bizde bazı şeylerin üstesinden geldik.Çok güzel bir anımı sizle paylaşmak istiyorum.ikiz çocuğumuz dünyaya gelince isim konusu gündeme geldi .hanım dedi ki ben birinin adını hasan birinin adını hüseyin koyacağım.bende hiç sesi mi çıkarmadım.Ve güldüm . Baktım ki paydalarımız aynı .o iki ismin benim için ne kadar önemi ve değeri varsa onun içinde aynı önemi ve değeri varmış.nice mutlu yıllara
    Cevapla
  • Akyazılı... 17 yıl önce Şikayet Et
    Bakalım şimdi de kimi suçlayacaklar... Anfideki olayı saptıran şahışlar, doçentin eşini hesap etmemişlerdi.O da Mükemmel bir açıklama yaparak sünni-alevi kardeşliğini kurtardı. Artık bazı şeyler eskisi gibi karanlıkta kalmayacak, gençler artık gözlükleri bıraktı.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Rusya’da Baykal Gölü’nde buz altına giren araçta 8 kişi öldü
İstanbul'da barajların doluluk oranı mevsim normallerinin altında kaldı