Felaketten ihyaya, asrın mimarı Erdoğan! İmkansız denileni başardı

Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde, asrın felaketinin yaşandığı deprem bölgesindeki şehirler kültürel dokusu korunarak yeniden inşa edildi. "Babalar sözünü tutar" anlayışıyla yürütülen süreçte devlet kapasitesi sahaya tam yansıdı.

GİRİŞ 06.02.2026 01:14 GÜNCELLEME 06.02.2026 01:14

6 Şubat 2023’te yaşanan ve Türkiye’nin hafızasına Asrın Felaketi olarak kazınan depremler, yalnızca şehirleri değil; toplumsal psikolojiyi, devlet kapasitesini ve siyasi iradeyi aynı anda sınayan bir kırılma anı yarattı.

DEVLET İMKANSIZ DENİLENİ BAŞARDI

Elazığ’da ve Van’da yaşanan depremlerin ardından devletin imar ve ihya çalışmaları akıllara geliyor ve bu durum güven veriyordu. Yapılacak olan belliydi ve onu yapabilecek olan da devleti yöneten siyasi irade olarak bir kez daha “imkansız” denileni başardı.

Aradan geçen sürenin sonunda ortaya çıkan tablo artık başka bir isimle anılıyor: Asrın İnşası.

Bugün deprem bölgesinde inşa edilen yapılar, salt betonarme eserler olarak yükselmiyor. Her biri, kriz anında devlet aklının nasıl devreye girdiğini, liderliğin nasıl yön verdiğini ve kararlılığın sahada nasıl karşılık bulduğunu gösteren somut işaretler olarak öne çıkıyor. Bu büyük sürecin merkezinde ise tartışmasız biçimde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği yer alıyor.

'FELAKETTEN İHYAYA UZANAN YOL'

Sosyal medya çağında krizler yalnızca sahada yaşanmıyor; dijital alanda da eş zamanlı olarak büyüyor. Belirsizlik hızla yayılıyor, panik söylemi örgütleniyor, güvensizlik algoritmalarla besleniyor. Dezenformasyon sağanakları arasında 6 Şubat sonrasında da tablo farklı olmadı. Bu yükün altından kalkılamaz, devlet bu kadarını yapamaz gibi söylemler kısa sürede dolaşıma sokuldu.

Depremin ilk anından itibaren, devlet refleksi yalnızca sahada değil, karar alma ve iletişim düzleminde de bütüncül biçimde devreye girdi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, süreci parça parça değil, eşgüdüm içinde ve kesintisiz bir iradeyle yürütmeye girişti. İçişleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği, Ulaştırma, Sağlık ve diğer tüm ilgili bakanlıklar sahada görev üstlenirken; bu seferberliğin kamuoyuna doğru, tutarlı ve güçlü biçimde aktarılması kritik bir başlık olarak ele alındı. Bu noktada Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Kabine’nin sahadaki faaliyetlerini bütüncül bir biçimde kamuoyuna aktarırken; ortaya atılan dezenformasyonlara da anında müdahale eden stratejik merkez konumuna yerleşti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönetim tarzı imar ve ihya sürecinde belirleyici unsur oldu.

Süreci zamana yaymayan, krizi normalleştirmeden olağanüstü kabul eden, geçici çözümlerle yetinmeyen bir refleks devreye alındı. İlk konut temellerinin 15. günde atılması, 45. günde ilk köy evlerinin teslim edilmesi bu yaklaşımın sahadaki ilk güçlü işaretleri olarak kayda geçti.

Bu hız yalnızca teknik bir başarıyı anlatmıyor. Aynı zamanda liderliğin kriz anında nasıl pozisyon aldığına, nasıl yön verdiğine ve nasıl güven ürettiğine dair güçlü bir temel kuruyor.

'BABALAR SÖZÜNÜ TUTAR'

Recep Tayyip Erdoğan siyasetinin en ayırt edici yönlerinden biri, sıkça vurgulanan bir gerçeklik üzerinden okunuyor; Söylenen sözün sahada karşılık bulması. Bu yüzdendir ki, Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili paylaşımlar; “Babalar sözünü tutar” etiketleriyle yapılıyor. 

Deprem sürecinde dile getirilen, “453 bin bağımsız bölüm” hedefi, 455 bin 357 bağımsız bölümle aşılmış durumda. Bu tablo, yalnızca bir sayı artışını ifade etmiyor. Aynı zamanda “vaat–icraat” ilişkisinin nasıl yeniden güven ürettiğini gösteriyor.

Burada asıl mesele rakamlar değil. Asıl mesele, bu büyüklüğün arkasındaki devlet kapasitesi, kurumsal eşgüdüm ve siyasi irade. TOKİ, Emlak Konut, ve Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın aynı hedef doğrultusunda, aynı zaman diliminde ve 7/24 çalışma esasına göre sahada olması, klasik bürokratik reflekslerin çok ötesine geçen bir devlet pratiğini ortaya koyuyor.

'MEGA ŞANTİYELERDEN MEDENİYETE UZANMAK'

Yeni nesil iletişim araçlarının gelişmesiyle öne çıkan kavramlardan biri “görünürlük”. Asrın İnşası bu anlamda görünürlüğü en yüksek kamu hamlelerinden biri haline gelmiş durumda. Malatya’da, Adıyaman’da, Hatay ve Kahramanmaraş gibi deprem bölgesi illerde kurulan devasa şantiyeler, yalnızca üretim alanları değil; psikolojik eşiğin aşıldığı mekanlar olarak öne çıktı.

Özellikle Adıyaman İndere’de hayata geçirilen ve ileri mühendislik eseri olan alan, sosyal medyada sıkça paylaşılan görüntülerle birlikte “enkazdan planlı kentleşmeye geçiş” fikrinin simgesine dönüşmüş durumda.

Bu şantiyeler, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinin küçük onarımlar yerine bütüncül şehirler kurma refleksini yansıtıyor. Parça parça iyileştirme değil, baştan sona yeni bir düzen kurma iradesi burada açık biçimde görülüyor.

'ERDOĞAN'IN ŞEHİR TASAVVURU: TAŞI KOYMAK YETMEZ, RUHU KORUMAK GEREK'

Asrın İnşası’nı sıradan bir konut seferberliğinden ayıran temel farklardan biri, tarihi ve kültürel hafızaya verilen önemle ortaya çıkıyor. 

Sadece evler değil, şehirlerin ruhu da ayağa kaldırılıyor. Habib-i Neccar Camii, Ulu Camii, Söğütlü Camii gibi simge yapıların yeniden ihyası; Uzun Çarşı, Kapalı Çarşı ve Bakırcılar Çarşısı gibi ticaret merkezlerinin aslına uygun biçimde ayağa kaldırılması bu yaklaşımın sahadaki yansımaları olarak öne çıkıyor.

Bu tablo, Sayın Cumhurbaşkanımızın şehir anlayışını net biçimde ortaya koyuyor. Şehir, yalnızca barınılan bir alan değil; inançla, ticaretle, kültürle ve sosyal hayatla birlikte var olan canlı bir yapı olarak ele alınıyor.

'ALTYAPI YATIRIMLARININ STRATEJİK ETKİSİ'

Deprem bölgesinde yürütülen 11 bin kilometrelik altyapı çalışması, Defne’de inşa edilen Türkiye’nin en büyük atık su tüneli ve ileri biyolojik arıtma tesisleri, görünmeyen ama hayatı doğrudan etkileyen yatırımlar arasında yer alıyor.

Bu adımlar, günü kurtarmaya değil; geleceği güvence altına almaya dönük bir bakış açısının ürünü olarak hizmet verecek. Bugün konuşulmayan bu altyapılar, yarının krizlerini daha yaşanmadan bertaraf eden stratejik hamleler niteliği taşıyor.

Ayrıca yerinde dönüşüm modeliyle hayata geçirilen 121 bin bağımsız bölüm, sürecin sosyal boyutunu güçlendiren önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Bu yaklaşım, insanı yerinden etmeden dönüştürmeyi esas alan bir anlayışı temsil ediyor.
Aidiyetin korunması, sosyal dokunun dağılmaması ve mahalle kültürünün devam ettirilmesi bu yaklaşımın en güçlü sonuçları arasında görülüyor.

'ASRIN MİMARI ERDOĞAN: İHMAL EDEN DEĞİL, İCRA EDEN LİDERLİK'

Gelinen noktada Asrın İnşası artık teknik bir sürecin adı olmaktan çıkmış durumda. Bu başlık, Recep Tayyip Erdoğan liderliğinin kapasitesini görünür kılan bir olgu haline geldi.
Hızlı karar alma, merkezi koordinasyon, sahaya doğrudan hakimiyet, sözle eylem arasındaki tutarlılık ve uzun vadeli vizyon, bu sürecin temel karakterini belirledi. “Bu büyüklükte bir işi ancak Erdoğan yapardı” ifadesi, bir slogan olmaktan çok yaşanan sürecin bıraktığı bir kavram haline geldi.

'ASRIN FELAKETİNDEN ASRIN İNŞASINA UZANAN: ASRIN MİMARI'NIN HİKAYESİ'

Asrın İnşası, Türkiye siyasi tarihine yalnızca bir yeniden yapılanma süreci olarak değil; liderliğin devlet kapasitesiyle birleştiği bir dönem olarak geçti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bu sürecin yalnızca yürütücüsü değil; Asrın Mimarı olarak hafızalara kazındı.

Bugün deprem bölgesinde yükselen her yapı, yalnızca bir konut değil. Her biri, devlet iradesinin ve millet–devlet birlikteliğinin somut bir ifadesi olarak anlam kazandı. Asrın Felaketi’nin ardından Asrın İnşası’nı mümkün kılan yegane unsursa; Asrın Mimarı’nın kararlığı olarak tarihe yazıldı.

KAYNAK: HABER7
Muhammet Arif Güreli Haber7.com - Editör
Haber 7 - Muhammet Arif Güreli

Editör Hakkında

Üsküdar Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümünden dereceyle mezun oldum. İnternet Haberciliğine ilk olarak üniversite sıralarında kurduğum internet haber sitesiyle başladım. Kurduğum sitede 1 yıl kadar sağlık, spor ve kültür kategorilerinde röportaj, özel haber ve analiz yazıları yazdım. 2022 yılından bu yana Haber7 bünyesinde başlıca gündem, siyaset, dünya, ekonomi kategorileri olmak üzere çok sayıda haber, grafik ve video hazırladım. Kariyerime Haber7'de gündem editörü olarak devam etmekteyim.
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Netanyahu 'beklenmedik' talimat vermişti! İsrail'de sıcak saatler! ABD'ye İran uyarısı
Yunan Bakandan Türkiye'ye övgü: Her yerde Türk varlığı var!