Türkiye tarihinin en karanlık dönemi! İşte 28 Şubat darbesine giden süreç

29 yıl önce bugün Türkiye'yi karanlık zihniyete esir etmek isteyen, başörtüsüne edilen zulüm ve yapılan ihanetlerle 28 Şubat süreci hafızlara kazındı. Manevi değerlerin hedef alındığı Postmodern Darbeye giden süreç ise unutulmadı.

Türkiye tarihinin en karanlık dönemi! İşte 28 Şubat darbesine giden süreç
Türkiye tarihinin en karanlık dönemi! İşte 28 Şubat darbesine giden süreç
GİRİŞ 28.02.2026 14:55 GÜNCELLEME 28.02.2026 16:17

“Yeniden Büyük Türkiye” idealini hedef alan 28 Şubat postmodern darbesi, Refah-Yol hükümetini devirmek için adım adım kurgulanmıştı. Bundan 29 yıl önce, cuntacı zihniyet tankları sokaklarda yürütmüş, başörtülü öğrenciler üniversite kapılarından çevrilmiş, milletin iradesi vesayetle ezilmek istenmişti. Türkiye, karanlığın ve baskının hâkim olduğu bir döneme sürüklenmişti.

Aradan geçen on yıllara rağmen 28 Şubat’ın açtığı yaralar hâlâ hafızalarda. Darbenin 29. yıl dönümünde, o süreci planlayan ve hayata geçiren vesayet odaklarına karşı tepkiler ilk günkü kararlılıkla sürüyor.

Milletin değerlerini hedef alan, inancı kamusal alandan silmeye çalışan 28 Şubat sürecine giden yol ve yaşananlar, gün gün Türkiye’nin yakın tarihine kara bir leke olarak kazındı.

İŞTE 28 ŞUBAT'A DOĞRU GİDEN SÜRECİ

1995

24 Aralık: Genel seçimler yapıldı.

25 Aralık: Kesin olmayan sonuçlara göre Refah Partisi (RP) birinci çıktı. İstanbullu iş adamları ANAYOL formülünü destekledi. Genelkurmay Başkanı Karadayı, silahlı kuvvetlerin laikliğin teminatı olduğunu belirterek gericiliğe karşı olduklarını açıkladı.

1996

27 Haziran: Çiller ve Erbakan, RP-DYP koalisyonu (REFAHYOL) için anlaştı.

28 Haziran: Necmettin Erbakan Başbakan oldu.

24 Temmuz: YAŞ toplantısında 600 civarında dindar subayın ordudan atılmasının gündeme geleceği ifade edildi.

10-11 Ağustos: Erbakan 10 günlük doğu gezisine çıktı; İran ile enerji iş birliği anlaşmaları imzalandı.

1 Eylül: Sabah Gazetesi'nde, İran devrimi üzerinden Türkiye için uyarılar içeren Karadayı kaynaklı bir haber yayımlandı.

1 Ekim: Karadayı, ordudan atılanlara yargı yolu açma girişimine tepki gösterdi; RP’ye yönelik baskılar arttı.

24 Ekim: D-8 grubunun temeli atıldı.

3-8 Kasım: Susurluk Kazası meydana geldi; İçişleri Bakanı Mehmet Ağar istifa etti.

10 Kasım: Kayseri Belediye Başkanı Şükrü Karatepe’nin törenlerle ilgili sözleri kriz yarattı.

6 Aralık: Ankara DGM, Erbakan ve Hasan Hüseyin Ceylan hakkında suç duyurusunda bulundu.

24 Aralık: Karadayı, "Türkiye’yi Ortaçağ karanlığına sürüklemek isteyenler var" dedi.

28 Aralık: Müslüm Gündüz ve Fadime Şahin bir evde yakalandı; olay medyada geniş yer buldu.

1997

5-9 Ocak: Hükümete uyarı mitingi yapıldı; Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Yönetmeliği yayımlandı.

11 Ocak: Sultanbeyli Belediye Başkanı'na rağmen Atatürk heykeli dikilmesi olayı yaşandı. Erbakan, tarikat liderlerine iftar yemeği verdi.

17-21 Ocak: Vural Savaş Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına atandı. ADD, Erbakan hakkında suç duyurusunda bulundu.

26 Ocak: Gölcük'te komutanlar olağanüstü toplanarak mesai saatleri ve TSK’nın iç tehdit görevi gibi konularda değerlendirmeler yaptı.

30 Ocak: Sincan’da "Kudüs Gecesi" düzenlendi.

1 Şubat: Erbakan, üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakan kararnameyi imzaya açtı.

4 Şubat: Sincan’da tanklar yürüdü.

14-15 Şubat: Bekir Yıldız ve Nurettin Şirin tutuklandı. Şeriata karşı kadın yürüyüşü yapıldı.

21 Şubat: Çevik Bir, tanklar için "Demokrasiye balans ayarı yaptık" dedi.

24 Şubat: Cumhurbaşkanı Demirel, dini siyasete alet edenlerin karşısında savcıları bulacağını söyledi.

25-26 Şubat: Oramiral Güven Erkaya, irticanın PKK’dan daha büyük bir tehlike olduğunu savundu. STK'lar güç birliği kararı aldı.

28 Şubat: MGK toplantısı 9 saat sürdü. Atatürk ilke ve inkılaplarının uygulanması, 8 yıllık kesintisiz eğitim ve TSK’dan atılanların belediyelerde istihdamının önlenmesi gibi kararlar alındı.

2-4 Mart: Erbakan kararları imzalamadı ancak STK'lar (Beşli Çete) kararlara tam destek verdi.

14 Mart: 28 Şubat kararları Meclis’ten geçti.

26-31 Mart: Sağlık Bakanlığı türban yasağı genelgesi yayımladı. Milli Eğitim Bakanı imam hatiplerin orta kısımlarının kapatılacağını açıkladı.

24-30 Nisan: TSK yeni savunma konseptini açıkladı: "İç tehdit (irtica), dış tehdidin önüne geçti." Medyaya ilk brifing verildi.

14-22 Mayıs: "Sarık operasyonu" başlatıldı. Vural Savaş, RP'nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.

11-13 Haziran: Yargı mensupları ve medyaya Genelkurmay'da irtica brifingleri verildi.

18-20 Haziran: Erbakan istifa etti. Hükümet kurma görevi Mesut Yılmaz'a verildi.

11 Temmuz: Batı Çalışma Grubu (BÇG), subay ailelerine istihbarat görevi verdi.

17 Ağustos: 8 yıllık kesintisiz eğitim yasası Meclis’ten geçti.

10 Eylül: BÇG, irtica tehlikesi sürerse "Atatürk ne yaptıysa onu yaparız" mesajı verdi.

7 Ekim: İstanbul Üniversitesi’nde başörtülü öğrencilerin kayıtları yapılmadı.

10 Ekim: Meral Akşener, Genelkurmay'ın insanları fişlediğini açıkladı.

19 Kasım: RP'nin kapatılması davası başladı.

1998

16 Ocak: Refah Partisi kapatıldı.

2 Şubat: Danıştay, Kur'an kursu yönetmeliğini 8 yıllık eğitime uygun olmadığı gerekçesiyle bozdu.

24-25 Mart: "İrtica ile mücadele" yasası Meclis'e sevk edildi; "Beşli Çete" hükümete destek verdi.

21 Nisan: Recep Tayyip Erdoğan okuduğu bir şiir nedeniyle 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.

9-12 Haziran: Üniversite ve liselerde başörtülü öğrenciler sınavlara alınmadı veya okuldan atıldı.

9 Ağustos: Alemdaroğlu, üniversite mevzuatından kılık kıyafet serbestisi maddesini çıkarttırdı.

11 Ekim: Yurt genelinde "Özgürlük İçin El Ele" eylemi yapıldı; yüzlerce kişi gözaltına alındı.

6 Aralık: 3 yılda 626 TSK mensubu (çoğu irtica gerekçesiyle) ordudan ihraç edildi.

1999

9 Ocak: Harp Akademileri kitabında "İrticaya karşı yeni Kurtuluş Savaşı" ifadesi yer aldı.

3-8 Mayıs: Merve Kavakçı’nın Meclis’te yemin etmesi engellendi. Fazilet Partisi (FP) için kapatma davası açıldı.

31 Mayıs: Malatya’daki başörtüsü davasında sanıklar hakkında idam istendi.

23 Temmuz: Kur'an-ı Kerim öğrenimi için 12 yaş sınırı getirildi.

4 Eylül: Org. Kıvrıkoğlu: "28 Şubat bin yıl sürecek" dedi.

28 Eylül: GATA’da Tuğgeneral Yalçın Işımer, dini değerlere hakaret içeren bir konuşma yaptı.

17 Ekim: Uludağ Üniversitesi Rektörü yargı kararına rağmen başörtülüleri almayacağını açıkladı; yasak lehine karar veren hakim Sabri Ünal sürgün edildi.

10 Aralık: Danıştay, rektörlerin laiklik ilkesini gözeterek eylemleri önleme yetkisini onayladı.

Kübra Beyazoğlu Haber7.com - Muhabir
Haber 7 - Kübra Beyazoğlu

Editör Hakkında

Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden 2022 yılında mezun oldu. Eğitim hayatı boyunca tarih, kültür, sanat üzerine araştırmalar yaparak blog yazarlığı yaptı. Yerel basında birçok alanda görev alarak muhabirlik ve sunuculuk yaptı. Kariyer hayatına Kanal 7 Medya Grubu bünyesinde yer alan Haber7.com sitesinde devam etmektedir.
YORUMLAR 2
  • Misafir 15 dakika önce Şikayet Et
    O günler çok acıydı. Şimdi heryere başörtü olarak rahatça girebiliyoruz. Cumhurbaşkanımıza ne kadar teşekkür etsem azdır. Rabbim sağlıklı uzun ömürler versin. Ülkemizin ileri görüşlü, milletini, dinini seven siyasetçilere ihtiyacı var.
    Cevapla
  • ALİ REİS 1 saat önce Şikayet Et
    Allah cc.Bu millete bir daha 28 şubatları ve benzerlerini yaşatmasın.O zihniyeti destekleyenlere de fırsat vermesin. Amin.
    Cevapla
DİĞER HABERLER
Ülkemizde yılda 23 milyon ton gıda israf ediliyor! Acı rapor ortaya çıktı
Bir zamanlar Türkiye... Rütbeli bir asker, başörtülü öğretmene ağır sözler sarf etmişti