Mehmet Âkif’in esaret günleri İstanbul’da konuşuldu

Mehmet Âkif Ersoy’un direniş ruhu, “Payitahtta Esaret Günleri” başlığıyla TBMM himayesinde düzenlenen “4 Şehir 4 Âkif Sempozyumu”nda ele alındı. Programda Âkif’in fikir dünyası ve edebi mirası akademisyenlerce değerlendirildi.

Mehmet Âkif’in esaret günleri İstanbul’da konuşuldu
Mehmet Âkif’in esaret günleri İstanbul’da konuşuldu
GİRİŞ 09.04.2026 16:16 GÜNCELLEME 09.04.2026 16:16

Türkiye Büyük Millet Meclisi himayesinde İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi (İZÜ), Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ), Balıkesir Üniversitesi (BAÜN), Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) ve Kastamonu Üniversitesi (KÜ) iş birliğiyle düzenlenen “4 Şehir 4 Mekân 4 Âkif Sempozyumu” kapsamında “Payitahtta Esaret Günleri ve Mehmet Âkif Ersoy” oturumu, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinde gerçekleştirildi.

İZÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Küçük, ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıca, BAÜN Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu, İZÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erhan İçener ve Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş, İZÜ Genel Sekreteri Dr. Fatih Hasdemir, İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Güran Yumuşak, önceki dönem İZÜ Rektörü ve İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar ile çok sayıda akademisyen ve öğrencinin katıldığı programda, İstiklal Şairi Mehmet Âkif Ersoy’un Milli Mücadele günleri ve Kurtuluş Savaşı’na verdiği destek ele alındı. İZÜ Mehmet Âkif Ersoy Sanat, Tarih, Edebiyat ve Medeniyet Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğiyle icra edilen programda, Mehmet Âkif’in düşünce dünyası ve Türk milletine bıraktığı eşsiz miras, alanında uzman isimler tarafından değerlendirildi.

DOĞAN: “AKİF’İ BİR DEĞERLER ATLASI OLARAK ELE ALMAYA ÇALIŞTIK”

Program Koordinatörü, ASBÜ Öğretim Üyesi Dr. Gazi Doğan, bu yıl ikincisini düzenledikleri sempozyumu hazırlarken “Âkif’i gelecek kuşaklara nasıl anlatabiliriz?” sorusuyla yola çıktıklarını ifade etti. “Bu memleketin yeni bir İstiklal Marşı yazmak zorunda kalmaması için milli kahramanlarımızı gençlerin idrakine güçlü şekilde yerleştirmemiz gerekiyor.” sözleriyle etkinliğin çerçevesini çizen Doğan, sempozyumu kurgularken Âkif’in şahsiyetini merkeze aldıklarını ve bu doğrultuda bir “değerler atlası” ortaya koymaya çalıştıklarını dile getirdi. Geçen yıl metanet, feraset ve dirayet kavramlarının ele alındığını hatırlatan Doğan, bu yıl ise Âkif’in şahsiyetini şekillendiren şehirlerden İstanbul’da, esarete karşı verdiği mücadelenin ana hatlarının konuşulduğunu aktardı.

İZÜ REKTÖRÜ KÜÇÜK: “AKİF’İN DURUŞU BİR MİLLETİN YENİDEN ŞAHLANIŞIDIR”

İZÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Küçük sempozyumun açışında yaptığı konuşmada, “esaret” kavramı üzerinden Mehmet Âkif’in duruşunu değerlendirdi. Âkif’in esaret karşısındaki tavrının bir milletin yeniden ayağa kalkışının hikâyesini temsil ettiğini belirten Küçük, sempozyumun İstanbul’un ardından Balıkesir’de “vahdet”, Kastamonu’da “cesaret” ve Afyon’da “azimet” kavramlarıyla devam edecek olmasının Milli Mücadele’nin temel dinamiklerini yeniden hatırlattığını ifade etti. İstanbul’da gerçekleştirilen bu oturumda “Payitahtta Esaret Günleri” başlığı altında Âkif’in işgal yıllarındaki sarsılmaz iradesi ve edebi dehasının bir kez daha derinden hissedileceğini dile getiren Küçük, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi olarak Âkif’ten devralınan mirası sürdürmenin sorumluluğunu taşıdıklarını ve onun inşa etmeye çalıştığı geleceğin sorumluluğunu üstlenmenin kendileri için bir vazife olduğunu vurguladı.

İZÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Küçük

ASBÜ REKTÖRÜ ARICA: AKİF’İN DİLİ BUGÜNE TAŞINMALI”

ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıca, Mehmet Âkif’in uzun yıllar boyunca yeterince konuşulamayan bir isim olduğunu hatırlatarak akademide Âkif üzerine çalışmanın bir dönem adeta tabu olarak görüldüğünü ifade etti. Birinci Meclis’te vekillik yapmış ve İstiklal Marşı’nı kaleme almış böylesine büyük bir şahsiyetin unutulmaya terk edildiği zor dönemlerin yaşandığını dile getiren Arıca, bugün gelinen noktada bu tür programların Türkiye Büyük Millet Meclisi himayesinde düzenlenmesinin kendileri için büyük bir anlam taşıdığını belirtti. “Âkif’in bugüne kadar yeterince ele alınmayan yönlerini konuşmak amacıyla yola çıktık.” ifadeleriyle süreci özetleyen Arıca, Âkif’in düşüncesinden hareketle günümüzde maruz kalınan yeni esaret türlerinden kurtulmanın yollarının da tartışılması gerektiğine işaret etti.

ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıca

BAÜN REKTÖRÜ OĞURLU: “HAFIZASI OLMAYAN MİLLETLER AYAKTA KALAMAZ”

BAÜN Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu Mehmet Âkif gibi simge isimlerin hatırlanmasının bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Toplumsal hafızasını kaybeden milletlerin ayakta kalamayacağını vurgulayan Oğurlu, Âkif gibi şahsiyetlerin yalnızca kendi dönemlerine değil, daha geniş bir medeniyet tasavvuruna hitap ettiğini dile getirdi. Âkif’in ve onun gibi isimlerin ortak meselesinin, İslam coğrafyasının içine düştüğü gerilemeye çözüm üretmek olduğunu belirten Oğurlu, bu yönüyle Âkif’in mücadelesinin yalnızca tarihsel bir döneme ait olmadığını, aynı zamanda süreklilik taşıyan bir düşünce ve aksiyon zemini sunduğunu ifade etti.

BAÜN Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu

BOŞNAK: “AKİF, TARİHSEL KIRILMALARI ANLAMAK İÇİN ANAHTAR BİR ŞAHSİYETTİR”

Panelin moderatörlüğünü üstlenen İZÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Boşnak, Mehmet Âkif’in düşünsel önemine dikkat çekerek Türk tarihindeki fay hatlarının zihin dünyasını hâlâ etkilediğini ve bu durumun toplumsal düzeyde hissedilmeye devam ettiğini belirtti. Türkiye’nin bugün bulunduğu noktayı anlamak için geçmişe dönüp bakmak gerektiğini ifade eden Boşnak, bu süreçte Mehmet Âkif’in temel başvuru şahsiyetlerinden biri olduğunu dile getirdi.

AYVAZOĞLU: “SAFAHAT, OSMANLI’NIN ÇÖKÜŞÜNÜN ROMANI OLARAK OKUNABİLİR”

Açış konuşmalarının ardından yapılan “Payitahtta Esaret Günleri ve Mehmet Âkif Ersoy” oturumunda konuşan şair ve yazar Beşir Ayvazoğlu, Âkif’in şiirlerinin özellikle Balkan Harbi’nden itibaren belirgin bir yön kazandığını, bu sürecin birkaç yıl sonra kaleme alınacak İstiklal Marşı’nın fikrî zeminini hazırladığını belirtti. Safahat’ın yalnızca bir şiir kitabı olarak değil, aynı zamanda Osmanlı’nın çözülüş sürecinin edebi bir anlatımı olarak da okunabileceğini vurgulayan Ayvazoğlu, bu eserin bir dönemin ruhunu bütün yönleriyle yansıttığını ifade etti. Âkif’in hatıralarını kaleme almamış olmasını önemli bir eksiklik olarak değerlendiren Ayvazoğlu, mütareke dönemine dair yaşananların daha ayrıntılı biçimde kayıt altına alınmış olması halinde bugün çok daha geniş bir perspektife sahip olunabileceğini dile getirdi. “Asım’ın nesli dediği nesil, Milli Mücadele’yi yürüten nesildir.” sözleriyle bu kuşağın önemine dikkat çeken Ayvazoğlu, şiirlerin dönemin ruhunu anlamak açısından temel kaynaklar arasında yer aldığını belirtti. Âkif’in İstanbul için duyduğu endişenin aslında tüm İslam dünyasına yönelik bir kaygıyı da içerdiğini ifade eden Ayvazoğlu, bu durumun İstanbul’un hilafet merkezi olmasından kaynaklandığını vurguladı.

KOÇ: “AKİF, BİZİM HİKÂYEMİZİ ANLATAN BİR ŞAİRDİR”

İZÜ Mehmet Âkif Ersoy Sanat, Tarih, Edebiyat ve Medeniyet Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Turan Koç, Mehmet Âkif’in dil ve üslup bakımından güçlü bir şair olduğunu, şiirlerinde belagat, selaset ve talakatın en üst düzeyde görüldüğünü ifade etti. Âkif’in estetik anlayışının vicdan ile gerçeklik arasında kurduğu dengeyle şekillendiğini belirten Koç, “Onun vicdanı realiteyle denge kurmak ister ancak gönlü hep baskın çıkar.” sözleriyle bu yönü öne çıkardı. Âkif’in şiirlerinde bireysel bir anlatımdan ziyade toplumsal bir hikâyenin hâkim olduğunu dile getiren Koç, “Âkif şiirinde bizi, yani bizim hikâyemizi anlatır” ifadeleriyle bu yaklaşımı somutlaştırdı. Mehmet Âkif’in geniş bir coğrafyanın kaybına tanıklık ettiğini ve bu kaybı derin bir acıyla yaşadığını vurgulayan Koç, “Kaybedilen her toprak parçasının acısını bedeninin bir uzvunu yitirir gibi hissetti.” sözleriyle bu hissiyatı aktardı. Buna rağmen Âkif’in hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadığını, zaman zaman karamsarlık yaşasa da kötümserliğe teslim olmadığını sözlerine ekledi.

SAMSAKÇI: “AKİF, SANATINI MİLLETİNİN HİZMETİNE SUNMUŞTUR”

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Samsakçı, Mehmet Âkif’in Milli Mücadele sürecindeki rolünün yalnızca şiirleriyle sınırlı olmadığını belirterek özellikle Sebilürreşad dergisinin bu süreçte üstlendiği misyona dikkat çekti. Derginin, Milli Mücadele’nin ve İslam dünyasının sesi olarak önemli bir işlev gördüğünü ifade eden Samsakçı, Birinci Dünya Savaşı’nın son döneminde yaşanan gelişmelerin toplum üzerinde derin bir sarsıntı oluşturduğunu dile getirdi. İstanbul’un işgali sırasında kaleme alınan metinlerin dönemin ruhunu anlamak açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Samsakçı, Âkif’in hayatını şahsi çıkarlar için değil, inandığı değerler doğrultusunda şekillendirdiğini belirtti. “Âkif kendisi için değil, daima mukaddesatı için yaşamış bir şairdir” sözleriyle bu durumu özetleyen Samsakçı, onun şiirlerinde bireysel unsurların neredeyse hiç yer almadığını ifade etti. Âkif’in estetik gücünü milletinin hizmetine sunduğunu belirten Samsakçı, “Estetiğini ve sanatını milletinin emrine vererek adeta şairlikten vazgeçmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

Programda ayrıca İZÜ Müzik Öğretmenliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öncel, Kültür Bakanlığı sanatçıları Can Gülbal ve Emin Esen ile Dr. Bedirhan Büyükduman tarafından Mehmet Âkif’in şiirlerinden bestelenen eserlerin icra edildiği “Âkif’in Dilinden Nağmeler” başlıklı müzik dinletisi gerçekleştirildi.

KAYNAK: HABER7
Şule Altınel Haber7.com - İnternet Editörü
Haber 7 - Şule Altınel

Editör Hakkında

Sakarya’da doğdu. Marmara Üniversitesi’nde lisans eğitimini tamamlamasının ardından gazetecilik kariyerine başladı. 2016 yılından beri çeşitli medya kuruluşlarında çalıştı. 2025 Haziran ayından itibaren Haber7’de ‘gündem editörü’ olarak kariyerini sürdürmekte.
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Türk düşmanlığı ile Lozan'ı bile hiçe saydı! Yunanistan azınlıklara baskıyı artırdı
Piyasalarda ateşkes rallisi başladı! Altın fiyatlarına Türkiye etkisi