Türkiye'nin en ihtişamlı 7 sarayı

Türkiye, tarih boyunca pek çok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış ve bu medeniyetlerden arda kalmış çeşitli mirasları da bünyesinde barındırıyor. Farklı medeniyetlerin farklı zaman dilimlerinde inşa ettiği yapılar, hem mimari hem de estetik yönünde çeşitlilik gösteriyor. Bu çeşitlilik özellikle görkemli saraylar bakımından zengin örnekler sunuyor.

Türkiye'nin en ihtişamlı  7 sarayı
Türkiye'nin en ihtişamlı 7 sarayı
GİRİŞ 08.07.2020 16:32 GÜNCELLEME 08.07.2020 16:32

Türkiye, tarihin en büyük devletlerine ve imparatorluklarına ev sahipliği yapan ülke olarak çok büyük bir zengin mirası elinde bulunduruyor. Her medeniyetin kendine özgü mimarisi ve kültürüyle inşa ettiği eserler, günümüzde de hala en değer gören kültür mirasları arasında bulunuyor. Büyük medeniyetlerin görkemlerini en iyi şekilde yansıtmalarını sağlayacak heybetli saraylar ise yüzyıllar geçse dahi hala tüm dünyadan turist çeken potansiyele sahip. Türkiye'nin görmeniz gereken, tarih kokan muhteşem saraylarını sizler için derledik.

 

 

TOPKAPI SARAYI

Osmanlı İmparatorluğu'nun kalbi Topkapı Sarayı, Türkiye'nin en görkemli sarayları listesinde ilk sırada olmayı hak eden muhteşem detaylara sahip bir tarihi yapıttır. Yüzyıllar boyunca padişahların ve sultanlarının ikametgahı olmakla beraber devletin yönetim merkezi olan Topkapı Sarayı, el işçiliğinin en güzel örnekleri çiniler, altından ve sedeften işlemeler, görenleri kendine hayran bırakıyor. 

 

 

İstanbul Boğazı ve Haliç arasında yarımadanın en güzel noktası Sarayburnu'nda bulunan Topkapı Sarayı, Bab-ı Hümayun (Saltanat kapısı), 1. avlu Alay meydanı, Alay köşkü, Bab-üs Selam (Orta kapı), 2. Avlu Divan meydanı, Divan-ı Hümayun, Adalet kulesi, Enderun avlusu, harem ve çok sayıda köşk, cami, bahçeleriyle dünyanın en büyük sarayları arasında bulunuyor.

İSHAK PAŞA SARAYI

Yapımı tam 99 yıl süren Türk mimarisinin en etkileyici eserlerinden İshak Paşa Sarayı, Osmanlı'nın son büyük eserlerinden biridir. Sanat tarihi yönünden büyük bir değere sahip olan sarayda Selçuklu mimarisi ve Avrupa barok sanatının da kullanıldığı sarayda İran sanatına da yer verilmiştir. Türkiye'de nadir rastlanan şato tipindeki saray, aynı zamanda dünyada ilk defa kalorifer tesisatı döşenen saray olarak da dikkatleri çekiyor.

Ahıskalı ustalar tarafından inşa edilen İshak Paşa Sarayı'nın önemli kısımları tarih içerisinde tahrip edilse de Cami kısmı, sağlamlığını korumuştur. Kabartma ve zengin bitki motifleriyle bezenmiş duvarları, selamlık kısmında bulunan ahşap konsolda yer alan kanatlı ejder, aslan ve insan figürleri Türk sanat tarihi açısından eşsiz bir değere sahiptir.

İshak Paşa Sarayı, Yaşar Kemal'in Ağrı Dağı Efsanesi kitabında Gülbahar ve Ahmed'in aşkına şahit olan yer olarak karşımıza çıkmaktadır.

DOLMABAHÇE SARAYI

Osmanlı padişahı Sultan Abdülmecid tarafından yaptırılan ve yoğun olarak batı etkisi görülen Dolmabahçe Sarayı, denize paralel görüntüsüyle İstanbul'un her yakasından da şahane manzaralar oluşturuyor. Saray, 19. yüzyıl ortalarında Topkapı Sarayı'ndan gelen hanedana ev sahipliği yapmaya başlamıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra Cumhurbaşkanlığı konutu olarak Atatürk tarafından da kullanılan Dolmabahçe Sarayı, Atatürk'ün öldüğü yer olması nedeniyle de ayrı bir öneme sahiptir. 

Mimar Sarkis Balyan'ın tasarladığı batı tarzı barok mimari özellikleri taşıyan Dolmabahçe Sarayı'nda 285 oda, 46 salon, 6 hamam bulunurken harem, mabeyn, saat kulesi ve Dolmabahçe Camisi olarak 4 ana yapıdan oluşmaktadır. Sarayın her bölümü detaylı olarak sanat değeri taşıyan tasarımlara sahiptir.

Beşiktaş'ın ağaçlı yolundan yürürken görebileceğiniz devasa kapıları, sarayın içine girmeden bile ne kadar harika bir miras olduğunu anlamanızı sağlıyor.

YILDIZ SARAYI

Osmanlı mimarisinin son örneği köşk ve kasırlardan meydana gelen Yıldız Sarayı,Yıldız Korusu'nun içerisinde İstanbul'un en çok ziyaret edilen lokasyonlarından biridir. Kanuni döneminde av sahası olarak kullanılan saraya yerleşen ilk padişah, 2. Abdülhamid olmuştur. 2. Abdülhamid, padişahlık süresini geçirdiği sırada harem binaları, cariyeler dairesi, şehzade köşkleri, tiyatro, cami, çini atölyesi, marangozhane gibi yapıları saraya ekleyerek şu anki büyük kompleks halini almasını sağlamıştır. 

Yıldız Tepesi'nin boğaza bakan yamacında etrafı yemyeşil ağaçlarla ve rengarenk çiçeklerle kaplı bahçelerden meydana gelen saray, mimari özelliklerinden daha çok dekorasyon ve tasarımıyla göz alıcı görünüyor.

BEYLERBEYİ SARAYI

Türkiye'nin barok sanatının en iyi işlendiği saraylarından Beylerbeyi Sarayı, dönemin önemli isimlerinden Dolmabahçe Sarayı'nın da mimarı Sarkis Balyan tarafından tasarlanmıştır. Beylerbeyi, Dolmabahçe Sarayı kadar gösterişli olmasa bohem tarzı mobilya ve süslemeleri, Mısır'dan getirilen hasır örgüleriyle daha farklı bir saray görüntüsü çiziyor. Saray, 23 oda ve 6 salon ile haremlik, selamlık olarak iki ana bölümden oluşmaktadır

Batı ve Doğu üsluplarının karıştırılmasıyla inşa edilen Beylerbeyi Sarayı, Sultan Abdülaziz Han'ın donanmayı çok sevmesi nedeniyle salon tavanları Osmanlı askeri gemi resimleri ile süslenmiştir. Resimlerin yanı sıra sarayın bazı odalarında gemi halatıyla dekore edilmiş objeler de bulunmaktadır.

ÇIRAĞAN SARAYI

Beşiktaş ve Ortaköy arasında boğazın muazzam manzarasının eşsiz parçalarından biri olan Çırağan Sarayı, Lale Devri'nin simgelerinden biridir. Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından sarayda meşale şenlikleri düzenlenmesi sebebiyle saraya Farsça ışık anlamına gelen "Çırağan" adı verilmiştir. Deniz kıyısına beyaz mermerden inşa edilen sarayın salonu, kıymetli malzemeden üretilmiş döşemelerle donatılmıştır. Sarayın paha biçilemez değerdeki kapıları o kadar beğeniliyordu ki Sultan 2. Abdülhamid, kapılardan bir tanesini dostu Almanya İmparatoru Kayzer 2. Wilhelm'e hediye etmiştir.

Dünyanın her yanından getirilen nadide mermer ve sedefler sarayın değerine değer katmaktadır. Odalar ise kıymetli halılar, altın yaldızlı sedef kakmalı mobilyalarla dekore edilmiştir.

AYNALIKAVAK KASRI

Bizans döneminden itibaren dinlenme yeri olarak kullanılan yeşil ve geniş alan, 17. yüzyıldan itibaren Aynalıkavak Kasrı olarak anılmaya başlanmış ve mesire alanı olarak kullanılmıştır. Estetik bir süsleme ile dekorasyona sahip olan kasrın duvarlarında dönemin önemli şairlerinden Enderuni Fazıl ile Şeyh Galib'in şiirlerine yer verilmiştir. Kasrın giriş katı, Sultan 3. Selim hatırasına Türk çalgılarının sergilendiği bir müze olarak ziyarete açılmıştır. 

Aynalıkavak Kasrı, Dolmabahçe, Topkapı, ve Üsküdar'daki saraylardan sonra Osmanlı İmparatorluğu'nun inşa ettiği en büyük dördüncü saraydır. Haliç'teki kasırda 5 oda, 1 sofa ve Arz odası bulunmaktadır. Sedirlerle dekore edilen kasrın pencerelerin ince el işçiliği, göz kamaştırıcı güzelliğe sahiptir.

YAZDIR
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL