Kurtulmuş'tan İran-ABD savaşı açıklaması: Bu kabul edilemez

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin açıklamada bulundu. Kurtulmuş, ''Türkiye olarak bu bölgede daha fazla savaş istemiyoruz.'' ifadelerini kullandı.

GİRİŞ 28.02.2026 22:43 GÜNCELLEME 28.02.2026 22:43

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş,, Bağcılar’daki Kadir Topbaş Halk Sarayı’nda bu yıl 68’incisi düzenlenen ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Geleneksel İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, ilk on günün bittiği ramazanın sonunda bayrama da hayırlısıyla ulaşabilme temennisini dile getirerek, her sene böylesine güzel iftar sofrasında bir araya gelmeye vesile olan ÖNDER’e teşekkür etti. 

İftar programının “28 Şubat”a denk gelmesinin de anlamlı olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Hayatımızın en önemli mücadele alanlarından birisi olan 28 Şubat dönemini fevkalade canlı bir şekilde hatırlıyoruz ve o süreçler içerisinde ve sonrasında yaşananları da dün gibi hafızalarımızda taşıyoruz.” diye konuştu. 

28 Şubat’ın, Türkiye siyasetinde fevkalade önemli bir kırılma noktası olduğunun altını çizen Kurtulmuş, milletle devletin bütünleşmesinden, bir araya gelmesinden rahatsızlık duyanların en önemli hedeflerden birisinin, milletin evlatlarının okuma hakkı başta olmak üzere toplumda, kamusal alanda kendi tabirleriyle var olma haklarını ellerinden almayı gördüklerini söyledi. 

Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

“Geçmişe doğru baktığımızda, 28 Şubat'ın anlı şanlı adamlarının, kadınlarının, o günkü 28 Şubat'ın silahşörlerinin bugün neredeyse bir tanesinin dahi ismi hatırlanmıyor. Ama 28 Şubat mağdurlarına bütün kapılar açılmış ve Allah'a çok şükür 28 Şubat, arkasından bambaşka bir mevsimi doğurmuştur. Bu mücadelede emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Aklımdan, zihnimden yüzlerce binlerce insan geçiyor. O süreçte direnenlerin, dayananların, mücadele edenlerin hepsinin, hayatlarında oldukça başarılı olduklarına şahit olduk. Direnemeyenler ya da elenenlerin ise birtakım mazeretlerin arkasına sığındıklarını gördük. Ama en önemlisi, ‘28 Şubat bin yıl sürecek’     diyenlerin hiçbirinden geriye bir eser kalmadı, söyledikleri hiçbir sözün, çizdikleri hiçbir hedefin geçerliliği kalmadı. Ama 28 Şubat'a direnerek bu direnci milli bir vazife olarak telakki edenlerin çizdiği istikamet ise Allah'a çok şükür devam ediyor, devam edecektir ve inşallah kıyamete kadar bu memlekette milletin dediği olacak, milletten başka kimsenin sözü geçerli olmayacaktır. 



Tabi ki 28 Şubat'tan dersler alındı. Ama herhalde 28 Şubat'ın en önemli dersi, ‘Vesayete eyvallah edersen sadece vesayetin karşısında eğilmez, yenilmezsin; aynı zamanda şahsiyetin de kalmaz.’ Bu millet vesayetçilere ‘Evet’ demediği için, boyun eğmediği için sivil ve asker bütün vesayetçiler, yerli ve yurt dışından kaynaklı bütün vesayetçiler artık kenara itilmiş oldu. Türkiye'de vesayet düzeni sona ermiş oldu ve bundan sonra da inşallah Türkiye'de hiçbir şekilde bir daha vesayet düzenekleri kurulamayacak, devam ettirilemeyecektir.”

'BÜTÜN DÜNYA OLARAK ZOR BİR DÖNEME GİRİYORUZ'

Dünyanın fevkalade önemli bir dönemden geçtiğine işaret eden Kurtulmuş, “Bütün dünya olarak ve özellikle bölge olarak fevkalade zor bir döneme girdiğimizi maalesef her gün yeni haberlerle biraz daha yakından görüyoruz.” ifadesini kullandı. 

Kurtulmuş, dünyanın, maalesef kurallı bir sistemin kalmadığı, uluslararası alanda kuralın geçerli olmadığı, güçlü olanın dediğinin ortaya konulduğu ve güçlü olanın borusunun öttüğü bir dünya haline geldiğini belirtti. 

Kural bazlı bir dünya sistemi yerine orman kanunlarının geçerli olmaya başladığı bir dünya düzeninin kurulmaya başlandığına işaret eden Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“İsteyenin; dilediğine, rakip gördüğüne, düşman gördüğüne, kendisinden daha zayıf gördüğüne hatta terbiye etmesini gerekli gördüğüne karşı böylesine üstten bir tavırla dünya sisteminde yer alması, mücadele etmesi, uygulamalar ortaya koyması asla kabul edilemez. Söz sırası geldiği zaman demokrasiden bahsedenlerin, söz sırası geldiğinde devletlerin egemen eşitliğinden bahsedenlerin, söz sırası geldiğinde insan haklarından bahsedenlerin bu değerlerin hiçbirine itibar etmediği, bu değerleri hak ile yeksan ettikleri ve bu değerlerin hiç de umurlarında olmadığı ayan beyan ortadadır. Bunun en somut örneklerinden birisi, İsrail'in üç seneye yakın bir süredir Gazze'de devam ettirdiği soykırıma ilave olarak artık Batı Şeria'da da hiçbir Filistinlinin hakkını tanımayacağını gösteren uygulamaları ortaya koymasıdır.



15 Şubat 2026 tarihinde İsrail'de çıkarılan bir yasayla birlikte, Batı Şeria'da bulunan insanların mülkiyetlerine dahi el koyulabilmesinin önünün açılması ve buna da dünya sisteminin seyirci kalması; başlı başına orman kanunlarının artık geçerli olduğunu göstermesi bakımından yeterlidir. Bundan bir müddet evvel bir ülkenin devlet başkanının eşiyle birlikte gece yarısı yatağından alınarak başka bir ülkeye götürülmesi ve hapse atılması da orman kanunlarının geçerli olmaya başladığının açık bir ifadesidir.”

ABD VE İSRAİL'İN İRAN'A SALDIRILARI

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Bugün İsrail ve Amerikan kuvvetlerinin, egemen bir devlet olan İran'a karşı başlatmış olduğu hava saldırıları, aynı şekilde kural bazlı sistemin ortadan kalktığını bir kez daha gözümüze soka soka ilan eden bir yaklaşımdır. Böyle bir şey olamaz. Dünyada en fazla nükleer silaha sahip olanlar, ‘nükleer silah var’ diye bir ülkeye karşı savaş ilan ediyorlar. Dünyada en fazla insan hakları ihlalleri yapan İsrail, herhangi bir ülkeye karşı ‘insan hakları ihlalleri yapıyor’ diye savaş açabiliyor. Aynı şekilde dünyanın en çok silahına sahip olan ülkeler, başka ülkeleri ‘silahlanıyor’ diye tedip etmeye kalkıyor. Bu kabul edilemez, anlaşılamaz ve asla insanlık vicdanının razı olmayacağı bir durumdur.



Yeterince savaşın olduğu bölgemizde yeni bir savaşın çıkması, bölge halklarının hiçbirinin lehine ve menfaatine değildir. Bunun için Türkiye olarak başından itibaren, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere her vesileyle İran-Amerika-İsrail arasındaki bu meselenin, özellikle İran-Amerika arasındaki meselenin müzakere yoluyla çözülmesinden başka bir yol olmadığını ifade ettik. Hem de müzakerelerin devam ettiği bir süreçte, müzakerelerin önümüzdeki günlerde de devam edeceğinin ilan edildiği bir süreçte böylesine bir saldırının başlatılması asla doğru değildir, kabul edilemez, dünya barışına asla katkı sunmayacağı gibi dünyada yeni çatışmaların, yeni kırılmaların da kapısını açacak fevkalade tehlikeli bir adımdır.

Türkiye olarak diyoruz ki ülkeler arasında çok farklı kanaatler olabilir, ülkelerin çıkarları taban tabana zıt da olabilir ancak savaştan çok daha kolay olan yol, barış masasında müzakere etmektir. Müzakereyle ülkeler arasındaki çatışma sonlandırılabilir ve belli bir noktaya gelinebilir. Türkiye olarak bu bölgede daha fazla savaş istemiyoruz. Bu savaşın kazananı olmayacaktır. Bu savaş, masa üstünde yapıldığı planlarda durduğu gibi durmayacaktır. Bu alınan saldırı kararının mutlaka geri alınmasını ve barış masasına dönülmesini ümit ve temenni ediyoruz”

- “Güçlü ve büyük Türkiye'den başka yolumuzun olmadığını gayet iyi kavrıyoruz”

Türkiye olarak her zaman bölgede barışın, esenliğin, kardeşliğin yanında olduklarını belirten Kurtulmuş, bu coğrafyada ayakta durmak, varlığınızı güçlü bir şekilde sürdürebilmek için ayakların yere sağlam basması gerektiğini anımsattı. 

Kurtulmuş, “Çevremizdeki bütün bu çatışmaların ortadan kaldırılması için mücadele ederken, Türkiye'ye karşı da hesapları olanların varlığını biliyor, ona karşı da güçlü ve büyük Türkiye'den başka yolumuzun olmadığını gayet iyi kavrıyoruz.” dedi.

Sadece silahı, savunma sanayisi, ekonomisi ya da milli geliri güçlü olan bir Türkiye’nin “güçlü Türkiye” demek olmadığının altını çizen Kurtulmuş, “Güçlü ve büyük Türkiye derken amacımız, içeride dirliği ve birliği sağlamış, iç kalesini tahkim etmiş ve böylece kendi ayakları üstünde güçlü durabilmeyi başarmış bir Türkiye'dir. Bu amaçla bir süredir başlattığımız ve fevkalade önemli adımlarla sürdürdüğümüz Terörsüz Türkiye hedefi, tam da bu amaca matuf bir çalışmadır. 103 yıllık cumhuriyet tarihimizin yarısını neredeyse heba ettiğimiz terör meselesinin ortadan kaldırılması, bu ülkede Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Sünnilerin, Alevilerin, bütün unsurlarıyla aziz milletimizin bir ve beraber olarak yaşamasını sağlamamız ve hep beraber ezeli olan kardeşliğimizi ebedi hale getirebilmek için var gücümüzle çalışmaktır. Biz içeride kaleyi sağlam tuttukça, birliğimizi ve beraberliğimizi tesis ettikçe, kuvvetlendirdikçe, saflarımızı sıklaştırdıkça başkalarının ne hesabı olursa olsun asla Türkiye'ye zarar vermeyecektir.” ifadesini kullandı.



'FİLİSTİN TOPRAKLARI MÜSLÜMANLARIN HAK EDİLMİŞ TOPRAKLARIDIR'

Gazze'de ve Batı Şeria'da yaşananları dünyanın bu telaşı içerisinde unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarını vurgulayan Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Esasında bütün bu meselelerin perde arkasındaki önemli nedenlerden birisi de İsrail'in arz-ı mevudun ilk aşaması olarak gördüğü, Filistinsizleştirme projesini gerçekleştirmektir. Buna müsaade etmemek için bütün şuurumuzla, bütün benliğimizle mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Amerikan büyükelçisi ‘Bu toprak İsraillilere Tanrı'nın vadettiği topraklardır.’ demişti. Cenab-ı Allah hiçbir toprağı hiçbir din mensubuna hiçbir kuluna vadetmemiştir. Vadedilmiş topraklar diye bir şey yoktur. Ülkeler için, milletler için hak edilmiş topraklar vardır ve Filistin toprakları da Müslümanların hak edilmiş topraklarıdır.” 

TBMM Başkanı Kurtulmuş, bu süreçte birliğin artırılması gerektiğini belirterek, “Bu ramazanın manevi ikliminin Terörsüz Türkiye sürecine çok büyük katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. İnşallah bu manevi iklimin sadece Türkiye değil, sınırlarımızın dışındaki Müslüman kardeşlerimizin de birlik ve dirliğine vesile olmasını, aramızdaki ayrılıkların bütünüyle ortadan kalkmasına vesile olmasını temenni ediyorum. Bugün bir araya geldiğimiz gibi daha nice güzel sofralarda, nice büyük zafer muştularıyla bir araya gelmeyi Cenab-ı Allah bizlere nasip etsin. 28 Şubat'tan bu yana mücadele etmiş olan, ayakta kalmış, hayatta kalmış ve başarılı olmuş bütün dostlarımıza bir kere daha mücadelelerinden dolayı tebriklerimi ve teşekkürlerimi sunuyorum.” şeklinde konuştu. 

Kurtulmuş, konuşmasının ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ÖNDER Başkanı Abdullah Ceylan ile imam hatip öğrencileri ile fotoğraf çektirdi. 

TBMM Başkanı Kurtulmuş, programın yapıldığı alanda kurulan “Hatırlıyoruz” temalı 28 Şubat Sergisi’ni de ziyaret ederek, panoya “Bin yıl sürmedi” yazarak imza attı.

Mehmet Küçükkahveci . Haber7.com - Güncel / Siyaset Sorumlu Editör
Haber 7 - Mehmet Küçükkahveci  .

Editör Hakkında

Orta ve lise eğitimini Kayseri'de tamamladı. Üniversite öğrenimini İstanbul Üniversitesi Coğrafya bölümünde tamamladı. 2008 yılında Haber7.com'da gazetecilik mesleğine ilk adımını attı. 15 yıllık profesyonel editörlük kariyerinde tüm kategorilerde görev yaptı. Meslek hayatına Haber7.com'da 'Güncel/Siyaset Sorumlu Editörü' olarak devam etmektedir.
YORUMLAR 1
  • Trakyalı 48 dakika önce Şikayet Et
    Tebrikler başkanım... milletçe açıklamanız arkasında duruyoruz...
    Cevapla
DİĞER HABERLER
BM'den son dakika İran-ABD-İsrail savaşı açıklaması! AB'den flaş karar
İncirlik Hava Üssü provokasyonunda sıcak gelişme: Gözaltına alındılar