Özdemir Asaf Şiirleri! Kalplere Dokunan Aşk Dolu Kısa ve Uzun Özdemir Asaf Sözleri...

Türk edebiyatının ünlü simalarından Özdemir Asaf, okurlarına miras olarak birbirinden güzel şiirler ve anlamlı sözler bıraktı. Günümüzde de sıklıkla kullanılan bu sözler bazen aşk temalı, bazen yaşamla bazen de toplumla ilgili olabiliyor. Genellikle şair kimliğiyle öne çıkan Asaf’ın kitapları hala yeniden basılıp satışa sunuluyor. İşte, Özdemir Asaf şiirleri ve aşk hakkında derlediği sözleri…

Özdemir Asaf Şiirleri! Kalplere Dokunan Aşk Dolu Kısa ve Uzun Özdemir Asaf Sözleri...
Özdemir Asaf Şiirleri! Kalplere Dokunan Aşk Dolu Kısa ve Uzun Özdemir Asaf Sözleri...
GİRİŞ 18.02.2022 16:41 GÜNCELLEME 10.04.2022 19:30

Sen Sen Sen, Dünya Kaçtı Gözüme ve Lavinia gibi ünlü eserlerin yazarı Özdemir Asaf, 58 yıllık yaşamına onlarca şiir ve anlamlı söz sığdırdı. Üniversite eğitimi sırasında Hukuk Fakültesi, İktisat Fakültesi ve Gazetecilik alanlarında öğrenim gören şair, uzun yıllar gazetelerde çevirmen olarak çalıştı. İlk başta aşk temalı uzun şiirler kaleme alan sanatçı, yaşamının son bölümünde özdeyiş yazmaya başladı. Bu özdeyişler ise, günümüzde hala geçerliliğini koruyor. Bazen aşk üzerine, bazen toplumla ilgili, bazen de kendisi hakkında özdeyişler yazan Asaf, eserleriyle binlerce kişinin evinden içeri girmeyi başardı. Asaf’ın son eseri, ailesinin de katkılarıyla hazırlanan “Sen Bana Bakma, Ben Senin Baktığın Yönde Olurum” adlı radyo röportajlarından oluşan bir kasettir. Bu eser de 2012 yılında kızı Seda Arun’un çabalarıyla yayınlanmıştır. İşte, yakınlarınıza gönderebileceğiniz Özdemir Asaf şiirleri ve aşk konulu kısa ve uzun sözleri.

ÖZDEMİR ASAF ÖZDEYİŞLERİ VE RESİMLİ SÖZLERİ

Çokça yağmur yağsa, temizlenir mi şu kirli dünya?

Adını gizleyeceğim, sen de bilme Lavinia

“Ben” kattım sana biraz, öyle sevdim seni. Çünkü sen de bensiz, o kadar güzel değilsin hani.

Ne an yaklaştımsa ittiniz ve ne zaman geldimse gittiniz. Siz hep büyük ve önce idiniz. Gerçekten öyle oldu. Önce siz bittiniz.

Bekle dedi gitti, ben beklemedim. O da gelmedi. Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi.

Söylenemiyor çok şey susmadan.

Bir zamanlar senin çirkinliklerin bile güzeldi. Şimdi güzelliklerin bile çirkin.

Ben gülüşüne öldüm, o ölüşüme güldü. Farklıydık işte.

Ölüm; ben onu, varlıkları silerken gördüm.

Yine de beddua edemem sana. Allah ne mutluluğun varsa versin.

Beni bundan sonra beklese beklese hüzün bekler. Çağırsa çağırsa hüzün.

Bugüne en uzak gün, dün.

Herkes fazlasıyla sevmiş. Ben eksikleriyle de sevdim oysa.

Ne cenneti merak ediyorum ne de cehennemi. Çünkü ben annemi gülerken de gördüm, ağlarken de.

Kendi bahçesinde dal olmayan biri, girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor.

Gelmesen önemli değil. Gelsen önemli olurdu.

Bakarken kıyamamak mı, yoksa baktıkça doyamamak mıdır aşk?

Aşk adında ne bir kadın gördüm ne de bir erkek. Bu korku neden?

Ne çok ağladım ben, bir damla yaş dökmeden.

Güçlü olmanın türlü türlü yolları vardır, dürüst olmanın bir tek.

İki seçeneğin var. Ya kal, ya gitme!

Ne para istiyorum ne pul. Tek istediğim yalansız bir kul.

Beni öyle bir yalana inandır ki, ömrümce sürsün doğruluğu.

Ne zaman imkânsızı seversen, işte o zaman gerçek seversin.

İlk ‘o’ kulda sınıfta kaldım ben, hala ‘o’ kuldayım.

Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir.

Özleyecekse özlenen, özlemek güzeldir.

Ve sevecekse sevilen, o hayat her şeye bedeldir.

Bir birim gibiyiz tümünün gözünde, yarımlarımızı bütün sanıyorlar.

Senden yana olanın da, sana karşı olanın da bir değeri yok; seni anlamadıkça.

Bunca boş konuşan arasında dilsiz olmak engel değil devrimdir.

Hangi imla kitabına baksam benden ayrı yazılıyorsun.

Seni saklayacağım inan. Yazdıklarımda, çizdiklerimde; şarkılarımda, sözlerimde.

Her insanın bir öyküsü vardır ama her insanın bir şiiri yoktur.

Sus be yüreğim, ben de biliyorum özlediğimi; sus da bilmesin özlendiğini.

Duyguluya sor, ona aşkları da acı verir.

Ağzında yalan varken konuşma.

Bekle deseydin, gelmeyeceğini bilsem bile beklerdim.

Her şeyi zamana bıraktık. Zamanımız var mı? Bilmeden…

Bir yürek üşümüş, kapamış kapılarını; onarmak zordur.

Ya farkıma vardığında farkın kalmamış olursa?

Bir kelimeye bin anlam yüklediğim zaman sana sesleneceğim.

Benim söylemek için çırpındığım gecelerde siz yoktunuz.

Ölünceye kadar seni bekleyecekmiş, sersem. Ben seni beklerken ölmem ki… Beklersem.

  • Damla bile kendini tamamlayınca damlar.

  • İki tür nokta var; biri önüne ve ardına bakar, biri ardına bakmaz ardını noktalar.

  • Ölü yaşayanlar yaşayan ölüleri çekemez.

  • Benim en sevdiğim söz, senden duyduğum bendir.

  • Acı acı güldürüyorlar, hırçınlığımız ondan.

  • Aşkın gelişi, aklın gidişidir.

  • Öğüt, zamanında taze yenmemiş bir ekmeği başkasına bayat yedirme denemesidir.

  • Sarılmak için yürek gerekir. Kollar sonraki iş.

  • Yalnızlık, müziğin bile seni dinlemesidir.

  • Evlilik, iki kişilik yalnızlıktır.

  • Ormanda karşıma bir yol çıktı. Ben az kullanılmış olanı seçtim.

  • Yüzümde hüzünden gölgeler kaldıysa, içimde örülen duvardan düşmüştür.

  • Dost gerçekleri, düşman işine geleni, deli ağzına geleni, aşık içinden geçeni söylermiş.

  • Hiç kimseyi rüyanda görecek kadar sevme. Çünkü o zaman uyusan da geçmez.

  • İnsansız adalet olmaz, adaletsiz insan olur mu? Olur, olmaz olur mu? Ama olmaz olsun.

En anlamlı Mevlana sözleri! Konya’dan Dünyaya Açılan Âlimin Tarihe Kazınmış Sözleri!En anlamlı Mevlana sözleri! Konya’dan Dünyaya Açılan Âlimin Tarihe Kazınmış Sözleri!

Özdemir Asaf Şiirleri

Özdemir Asaf'ın hayatı boyunca yayınladığı ve öldükten sonra ailesi tarafından neşredilen 10'dan fazla şiir kitabı bulunmaktadır. Bu şiirler arasında, "Aşk, Lavinia ve Seni Saklayacağım" gibi eserleri onlarca yıl geçmesine rağmen tazeliğini korur. İşte, Özdemir Asaf'ın Şiirleri:

AŞK

Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin,
Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.
Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır bir güldürür;
Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.

LAVİNİA

Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.

Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.

Sana gitme demeyeceğim,
Ama gitme, Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme, Lavinia.

SENİ SAKLAYACAĞIM

Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde,
Şarkılarımda, sözlerimde.

Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.

Sen göreceksin, duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.

Bakacaksın, benzemiyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.

Bir seviyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.

Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım.

Bir gün, tam anlatmaya..
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım..
Anlayacaksın.

ANSIZIN

Ben sensiz olanlara seni aratıyorum,
Ben sensiz kalanlara seni yaratıyorum,
Seni saklayacağım, seni yazıp, andıkça
Kendimi çoğaltıyor, seni kuşatıyorum.

Unutturmayacağım, seni yaşatacağım,
Kendimi çoğalttıkça, seni kuşatacağım,
Her zamanda, her yerde sen bende yaşadıkça
Sen evreninde sana seni aratacağım.

YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ

Yalnızlık, yaşamda bir an,
Hep yeniden başlayan..
Dışından anlaşılmaz.

Ya da kocaman bir yalan,
Kovdukça kovalayan..
Paylaşılmaz.

Bir düşün'de beni sana ayıran
Yalnızlık paylaşılmaz
Paylaşılsa yalnızlık olmaz.

AĞLAMAK

Ağlamak,
Unutmak kadar kolaydır inan.
Sevin ağlayabiliyorsan,
Sevin ağlıyorsan,
Gül ağlayabiliyorum diye,
Gül ağlıyorum, ağlıyorum diye.
Sana birşey yapamam
Ağlayamıyorsan...

Ağlamak,
Bazı acılarda yetmez,
Bazı ölümlere..

Örtüsüdür bazı acıların,
Örter, örtülmez,
Savunur bir süre.

Ağlayanlar sevinmeli,
Sevin ağlıyabiliyorsan,
Acılar art arda dinmeli..

Durur bir nöbetçi gibi,
Durur bir bekçi gibi,
Zamana gülmeli - gülmeli..

Sevin ağlayabiliyorsan.
Unutmanın kardeşidir ağlamak.
Uyur uyanır yatağında duyguların,
Düşüncenin kucağında, hep çocuktur
Ağlamak...

BEN DEĞİLİM

Bir akşamüstü pencerenden bakıyordun
Ağır ağır, yollara inen karanlığa.
Bana benzeyen biri geçti evinin önünden.
Kalbin başladı hızlı hızlı çarpmaya.
O geçen ben değildim.

Bir gece, yatağında uyuyordun..
Uyanıverdin birden, sessiz dünyaya.
Bir rüyanın parçasıydı gözlerini açan,
Ve karanlıklar içindeydi odan.
Seni gören ben değildim.

Ben çok uzaktaydım o zaman,
Gözlerin kavuştu ağlamaya, sebepsiz ağlamaya.
Artık beni düşünmeye başladığından
Bıraktın kendini aşk içinde yaşamaya.
Bunu bilen ben değildim.

Bir kitap okuyordun dalgın.
İçinde insanlar seviyor, ya da ölüyorlardı.
Genç bir adamı öldürdüler romanda.
Korktun, bütün yininle ağlamaya başladın.
O ölen ben değildim.

ÇİÇEK SENFONİSİ

Çiçeklerin akşamlarını
Akşamların çiçekleri
Aydınlatır.

Çiçeklerin adlarını
Birbirlerine benzemezlikleri
Adlandırır.

Biri alır bir güneşi
Öbürüne yıldız sunar,
Biri öbürünü yağmurlandırır.

Bir başkası bir güzelliği
Akıl almaz çalımıyla
Karanlıklandırır.

AKIL GÖZÜ

Seni bulmaktan önce aramak isterim.
Seni sevmekten önce anlamak isterim.
Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
Sana hep, hep yeniden başlamak isterim.

2=1

Kim o, deme boşuna...
Benim, ben.
Öyle bir ben ki gelen kapına;
Baştan başa sen.

ANLAM

Sen bana,
"Sen" desen de, demesen de olur.
Ama ben sana "sen" diyeceğim;
Düşün dur.

Özdemir Asaf Kimdir?

Özdemir Asaf, 11 Haziran 1923’te Ankara’da doğdu. Asıl adı Halit Özdemir Arun’dur. Babası Şuray-ı Devlet’in kurucusu Mehmet Asaf’tır. 7 yaşında babasını kaybetmesi nedeniyle annesi ile birlikte İstanbul’un Acıbadem semtine taşınmıştır.

Annesi, burada dikiş nakış kursu işletmeciliği yapmış; Asaf ailesinin geçimi de bu şekilde karşılanmıştır. İlkokul, ortaokul ve lise öğrenimlerini İstanbul’da tamamlamıştır. Lise eğitimi sırasında önce Galatasaray Lisesi’ni; yani eski adıyla Mekteb-i Sultani’yi kazanmış, daha sonra da Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun olmuştur.

Üniversite eğitimine ilk olarak Hukuk Fakültesi’nde başlamıştır. Zaman içerisinde İktisat Fakültesi’ne ve Gazetecilik Bölümü’ne de kaydolmuştur. Gazeteciliğe olan merakı ve yabancı dillere olan aşinalığı nedeniyle, dönemin gazetelerinden Tanin’de çevirmen olarak çalışmıştır.

Cağaloğlu’nda Basımevi Kurdu

1951 yılında henüz 28 yaşındayken Sanat Basımevi’ni ünlü Cağaloğlu semtinde kurmuştur. Bugünkü adresiyle Molla Fenari’de kalan işletme, Asaf’ın finansal anlamdaki ilk girişimidir. Ünlü şair, kitaplarını da Yuvarlak Masa Yayınları’nda çıkartmıştır. Her iki işletme de, Asaf’a aittir.

Asaf’ın İlk Şiir Kitabı: Dünya Kaçtı Gözüme

İlk şiir kitabı “Dünya Kaçtı Gözüme” eserini de yine Yuvarlak Masa Yayınları’nda yayınlamıştır. Eserleri genellikle hiciv; halk, toplum, aşk ve yalnızlık üzerinedir. Ömrünün son dönemlerinde Vakıf Gureba Hastanesi’nde tedavi görmüştür. Akciğer kanseri teşhisi konulan ünlü sanatçı 28 Ocak 1981’de hayata gözlerini yummuştur.

Özdemir Asaf Evlendi mi? Kaç Çocuğu Var?

İki kez evlenen Özdemir Asaf, ilk eşi Sabahat Selma Tezakın’dan Seda isimli kızı, ikinci eşi Yıldız Moran’dan da Gün, Olgun ve Etkin adında üç oğlu dünyaya geldi. İlk evliliğinden dünyaya gelen Seda Arun, 2012 yılında babasının radyo röportajlarından oluşan “Sen Bana Bakma, Ben Senin Baktığın Yönde Olurum” başlıklı eseri Yapı Kredi Yayınları’nda neşretti.

Özdemir Asaf’ın Eserleri

Özdemir Asaf, 58 yıllık yaşamına 13 şiir kitabı; 2 etika, 1 öykü, 1 deneme ve 1 çeviri kitap sığdırmıştır. Toplamda 18 eser yayımlayan şairin, bazı şiirleri ve sözleri günümüzde de tekrardan yayınlanmaktadır. Bazı eserleri ise, onlarca basımın üstüne yeniden basımevlerine gidiyor. İşte, Özdemir Asaf’ın hayatı boyunca kaleme aldığı 18 eserin tamamı:

ŞİİR

  • Dünya Kaçtı Gözüme (1955)

  • Sen Sen Sen (1956)

  • Bir Kapı Önünde (1957)

  • Yumuşaklıklar Değil (1962)

  • Nasılsın (1970)

  • Çiçekleri Yemeyin (1975)

  • Ben Değildim (1978)

  • Bugün ve Bugün (1984)

  • Benden Sonra Mutluluk

  • Çiçek Senfonisi (2008)

  • Sen Bana Bakma, Ben Senin Baktığın Yönde Olurum (2012)

  • Yalnızlığa Övgü

  • Lavinia

ETİKA

  • Yuvarlağın Köşeleri (1961)

  • Yuvarlağın Köşeleri 2 (1988)

ÖYKÜ

  • Dün Yağmur Yağacak (1987)

DENEME

  • Özdemir Asaf’ça (1988)

ÇEVİRİ

  • Reading Zindanı Baladı (Oscar Wilde, 1968)

Asaf’ın eserlerine bakıldığında, 6 kitabının ölümünden sonra yayımlandığı ve okurla buluştuğu görülüyor. Onun eserleri arasından günümüze dek uzanan şiiri de Lavinia. Peki, Özdemir Asaf Lavinia şiirini kime yazdı? İşte, Lavinia şiirinin yürek burkan hikayesi…

Lavinia Şiirini Kime Yazdı?

Rahmetli şairin ünlü eserleri arasında Lavinia şiiri de yer alıyor. Günümüzde bir hayli popüler olan bu şiiri, Özdemir Asaf henüz üniversite yıllarında platonik aşkına yazar. Herkesten sakladığı bu eserini, Üniversitenin şiir yarışmasına da gönderir. Hikayeye göre, Asaf; şiirini okuyacağı sırada salonda aşık olduğu kadın da vardır. Ünlü şiirin yazıldığı kişi Mevhibe Meziyet Bayat’tan başkası değildir. Asaf, Lavinia’yı kürsüde seslendirirken, Mevhibe Hanım salondan ayrılır. Rahmetli şair de bu duruma bir hayli içerlenir. Peki, Özdemir Asaf’ın adına şiir yazdığı Mevhibe Meziyet Bayat kimdir?

Mevhibe Meziyet Bayat kimdir?

Lavinia şiiriyle günümüzde de hatırlanan Mevhibe Meziyet Bayat, 1925 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Eski bir valinin kızıdır. Üniversite eğitimini Resim Öğretmenliği alanında almıştır. Ancak, meslek hayatında stilistlikle de uğraşmıştır. Özdemir Asaf’ın uğruna şiirler yazdığı Bayat, 2007 yılında hayatını kaybetmiştir.

Asaf: “Ben Şiiri Dil ile Kuruyorum…”

Gazeteci Nevin Akkaya ile bir radyo programında söyleşi gerçekleştiren Özdemir Asaf, şiirlerinin temasını duygusallıkla bağdaştırmıştır. “Ben şiiri dil ile kuruyorum, dolayısıyla düşünceyle” diyen Asaf, duyguların amacı değil, eserlerinde aracı olduğunu belirtmiştir. Rahmetli şair, röportajın devam eden bölümünde de sade bir dil kullanmanın öneminden bahsetmiştir.

Yıldız Moran Kimdir?

Özdemir Asaf’la 1963 yılında dünya evine giren Yıldız Moran, 1932 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Eğitim öğretim hayatı boyunca Robert Koleji; Bloomsbury Technical College ve Ealing Technical College’de eğitim görmüştür. Bir röportajında, kolejde sınıfta kaldığı için dayısı tarafından fotoğrafçılığa yönlendirildiğini belirtmiştir. Avrupa’nın çoğu ülkesinde gezerek çektiği fotoğrafları, 1953 yılında Cambridge’de sergiledi.

Türkiye’ye dönünce de Beyoğlu’nda kiraladığı bir dükkânda fotoğraf sergisi açtı. Ülkemizin ünlü sanatçılarından birçoğunun fotoğrafını çekme fırsatına erişti. Bu isimler arasında Muhsin Ertuğrul, Haldun Taner ve Haldun Dormen gibi isimler de yer alıyor. 1963 yılında Özdemir Asaf’la evlendikten sonra fotoğrafçılık mesleğini bıraktı. Sonraki yaşamında Asaf’ın şiirlerini İngilizce’ye çevirip neşretti.

1982 yılında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Fotoğrafçılık Enstitüsü’nde Onur Üyesi olarak görevlendirildi. 1995 yılında 62 yaşındayken, İstanbul’da hayatını kaybetti. Yıldız Moran, Özdemir Asaf’ın ikinci eşi olmakla beraber 4 yıl içerisinde Gün, Olgun ve Etkin adlı çocuklarını dünyaya getirdi. 

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
İstanbul Finans Merkezi'ne yüzde 75 vergi indirimi! Yasa teklifi hazırlandı
Son Dakika:  Yunanistan yine çizgiyi aştı: Dışişleri'nden Yunanistan'a 'Pontus' tepkisi!