Poyrazköy sanığı Bektaş'a çapraz sorgu
''Ergenekon'' soruşturması kapsamında Poyrazköy'de yapılan kazılarda ele geçirilen mühimmata ilişkin 5'i tutuklu 17 sanığın yargılandığı davanın duruşmasında, sanık Levent Bektaş'ın çapraz sorgusu yapıldı.
İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, Bektaş'ın savunmasını tamamlamasının ardından ara verildi.
Aradan sonra tekrar başlayan duruşmada Mahkeme Heyeti Başkanı Vedat Yılmazabdurrahmanoğlu, Bektaş'a emniyet, savcılık ve nöbetçi hakimlikçe alınan ifadelerini kabul edip etmediğini sordu.
Eski ifadelerini kabul eden Bektaş, hakkında, ''tanıklara baskı uyguladığı'' yönünde 24 Mart 2010'da tutulan tutanağa ilişkin olarak da, Poyrazköy'de gömülü mühimmatla ilgili suçlamaları kabul etmediği için tanıklara ifadelerini değiştirmesi yönünde baskı uygulamasının da mantıksız olacağını kaydetti.
Duruşmada üye hakim Mehmet Karababa sanık Bektaş'a art arda sorular sorarken, Bektaş'ın avukatı Celal Ülgen mahkeme başkanına itirazda bulundu. Bunun üzerine hakim Karababa Bektaş'a sorularını tek tek sordu.
Karababa'nın, ''Bir operasyon planlanırken tüm personelin birbirini tanıması gerekir mi?'' sorusuna Bektaş, ''Eğer görev planlaması yapılıyorsa, bu plandaki insanlar birbirlerini tanır. Özellikle SAT'taki görevliler birbirlerini tanır. Başka birimleri ise bilmiyorum'' yanıtını verdi.
Bektaş, Karababa'nın, ''Birbirlerine bu kadar bağlı olduğunu söylediğiniz SAT'ta kim, hangi amaçla size komplo kurabilir?'' sorusu üzerine de ''Neden hedef seçildiğimi, suçlandığımı anlamış değilim. İfademde belirttiğim, 'SAT'tan bir kişinin mühimmatın gömülmesine destek verdiği' düşüncesi kişisel kanaatimdir. Mühimmat bulunan yer eğitim sahası olduğu için SAT eğitim timleriyle siviller karşı karşıya gelebilir. 'Hain olması' düşüncesi beni derinden yaralamaktadır. Aynı zamanda suçlanmama neden olan ihbar mektubunda, SAT'taki görevlilerin ilişkileriyle ilgili ancak içerden birinin bilebileceği detaylı bilgiler de vardır'' diye konuştu.
Mahkeme Başkanı Yılmazabdurrahmanoğlu'nun, ''İçerden bilgi verdiğini düşündüğünüz, bildiğiniz bir isim var mı?'' sorusunu Bektaş, ''SAT'ta düşmanım olacak bir personel olduğunu düşünmüyorum. Bunun için bir neden olması lazım. Ama ben bir neden bulamıyorum. Elimde somut bir delil olmadan kimseyi suçlayamam'' şeklinde yanıt verdi.
-''KAFES EYLEM PLANI BAŞKA BİR YERDE HAZIRLANMIŞ''-
Bektaş, hakim Karababa'nın, ''Kafes planındaki terminolojinin askeri terminolojiye uymadığını söylediniz. Aynı zamanda içerden bir personelden destek alındığından da söz ettiniz. Size karşı komplo kuran kişi bu terminolojiyi kullanamaz mıydı?'' sorusuna karşılık da gönderilen ihbar mektuplarında çok farklı alanlarda görev yapanlara ait özel bilgiler olduğunu söyledi.
Levent Bektaş, ''Bu bilgiler, bir kişi tarafından temin edilen bilgiler değildir. İstihbarat çalışması sonucu elde edilir. Kafes eylem planı da böyle yapılmıştır. Ben savunmamda söz konusu belgenin bir merkezden hazırlandığından bahsettim. İçerde olabilecek kişi bu merkezde yer almıyor. Sadece destek vemiş. Yani Kafes eylem planı başka bir yerde hazırlanmış. Bu bilgiler bir subayın verdiği bilgiler değil. İstihbarat çalışması sonrası hazırlanmış bilgiler. Bu benim kanaatim'' şeklinde konuştu.
Hakim Karababa'nın, ''Sizi özel kılan bir husus var mı?'' sorusunu Bektaş, ''Kendimde hiçbir vasıf görmüyorum. Kimseyle çekişme içerisinde değildim. Aklıma gelen tek neden şudur; Mustafa Levent Göktaş'ı tanıyorum. Benim büyüğümdür, kendisini seviyorum. Onunla gurur duyuyorum. 'Ergenekon' davası sanığı Levent Göktaş ile benim 130 telefon konuşmam tespit edilmiş. Onunla bağlantım ve gelen ihbar mektubuyla ilgili tutuklandım'' yanıtını verdi.
Levent Bektaş, hakimin ''(Bilgisayarımda suç verisi yok. Komplo belgesi DVD'ye eklendi) dediniz. DVD'ye ekleyen, bilgisayarınıza neden eklemesin?'' sorusunu da Bektaş, ''Kendimi bilişimde cahil olarak nitelendiriyorum'' şeklinde yanıtladı.
Bilgisayarı çok fazla bilmediğini, sonradan tanıştığını ifade eden Bektaş, bilgisayarına da ekleme yapılabileceğini, eklenmemesinin nedenini bilmediğini söyledi.
-SAVCI SARAÇ'IN SORULARI-
Duruşmada Cumhuriyet Savcısı Nuri Ahmet Saraç da Bektaş'a, ''Bilgisayar konusunda cahil olduğunuzu söylediniz, ama savunmanızda oldukça teknik verilerle konuştunuz. Biraz çelişki gibi geldi bana. Biraz açıklar mısınız?'' sorusunu yöneltti.
Bektaş da ''Tutuklanana kadar cahil denebilecek seviyedeydim. Tutuklandıktan sonra cezaevinde günde 24 saatim olduğu için bilişim konusunda kendimi eğitmeye ve bilişimle ilgili yasal maddeleri incelemeye çalıştım'' yanıtını verdi.
Savcı Saraç'ın, ''Binbaşılık, emeklilik için erken bir rütbedir. Cevap vermeyebilirsiniz, ama neden emekli oldunuz?'' sorusunu, avukatının itirazına rağmen yanıtlayan Bektaş, 2001'de SAT kurs komutanlığı yaptığını, 2007'de SAT grup komutanlığı tayini için önünde rütbeliler bulunduğunu ve 4 yıl gerektiğini belirterek, bu nedenle emekli olduğunu söyledi.
Bektaş ayrıca, ailesine daha çok zaman ayırmak ve ekonomik işbirliği için de emekli olmaya karar verdiğini ve emekliliğinin sağlık problemleriyle ilgisi bulunmadığını aktardı.
Sanıklardan Mustafa Turhan Ecevit ile sık sık görüşmesinin nedeni sorulan Bektaş, ''Kendisiyle konuşmamın mahiyeti arkadaşlık çerçevesindedir. Terfilerle ilgili konuşmamızın mahiyeti dedikodu içeriklidir. Çünkü kendisi sık görüştüğüm biridir. O görüşmede astsubay arkadaşlarımızın sıkıntılarını konuşuyorduk'' ifadesini kullandı.
Bektaş, sanık avukatlarından Şeref Dede'nin sorusu üzerine, Türk Silahlı Kuvvetlerinden 2007'de ayrıldığını, 2009'da tutuklanana kadar Deniz Kuvvetleri'nden kimseyle bağlantısı bulunmadığını ve planda ismi geçen insanların neye göre seçildiğini bilmediğini aktardı.
-''PLANDA ONAY YOK, YAZI VAR''-
Avukat Dede'nin, ''Söz edilen planda bir onay var mı?'' sorusuna ise Bektaş, ''Yok ama bir yazı var; 'Uygundur.. Kadir Paşa, koordine etsin...' gibi ifadeler var. Bu planı hazırlayanların asker olmadıkları ortada'' yanıtını verdi.
Son olarak Cumhuriyet Savcısı Saraç'ın, ''Cezaevinde bilgisayarla ilgili bilgileri öğrendiğinizi söylediniz. Bir CD'ye bir belge eklenirken bilgisayarın hafızası hangi saat ve tarihi gösteriyorsa o ana göre kaydeder. Ben şimdi bilgisayarımın denetim masasına girip tarihi 1 Temmuz olarak kaydetsem, kaydettiğim veriler 1 Temmuz tarihli mi olur? Siz de değiştirmiş olabilir misiniz? Böyle bir şey mümkün mü?'' sorusu üzerine Bektaş ve avukatı Celal Ülgen teşekkür etti.
Bektaş, bu değişikliğin yapılabileceğini bildiğini ve bu konuyla ilgili olarak avukatlarının belgeleriyle gerekli açıklamaları yapacağını söyledi. Kendisinin, tarih değiştirebilecek kadar akıllı olması halinde gözaltına alınacağını da görmesi gerektiğini kaydeden Bektaş, öngörüyle böyle bir değişim yapılamayacağını dile getirdi.
Duruşmaya yarın devam edilecek.