Evrensellik maskesi düştü: ABD 'Monroe' tahakkümünü BM sözleşmesine bile sızdırmış

ABD’nin 107 yıl önce Milletler Cemiyeti Sözleşmesi’nin 21. Maddesine sızdırdığı 'Monroe Doktrini' bugün Venezuela’da sergilenen haydutluğun uluslararası hukuk kılıfı altına nasıl saklandığını net şekilde belgeliyor.

GİRİŞ 07.01.2026 14:24 GÜNCELLEME 07.01.2026 18:31

Osmanlı İmparatorluğu’nun siyonist ve emperyalist emellerle yıkılıp topraklarının parça parça bölündüğü 20’nci yüzyılda şekillenen mevcut dünya düzeninin en kilit maddesi, bugünkü ABD hoyratlığına ve Venezuela’da gerçekleştirilen haydutluğa ışık tutuyor.

OSMANLI'YI YIKTILAR VAMPİR SOFRASINI KURDULAR

İttihatçı zihniyetin Osmanlı'yı sürüklediği Birinci Dünya Savaşı'nda ağır mağlubiyet yaşayan Osmanlı'nın topraklarının parça parça kapışıldığı ilk evrensel girişim Paris Barış Konferansı'ydı.

Osmanlı Devleti’ne alaycı, aşağılayıcı ve en ağır şartların dayatıldığı Paris Barış Konferansı’nın toplandığı 1919 yılının ilk aylarında dünyaya Birinci Cihan Harbi’nin yıkıntıları arasından yeni bir düzen çizilmeye çalışılıyordu.

28. ABD Başkanı Woodrow Wilson’ın öncülüğünde şekillenen ve “dünya barışını koruyacak evrensel mekanizma” olarak lanse edilen Bugünkü Birleşmiş Milletler’in atası Milletler Cemiyeti (League of Nations), kağıt üzerinde bütün milletlerin eşitliğini savunuyor gibi görünüyordu.

Bu evrensellik iddiasının henüz kuruluş aşamasında nasıl delindiği, Milletler Cemiyeti'nin en çarpıcı maddesiyle ortaya konuluyor.

Paris Barış Konferansı

Trump’ın Küresel Dengeleri Sarsan Yeni DoktriniTrump’ın Küresel Dengeleri Sarsan Yeni Doktrini

DIŞ POLİTİKA ARACIYDI EVRENSEL MEKANİZMANIN PARÇASI OLDU

Konferansın başladığı Ocak 1919'dan itibaren devletler kendi hudut güvenliklerini düşünürken, ABD heyeti çok daha farklı bir ajanda ile masadaydı. Amerikan iç siyasetinde Senato’nun baskısını bahane eden Wilson yönetimi, kurulacak uluslararası örgütün ABD'nin “arka bahçesi” olarak gördüğü Latin Amerika üzerindeki nüfuzuna karışmamasını garanti altına almak istiyordu. Bu amaçla, aylar süren müzakereler neticesinde, evrensel hukuk metni olması gereken Milletler Cemiyeti Sözleşmesi’ne (Covenant), ABD’nin bölgesel çıkarlarını koruyan özel bir madde eklendi.

Sözleşmenin son halini aldığı 28 Nisan 1919 tarihinde, metnin 21. Maddesi, uluslararası hukukun evrensellik ilkesine vurulmuş en büyük darbelerden biri olarak kayıtlara geçti. ABD’nin 1823’ten beri uyguladığı ve “Amerika kıtasına dış müdahaleyi savaş nedeni sayanMonroe Doktrini, ABD dış politika aracı olmaktan çıkıp, uluslararası bir antlaşmanın parçası haline getirildi.

Milletler Cemiyeti Sözleşmesi’nin 21. Maddesi şöyle:

"Bu Sözleşme'nin hiçbir hükmü, barışın korunmasını sağlamaya yönelik tahkim antlaşmaları veya MONROE DOKTRİNİ gibi bölgesel anlaşmaların geçerliliğini etkilemeyecektir."

ABD'nin Karayipler'de askeri varlığı

HUKUK İÇİNE GİZLENMİŞ DOKUNULMAZLIK

Bu maddeyle birlikte Monroe Doktrini sadece ABD sisteminin içinde kalmadı, “evrensel” olduğu iddia edilen hukuk sistemin içine de yerleştirildi. Sözleşmeye taraf diğer bütün devletler Milletler Cemiyeti’nin kararlarına tabi iken, ABD kendi nüfuz alanında uluslararası denetimden muaf tutuldu.

ABD’nin bu madde ile Milletler Cemiyeti’ne “Dünyanın herhangi bir yerindeki soruna müdahale edebiliriz, ancak Cemiyet bizim kıtamızdaki (Batı Yarımküre) işleyişe, yani Monroe Doktrini sahasına karışamaz.” mesajı verdiği değerlendirildi.

Bu durum, bugünkü Birleşmiş Milletler’in ilk hali olan Milletler Cemiyeti’nin “evrensellik” maskesini düşüren en somut delil olarak yorumlanıyor. 21. Madde, ABD’nin Batı Yarımküre üzerindeki tahakkümünü koruyan bir “bağışıklık sertifikası” işlevi olarak değerlendiriliyor.

Sözde 'küresel barışı korumak için' kurulan Milletler Cemiyeti

Trump Venezuela'da ne yapmak istiyor? İkinci Panama vakası mı?Trump Venezuela'da ne yapmak istiyor? İkinci Panama vakası mı?

‘KUTSALLAŞTIRILAN KANUNLARIN TAM KALBİNE YERLEŞTİRİLEN AYRICALIK’

Mevcut küresel düzenin tesis edildiği dönemde yer alan söz konusu ayrıntıyı değerlendiren Siyaset Bilimci Nurettin Kalkan, ABD’nin 3 Ocak’taki Venezuela saldırısıyla bağdaştırdı.

Mevcut nizamın sadece son olayda değil, hiçbir zaman güçsüzün ve haklının yanında konumlanmadığının altını çizdi. Milletler Cemiyeti Sözleşmesi’ne monte edilen Monroe Doktrini gerçekliğine vurgu yapan Nurettin Kalkan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları söyledi:

“Kaç gündür uluslararası hukuk ve uluslararası kurumların arkasından yakılan ağıtları dinliyoruz. Hep bir ağızdan aynı nakarat mırıldanıyor: ‘Hukuk bitti, kurallar gitti, kurumlar tükendi...’

Oysa sormak lazım bu yas tutanlara: Bu kurumlar hangi gün, sadece güçlünün değil de haklının nefesiyle soluk alıp verdi? Bu uluslararası hukuk ve kurallar ne zaman tam anlamıyla işleyip çalıştı ki?

Bize "evrensel" diye yutturulan o parıltılı kuralların şeceresine bakarsak, hileyi en başta görürüz. ABD, daha 1919'da Milletler Cemiyeti Sözleşmesi'nin 21. maddesine o meşhur Monroe Doktrini'ni iliştirmişti. Bütün dünyanın uymakla mükellef olduğu o kutsal yasaların tam kalbine, kendi ayrıcalığını bir "müktesep hak" olarak kazımıştı. Yani, evrensellik vaat edilen o sofraya, kendi istisnasını cebine koyup oturmuştu.

Nitekim bugün yaptığı da tam olarak bu. Sadece rafine değil, çıplak ve kaba...”

 

KAYNAK: HABER7
Faruk Arslan Haber7.com - Özel Haber Sorumlusu
Haber 7 - Faruk Arslan

Editör Hakkında

İstanbul’da doğdu. Aslen Erzurumlu. Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler mezunu. 2010 yılından bu yana gazete ve internet haberciliğinde. 2013-2022 yılları arasında Akit Medya bünyesinde birçok vazife üstlendi. Dosya haberleriyle ödül ve plaketler aldı. Alanında uzman isimlerle röportajlar, mülakatlar, beyanatlar gerçekleştirdi. Çeşitli kurum, kuruluş ve STK’lara metin yazarlığı desteği verdi. Alanıyla ilgili seminerlerde, konferanslarda, çalıştaylarda, panellerde yer aldı. Uluslararası Medya Enformasyon Derneği ve İletişim Platformu Derneği üyesi. Kasım 2022’den beri Haber7 kadrosunda.
YORUMLAR 6
  • Abdullah 7 saat önce Şikayet Et
    Zamane Firavun(abd ) ve küçük köpeği(İtrail) ne zaman ve nasıl yıkılacak görmek istiyorum.Allah’ın gücü İmanımı artırır.
    Cevapla
  • 3922 21 saat önce Şikayet Et
    Abd yıkılmadan dünya rahat yüzü göremez
    Cevapla
  • Davut 22 saat önce Şikayet Et
    Osmanlı varken düzen vardı adalet vardı Osmanlı yıkılımca somurgecı düzen geldi zorbalık geldi
    Cevapla
  • Feraset 14 saat önce Şikayet Et
    Sömürgecilik 15 yy ın sonunda coğrafi keşiflerle başladı ispanya portekiz hollanda .. say say ama Osmanlı kendi sahasında mücadele etti hint seferleri de bu nedenledir
    Cevapla
  • HIDIR BUDUR 1 gün önce Şikayet Et
    İkiz kuleler masalı sonrası Irak'ta ve Afganistan başta yüzlerce işkence merkezleri Felluce'de ,Ebu Gurayb, Quantanamo..vs .Elektrik verilen , köpeklere ısırtılan insancıklar..Üst üste konan öldürülmüş zavallı insanların yanında PURO İÇERKEN POZ VEREN ABD ASKER /eşkiyaları ? " İpini koparmış boğa gibi daha ne kadar sağa sola saldıracaksın ve sonun ne olacak.Hep beraber göreceğiz..
    Cevapla
  • Vatandaş 1 gün önce Şikayet Et
    Güç kimdeyse onun borusu öter.... O zaman da ABD deydi şimdide ABD de ,,, biz kendi ülkemizde yani Anadolu da birliği sağlamadan hiçbir düzeni değiştiremeyiz..... CHP kazığı Anadoludan sökülmeden birlikte sağlanmaz.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Suriye’de yaşanan sıcak çatışma anları canlı yayında görüntülendi
Depremin izleri Malatya’da silindi: 80 bin hak sahibi yeni yuvasına kavuştu