Bülent Arınç'ın Baykal'a 'Kozmik patates' cevabı

Bülent Arınç, Deniz Baykal'ın son grup toplantısında kendisine yönelik iddilarını cevapladı. 'Kozmik oda'dan,yargıya gönderilen mermilere ve suikast iddilarına ve Tekel işçilerine ilişkin açıklama yaptı.

Bülent Arınç'ın Baykal'a 'Kozmik patates' cevabı
Bülent Arınç'ın Baykal'a 'Kozmik patates' cevabı
GİRİŞ 06.01.2010 11:46 GÜNCELLEME 06.01.2010 11:46

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, yargı kararlarının herkes tarafından kabul edilmesi gerektiğini belirterek, ''Bunları basının önünde basın ağzıyla, diliyle yorumlamak çok da doğru değildir'' dedi.

Bülent Arınç ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi ''Kemik Transplantasyon Ünitesi''nin açılışını yaptı.

Arınç, hastane çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, ''Seferberlik Bölge Başkanlığı'ndaki aramalarla ilgili olarak mahkemenin verdiği sınırlama kararını nasıl değerlendirdiğinin'' sorulması üzerine, yargı sürecinin devam ettiğini ve sonucunun beklenmesi gerektiğini ifade etti.

Bülent Arınç, şunları kaydetti:

''Bu konuyla ilgili yeni bilgiler veriliyor. 11 numaralı mahkeme bir karar veriyor, 12 numaralı mahkeme bir karar veriyor. Arama kararı üzerine bizzat hakim tarafından inceleme ve araştırma yapılıyor. Sanıklardan 8'inden 5'ini savcılık bırakıyor, 3'ünü tutuklama talebiyle mahkemeye sevk ediyor. Mahkemede delil durumuna göre onları serbest bırakıyor. Savcılık tekrar tutuklama talebiyle bir başka mahkemeye müracaat ediyor, mahkeme o talebi reddediyor. Bunların hepsini toplarsanız, yargı sürecinin devam ettiğini görürsünüz.

Türkiye bir hukuk devleti. Bu hukuk devleti içerisinde savcıların hakimlerin verdiği kararlar, elbette hepimizin kabul etmesi gereken kararlardır. Bunları basının önünde basın ağzıyla, diliyle yorumlamak çok da doğru değildir. Yani bir hukuki kararın ne anlama geldiğini bizim burada oturup da bir hastahane bahçesinde değerlendirmemiz ne kadar doğru olabilir?

Benim hoşuma gider veya gitmez ama yargı süreci devam ettiriyor. Bu süreç içerisinde de hep hukuki olaylar yaşıyoruz. Bundan daha tabii hiçbir şey olamaz. Benim söylemek istediğim; böyle adli konuların, yargılama konusu olacak birtakım olayların enine boyuna yargı tarafından incelenmesi ve araştırılmasıdır. Çıkacak sonuca da hepimizin razı olması gerekir. Saygı duymak mecburiyetinde olduğumuz bir kararı beklerken günlük spekülasyonlar yapmanın, olayı karikatürize etmenin, başka mecralara çekmenin alemi yok.''

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığındaki arama ve soruşturmayı sürdüren hakim ve cumhuriyet savcısına kargoyla mermi gönderilmesine ilişkin, ''Bunu vahim buluyorum, araştırılması gerektiğini düşünüyorum'' dedi.

Arınç, Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi ''Kemik Transplantasyon Ünitesi''nin açılışının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, ''Şahsınıza yönelik suikast iddialarını soruşturan hakime ve savcıya tehdit içerikli paket yollandı. Paketlerin içinde de sekiz adet kurşun çıktı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusu üzerine, olayın başında olunduğunu, ortasına gelinmediğini söyledi. Arınç, ''Sonuna geldiğimizde sanıyorum hepimizi tatmin edecek açıklamalarımız olabilir'' dedi.

''Böyle güzel bir soruyu bulmuşken benim tüm basın mensuplarından bir isteğim var'' diyen Arınç, şöyle konuştu:

''Kendi düşüncemi söyledim. Bunu vahim buluyorum, araştırılması gerektiğini düşünüyorum. Olayla ilgili tüm belgeler, bilgiler, bulgular en ince şekilde araştırılmalı ve sonucu ulaştırılmalıdır diyorum. Tüm basın mensuplarından ricam şu dur, bana sorduğunuz bu soruyu Sayın Baykal'a da sorun.

Sayın Kılıçdaroğlu'na da, Sayın Şahin Mengü ve arkadaşlarına da sorun. Çünkü bu olayı başından beri, 'komik' bulduklarını, 'safsata' olarak gördüklerini söyleyenler bu şahıslardır. Sayın Baykal, dünkü grup toplantısında hepimizin yüzünü kızartacak biçimde, 70 milyonun önünde, 'kozmik odadan, kozmik patates çıktı' şeklinde olayı karikatürize etmeye çalışıyor. Bir deneyimli siyasetçinin yapabileceği en büyük hatayı yapıyor.

Mesela, Sayın Baykal'ı hemen bulun, kendisine sorun deyin ki, '8 tane kaleşnikof mermisi gönderilmiş, şu kadarı savcıya, şu kadarı hakime, Sayın Baykal, bu konuda ne düşünüyorsunuz?' Eminim size çizgisi düzgün bir siyasetçi ise yanlış olduğunu bile bile söylemesi lazım; kozmik odadan kozmik patates çıkıyorsa 'bunlar da aslında mermi falan değildir, bunlar aslında çikolatadır mermi şekline sokulmuştur, yeni yıl hediyesi olarak savcı ve hakime gönderilmiştir' bunu söylemesi gerekir. O da olayı vahim görüyorsa bizim çizgimize gelmiş demektir.''

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'na da aynı sorunun yöneltilmesini isteyen Arınç, şöyle devam etti:

''Sayın Kılıçdaroğlu'na bunun bir mizah konusu olup olmadığını sorun. Bir kargo vasıtasıyla savcı ve hakime gönderildiği iddia edilen ve gerçek mermi olarak çıkan bunun ne anlama geldiğini herhalde söyleyecektir. Utanıyorum ve üzülüyorum.

Böyle bir konuda Ergenekon iddiasıyla açılmış bir dava için iki senedir işi sulandırmak, boyutlarını küçültmek için çaba sarfeden bu siyasetçiler, şimdi şahsımla ilgili olduğu söylenen ama bağlantıları itibariyle belki başka olayların habercisi olacak konu üzerinde yine aynı görevi yapmaya çalışıyorlar.

Bir siyasetçi kozmik odadan kozmik patates çıktı der mi? Milleti güldürdüğünü zannediyor. Emin olun 70 milyon Sayın Baykal'a gülüyor. Böyle bir olayın enine boyuna tartışılması gerekirken, yargı olaya el koymuşken, savcı ve hakime mermi gönderildiği iddiası gündemde iken, nasıl olur da Türkiye'de siyaset yapan bir insan bunlardan uzak kalabilir, herkesi gözleri kör, görmeyen insan zannedebilir?

 Lütfen beni buldunuz ben her zaman içinizdeyim ama Sayın Baykal'a 3-4 gün geçmeden bu soruyu sorun lütfen.''

ERKEN SEÇİM İDDİALARI

''Devlet Bahçeli, dün grup toplantısında erken seçimin olabileceğini söyledi 2010 yılında. AK Parti'nin gündeminde var mı?'' sorusuna, ''Hayır öyle söylemedi. 'Sayın Bahçeli, milletin iradesine müracaat etmenin zamanı geliyor' şeklinde bir cümle söyledi'' yanıtını verdi.

Bahçeli'yi her zaman dikkatle takip ettiğini ve çok saygı duyduğu bir siyasetçi olduğunu ifade eden Arınç, şunları kaydetti:

''(Açıkça erken seçim olmalıdır ve tarihi de şu) dese ona bir cevap veririm. Çünkü 2002 seçimlerinde Temmuz ayında Sayın Bahçeli, 'Kasım ayında seçim olmalıdır' demiş ve ortaklarını ikna etmişti. Şimdi biraz kısık ve hafif sesle artık, 'millet iradesine müracaat etmenin zamanı geliyor' şeklinde çok zarif bir cümle kullandı. Seçim, dün Sayın Başbakan grup konuşmasında bu konuda fevkalade açıklayıcı bir bilgiler verdi. Sayın Bahçeli'nin de Sayın Baykal'ın da bu konuşmayı takip ettiğini düşünüyorum.''

 

Arınç, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi ''Kemik İliği Transplantasyon Ünitesi''nin açılışını yaptıktan sonra hastane çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın partisinin dünkü grup toplantısında ''Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç 2001 yılında, Grup Başkanvekili iken Tekel işçileriyle ilgili bir toplantıya katılarak 'Ey Tekel işçileri kapalı salonlarda durmayın, dışarı çıkın sizin mücadelenizde ben de varım, gerekirse size gelecek taşlar bana gelsin' demişti'' iddiasında bulunduğunu anımsatan Arınç, o zamanki sözlerinin kelimesi kelimesine böyle olup olmadığını bilmediğini, ancak bu olayın doğru olduğunu söyledi. Arınç, o dönemdeki gelişmeleri şu sözleriyle aktardı:

''Fazilet Partisi Grup Başkanvekiliyim ve hükümette de DSP-MHP ve ANAP hükümeti var. Sayın Kemal Derviş'i 2001 yılında ABD'den getirerek Devlet Bakanı yaptılar, ekonomiyi ellerine teslim ettiler ve Sayın Derviş Tütün Kanunu, Şeker Kanunu'nu, buna bağlı kanunları Meclis'ten geçirmek için çaba sarfediyordu. Tütün Kanunu görüşülürken ben ve o zamanki partim buna şiddetle muhalefet ettik.''

Arınç, Manisa seçmeninin yarısının geçimini tütünden sağladığını kaydederek, o dönemde gündeme getirilen yasayla ''Tütün Üst Kurulunun kurulduğunu, tütün dikim sahalarının tahdit edildiğini, kotaların küçültüldüğünü, tütün ithaline yeşil ışık yakıldığını'' hatırlattı.

''Türkiye'de tütün ziraatını tamamen imkansız hale getirecek böyle bir yasaya karşı çıkmam gerekiyordu'' diyen Arınç, bugün de aynı kanaate sahip olduğunu belirtti.

Arınç, ''Yasaya karşı çıktım. Meclis'teki konuşmalarım buna şahittir. O zaman da tütün üreticileri Türkiye'nin her yerinden gelmişlerdi, kendilerine kanunun yanlışlıklarını anlattım ve 'bu konuda kamuoyunu bilgilendirmeleri gerektiğini' söyledim.

Bu sözlerimin arkasındayım. Başkaları gibi eğilip bükülmem. Doğru yapmıştım. Bugün de aynı şartlar olsa yine aynı şeyi yaparım'' dedi.

Bülent Arınç, o tarihlerde CHP'nin Meclis'te bile olmadığını, kendilerinin getirilmek istenen yasal düzenlemelere karşı muhalefet ettiklerini belirterek, ''Bizim eleştirdiğimiz Sayın Derviş'i CHP gökten zembille inmiş gibi kendi listesine koydu ve 2002 seçimlerinde milletvekili yaptı'' diye konuştu.

''YAPILABİLECEK EN MAKUL DÜZENLEME''

Tekel işçilerinin bugünkü eylemleriyle 2001'de yapılan düzenleme ve onunla ilgili yapılan eylem ve düzenlemelerin birbirinden farklı olduğunu söyleyen Arınç, hükümetin, Tekel işçileriyle beraber 4/C kapsamında çalışan 20 binden fazla işçinin gelirlerini ve çalışma sürelerini artırdığına işaret etti.

Arınç, ''Bu yapılabilecek en makul düzenlemedir. 4/C'yi biz icat etmedik Sayın Baykal. 4/C, 657 sayılı Kanun yürürlüğe girdiğinden bu yana Türkiye'de uygulanıyor haberin olsun. 657 sayılı kanun Türkiye'de ne zaman yürürlüğe girdi, kapağını açar, bakarsın'' diye konuştu.

Meclis Başkanlığı yaptığı dönemde, Milli Saraylarda ve Meclis merkezinde bin 100 4/C'li çalıştığını, şu anda bu sayının 2 bine yaklaştığını anlatan Arınç, ''Meclisin içinde 4/C'liler varken, Tekel işçilerinin 4/C'li olmasına karşı çıkmak adece AK Parti'yi yıpratmaya yönelik bir takım eylemlerdir. Tekel işçileri ve bütün 4/C'liler bizim kardeşimizdir, aylıklarını alacaklardır'' ifadesini kullandı.

4/C'lilerin çalışma süreleri ve diğer konularla ilgili zaman ve fırsat buldukça yeni düzenlemeler de yapılacağını bildiren Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

''İdeolojik amaçla işçilerimizin arasına karışarak, onları tahrik etmenin Türkiye'ye faydası yok. Size soruyorum ve cevabını bekliyorum, Sayın Baykal'ı bugüne kadar siyasi hayatında hangi işçi eylemlerinin içinde buldunuz?

Türk-İş binasının önüne gidip 5 kişinin arasına karışmayı yeni aklına getirdi. Kendisi 72 yaşında siyasetin her döneminde bulunmuş bir insan. Ben bir fotoğraf karesi hatırlamıyorum ki eylem yapan işçilerin içerisinde onu görmek mümkün olsun.

Ne 1 Mayısta var, ne de Türkiye'de haklarını arayan işçi eylemlerinin içerisine girdi. Zaten Sayın Baykal bugün Tekel işçilerinin içerisine girme konusunda istekliyse o zaman İzmir'de CHP'li belediyeler tarafından işlerinden çıkartılan, kışın ortasında ilaçsız, ekmeksiz, maaşsız kalan, kendi Karşıyaka'nın, Bayraklı'nın işçilerini düşünsün.

Onları hala kabul etmedi, onlarla görüşmeyi kabul etmedi ve İzmir ziyaretinde işçiler kendisine büyük bir tepki gösterdiler. Tekel işçilerinin arasına sadece AK Parti iktidarını yıpratmak için girip fotoğraf vermeye çalışanı, İzmir'deki işçiler konusunda da duyarlı olmaya davet ediyorum.''

Arınç, açıklamalarının sonunda Akdağ'a ve diğer sağlık çalışanlarına hizmetlerinden dolayı teşekkür de etti.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Ankara'da eylem yapan Tekel işçilerini ziyaretiyle ilgili, ''Sayın Baykal bugün Tekel işçilerinin içerisine girme konusunda istekliyse o zaman İzmir'de CHP'li belediyeler tarafından işlerinden çıkartılan, kışın ortasında ilaçsız, ekmeksiz, maaşsız kalan, kendi Karşıyaka'nın, Bayraklı'nın işçilerini düşünsün'' dedi.
KAYNAK: AA
YORUMLAR 15
  • Metin Yazar 16 yıl önce Şikayet Et
    Korkuyorsanız bırakın ıslansın. Ne korku kalır, ne gam, keder.. Sadece huzur ve rahatlık.. Baykal neden panik içinde hareket ediyor? Konuşurken neden zorlanıyor? Neden bu kadar sıkıntılı? Sahip olduğu bazı bilgileri soruşturma ve yargılama sonunda milletin de öğrenecek olmasından mı çekiniyor? Aynı telaş ve sıkıntı Demirel ve Cindorukta da görünüyor. Bunlara neler oluyor? Neyi ve neleri öğrenmemizi istemiyorlar? Bu davalar neden onları bu kadar korkutuyor? Korkuyu yenmenin çaresi işi sulandırmak mıdır? Eğer öyleyse korkan insanlar korkudan mı alt taraflarını sulandırmaktadırlar.
    Cevapla
  • Hüseyin Kilicoglu 16 yıl önce Şikayet Et
    kamuflaj. CHP li anadol türkiyenin islam fasizmine gittigini iddia ediyor,bu adam ya meclise hic gitmiyor yada görevini layikiyla yapiyor.AB uyum yasalari neyi gerektiriyorsa o kanunlar cikartiliyor,Allah askina bu yasalarin icinde islam ile ilgili ne var,basbakan ilk defa resmi agizdan söyledi ruhban okulu acilacak dedi,imamhatiplerin orta kisminin kapatildigi papaz okulunun acilmaya calisildigi ülkede hangi islam fasizminden bahsedilebilir?
    Cevapla
  • alisan küçük 16 yıl önce Şikayet Et
    çok vahim. sayın baykal bu muhalefette varken bu işler düzelmez. ben anlamıyorum olayları neden sulandırıyor. bir türlü anlamış değilim
    Cevapla
  • caner sağır 16 yıl önce Şikayet Et
    kararı beğenirsem saygı duyarım,yoksa?????. Sn Arınç targı kararlarına saygı gösterilmeli diyorpeki kendiler gösteriyorlarmı?hayır...Ama işlerine geldiğinde veya kendi lehlerine gelişeblecek olaylarda yargı kararlarına saygıdan bahsediyorlar.İmam hatiplerin puan katsayıları ile ilgili kararı da yargı vermişti,neden o karara saygı duyulmadı?.Çünkü o karar onlara göre siyasi.Onun için saygı duymaya gerek yok...
    Cevapla
  • oğuz tiryaki 16 yıl önce Şikayet Et
    YANDIN TÜRKİYE. bizler yani sade vatandaşlar çalışıyoruz ne için. evimize helal lokma götürmek için. o yüzden herkez dürüst olsun başka birşeye gerek kalmaz. bizleri yönetmeye soyunanlar çok dikkatli olmalı bu günün yarınıda var. kim gelirse gelsin fark etmez. bir gün yüce mizan kurulacak işte o zaman göreceğiz susurlukta olanlar neydi? batan bankalarda ki paralar ne oldu? kozmik odada neler konuşuldu. kimin eli kimin cebindeydi. sabredmek gerek biraz fazla kalmadı...
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Mustafa Bozbey'in ifadesi ortaya çıktı: Skandallara evlere şenlik savunma!
Evi dönüşecek İstanbulluya müjde: Yeni destek paketinin detayları açıklandı!