Ertuğrul Özkök'ü çılgına çeviren yazı

Hürriyet'in Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, kendi grubuna ait bir gazetenin köşe yazarı tarafından sert biçimde eleştirilince küplere bindi.

Ertuğrul Özkök'ü çılgına çeviren yazı
Ertuğrul Özkök'ü çılgına çeviren yazı
GİRİŞ 14.09.2008 12:50 GÜNCELLEME 14.09.2008 12:50

Hürriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, kendisini öfkelendiren yazıyı şöyle açıkladı.

Bu defa çok öfkelendim

SABAH kalktığımda, mis gibi bir kahve kokusu bütün eve yayılmıştı.Tansu filtre kahveyi hazırlamış, beni bekliyordu.

Aklıma Paris’te bir otelde gece bekçisi olarak çalıştığım günler geldi.

Sabah saat 5’te kahveyi ben yapardım.

O saatlerde oda servisinden ben sorumlu olduğum için, odalara kahveyi de ben götürürdüm.

Müziğimi koydum, bahçeye bakan koltuğa oturup gazeteleri okumaya başladım.

Her şey gayet güzel gidiyordu.

Ta ki, Radikal’in arka sayfasındaki yazıyı okuyuncaya kadar.

* * *

Radikal’
in arka sayfası, haftada bir iki kez, bana ağır hakarete tahsis edilmiştir.

Her gün ortalama 10-15 hakaret yazısına muhatap olan bir kişi için, bir fazla bir eksik ne fark eder ki...

Buna bir de onun iki katı kadar internet sitesi, irili ufaklı televizyon, radyo kanalını eklerseniz, bir fazla hakaretin, marjinal faydası da zararı da olmaz.

Artık bunlara alıştım.

Allah bana dayanma gücü vermiş.

İsteyen, "Derisi kalınlaştı" diyebilir.

Ben "Tevekkül" demeyi tercih ediyorum.

O yüzden Radikal’in arka sayfası bile beni sinirlendiremiyor.

Bu defa sinirlendim.

Hem de çok sinirlendim.

Sinirlenmek de ne, kudurdum.

Dişlerim birbirine kenetlendi.

Çünkü yazının bir bölümü vardı ki, gururumu incitti.

Yazar, NTV’de yaptığım konuşmayı eleştirirken, kendini tutamayıp konunun dışına çıkmış ve dişlerime takmıştı.

Dişlerimin bakıma ihtiyacı olduğunu yazıyordu.

Bunu da epeyce ağır bir alay üslubu ile anlatıyordu.

Böyle bir şey kime dokunmaz?..

Her türlü hakarete şerbetliydim de buna asla değil.

Çıldırdım...

Böyle öfkeli anlarımda hep aynı şeyi yaparım.

Küçük bir meditasyona dalar, dünyayla ilişkimi keser, gerekirse duvarları yumruklar, tekmeler, öfkemi soğuturum.

Yine öyle yaptım.

Biraz sakinleşince, kendi kendimle konuşmaya başladım.

"Her gün bunca küfür, hakaret yiyorsun. Bu defa niye böyle öfkelendin?"

Kalkıp banyoya gittim.

Bütün ışıkları yaktım, banyoyu televizyon stüdyosu kadar aydınlattım.

Sonra aynanın karşısına geçip yüzümü seyrettim.

O an, niye bu kadar öfkelendiğimi anladım.

* * *

Radikal’
in arka sayfası doğru söylüyordu.

Alt orta dişim geriye doğru çekilmiş, hafif bir boşluk bırakmıştı.

Biraz da kahvenin etkisiyle, dışarıdan bakıldığında orada hafif kararmış bir boşluk duruyordu.

Öfkemin nedeni buydu.

Allah kahretsin, yazdığı şey doğruydu.

Bu kadar estetiğe düşkün bir insan için affedilmez bir şeydi.

Aynanın karşısında bir süre öyle hareketsiz durdum.

Anladım ki, gerçek acıtıyor. Fena halde acıtıyor.

Orada öyle dururken, sadece kendimin değil, Başbakan’ın öfkesini de anladım.

Onun sıkıntısı da aynıydı.

Deniz Feneri’ndeki gerçekler fena acıtıyordu.

Dişim bana ne kadar yakınsa, Deniz Feneri’nin gerçeği de ona diş kadar yakın.

O yüzden çok fena acıtıyordu.

Her doğru eleştiri gibi, insana damardan giriyor, bıçak yarası gibi insanın ruhunda kanlı bir iz bırakıyordu.

Hele hele işin içine "Bizim çocuklar" da karışınca öfke, keskin hardal gibi insanın burnundan çıkıyordu.

O zaman da çıldırmış vaziyette, önünüze gelene dalıyordunuz.

* * *

Oysa böyle anlarda yapılması gereken şey basit.

Kalkıp ilk aynanın karşısına geçmek ve ışıkları yakmak.

Sonra da dikkatle kendini seyretmek.

Neremde yamuk var, dişler bozuk mu, çürük diş nerede?

Paniklemeye gerek yok. Allah’tan tedavisi var.

Yarından itibaren ikimizin de yapması gereken şey belli.

Ben dişçiye.

Başbakan da Deniz Feneri iddianamesine.

Işıkları açıp bakacak.

Orada çürük diş var mı yok mu?

Ben Radikal’in arka sayfasına kızmayacağım.

O da bize...

İkimize de kanal tedavisi lazım.

İŞTE PERİHAN MAĞDEN'İN ERETUĞRUL ÖZKÖK'Ü ÇILGINA ÇEVİREN YAZISI

YORUMLAR 97
  • Mustafa Hayri İncirkuş 17 yıl önce Şikayet Et
    SABIR. Hani insan yaratılanlara bakıp Allah'ın büyüklüğünü, kudretini, ilmini görür ya. Ben bunun gibi cahillere bakınca Allah'ın sonsuz sabrını ve biz aciz kulların sabırsız olduğunu görüyorum. Allah onlara hidayet bizlerede sabır versin.
    Cevapla
  • Türk Oğlu Türk 17 yıl önce Şikayet Et
    Senin çürük dişler...2. Hadi geçtim o mevzuyu. Diyelim Almanya'daki bu kurum gerçekten bir suç işledi ve suçu icabında mahkemece tescillendi, sen bunu gelip neresinden tutup da Başbakanın sorunu haline getirip ondan 'aynaya bakarak' öz eleştiri yapmasını bekliyorsun? Deniz Feneri'yle göbek bağı mı var Başkananın? Siz bu ilişkilendirmeyi kendi medyanızla yaptınız ve Alman savcı ve hakimden gereken cevapları aldınız. Yani kendi yalanları üzerine binalar inşa ediyorlar burda. Radikal'ın yazısı da ısmarlamadır eminim. Olur mu olur! :)
    Cevapla
  • Özgürlük savaşçısı 17 yıl önce Şikayet Et
    bazen haklı buluyorum. kardeşim bu ne ya adam oruç tutmadı deiye etmediğiniz lafı bırakmamışsınız bazen acaba diyom gerçekten şeriat falan gelecek mi çünkü baskı yapıyorsunuz ben akpartili olarak böyle düşünmek istemezdim ama düşündürüyorsunuz yapmayın böle
    Cevapla
  • Özgürlük savaşçısı 17 yıl önce Şikayet Et
    kimse karışamaz ister tutar ister tutmaz. bizene kardeşim ya halla halla belki inancı gereği tutmuyodu yorumculara söylüyorum sizene nerde inanca saygı siz böyle yaparak onun seviyesine düşüyorsunuz
    Cevapla
  • ömer akbulut 17 yıl önce Şikayet Et
    e.ö. bey. sizin bunca harekete katlanma motivasyonunuz nedir aceba! hayırlı bir iş mi? doğru bildiğinizden feragat etmeme mi? yoksa bol sıfırlı dolar bazında maaşınızmı?
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Meteoroloji il il uyardı: Kuvvetli yağış ve fırtına geliyor
Sınav kazandıran LGS taktiği: Son günler ne yapılmalı?