TESEV'in panelinde basına tahammül tavsiyesi

Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı'nın (TESEV) düzenlediği toplantıda Türkiye'de medya ve basın özgürlüğü masaya yatırıldı.

TESEV'in panelinde  basına tahammül tavsiyesi
TESEV'in panelinde basına tahammül tavsiyesi
GİRİŞ 23.11.2012 21:02 GÜNCELLEME 23.11.2012 21:02

Panelde konuşan Cihan Haber Ajansı Genel Müdürü Abdülhamit Bilici, "Bir araştırma şirketinin yaptığı analize göre Türkiye basın özgürlüğü konusunda dünyada 148. sırada. Buna arkanızı dönemezsiniz." dedi.

TESEV, 'Medya ve Demokratikleşme' başlıklı çalışma alanı kapsamında Friedrich Ebert Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği ile birlikte Beşiktaş'taki Conrad Otel'de 'Piyasa, İktidar ve Sahiplik' kıskacında Medya: Türkiye'nin Basın Özgürlüğü Sorunu' başlıklı bir konferans düzenledi. Üç panelden oluşan konferansın birinci oturumunda 'İktidarın çarkında medya: Türkiye'de medya bağımsızlığı ve özgürlüğü önündeki siyasi, yasal ve ekonomik engeller' isimli rapor ilk defa kamuoyuna açıklandı. Ayrıca panelde medya-devlet-sermaye ilişkisi muhabir, editör ve genel yayın yönetmenleri tarafından da ele alındı.

Türkiye'de son yıllarda birçok kazanım sağlandığını dile getiren Abdülhamit Bilici, "İktidarda aşırı öz güvene yönelik bir sıkıntı var. Yoksa demokrasiden korku olsaydı, geçmiş dönemde açılımlar yapılmazdı. AB reformları konusunda da 2005 dönemine kadar en iyi ilerleme bu iktidar döneminde yapıldı. Dışarıdan gelen eleştirileri hükümetin değerlendirilmesi gerekir. Freedom House standartlarına göre Türkiye medya özgürlüğü sırasında 148. sırada. Bu bir veri. Buna arkanızı dönemezsiniz. AB'nin ilerleme raporunda, çok sert eleştiriler var. AB Konseyi'nin benzer değerlendirmeleri var. Halen 1982 anayasasıyla idare ediliyoruz. Daha mütevazi tavırla kaldığımız yerden devam etmemiz gerektiğini düşünüyoruz." şeklinde konuştu.

'ÖNEMLİ OLAN BAŞKASININ CANI YANDIĞINDA BAĞIRMAK'

"Üç ay öncesine kadar Genelkurmay Başkanlığı tarafından akreditasyon denilen ayrımcılığa sahiptik." diyen Bilici, şöyle konuştu: "Bir basın toplantısına gidiyorsunuz, suç işlememiş. Vatandaş olmayacağına engel durum yok. Ve arkadaşınız basın toplantısına giremiyor. Bu durum 3 ay önce kalktı. Meslektaşlarımızdan bu yarayı hissedip, bizimle paylaşmalarını isterdik. Muhsin Yazıcıoğlu helikopter kazası geçirdiği zaman bir arkadaşımız hangi kurumda çalıştığı öğrenildikten sonra dağda bırakılmıştı. Arkasından Genelkurmay Başkanlığı bir basın toplantısı yaptı. Biz akredite olmadığımız için bu toplantıda yoktuk. Herhangi bir meslektaşımız bu soruyu sormadı. O kadar ki Genelkurmay Başkanı 'Sizin bir soru sormanız gerekmiyor muydu?' diye mikrofonu alıp bir açıklama yapmaya çalıştı. Açıklamada kullanılan bilgiler yanlıştı ama empati yapamamak önemli bir şey. Canımız yandığında bağırmamız normal. Önemli olan başkasının canı yandığında empati yapmaktır." ifadelerini kullandı.

Yazar Ali Akel ise, şu andaki medyanın durumunu şu sözlerle özetledi: "Sivil ancak biraz da otoriter bir iktidarın referansı altında milli meselelere ve Ankara'yı konu edinen ve onun taşıyıcılığını yapan bir medyayla karşı karşıya bulunuyoruz."

 

KAYNAK: CİHAN
YAZDIR
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Çevrimtaş köyü 6,8'lik depremin ardından hayalet şehre döndü! Hepsi yıkıldı
Elazığ'dan acı haber: Can kaybı 38'e yükseldi