Fahrenheit 451 aslında ne anlatmış!

Fahrenheit 451 aslında ne anlatmış!

04 Haziran 2007 09:50 - 1 Yorum - 11,266 Okunma

Fahrenheit 451´i nasıl bilirdiniz? 87 yaşındaki ünlü yazar, ünlü romanının hep yanlış yorumlandığını söyledi ve ´Fahrenheit 451 ne sansür ne de otoriter devlet üzerineydi´ dedi.

Haşmet Babaoğlu´nun köşe yazısı


Fahrenheit 451 neyi anlatıyordu?

Romanını okumuş ya da filmini izlemiş olabilirsiniz.

İtfaiyecilerin yangın söndürmekle değil kitap yakmakla görevlendirildiği; çünkü kitap bulundurmanın yasak olduğu bir geleceği anlatır hani.

Zaten kitap kağıdının tutuşma sıcaklığını gösteren derecedir Fahrenheit 451...

ABD’de ilk kez 1953’te yayımlanan ve hızla bütün dünyada ün kazanan bu bilim kurgu şaheserinin yazarı Ray Bradbury’dir.

Romanı sinemaya uyarlayan ise François Truffaut’dur.

Fahrenheit 451 hep devlet sansürünün, totaliter rejimlerin dehşetini anlatan temel yapıtlardan sayılmıştır. Hatta bizde romanın çevirisini yayımlayanlar, filmini getirtenler zaman zamanla sansürle boğuşmak zorunda kalmıştır.

Şimdi bu kitap nereden aklına geldi, diye soracaksınız.

Tamam, ufukta sansürcü bir “ara rejim” tehlikesi görünmüyor değil!..

Ama bu konuyu açmamın nedeni Ray Bradbury’nin geçenlerde yaptığı bir açıklama...

Mayıs ayında Pulitzer komitesince “ömür boyu başarı” ödülüne layık bulununca L. A Weekly’nin editörü Mary Boyle Johnston yazarın kapısını çalmış.

Johnston’a ne demiş

87 yaşındaki ünlü yazar biliyor musunuz?

“Romanım hep yanlış yorumlandı. Fahrenheit 451 ne sansür ne de otoriter devlet üzerineydi. Romanımı o sıralar Amerika’yı kasıp kavuran McCharty soruşturmalarına bir karşı çıkış saymak da doğru olmaz.”

Hadi buyrun bakalım... Buradan yakın!


***

Bradbury lafı o noktada bırakmamış, devamını getirmiş.

“Romanım aslında televizyonun okumaya, özellikle de edebiyata ilgiyi nasıl yok ettiğini anlatıyordu” demiş.

Şunları da eklemiş: “Bu bakımdan romanımda suçlu sandalyesinde oturan devlet değil, bizzat halkın kendisidir.”

Münzevi, kütüphanesinden dışarı çıkmayan biri sanmayın onu sakın!

Ömrü boyunca televizyondan ekmek yemiş, öyküleri sürekli televizyonlara dizi olmuş, hatta “Out There” ve “Bradbury Theatre” gibi iki büyük ekran şovuna imza atmış biri Bradbury.

Matrak olanı da şu ki, L.A Weekly editörüne evinin oturma odasında bu açıklamayı yaparken duvarındaki dev ekranı kapatmayı gerekli görmemiş. Fox News’un haberleri söyleşi boyunca ekrandan akmış durmuş!


***

Fahrenheit 451’i tekrar elime almayalı çok zaman oldu. Ama edebi gücü açısından çok başarılı bulduğumu hatırlıyorum. Filmini ise çok sevdiğim bir yönetmenin en başarısız filmi sayarım.

Gelelim Bradbury’nin söylediklerindeki zihin bulandıran noktaya...

Acaba bu sözler 87 yaşında bir adamın kendi tarihini yeniden kurgulama çabasının bir parçası mı? Sakın bugünden bakarak bir anlamda romanını yeniden “yazıyor” olmasın!

Malum, artık deneysel psikoloji araştırmaları da açıkça gösteriyor ki geçmişimizi değerlendirmek; dahası, anıları yeniden canlandırmak, sanıldığı gibi tümüyle gerçekçi bir eylem olarak görülmemeli.

Mesela şu “mutlu çocukluk” anıları!..

Yetişkinliğimiz ne kadar mutsuz olursa o kadar mutlu bir “çocukluk çağı” yaratırız kendimize; yarı uyduruk anılar sağ olsun! Oysa iyi biliriz ki çocukken iç kırgınlıklarımızdan, üzüntülerimizden, mutsuzluklarımızdan geçilmezdi!

Bradbury de sanki televizyon budalası olmuş topluma bakıp kitabının içeriğini yeniden şekillendiriyor; böylece yaratıcılığına yeni bir değer katmaya çalışıyor gibi geldi bana!


***

Şurası doğru!

Bradbury gerçekten de televizyon gerçeğinin altını kalın biçimde çizmiştir romanında.

Üstelik Amerikan orta sınıfının büyük kısmının henüz televizyonla tanışmadığı; ekranın siyah-beyaz ve edebiyatla aşık atamayacak kadar monoton olduğu bir dönemde romanında insanların sabahtan akşama duvarlardaki ekranlara baktığı bir dünya yaratmıştır.

Ama Bradbury’nin “ben

devlet sansürcülüğünü değil, televizyonun yarattığı totaliter etkiyi anlatmak istedim”
demesini kuşkulu buluyorum.

Romanda “kitap, üzerine yönelmiş dolu bir silahtır” diyen kim? Sistem (devlet) değil mi?

“Onlara felsefe ya da sosyoloji gibi şeyler verme, o zaman mutsuzlukları artar” diyen kim? Sistem (devlet) değil mi?

Fahrenheit 451’de kitaplar okunmuyor değil, yasaklanıp yakılıyor. Yasağı koyan kim?

Yoksa Ray Bradbury de yeni global trende uyup “yasakçı otorite”yi belirsizleştirmeye mi çalışıyor?

hasmetb@gazetevatan.com


 



Fahrenheit 451


Ray Bradbury,  İthaki Yayınları


Guy Montag işini seven bir itfaiyeciydi. On yıldır kitap yakıyordu. Gecenin bir yarısında yola çıkışlarını, alevlerin ki... Kitapla ilgili ayrıntılı bilgi


 

  • ETİKETLER

  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 119 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 67 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 65 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 49 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 38 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • IMKB100: 56.936 %0.00
  • ALTIN: 94.196 %2.10
  • DOLAR: 1.8255 %-0.49
  • EURO: 2.3335 %-0.38
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim