Tanrıkulu: İki elimiz darbecilerin yakasında

CHP olarak darbe ve darbecilere karşı olduklarını vurgulayan Tanrıkulu, böyle bir girişim olduğunda ilk kendilerinin buna karşı çıkacağını söyledi.

Tanrıkulu: İki elimiz darbecilerin yakasında
Tanrıkulu: İki elimiz darbecilerin yakasında
GİRİŞ 11.01.2012 14:14 GÜNCELLEME 11.01.2012 14:14
Bu Habere 3 Yorum Yapılmış

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, 12 Eylül darbesini gerçekleştiren dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ve Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya’nın yargılanması için hazırlanan iddianamenin Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmesine destek verdi.

Adana’daki programı kapsamında CHP İl Binasında düzenlenen basın toplantısında konuyla ilgili bir gazetecinin sorusu cevaplayan Tanrıkulu,“Darbeciler bugün için de bilmelidirler ki Türkiye’de her zaman demokrasiden yana olan insanların iki eli onların yakasında olacaktır.” dedi.

CHP olarak darbe ve darbecilere karşı olduklarını vurgulayan Tanrıkulu, böyle bir girişim olduğunda ilk kendilerinin buna karşı çıkacağını söyledi. Bugün Adalet ve Kalkınma Partisi ile başbakanın bunlardan medet umduğunu savunan Tanrıkulu, “Bir tehdit ve iktidarını sağlamlaştırma aracı olarak kullanmaktadır. Bunun bilinmesi lazım. CHP, mecliste anayasanın geçici 15. maddesinin kaldırılmasında defalarca önerge vermiştir. Anayasa oylamasında bu hususta da blok olarak oy kullanmıştır. Burada bir kez daha ifade ediyorum; nerede bir darbeci ve darbe girişimi varsa, kafasında bunu geçirenler varsa, Türkiye’nin her yerinde karşısında CHP’yi bulacaktır. Bunun da bilinmesini istiyorum.” açıklamasını yaptı.

Ülkenin AK Parti’nin siyaseti dizayn etme aracı haline gelen özel yetkili mahkemelerin tehdidi altına girdiğini iddia eden Tanrıkulu, genel başkanları Kemal Kılıçdaroğlu aleyhine düzenlenen fezleke ile bu tehdidin en üst düzeye çıktığını ileri sürdü.

SORULARI BASINDAN ÖĞRENİYORSANIZ

CHP’nin meclis grubunda bu fezlekeyi protesto edip, aynı sözleri tekrarlayarak, ‘hodri meydan’ dediklerini dile getiren Sezgin Tanrıkulu, şunları söyledi: “Bugün de burada bu ‘hodri meydanı’ iktidara, yargının özel yetkili savcılarına iletiyoruz: Size hodri meydan!. Nerede özgürlüklere, adalete, insan haklarına, hukuk devletine karşı bir tutum varsa biz CHP’liler olarak orada olacağız. İnsanlarımızın yanında olacağız. Buradan iktidara ve onun özel yetkili savcılarına ‘hodri meydan’ diyoruz. CHP bu toplum bütünlüğünün adresidir.”

13 gün önce Uludere’de ülkedeki herkesi derin bir üzüntüye boğacak şekilde 35 vatandaşın çok acı bir şekilde yaşamını kaybettiğine işaret eden Tanrıkulu, böyle bir dönemde İstanbul özel yetkili mahkeme savcılarının –tam bir gündem mühendisliğiyle– eski genel kurmay başkanı İlker Başbuğ’u tutukladığını hatırlattı.

Aynı gün Uludere cumhuriyet savcısının da bu dosya ile ilgili ‘gizlilik kararı verdiğine’ dikkat çeken Tanrıkulu, “Savcılık gerçeklerin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla bir gizlilik kararı verdi. Başbuğ’un ifadeye çağırıldığı dosyada gizlilik kararı vardı. Ancak bu sorular daha kendisine sorulmadan basına sızdırıldı. Ben özel yetkili mahkemeler için ‘gündem mühendisi’ deyişimdeki kastım da buydu. Eğer kendinize sorulacak soruları basından öğreniyorsanız, bunun adı nedir?. O nedenle Türkiye’nin her yerindeki 8 ayrı özel yetkili mahkeme siyaseti tanzim etme, yasama faaliyetini teslim alma aracı haline geldi. Genel başkanımız aleyhine düzenlenen fezlekenin anlamı budur. Ama biz yasama faaliyetini özel yetkili mahkeme savcılarına teslim etmeyeceğiz. Hukuk devletini ülkenin her yerinde savunmaya devam edeceğiz.” açıklamasını yaptı.

ÖZEL YETKİLİ SAVCILAR YETKİ KISKANÇLIĞINI NEDEN YAPIYOR

Soru üzerine CHP’li Tanrıkulu, genel kurmay başkanlarının yüce divanda yargılanması gerektiği üzerinde durdu.

Özel yetkili mahkeme savcılarının neden bu konuda kıskançlık içine girdiklerini soran Tanrıkulu, “Yani özel yetkili mahkemenin savcısı kendisini Yargıtay cumhuriyet başsavcısından daha mı üstte görüyor. Kendileri cumhuriyetin değerlerini seviyor da cumhuriyet başsavcıları sevmiyor mu? Özel yetkili mahkemelerde 3, anayasa mahkemesinde 17 yargıç var. Bu üç yargıç, cumhurbaşkanı tarafından atanan, meclis tarafından seçilen yargıçlardan daha mı üstün tutuyorlar? Eğer delillere ve adil yargılama hakkına güveniyorlarsa neden bu yetki kıskançlığını yapıyor. Ben savcılardaki bu mantığı anlamakta güçlük çekiyorum. Kişisel olarak yüce divan ve özel yetkili gibi statü mahkemelerine gerek olmadığını düşünüyorum. Herkes eşitlik ilkesi gereği ağır ceza mahkemelerinde yargılansın.” değerlendirmesini yaptı.

KAYNAK: CİHAN
YAZDIR
YORUMLAR 3
  • Ahmet Gül 7 yıl önce Şikayet Et
    Darbe olduğunda alkışlayan siz değilmiydiniz.!!!. Şimdi darbe yok artık, işkembeden atın bakalım .
    Cevapla
  • ali öztürk 7 yıl önce Şikayet Et
    O partiden ayrılıp tevbe etmen lazım.. Güzel de, ama Partin öyle düşünmüyor. Darbecilere her platformda desteklerini esirgemiyorlar. Buna ne demeli?! Demek hala CHP'nın içinde demokrat insanlar var. Ama sayın Tanrıkulu orası sana göre değil. milletvekili olmak için oraya gitmişsen o başka. Ama o lekeyi üzerinden atman için uzun zaman gerekli.
    Cevapla
  • levent 7 yıl önce Şikayet Et
    yok ya daha neler. sen CHP deki cunta anayasasi savunucularini bilmiyon galiba - onlar 1961 darbesinin asigi 28 subat post modern darbesinin de destekcisidirler - simdi balyoz yontemi ile genelkurmay a uydurma sitelerde iftira ettirip bunu kanit sayip iktidar partisini kapatmak ta son darbe yontemleridir - ama isine gelmez o yuzden darbenin alasini darbe olarak gormezsin
    Cevapla
DİĞER HABERLER
Yeni Zelanda'da Whakaari Yanardağı patladı
Della Miles o anları ilk kez anlattı! Erdoğan'a övgü dolu sözler